Kadastro Davaları
Mülkiyet hakkının en temel göstergesi olan tapu kaydı, her zaman gerçeği yansıtmayabilir. Arazilerin ölçülmesi, haritalandırılması ve kaydedilmesi süreci olan "Kadastro", teknik bir işlem olduğu için bazen hatalı sınır tespitlerine (m² eksikliği/fazlalığı), sınır kaymalarına veya mülkiyetin yanlış kaydedilmesine neden olabilir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu, bu hataların düzeltilmesi ve gerçek mülkiyet sınırlarının tespiti için yasal güvenceler sunar. ⚖️
Sınır uyuşmazlığı, iki komşu parselin sınırlarının birbirine geçmesi (tecavüz) veya tapudaki yüzölçümü ile fiili kullanımın uyuşmaması durumunda ortaya çıkar. Bu makalede kadastro tespitine itirazları, "aplikasyon" hatalarını ve tapu tescili davalarını 1000+ kelimeyle tahlil edeceğiz.
1. Kadastro Tespiti Nedir ve Nasıl İtiraz Edilir?
Kadastro ekiplerince bir bölgede yapılan ilk ölçümlere "Kadastro Tespiti" denir. Bu tespite karşı ilan süresi içinde Kadastro Mahkemesi'nde itiraz edilmezse, tespit kesinleşir. - Kesinleşme Sonrası: Eğer ilan süresi kaçırılmışsa, mülkiyetin düzeltilmesi için Genel Mahkemelerde (Asliye Hukuk) "Tapu İptali ve Tescil" davası açılmalıdır. Bu davada zamanaşımı süresi kural olarak 10 yıldır. ⌛
2. Sınır Uyuşmazlığında "Aplikasyon" Hataları
En çok karşılaştığımız uyuşmazlık sebebi, kağıt üzerindeki haritanın (Pafta) yere uygulanması sırasındaki "kayma" hatalarıdır. - Aplikasyon: Tapu haritasındaki noktaların arazideki izdüşümüdür. Eğer komşunuzun bahçe duvarı sizin tapu sınırlarınızın içine giriyorsa, hakim bir "fen bilirkişisi" görevlendirerek yerinde ölçüm yaptırır. Ölçüm sonuçları GPS koordinatlarına göre netleşir.
3. "Mülkiyet Kayması" ve Ecrimisil
Sınırın yanlış tespit edilmesi sonucu, bir komşu diğer komşunun arazisini yıllarca haksız yere kullanmış olabilir. Sınır davası kazanıldığında, kazanılan kısmın haksız kullanımı için son 5 yıla ait "Ecrimisil" (Haksız İşgal Tazminatı) de talep edilebilir.
4. Yüzölçümü (m²) Hatalarının Düzeltilmesi
Tapuda "1000 m²" yazan bir arazinin gerçekte "800 m²" çıkması durumunda "Kaydın Tashih Edilmesi" (Düzeltilmesi) istenir. Eğer bu fark komşu parsel lehine bir kaymadan kaynaklanıyorsa, komşu parselin sınırları revize edilir. Eğer fark kadastro ekibinin teknik hesap hatasından kaynaklanıyorsa, devletin "Tapu Sicilinin Tutulmasından Sorumluluğu" (TMK m. 1007) kapsamında tazminat davası açılabilir.
5. Zilliyetlik (Kullanım) Yoluyla Tapu Alma
Tapusuz arazilerde, bir yeri 20 yıl boyunca nizasız ve fasılasız "malik sıfatıyla" kullanan kişi, kadastro tespiti sırasında o yerin kendi üzerine tescilini isteyebilir. Bu süreçte tanık beyanları ve hava fotoğraflarının (İnceleme) analizi kritiktir.
6. Görevli ve Yetkili Mahkeme
Kesinleşmiş kadastro kayıtlarına karşı açılacak sınır uyuşmazlığı davalarında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi, yetkili mahkeme ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir. Davanın açılmasıyla birlikte taşınmaz üzerine "üçüncü kişilere satışı engellemek" adına İhtiyati Tedbir şerhi konulması mülkiyeti güvence altına alır.
Uzman Görüşü ve Teknik Analiz
Sınır uyuşmazlıkları sadece bir "metrekare" kavgası değildir; imar durumunu, yol cephesini ve inşaat alanını etkileyen hayati bir konudur. Bir parselin sınırındaki 50 cm'lik kayma, o parsele yapılacak binanın "çekme mesafesini" ihlal etmesine ve binanın kaçak duruma düşmesine neden olabilir. Bu nedenle davalarda sadece avukat değil, uzman bir harita mühendisi (Bilirkişi) ile koordineli çalışılmalıdır.
Şişman Hukuk Bürosu olarak, mülkiyetinizin gerçek sınırlarını; teknolojik ölçüm verileri, arşiv belgeleri ve kadastro Hukuku tecrübemizle koruyoruz. Tapu belgeniz gerçeği yansıtmalıdır; biz o gerçeği tescil ediyoruz.