avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul
Şişman Hukuk Bürosu

Bu makale, yürürlükteki mevzuat çerçevesinde genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İçeriğinde yer alan açıklamalar, tüm hukuki alanlara ilişkin genel nitelikte olup, herhangi bir somut olay veya kişi özelinde hukuki görüş ya da danışmanlık niteliği taşımamaktadır.

Her somut olay, kendine özgü koşullar ve farklı hukuki değerlendirmeler gerektirebileceğinden, hak kaybı yaşanmaması adına alanında uzman bir avukata başvurulması önemle tavsiye edilir.

Kamulaştırma ve Kamulaştırmasız El Atma Davaları

Giriş

Mülkiyet hakkı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) Ek 1 Numaralı Protokol ve Anayasa'nın 35. maddesi ile güvence altına alınmış en temel ve kutsal haklardan biridir. Kimse malından haksız yere yoksun bırakılamaz. Ancak Anayasa'nın 46. maddesi, devlet ve kamu tüzel kişilerine (Belediyeler, Karayolları Genel Müdürlüğü, DSİ, BOTAŞ, TEDAŞ vb.) "Kamu Yararının" gerektirdiği hallerde, mülkiyetin "gerçek karşılığını (rayiç bedelini) peşin ödemek şartıyla" özel mülkiyette bulunan taşınmazları zorla kendi mülkiyetine geçirme yetkisi vermiştir. Bu idari işleme "Kamulaştırma (İstimlak)" adı verilir.

Kağıt üzerinde devletin "gerçek bedeli" ödemesi emredilse de, uygulamada idareler bütçe kısıtlamaları bahanesiyle vatandaşın arazisini, arsasını veya dükkanını piyasa (rayiç) değerinin çok altında bedellerle elinden almaya çalışır. Dahası, bazen hiçbir yasal prosedür (karar, ilan, tebligat) işletmeden idare doğrudan kepçeyi vurup vatandaşın tarlasına yol yapar veya elektrik direği diker. Buna da "Kamulaştırmasız El Atma" denir. Bu makalede; kamulaştırma bedel tespit süreçlerini, acele kamulaştırma kararlarını, değer biçme esaslarını ve el atma davalarını 1000+ kelimeyle tahlil edeceğiz.

Olağan Kamulaştırma Süreci ve Bedel Tespit Davası (2942 Sayılı Kanun m. 10)

İdare, bir bölgeye yol, hastane, okul veya baraj yapmak istediğinde önce "Kamu Yararı Kararı" alır. Ardından kamulaştırılacak parselleri belirler ve tapularına "Kamulaştırma Şerhi" koyar. Sonrasında mülk sahiplerini "Uzlaşma Görüşmesi (Satın Alma Usulü)" için kuruma davet eder.

Taşınmaza Değer Biçme Kriterleri Nelerdir? (Kanun m. 11)

Bir arazinin bedeli kafaya göre belirlenmez. Taşınmazın cinsi (Arsa mı, Tarım Arazisi mi?) bedel tespitinde en hayati unsurdur.

1. Arsalarda Değerleme (Emsal Kıyası):

Belediye imar planı içinde yer alan veya altyapı hizmetlerinden yararlanan yerler "Arsa" vasfındadır. Arsaların bedeli, kamulaştırma gününden önceki "Emsal Satışlara" (Tapuda işlem görmüş benzer özellikteki diğer arsaların satış bedellerine) bakılarak belirlenir. Mahkemeye doğru emsallerin sunulması avukatın en önemli görevidir.

2. Tarım Arazilerinde (Tarlalarda) Değerleme (Gelir Metodu):

Tarım arazilerinde bedel, o tarlaya ne ekildiği (buğday, pamuk, narenciye) ve yıllık ne kadar "Net Gelir" getirdiği üzerinden hesaplanır. İlçe Tarım Müdürlüğü verileri baz alınır. Ayrıca tarlanın yola cephesi, şehre yakınlığı gibi "Objektif Değer Artırıcı Unsurlar" ile bedel %20 ile %200 arasında artırılabilir.

Acele Kamulaştırma (m. 27): El Koyma Süreci

Yurt savunması ihtiyacı (Örn: Sınır güvenliği) veya Cumhurbaşkanlığı kararıyla "aceleliğine" karar verilen hallerde (Örn: Büyük enerji hatları, baraj inşaatları, kentsel dönüşüm acil Alanlarıı) uygulanan istisnai bir yöntemdir.

Acele kamulaştırmada idare, mahkemeye başvurarak taşınmaza "7 gün içinde" el koyar. Mahkeme çok hızlı (yüzeysel) bir bilirkişi incelemesiyle "Acele El Koyma Bedeli" belirler ve bu para vatandaşa ödenir. Ancak bu bedel NİHAİ BEDEL DEĞİLDİR! Acele kamulaştırmadan sonra asıl (m. 10) Bedel Tespit davası açılır. Eğer asıl davada bedel daha yüksek çıkarsa, aradaki "Bedel Farkı (Fark Bedeli)" yasal faiziyle birlikte mülk sahibine ödenir. Bu nedenle acele el koyma bedelini çekmek, asıl hakkınızdan feragat ettiğiniz anlamına gelmez.

Kamulaştırmasız El Atma Davaları (Haksız Fiil Tazminatı)

İdare, anayasal kamulaştırma prosedürünü işletmeden (karar almadan, bedel ödemeden) fiilen bir taşınmaza girer, asfalt döker, boru geçirir veya istinat duvarı yaparsa bu Hukuken "Haksız Fiil" (Gasp) niteliğindedir. Bu durumda mülk sahibi idareye karşı "Kamulaştırmasız El Atma Davası" açar.

Kısmen Kamulaştırma ve Değer Düşüklüğü (m. 12)

Bazen taşınmazın tamamı değil, içinden sadece belirli bir kısmı (Örn: 10 dönüm arazinin ortasından geçen 2 dönümlük yol) kamulaştırılır. Buna "Kısmi Kamulaştırma" denir.

Yol arazinizi ikiye böldüyse, tarlanın bütünlüğü bozulduğu için kalan kısımlarda bir "Değer Düşüklüğü" meydana gelir. İdare, sadece aldığı 2 dönümün parasını değil; kalan 8 dönümde meydana gelen %10, %20 gibi değer kaybı bedelini de tazminat olarak mülk sahibine ödemek ZORUNDADIR. Eğer kalan kısım "İşe Yaramaz (Kullanılamaz)" hale gelmişse, vatandaş 30 gün içinde idareye başvurarak kalan kısmın da tamamının kamulaştırılmasını isteyebilir.


Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Karayolları tarlamın ortasından yol geçirdi ama bana hiçbir ihbarname gelmedi. Aradan 15 yıl geçti. Hala dava açabilir miyim?

Evet, kesinlikle dava açabilirsiniz. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu ve Anayasa Mahkemesi kararları uyarınca; "Fiili Kamulaştırmasız El Atma" eylemi haksız bir işgal (gasp) olduğu için, bu tür davalarda ZAMANAŞIMI SÜRESİ YOKTUR. Olayın üzerinden 15 yıl veya 30 yıl geçmiş olsa bile, dava açtığınız GÜNÜN RAYİÇ DEĞERİ (bugünkü emsal fiyatlar) üzerinden tazminatınızı talep edebilir ve Karayolları Genel Müdürlüğünden faiziyle birlikte tahsil edebilirsiniz.

Tarlamın üzerinden yüksek gerilim hattı (TEİAŞ / TEDAŞ) geçirildi. Direk dikilmedi ama teller tarlamın üzerinden geçiyor. Para alabilir miyim?

Evet alabilirsiniz. Buna İrtifak Hakkı Kamulaştırması denir. Arazinize direk dikilmese dahi, üzerinden geçen yüksek gerilim telleri, o arazinin yapılaşmasını engeller, tehlike arz eder ve ağaç boylarını sınırlar. Bu durum arazide Değer Kaybı yaratır. Yargıtay uygulamalarına göre arazinin toplam bedelinin %30'una varan oranlarda irtifak hakkı bedeli (değer kaybı tazminatı) hesaplanarak idareden tahsil edilir.

Belediye uzlaşma komisyonuna çağırdı, bana arsama karşılık m²'si 2.000 TL teklif ettiler ama yan parseli müteahhit 10.000 TL'ye aldı. Ne yapmalıyım?

İdarenin uzlaşma komisyonlarında teklif ettiği rakamlar her zaman "Emlak Vergisi Asgari Değeri" seviyelerinde ve piyasanın çok altındadır. Bu teklifi "Kabul Etmemek (Uzlaşmamak)" en doğru hukuki adımdır. Uzlaşmadığınız takdirde belediye size dava (Bedel Tespiti) açacak; ve mahkemeye sunacağımız o 10.000 TL'lik müteahhit emsalleri, emlakçı beyanları ve serbest piyasa araştırmalarıyla bilirkişi raporu yükseltilerek gerçek hakkınız mahkeme kanalıyla tahsil edilecektir.

Kamulaştırma bedeli mahkeme tarafından belirlendi ancak idare parayı bankaya yatırmıyor. Ne olacak?

Kamulaştırma Kanunu m. 10 uyarınca, Mahkeme bedeli belirledikten sonra idareye (Belediyeye/Karayollarına) parayı bankaya (Vakıfbank/Ziraat) bloke etmesi için 15 günlük süre (ve en fazla 1 kez ek süre) verir. Eğer idare bütçe yetersizliği sebebiyle bu parayı yatıramazsa, Mahkeme DAVAYI REDDEDER. Dava reddedilince mülkiyet sizde (tapunuzda) kalmaya devam eder ve kamulaştırma işlemi Hukuken düşmüş (iptal olmuş) sayılır.

İdare kamulaştırma bedelimi bankaya yatırdı, tapu devroldu. Ancak enflasyon nedeniyle dava yıllar sürdüğü için param değer kaybetti. Ne yapabilirim?

Anayasa Mahkemesi'nin "Mülkiyet Hakkı İhlali" kararları gereğince; kamulaştırma davalarında idarenin açtığı davanın 4 aydan fazla sürmesi halinde, tespit edilen bedele 4. ayın sonundan karar tarihine kadar YASAL FAİZ işletilmek zorundadır. Ayrıca eğer bankaya yatan ana parayı aldınız ancak aradan yıllar geçtiği için hala değer kaybı yaşıyorsanız, idareye karşı (Enflasyon farkı/Munzam Zarar) davası açarak alım gücünüzdeki Hukuki kaybı da talep etme hakkınız Yargıtay içtihatlarıyla sabitlenmiştir.