avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul
Şişman Hukuk Bürosu

Bu makale, yürürlükteki mevzuat çerçevesinde genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İçeriğinde yer alan açıklamalar, tüm hukuki alanlara ilişkin genel nitelikte olup, herhangi bir somut olay veya kişi özelinde hukuki görüş ya da danışmanlık niteliği taşımamaktadır.

Her somut olay, kendine özgü koşullar ve farklı hukuki değerlendirmeler gerektirebileceğinden, hak kaybı yaşanmaması adına alanında uzman bir avukata başvurulması önemle tavsiye edilir.

İdari İşlemin İptali ve Tam Yargı (Tazminat) Davaları

Giriş

Hukuk devletinin en temel güvencesi, Anayasa'nın 125. maddesinde açıkça ifade edilen "İdarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolunun açık olması" kuralıdır. Devlet, idari mekanizmaları (Bakanlıklar, Belediyeler, Valilikler, Üniversiteler, SGK vb.) aracılığıyla kamu gücünü kullanarak bireylerin hayatını doğrudan etkileyen kararlar alır. Bir memurun meslekten ihracı, bir işyerinin ruhsatının iptal edilmesi, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması veya imar planı değişiklikleri hep birer "idari işlem"dir.

İdare, bu gücü kullanırken "Hukuka" ve "Kamu Yararı"na sıkı sıkıya bağlı olmak zorundadır. Aksi takdirde, vatandaş ile devlet arasındaki bu güç eşitsizliğini dengelemek ve mağduriyetleri gidermek için "İdari Yargı" devreye girer. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) kapsamında açılan İptal Davaları, idarenin Hukuksuz işlemlerini ortadan kaldırırken; Tam Yargı Davaları ise idarenin kusuru veya kusursuz sorumluluğu nedeniyle vatandaşın uğradığı maddi ve manevi zararların tazmin edilmesini sağlar. Bu makalede idari dava türlerini, yürütmenin durdurulması müessesesini, dava açma sürelerini ve Danıştay/İstinaf süreçlerini 1000+ kelimeyle tahlil edeceğiz.

İptal Davaları: Hukuka Aykırı İşlemlerin Ortadan Kaldırılması (İYUK m. 2/1-a)

İptal davası, idarenin kamu gücüne dayanarak tek yanlı iradesiyle tesis ettiği menfaat ihlali doğuran bir idari işlemin, mahkeme kararıyla geçmişe etkili olarak ortadan kaldırılmasıdır. Bir idari işlemin mahkemece iptal edilebilmesi için şu "5 Unsura" Hukuka uygunluk yönünden bakılır:

Tam Yargı (Tazminat) Davaları (İYUK m. 2/1-b)

İdarenin bir eylemi veya işlemi nedeniyle şahsi hakları doğrudan muhtel olan (zarar gören) kişilerin açtığı tazminat davalarına "Tam Yargı Davası" denir. Devlet, vatandaşına verdiği zararı (maddi ve manevi) ödemekle yükümlüdür. Bu sorumluluk iki şekilde ortaya çıkar:

1. Hizmet Kusuru:

İdarenin yürütmekle yükümlü olduğu bir kamu hizmetinin; kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi durumunda ortaya çıkar.

2. Kusursuz Sorumluluk (Fedakarlığın Denkleştirilmesi):

İdarenin hiçbir "kusuru" olmasa bile, toplum yararına yaptığı bir eylem sebebiyle "sadece bir veya birkaç kişi" aşırı zarar görüyorsa, devlet bu zararı kusursuz sorumluluk ilkesi gereği karşılar (Örn: Terör olaylarında zarar gören dükkanlar, sosyal risk ilkesi).

Yürütmenin Durdurulması (YD) Müessesesi: Hayati Bir Koruma (İYUK m. 27)

İdari yargının Hukuk (Asliye Hukuk) mahkemelerinden en büyük farkı şudur: İdare Mahkemesine dava açmış olmanız, idari işlemin uygulanmasını (icrasını) KENDİLİĞİNDEN DURDURMAZ! (Sadece vergi cezalarında kendiliğinden durur).

Yani belediye eviniz için "Yıkım Kararı" aldıysa ve siz sadece "İptal Davası" açtıysanız, mahkeme süreci devam ederken belediye gelip evinizi YIKABİLİR. İşlemin uygulanmasını acilen durdurmak için mahkemeden mutlak surette "Yürütmenin Durdurulması (YD)" talep edilmelidir.

Mahkemenin "YD Kararı" verebilmesi için iki şartın BİRLİKTE (Kümülatif) gerçekleşmesi gerekir:

  1. İdari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması (Ev yıkılırsa veya memur ihraç edilip maaşsız kalırsa telafisi imkansız zarar doğar).
  2. İdari işlemin açıkça Hukuka aykırı olması.

Mahkeme YD kararı verirse, davalı idare bu kararı en geç 30 gün içinde hiçbir bahane üretmeksizin uygulamak zorundadır. Aksi halde idarecilerin (Belediye Başkanı, Vali, Rektör) kişisel tazminat ve ceza sorumluluğu (Görevi Kötüye Kullanma) doğar.

Dava Açma Süreleri (Hak Düşürücü Süreler)

İdare Hukuku, sürelerin çok sert uygulandığı bir alandır. Süreyi 1 gün bile kaçırsanız davanız esasa girilmeden "Süre Aşımı" (Hak Düşürücü Süre) nedeniyle reddedilir.


Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

İdare Mahkemesinde davayı kazandım ama idare (Bakanlık/Belediye) mahkeme kararını uygulamıyor. Ne yapmalıyım?

Anayasa m. 138 ve İYUK m. 28 gereğince idare, mahkemelerin İptal ve Yürütmeyi Durdurma kararlarını "hiçbir surette değiştiremez, geciktiremez" ve en geç 30 gün içinde aynen uygulamak ZORUNDADIR. Eğer idare kararı uygulamazsa (Örn: Sizi göreve iade etmezse), doğrudan kararı uygulamayan Kamu Görevlisine (Müsteşar, Belediye Başkanı, Kurum Amiri) karşı "Kişisel Kusuruna" dayanarak ağır miktarda Manevi/Maddi Tazminat davası açabilir ve Savcılığa "Görevi Kötüye Kullanma" (TCK m. 257) suçundan şikayette bulunabilirsiniz.

Hakkımda tesis edilen idari işleme (Örn: Disiplin cezasına) karşı kurum içi itirazda bulundum. Dava açma sürem durur mu?

Evet. İYUK m. 11 uyarınca, idari işlemin kaldırılması, geri alınması veya değiştirilmesi için "üst makama" (eğer üst makam yoksa aynı makama) yapılan itiraz başvuruları idari dava açma süresini durdurur. İdare başvurunuzu reddederse veya 30 gün susarak (zımni ret) reddetmiş sayılırsa; durmuş olan dava açma süreniz kaldığı yerden işlemeye devam eder.

Devlet hastanesindeki doktorun hatası (malpraktis) yüzünden sakat kaldım. Doktora Asliye Hukukta tazminat davası açabilir miyim?

HAYIR, açamazsınız. Anayasa m. 129/5 gereği memurların ve diğer kamu görevlilerinin (devlet doktorları dahil) yetkilerini kullanırken işledikleri "hizmet kusurları" nedeniyle açılacak tazminat davaları, doğrudan doğruya husumet İDAREYE (Sağlık Bakanlığı veya ilgili Üniversiteye) yöneltilerek İDARE MAHKEMESİNDE Tam Yargı davası olarak açılmak zorundadır. Doktora şahsen dava açılamaz. Devlet tazminatı size öder, kusuru oranında sonradan doktora rücu eder.

Güvenlik Soruşturmam ve Arşiv Araştırmam olumsuz geldiği için atamam yapılmadı. Dava açarak memuriyete girebilir miyim?

Evet, kesinlikle dava açmalısınız. Anayasa Mahkemesi ve Danıştay kararlarına göre, idarenin "soyut, genel geçer istihbari duyumlara" veya kişinin beraat ettiği / takipsizlik aldığı dosyalara dayanarak güvenlik soruşturmasını olumsuz sonuçlandırması Hukuka aykırıdır. Süresi içinde (60 gün) açacağınız İptal Davası ile bu işlemin iptalini sağlayabilir ve geriye dönük alamadığınız maaşlarınızın tamamını yasal faiziyle idareden talep edebilirsiniz.

İdare Mahkemesindeki davalarda duruşma olur mu? Süreç nasıl ilerler?

İdari yargı, Adli yargıdan farklı olarak "Yazılı Yargılama Usulüne" tabidir. İdare mahkemesinde taraflar gidip ifade vermez, şahit dinletilmez (Yazılı belge delili esastır). Ancak taraflar dilekçelerinde özellikle "Duruşma Taleplidir" yazarsa, mahkeme karar vermeden önce tarafları (ve avukatlarını) 1 kez çağırarak savunmalarını sözlü dinler. Süreç; Dava Dilekçesi -> Birinci Savunma (İdarenin cevabı) -> Cevaba Cevap (Sizin itirazınız) -> İkinci Savunma şeklinde ilerler ve biter.