avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul
Şişman Hukuk Bürosu

Bu makale, yürürlükteki mevzuat çerçevesinde genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İçeriğinde yer alan açıklamalar, tüm hukuki alanlara ilişkin genel nitelikte olup, herhangi bir somut olay veya kişi özelinde hukuki görüş ya da danışmanlık niteliği taşımamaktadır.

Her somut olay, kendine özgü koşullar ve farklı hukuki değerlendirmeler gerektirebileceğinden, hak kaybı yaşanmaması adına alanında uzman bir avukata başvurulması önemle tavsiye edilir.

Çocukla Kişisel İlişki Kurulması ve Görüşme Hakkı

Giriş

Boşanma veya ayrılık davaları hukuken iki yetişkinin hayatını ayırsa da, ortada müşterek bir çocuk varsa bu ayrılığın en derin faturasını maalesef çocuklar ödemektedir. Kanun koyucu, çocuğun sağlıklı bir psikolojik gelişim göstermesi, anne ve baba sevgisinden eşit derecede faydalanması ve her iki ebeveyniyle de bağlarını koparmaması adına, velayeti kendisinde olmayan eşe mutlak bir hak tanımıştır: Çocukla Kişisel İlişki Kurma Hakkı.

Türk Medeni Kanunu m. 182 ve 323 gereğince, velayet kendisine verilmeyen ana veya baba, çocukla uygun, düzenli ve yeterli bir kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak sadece ebeveyne değil, aynı zamanda çocuğun da anne/babasını görme ve tanıma hakkına hizmet eder. Günümüzde kişisel ilişki süreçleri eski travmatik "icra ile çocuk teslimi" yöntemlerinden arındırılarak, tamamen "Adli Destek Birimleri" (Pedagoglar) nezaretinde ücretsiz ve çocuk dostu bir sisteme kavuşturulmuştur. Bu makalede kişisel ilişkinin sürelerini, çocuğun yaşının bu sürelere etkisini, dede/ninenin torunla görüşme hakkını ve çocuğu göstermeyen eşe karşı uygulanacak hapis cezası yaptırımlarını 1000+ kelimeyle tahlil edeceğiz.

Kişisel İlişki Kurulmasının Hukuki Kriterleri (TMK m. 323)

Kişisel ilişki tesis edilirken Mahkemenin (Hakimin) gözettiği yegane kıstas "Çocuğun Üstün Yararı"dır. Ebeveynlerin iş saatleri, birbirlerine duydukları öfke veya intikam duyguları mahkemenin umurunda değildir. Çocuğun fiziksel, ruhsal, ahlaki ve zihinsel gelişimi nasıl en iyi şekilde sağlanacaksa, süreler ona göre belirlenir.

Çocuğun Yaşına Göre Görüşme Süreleri (Yargıtay Kriterleri):

Kişisel İlişkinin Engellenmesi ve Yeni Sistem (Adli Destek / Çocuk Teslimi)

Eskiden, çocuğu göstermeyen eşe karşı İcra Müdürlüğüne gidilir, icra harcı ve yolluğu ödenir, polis ve çilingir eşliğinde ağlayan çocuklar zorla alınırdı. Bu ilkel ve travmatik sistem Hukukumuzdan tamamen kaldırılmıştır!

Çocuğu Yurt Dışına Çıkarma ve Kişisel İlişkinin Tehlikeye Girmesi

Velayet kendisinde olan taraf, çocuğu alıp kafasına göre yurt dışına (veya çok uzak bir şehre) taşınamaz. Eğer taşınma eylemi, diğer ebeveynin kişisel ilişki hakkını fiilen "imkânsız" hale getiriyorsa, Aile Mahkemesine başvurularak;

Üçüncü Kişilerin (Dede, Nine, Kardeş) Çocukla Görüşme Hakkı (TMK m. 325)

Çocuk sadece anne ve babanın değil, geniş ailenin de bir parçasıdır. Kanun, "olağanüstü hallerin varlığı" (Örneğin; ebeveynlerden birinin vefatı, cezaevinde olması veya ağır hastalığı) durumunda; çocuğun dedesi, ninesi (büyükanne/büyükbaba) veya amca/teyze gibi hısımlarının da çocukla "Kişisel İlişki Kurulması" davası açabileceğini kabul etmiştir.

Örneğin; bir kadın kocasını kaybettiğinde, çocuğunu kocasının ailesine (dede ve nineye) göstermezse, büyükanne ve büyükbaba dava açarak mahkeme kararıyla torunlarını ayda bir kez ve bayramlarda görme (yatılı olmasa bile) hakkını elde edebilirler.

Pedagog (Sosyal İnceleme) Raporunun Hayati Önemi

Kişisel ilişki davaları veya boşanma içindeki kişisel ilişki düzenlemeleri sırasında Mahkeme, mutlaka bir Uzman (Pedagog/Psikolog) görevlendirir. Bu uzman çocukla oyun oynayarak veya sohbet ederek onun iç dünyasını, ebeveynlerden korkup korkmadığını veya annenin/babanın çocuğa "Pas Sendromu" (Ebeveyne Yabancılaştırma - Çocuğu Dolduruşa Getirme) uygulayıp uygulamadığını tespit eder. Uzmanın "Çocuğun baba ile şimdilik ayda 1 kez pedagog eşliğinde görüşmesi uygundur" şeklindeki raporu, hakimin kararında doğrudan etkili olacaktır.


Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Eski eşim nafakasını (iştirak nafakasını) ödemiyor. Ben de bu yüzden çocuğu ona göstermiyorum. Hukuken suç mu?

Evet, Hukuken tamamen HAKSIZSINIZ. Nafakanın ödenmemesi ile kişisel ilişki hakkı birbirinden tamamen bağımsızdır. Eski eşiniz nafaka ödemese dahi çocuğu görmek en temel anayasal hakkıdır. Eğer nafaka ödemediği için çocuğu saklar veya teslim etmezseniz, hakkınızda disiplin hapsi verilebilir ve velayet elinizden alınabilir. Nafaka için İcra Takibi yapmalısınız, çocuğu silah olarak kullanamazsınız.

Mahkeme hafta sonu görüşmesine karar verdi ama çocuk "Ben gitmek istemiyorum" diyerek ağlıyor. Ne yapmalıyım?

Çocuk gitmek istemese bile velayet sahibi eş olarak sizin göreviniz çocuğu teslimata psikolojik olarak hazırlamak ve ikna etmektir. "Ben ne yapayım, kendi gitmek istemiyor" savunmasını Yargıtay kabul etmemektedir. Eğer çocuk şiddetli şekilde reddediyorsa, Adli Destek Birimi (ADM) uzmanları devreye girer. Uzmanlar çocuğun annenin/babanın korkutmasıyla mı yoksa gerçekten travmatik bir sebeple mi gitmediğini raporlar. Eğer haklı bir tehlike varsa, mahkemeden "Kişisel İlişkinin Kaldırılması veya Sınırlandırılması" talep edilebilir.

Çocuğum daha 1 yaşında (emziyor). Mahkeme babaya yatılı görüşme verir mi?

Hayır vermez. Yargıtay'ın kökleşmiş içtihatlarına göre anne bakımına ve şefkatine (özellikle anne sütüne) muhtaç olan 0-3 yaş (hatta bazen 4 yaşa kadar) aralığındaki çocukların babayla YATILI (gece kalmalı) görüşmesine izin verilmez. Baba, çocuğu gündüz saatlerinde görür ve akşam tekrar anneye teslim etmek zorundadır. Ancak çocuk büyüdükçe (okul çağına gelince) baba "Kişisel İlişkinin Yeniden Düzenlenmesi (Artırılması)" davası açarak yatılı hakkını alabilir.

Babası çocuğumu kişisel ilişki gününde aldı ama bana geri getirmiyor, teslim günü geçti. Ne yapabilirim?

Bu durum Hukuken çok ciddidir. Öncelikle Adli Destek Birimi (ADM) aracılığıyla veya İcra kanalıyla çocuğun iadesini istemelisiniz. Buna rağmen çocuğu saklıyorsa Savcılığa "Çocuğun Alıkonulması" (TCK m. 234) suçundan şikayette bulunmalısınız. Bu suçun hapis cezası vardır. Ayrıca bu eylem, çocuğun baba ile olan tüm kişisel ilişki hakkının mahkemece elinden alınmasına (kaldırılmasına) neden olacak ağır bir ihlaldir.

Oğlum 13 yaşında. Mahkemede hakime "Ben babama/anneme hafta sonları gitmek istemiyorum, nefret ediyorum" dedi. Mahkeme zorla gönderir mi?

12-13 yaşlarındaki bir çocuk tam bir "idrak çağındadır" (olgunluktadır). Yargıtay, idrak çağındaki çocukların kesin isteklerinin (eğer bir baskı ve dolduruş sonucu olmadığı pedagog raporuyla sabitse) dikkate alınması gerektiğini söyler. Çocuk bu yaşta bir ebeveynle kesinlikle görüşmek istemiyorsa, mahkeme zorla ve polis marifetiyle bir kişisel ilişki tesisi kurmaz. Çocuğun özgür iradesi korunarak kişisel ilişki talebi reddedilebilir veya sınırlandırılabilir.