avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul
Şişman Hukuk Bürosu

Bu makale, yürürlükteki mevzuat çerçevesinde genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İçeriğinde yer alan açıklamalar, tüm hukuki alanlara ilişkin genel nitelikte olup, herhangi bir somut olay veya kişi özelinde hukuki görüş ya da danışmanlık niteliği taşımamaktadır.

Her somut olay, kendine özgü koşullar ve farklı hukuki değerlendirmeler gerektirebileceğinden, hak kaybı yaşanmaması adına alanında uzman bir avukata başvurulması önemle tavsiye edilir.

İzale-i Şüyu (Ortaklığın Giderilmesi) Davası

Giriş

Türk toplum yapısında gayrimenkuller, genellikle miras yoluyla nesilden nesile aktarılır. Babadan kalan bir arsa, bir apartman dairesi veya tarla, miras hukuku gereği tüm kardeşlerin ortak mülkiyetine (İştirak halinde veya paylı mülkiyet) geçer. Ancak zamanla kardeşlerden birinin paraya ihtiyacı olması, diğerinin evi tek başına kullanmak istemesi veya arsayı müteahhide verme konusunda anlaşmazlık çıkması, mülkiyetin kilitlenmesine neden olur. İşte Türk Medeni Kanunu'nda düzenlenen "İzale-i Şüyu" (Ortaklığın Giderilmesi) davası, ortaklar arasında çözülemeyen bu mülkiyet düğümünü kesip atan yasal bir mekanizmadır.

İzale-i Şüyu davası, özünde bir "hukuki uyuşmazlık" (birinin diğerinden alacağı olduğu) davası değil, idari bir paylaştırma işlemidir. Mahkeme, tarafların kimin haklı kimin haksız olduğuna bakmaz; sadece malın adil bir şekilde paylaştırılmasını veya satılarak parasının dağıtılmasını sağlar. Bu makalede; davayı kimlerin açabileceğini, mahkemenin uyguladığı "Aynen Taksim" ve "Satış" yöntemlerini, açık artırma (ihale) süreçlerini, önalım hakkını ve üzerindeki bina/ağaçların (muhdesat) durumunu Yargıtay içtihatlarıyla detaylıca inceleyeceğiz.

Ortaklığın Giderilmesi Davasını Kimler Açabilir? (Davacı ve Davalı Sıfatı)

İzale-i Şüyu davasını açabilmek için o taşınmazda "Paydaş" (Hissedar) olmak yeterlidir. Payınızın ne kadar büyük veya küçük olduğu hiç önemli değildir. Örneğin; 1000 metrekarelik bir arsada sadece 1 metrekare (1/1000) payı olan bir kişi bile tek başına mahkemeye başvurup koskoca arsanın satışını (ortaklığın bitirilmesini) isteyebilir. Diğer 999 pay sahibinin "Biz satmak istemiyoruz" diyerek davayı engelleme hakları yoktur (Çünkü hiç kimse ortaklıkta zorla tutulamaz).

Zorunlu Dava Arkadaşlığı: Bu davada, davayı açan paydaş dışındaki TÜM DİĞER PAYDAŞLARIN (tapu kayıtlarındaki herkesin) davalı olarak gösterilmesi ZORUNLUDUR. Eğer paydaşlardan biri vefat etmişse, onun yasal mirasçılarının tamamı (veraset ilamı çıkarılarak) davaya dahil edilmelidir. Eksik taraf varken mahkeme karar veremez, verirse Yargıtay'dan kesin olarak döner (Bozulur).

Ortaklığın Giderilmesinde 2 Temel Yöntem: Aynen Taksim ve Satış

Davacı, ortaklığın giderilmesini talep ettiğinde mahkeme (hakim) öncelikle taşınmazın yapısına, imar durumuna ve paydaş sayısına bakar. Ortaklığı bitirmek için kanunen uygulanabilecek iki yöntem vardır:

1. Aynen Taksim (Fiziksel Bölünme):
Yargıtay kurallarına göre asıl olan "aynen taksim"dir. Yani bir mal bölünebiliyorsa satılmamalı, her ortağa bir parça verilmelidir. Ancak bunun uygulanabilmesi çok zordur.
Örneğin: Ortada 4 kardeş var ve miras kalan şey tek bir apartman dairesi ise, 1 daireyi 4 kişiye fiziksel olarak bölemeyeceğiniz (imar mevzuatına aykırı olacağı) için aynen taksim yapılamaz. Ancak miras kalan yer 40 dönümlük bir tarlaysa ve tarım kanunlarına göre 10'ar dönüme bölünebiliyorsa (veya 4 bağımsız bölümlü bir apartmansa), mahkeme bilirkişi aracılığıyla burayı böler. Her kardeşe 10 dönüm veya 1 daire müstakil tapu olarak verilir. (Değer farkları olursa nakit para/ivaz ile denkleştirilir).

2. Satış Suretiyle Ortaklığın Giderilmesi (Açık Artırma):
Günümüzde davaların %95'inde uygulanan yöntemdir. Taşınmazın aynen bölünmesi imar mevzuatına göre mümkün değilse (örn: tek daire, küçük arsa) veya bölündüğünde değeri çok fazla düşecekse, mahkeme taşınmazın İcra / Satış Memurluğu vasıtasıyla AÇIK ARTIRMA ile satılmasına ve elde edilen paranın paydaşlara tapudaki hisseleri oranında dağıtılmasına karar verir.

Satış Süreci, Açık Artırma (İhale) ve Riskler

Mahkeme "Satış" kararı verdikten ve karar kesinleştikten sonra dosya "Satış Memurluğuna" (veya İcra Dairesine) gider. Satış şu aşamalardan oluşur:

Muhdesatın Aidiyeti (Arsa Ortak, Üstündeki Bina Bir Kardeşin İse)

En çok karşılaşılan ve davayı kilitleyen konulardan biridir. Babadan kalan bir arsa var, arsa 4 kardeşin. Ancak kardeşlerden biri yıllar önce o arsanın üzerine kendi parasıyla 2 katlı bir ev yapmış. İzale-i Şüyu davasında arsa satıldığında evin parası da mı 4 kardeşe bölünecek?

Hayır. Evi yapan kardeş, İzale-i Şüyu davası sürerken ayrı bir Asliye Hukuk Mahkemesinde "Muhdesatın Aidiyetinin Tespiti" davası açmalıdır. Bu dava sonucunda evin kendisine ait olduğunu kanıtlarsa; satış memurluğu satıştan gelen parayı ikiye böler. Önce binanın (evin) bedelini sadece evi yapan kardeşe verir, sonra arsanın (toprağın) bedelini 4 kardeşe eşit olarak dağıtır.

Zamanaşımı, Masraflar ve Önalım (Şufa) Hakkı

- İzale-i Şüyu davalarında zamanaşımı YOKTUR. Ortaklık devam ettiği sürece her zaman açılabilir.
- Bu davalarda "Davayı kaybeden" diye bir taraf olmadığı için (Çünkü herkesin malı satılıyor), mahkeme masrafları, bilirkişi ücretleri ve avukatlık vekalet ücretleri davanın sonunda tüm paydaşlardan (hisseleri oranında) kesilir.
- Önalım (Şufa) Hakkı: Mahkeme yoluyla yapılan satışlarda (cebri icra olduğu için) paydaşların birbirine karşı Önalım (Şufa) hakkı KULLANILAMAZ. Yani dışarıdan biri gelip ihaleyi alırsa, kardeşler "biz şufa hakkımızı kullanıp aynı fiyata ondan alacağız" diyemezler.


Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Dava açılmadan önce kendi aramızda anlaşabilir miyiz?

Elbette. Bu, ekonomik olarak en mantıklı yoldur. Dava süreci yıllar alabilir ve mahkeme/satış masrafları (ihale vergileri) mülkün değerini düşürür. Davadan önce veya dava devam ederken tüm mirasçılar Noterde "Miras Taksim Sözleşmesi" veya tapuda "Rızai Taksim" yaparak kendi aralarında anlaşabilir ve davayı sonlandırabilirler. Avukatlarımız genellikle satıştan önce uzlaşma müzakerelerini yürüterek mülkünüzün ucuza gitmesini engeller.

Mirasçılardan biri yurtdışında veya adresi bulunamıyor. Dava açabilir miyim?

Evet açabilirsiniz. Bir mirasçının adresi bulunamıyorsa mahkeme nüfus ve emniyet kayıtlarından araştırma yapar. Bulunamazsa "İlanen Tebligat" (Gazete ilanı) yoluyla tebligat yapılmış sayılır. Eğer mirasçı gaiplik (kayıp olma) durumundaysa mahkeme ona bir "Kayyım" atar ve süreç kayyım üzerinden devam eder. Mülkiyet asla kilitli kalmaz.

Miras kalan evde kardeşlerden biri oturuyor, çıkmıyor. İzale-i Şüyu evden çıkarır mı?

İzale-i şüyu davası doğrudan evi tahliye ettiren bir dava değildir, evi sattıran bir davadır. Ancak ev ihale yoluyla satıldıktan sonra (ihaleyi ister dışarıdan biri alsın, ister diğer kardeşler alsın), yeni malik İcra dairesi kanalıyla o kardeşi (İİK m. 135 uyarınca tahliye emri göndererek) 15 gün içinde evden polis zoruyla çıkarabilir. Ayrıca geçmişe dönük oturma bedeli için "Ecrimisil" davası da açabilirsiniz.

Elbirliği mülkiyeti (İştirak) ile Paylı mülkiyetin (Müşterek) farkı nedir?

Miras kaldığında tapu "Elbirliği" (İştirak halinde) mülkiyetidir. Yani tapuda kimin % kaç hissesi olduğu yazmaz, herkes mülkün tamamına hep birlikte sahiptir. Bu durumda hissenizi üçüncü bir kişiye satamazsınız. "Paylı" (Müşterek) mülkiyette ise tapuda (Örn: 1/4 Ahmet, 3/4 Mehmet) hisseler bellidir ve herkes kendi hissesini satabilir. İzale-i Şüyu her iki mülkiyet türünde de ortaklığı bitirmek için açılır.

Dava açarsam avukatlık ve mahkeme masraflarını tek başıma ben mi ödeyeceğim?

Davayı açarken harç, bilirkişi ve tebligat avanslarını başlangıçta davacı olarak siz yatırırsınız. Ancak dava bitip mülk satıldığında, yatırdığınız bu masraflar ve mahkemenin belirlediği avukatlık vekalet ücreti (Satış bedeli üzerinden hesaplanan) paralar dağıtılmadan önce KESİLİR ve size (veya avukatınıza) iade edilir. Kalan masraflar tüm paydaşların hissesinden otomatik olarak düşülmüş olur.