avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul
Şişman Hukuk Bürosu

Bu makale, yürürlükteki mevzuat çerçevesinde genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İçeriğinde yer alan açıklamalar, tüm hukuki alanlara ilişkin genel nitelikte olup, herhangi bir somut olay veya kişi özelinde hukuki görüş ya da danışmanlık niteliği taşımamaktadır.

Her somut olay, kendine özgü koşullar ve farklı hukuki değerlendirmeler gerektirebileceğinden, hak kaybı yaşanmaması adına alanında uzman bir avukata başvurulması önemle tavsiye edilir.

Kooperatif Hukuku ve Üye Uyşmazlıkları

Giriş

Kooperatifler, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na göre; tüzel kişiliği haiz olmak üzere, ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini (özellikle meslek, geçim ve barınma ihtiyaçlarını) işgücü ve parasal katkılarıyla karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla kurulan, değişir ortaklı ve değişir sermayeli özel nitelikli ticaret şirketleridir. Özellikle ülkemizde barınma ihtiyacının karşılanmasında "Yapı Kooperatifleri" çok kritik bir rol üstlenmiştir.

Ancak, kooperatif ortaklığı ile kooperatif yönetimi arasındaki uyuşmazlıklar, özellikle inşaatların yıllarca bitirilememesi, sürekli artan fahiş aidat ödemeleri, haksız ihraçlar (ortaklıktan çıkarma), çift tapu tahsisi (aynı dairenin iki kişiye verilmesi) veya yöneticilerin kurumu zarara uğratması gibi nedenlerle sık sık Hukuk mahkemelerine ve savcılıklara intikal etmektedir. Bir kooperatif üyesinin haklarını bilmesi ve genel kurul kararlarına süresi içinde itiraz etmesi, yılların birikimini kaybetmemesi için hayati önem taşır. Bu makalede kooperatif Hukukunu, aidat borçlarını, genel kurul kararlarının iptalini, haksız ihraç süreçlerini ve yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunu 1000+ kelimeyle, Yargıtay içtihatları ışığında tüm detaylarıyla ele alacağız.

Kooperatif Ortaklığından İhraç (Çıkarılma) ve İptal Davası

Kooperatif ortaklığından ihraç, bir ortağın şirketteki tüm mali, yönetimsel ve mülkiyet (tapu alma) haklarını yitirmesine yol açan en ağır yaptırımdır. İhraç kararı keyfi olarak alınamaz, Kooperatifler Kanunu'nun 16. maddesine ve kooperatif anasözleşmesine sıkı sıkıya bağlıdır.

İhracın En Yaygın Nedeni: Aidat (Parasal Yükümlülük) İhlali
Uygulamada ihraç kararlarının %90'ı "aidat veya ek ödeme borcunun" zamanında ödenmemesine dayanır. Ancak yönetimin bir üyeyi aidat yüzünden ihraç edebilmesi için "İki Haklı İhtar Kuralı"nı eksiksiz işletmesi şarttır:

Bu ihtarlar usulüne (tebligat kanununa) uygun tebliğ edilmezse veya süreler yanlış hesaplanırsa, alınan ihraç kararı Hukuken sakattır (Geçersizdir).

İptal Davası (3 Aylık Hak Düşürücü Süre):
Yönetim kurulu veya Genel Kurul tarafından alınan ihraç kararı, noter vasıtasıyla üyeye tebliğ edilir. İhraç edilen ortağın, kararın kendisine tebliğinden itibaren 3 AY İÇİNDE mutlaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nde "İhraç Kararının İptali" davası açması gerekir. Bu süre hak düşürücüdür. Eğer 3 ay içinde dava açılmazsa ihraç kesinleşir, kişi artık o kooperatiften (ve örneğin kurada kendisine düşen daireden) hiçbir hak iddia edemez; sadece ödediği aidatların anaparasını (yapılan harcamalar düşülerek) geri alabilir ki bu da enflasyon karşısında büyük bir Hukuki faciadır.

Genel Kurul Kararlarının İptali Davası (KK m. 53)

Kooperatifin en yetkili organı Genel Kurul'dur. Seçimler, aidat miktarları, şerefiye bedelleri, ek inşaat ödemeleri ve tasfiye kararları burada alınır. Ancak Genel Kurul sınırsız yetkiye sahip değildir. Eğer alınan bir karar yasaya, anasözleşmeye veya iyiniyet (objektif dürüstlük) kurallarına aykırıysa iptal edilebilir.

Kimler İptal Davası Açabilir?
Dava açabilmek için genel kural, toplantıya bizzat veya vekaleten KATILMAK, söz konusu karara "HAYIR (Muhalif)" oyu vermek ve bu muhalefeti toplantı tutanağına ŞERH (Yazılı olarak) DÜŞMEKTİR. Eğer toplantıya katılıp sessiz kaldıysanız veya lehte oy verdiyseniz o kararı iptal ettiremezsiniz. İstisna: Toplantıya çağrılmadıysanız, çağrı usulsüz yapıldıysa veya karara etki edecek kişilerin haksız yere oy kullanması engellendiyse, toplantıya katılmamış olsanız bile iptal davası açabilirsiniz.

Dava Süresi: Genel Kurul kararının alındığı günden (toplantı tarihinden) itibaren 1 AY İÇİNDE Asliye Ticaret Mahkemesi'nde iptal davası açılmalıdır. Yokluk veya mutlak butlanla (kamu düzenine aykırı) malul kararlarda (Örn: Eşitlik ilkesini temelden bozan kararlar) süre sınırı yoktur, "Kararın Yokluğunun Tespiti" her zaman istenebilir.

Kooperatifte Eşitlik İlkesi (KK m. 23)

Kooperatif Hukukunun Anayasası "Ortaklar Arası Eşitlik İlkesi"dir. Ortaklar, hak ve yükümlülüklerde eşittirler. Eşitlik ilkesine aykırı kararlar mutlak butlanla batıldır.

Yönetim Kurulu Üyelerinin Hukuki ve Cezai Sorumluluğu

Kooperatif yöneticileri bir şirketin "işçisi" değil, "vekili" konumundadır (Basiretli bir tacir gibi değil, özenli bir vekil gibi sorumludurlar). Kooperatifi kendi çıkarlarına kullanan, inşaat malzemelerini kendi özel işlerinde harcayan, ihaleleri fahiş fiyatlarla yakınlarına veren veya defter kayıtlarında usulsüzlük yapan yöneticilere karşı:

Hukuki Sorumluluk (Tazminat): Kooperatifin uğradığı zararın giderilmesi için yöneticilere karşı "Sorumluluk Davası" açılır. Bu davada, yöneticilerin (ve varsa denetçilerin) kendi şahsi malvarlıklarına (evlerine, arabalarına) haciz konarak zarar kooperatif kasasına iade edilir. Sorumluluk davası açılması için öncelikle Genel Kurul'da yöneticilerin "İbra edilmemesi (Aklanmaması)" ve dava açılması yönünde karar alınması gerekir. Eğer Genel Kurul dava açmazsa, denetçiler veya kooperatif mevcudunun %10'unu temsil eden azınlık ortaklar da dava açılmasını sağlayabilir.

Cezai Sorumluluk: Usulsüzlük yapan yöneticiler hakkında "Güveni Kötüye Kullanma", "Özel Belgede veya Resmi Belgede Sahtecilik", "Zimmet" (Kooperatif yöneticileri kamu görevlisi sayılmasa da bazı kooperatif türlerinde ağır cezalar vardır) gibi suçlardan Savcılığa suç duyurusunda bulunulur.

Kooperatifin Tasfiyesi ve Ferdi Mülkiyete (Tapuya) Geçiş

Yapı kooperatiflerinin nihai amacı, inşaatı bitirip evleri sahiplerine teslim etmektir. İnşaat %100 bittiğinde, iskan (yapı kullanma izin belgesi) alındığında ve ortakların kooperatife borcu kalmadığında "Ferdi Mülkiyete Geçiş (Kat Mülkiyeti Tesisi)" işlemi yapılır.

Bu aşamada kooperatif üzerine olan ana arsa ve binaların tapuları, bağımsız bölümler halinde ortakların şahsi isimlerine tescil edilir. Eğer bir ortağa kurada çıkan dairenin tapusu (borcu olmamasına rağmen) haksız yere verilmiyorsa veya başka bir kişiye (örneğin müteahhite) devredilmişse, ortak derhal "Tapu İptal ve Tescil Davası" açarak kendi hakkı olan gayrimenkulü almalıdır. Tüm tapular dağıtıldıktan sonra kooperatif tasfiye sürecine girer ve Ticaret Sicilinden terk edilir.


Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Kooperatif aidat borcum yüzünden bana ihtar çektiler ama ihtarda borcun detayı ve ayları yazmıyor. İhtar geçerli mi?

Geçerli değildir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre; kooperatif tarafından gönderilen ihtarnamede istenen borcun hangi aylara ait olduğunun, anaparanın ve (eğer isteniyorsa) gecikme faizinin ayrı ayrı, net ve anlaşılır bir şekilde hesaplanarak gösterilmesi zorunludur. Rakamın nereden geldiği belli olmayan, muğlak ihtarlara dayanılarak "İhraç (Çıkarılma)" kararı verilemez.

Kooperatiften istifa ettim / ihraç edildim. Ödediğim paraları güncel değerden (Dolar veya Altın bazında) geri alabilir miyim?

Maalesef kooperatif hukukunun en mağduriyet yaratan noktası burasıdır. Kanuna göre; çıkan veya çıkarılan ortağa yapılacak iade, ayrıldığı yılın bilançosuna göre hesaplanır ve kooperatifin giderleri (Örn: İnşaat masrafları, personel maaşları) düşüldükten sonra kalan bakiye ödenir. Üstelik bu ödeme, yeni bir ortak alınana kadar 3 yıla kadar geciktirilebilir. Ödemeler "nominal (yatırılan TL rakamı)" üzerinden yapılır; altın, döviz veya güncel emlak değeri (şerefiye vs. farklı talepler olmadıkça) üzerinden hesaplanmaz. Bu nedenle haksız bir ihraç varsa mutlaka "iptal davası" açmak, parayı geri almaktan çok daha kârlıdır.

Benim kurada seçtiğim ve aidatlarını ödediğim dairenin aynısı, benden habersiz başka birisine (çift tapu tahsisi) verilmiş. Ne yapmalıyım?

Bu durum "Çifte Tahsis" olarak adlandırılır. Yargıtay kurallarına göre, aynı bağımsız bölüm (daire) birden fazla kişiye tahsis edilmişse, kural olarak "İlk ve Geçerli Tahsis" sahibine üstünlük tanınır. Yani kimin tahsis kararı (yönetim kurulu defteri, noter kurası vb.) tarih olarak daha eskiyse daire onun hakkıdır. Tapuyu geç alan veya alamayan ikinci taraf ise kooperatiften ve yöneticilerden "Güncel Rayiç Bedel" (Dairenin bugünkü piyasa değeri) üzerinden Haksız Fiil/Tazminat davası açarak parasını talep edebilir.

Kooperatif genel kuruluna katılmadım ama alınan kararlar çok ağır (Ek ödeme istiyorlar). 1 aylık itiraz süresini kaçırdım. Dava açabilir miyim?

Eğer toplantı çağrısı (gündemli mektup) size kanuna uygun şekilde (ilan veya taahhütlü posta ile) yapılmadıysa veya alınan karar Kooperatifler Kanununun emredici hükümlerine (Örn: Eşitlik ilkesine veya anasözleşmenin değiştirilemez maddelerine) açıkça aykırı ise; 1 aylık iptal davası süresini kaçırsanız bile "Kararın Yokluğunun / Mutlak Butlanının Tespiti" davasını SÜRESİZ olarak her zaman açabilirsiniz.

Müteahhit inşaatı yarım bıraktı kaçtı. Kooperatif üyeleri olarak ne yapmalıyız?

Eğer kooperatif ile müteahhit arasındaki "Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi"nde veya taahhütlerde gecikme varsa; kooperatif yönetimi derhal Asliye Hukuk Mahkemesinden (Delil Tespiti) inşaatın seviyesini tespit ettirmeli ve müteahhite ihtar çekerek sözleşmeyi feshetmelidir (Geriye veya ileriye etkili fesih). Fesih sonrası, eksik kalan işlerin bedeli ve gecikilen süreler için "Kira Tazminatı (Gecikme Cezası)" davası açılmalıdır. Eğer yönetim bunları yapmıyorsa, denetçiler veya azınlık ortaklar yönetime kayyum atanmasını talep edebilir.