avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul
Şişman Hukuk Bürosu

Bu makale, yürürlükteki mevzuat çerçevesinde genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İçeriğinde yer alan açıklamalar, tüm hukuki alanlara ilişkin genel nitelikte olup, herhangi bir somut olay veya kişi özelinde hukuki görüş ya da danışmanlık niteliği taşımamaktadır.

Her somut olay, kendine özgü koşullar ve farklı hukuki değerlendirmeler gerektirebileceğinden, hak kaybı yaşanmaması adına alanında uzman bir avukata başvurulması önemle tavsiye edilir.

Kira Uyarlama Davası ve Aşırı İfa Güçlüğü

Giriş

Medeni Hukukun ve Borçlar Hukukunun en temel prensibi "Ahde Vefa" (Pacta Sunt Servanda - Sözleşmeye Bağlılık) ilkesidir. Bu ilke gereğince; taraflar kendi hür iradeleriyle bir sözleşme imzaladıklarında, aradan yıllar geçse de, ekonomik şartlar biraz zorlaşsa da verdikleri sözleri (edimleri) yerine getirmek zorundadırlar. Ancak hukuk sistemi kaskatı bir yapı değildir; olağanüstü durumlarda esnemeyi bilir.

Ülkede aniden patlak veren bir savaş, tüm dünyayı kapatan bir küresel pandemi (Örn: Covid-19), enflasyonun bir anda hiperenflasyona dönüşmesi veya döviz kurlarının bir gecede %100 değer kazanması gibi "Öngörülemez" ve olağanüstü haller sözleşmenin temelini çökertebilir. Bir taraf (genellikle kiracı) için o sözleşmeyi sürdürmek ticari veya ekonomik bir yıkım anlamına gelmeye başlarsa, Türk Borçlar Kanunu (TBK) Madde 138 devreye girer. "Aşırı İfa Güçlüğü" maddesine dayanan bu hukuki müdahaleye Kira Uyarlama Davası denir. Bu makalede; 5 yılı beklemeden kiranın düşürülmesi veya artırılmasını sağlayan uyarlama davalarının ağır şartlarını, ihtarname süreçlerini ve Yargıtay'ın güncel içtihatlarını derinlemesine inceleyeceğiz.

Kira Uyarlama Davasının 4 Temel Şartı (TBK m. 138)

Kira uyarlama davası, sıradan bir kira tespit davası (5 yıl kuralı) değildir. Mahkemenin bir sözleşmeye dışarıdan müdahale edip bedelleri değiştirmesi istisnai bir durumdur. Yargıtay'ın katı içtihatlarına göre, bir kiranın uyarlanabilmesi için aşağıdaki 4 şartın birlikte (kümülatif olarak) gerçekleşmesi zorunludur:

1. Olağanüstü ve Öngörülemez Bir Durumun Ortaya Çıkması:
Sözleşme yapılırken taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen "olağanüstü" bir durum meydana gelmelidir. Yargıtay, Türkiye'nin zaten enflasyonist bir ülke olduğunu belirterek sıradan enflasyon artışlarını "öngörülemez" kabul etmez. Ancak %20 enflasyon beklenen bir ülkede enflasyonun %150'ye fırlaması, dövizin fahiş bir şekilde katlanması veya idari bir kararla AVM'lerin/dükkanların aylarca kapatılması (Pandemi) "olağanüstü" kabul edilir.

2. Durumun Taraflardan Kaynaklanmaması:
Kira sözleşmesini çekilmez hale getiren bu olağanüstü durum, borçlunun (kiracının) kendi hatasından, kötü yönetiminden veya ticari basiretsizliğinden kaynaklanmamalıdır. Dışsal bir şok olmalıdır.

3. Sözleşmenin Temelinin Çökmesi (İfa Güçlüğü):
Meydana gelen olağanüstü değişiklik, sözleşmedeki dengeyi (edim ve karşı edim dengesini) bir taraf aleyhine "dürüstlük kuralına (TMK m. 2) aykırı düşecek derecede" bozmuş olmalıdır. Borçlu için o kirayı ödemek artık ticari bir mahva yol açacak nitelikte ağırlaşmış olmalıdır.

4. Borcun İfa Edilmemiş veya "İhtirazi Kayıtla" İfa Edilmiş Olması (Çok Kritik):
Hukuki olarak en çok hata yapılan yer burasıdır. Borçlu (kiracı), aşırı güçleşen kira borcunu henüz ödememiş olmalı VEYA ödediyse de "İhtirazi Kayıt" (Çekince) koyarak ödemiş olmalıdır. Eğer kiranızı her ay bankadan sessiz sedasız (şerh düşmeden) ödemeye devam ederseniz, Yargıtay "Demek ki ödeyebiliyorsun, ifa güçlüğü içinde değilsin" diyerek davanızı reddeder. Ödeme dekontunun açıklamasına mutlaka "Fazlaya/Uyarlamaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla ödenmiştir" yazılmalıdır.

Uyarlama ve Kira Tespit Davası Arasındaki Farklar Nelerdir?

Kiracılar ve mülk sahipleri sık sık bu iki davayı birbirine karıştırmaktadır. Aralarındaki farklar çok nettir:

Ticari İşyerleri ve Dövizle Kiralama Sorunu

Özellikle AVM (Alışveriş Merkezi) mağazaları, fabrikalar ve büyük depo kiralamalarında bedellerin döviz (Dolar/Euro) üzerinden belirlenmesi yaygındır (Kanuni istisnalar kapsamında). Ancak bir kur şoku yaşandığında, dün 100.000 TL eden kira, yarın 300.000 TL'ye fırlayabilir.

Ticaret Kanunu m. 18'e göre her tacir "basiretli" (öngörülü) olmak zorundadır. Yargıtay eski kararlarında "Tacir dövizle borçlanıyorsa riskini almıştır, uyarlama isteyemez" diyordu. Ancak 2018 kur krizinden sonraki güncel kararlarında; "Ülkemizdeki kur artışları makroekonomik öngörülemezlik taşıyorsa, tacir de olsa bu kadar büyük şokları öngörmesi beklenemez" diyerek ticari işyerleri için de döviz kuru üzerinden Kira İndirimi (Uyarlama) davalarının önünü açmıştır.

Görevli Mahkeme ve Arabuluculuk Şartı

Kira uyarlama davalarında görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Yetkili mahkeme taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir. 1 Eylül 2023 itibarıyla, uyarlama davası açmadan önce de Arabuluculuk Bürosuna başvuru zorunludur. Anlaşmazlık tutanağı olmadan dava açılamaz.


Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Ev sahibi olarak enflasyon çok arttı diye "kirayı artırmak" için uyarlama davası açabilir miyim?

Teorik olarak evet, Yargıtay kiraya verenin de uyarlama davası açabileceğini kabul etmektedir. Ancak 5 yılı dolmamış bir konut için (Özellikle %25 sınırının olduğu dönemlerde) sırf enflasyon arttı diye mahkemeler uyarlamayı kolay kolay kabul etmemektedir. Mahkeme "Sözleşmeyi 1-2 yıllık yaptın, enflasyonu öngörebilirdin" demekte ve davayı genellikle reddetmektedir. Bu dava daha çok kiracılar lehine işleyen bir mekanizmadır.

İhtirazi kayıt koymayı unuttum, geçmişe dönük uyarlama isteyebilir miyim?

Hayır isteyemezsiniz. TBK m. 138 çok nettir. Eğer kirayı öderken dekonta "uyarlama hakkım saklıdır" gibi bir ibare yazmadıysanız, o ayın kirasını "kayıtsız şartsız" kabul etmiş (ifa etmiş) sayılırsınız. Mahkeme sadece ihtirazi kayıt konulmaya başlanan aydan (veya dava tarihinden) sonrasını uyarlayabilir. Ödenmiş ve bitmiş borçlar için geriye dönük fark istenemez.

Mahkeme kiranın ne kadar olacağına nasıl karar veriyor?

Mahkeme dosyayı 3 kişilik (Hukukçu, Mali Müşavir, Gayrimenkul Uzmanı) bir bilirkişi heyetine gönderir. Heyet, işletmenin gelir gider tablosuna, ülkenin enflasyon ve kur endekslerine, tarafların ekonomik mahvına yol açmayacak "hakkaniyetli" bir denge noktasına bakar. Hakim, sözleşmedeki riski iki taraf arasında adil bir şekilde dağıtarak yeni bir "indirilmiş" (veya kur sabitlenmiş) bedel belirler.

Dava açıldığında hemen o ay eksik mi kira yatırmalıyım?

Çok riskli bir harekettir! Dava açmak size sözleşmedeki bedeli tek taraflı düşürme hakkı vermez. Hakim karar verene kadar kiranızı "tam" ancak "ihtirazi kayıtla" yatırmalısınız. Aksi takdirde ev sahibi sizi "Eksik kira yatırmaktan (Temerrüt)" icraya verip tahliye edebilir. Mahkemeden öncelikle "Tedbiren kiranın şu tutarda ödenmesi" yönünde bir İhtiyati Tedbir kararı talep edilmelidir.

Kısa süreli (Örn: 1 yıllık) sözleşmelerde uyarlama istenir mi?

Yargıtay kural olarak kısa süreli (1 yıllık) sözleşmelerde ekonomik değişikliklerin "öngörülebilir" olduğunu kabul eder ve uyarlama talebini reddeder. Uyarlama davası genellikle 3, 5 veya 10 yıllık gibi uzun vadeli ticari kira sözleşmelerinde (Öngörülemezlik marjı geniş olduğu için) kabul görmektedir.