Ticari Alacak Tahsili
Giriş
Ticari hayatın devamlılığı "nakit akışı" ve "güven" prensiplerine dayanır. Ancak fatura bedellerinin ödenmemesi, vadesi gelen çek ve bonoların karşılıksız çıkması veya sözleşme ihlalleri nedeniyle alacakların tahsil edilememesi şirketlerin finansal dengesini sarsar. Türk Hukuk sistemi, ticari alacakların tahsili için İcra ve İflas Kanunu (İİK) ile Türk Ticaret Kanunu (TTK) kapsamında güçlü enstrümanlar sunar. Bu makalede ticari alacak davası, itirazın iptali ve ihtiyati haciz müesseselerini 1000+ kelimeyle tahlil edeceğiz.
1. Alacak Tahsilinde İlk Adım: İcra Takibi
Ticari bir alacak için doğrudan dava açmak yerine genellikle "İlamsız İcra Takibi" tercih edilir.
- 7 Gün Kuralı: Borçlu, ödeme emrini tebgeli aldıktan sonra 7 gün içinde borca itiraz etmezse takip kesinleşir ve haciz aşamasına geçilir.
- Kambiyo Senetlerine Özgü Takip: Alacak bir çek veya bonoya dayanıyorsa, itiraz süreci çok daha kısıtlıdır ve borçlunun takibi durdurması zordur.
2. İtirazın İptali Davası (İİK m. 67)
Borçlu haksız yere icra takibine itiraz ederse, alacaklı bu itirazı kaldırmak için mahkemeye başvurur.
- %20 İcra İnkar Tazminatı: Mahkeme borçlunun itirazının haksız olduğuna ve alacağın "likit" (bilinebilir) olduğuna karar verirse, borçluyu asıl borcun en az %20'si oranında tazminata mahkum eder.
- İspat: Ticari defterler, faturalar, onaylı sevk irsaliyeleri ve banka kayıtları en güçlü delillerdir.
3. İhtiyati Haciz: En Hızlı Önlem
Alacağın tehlikede olduğu (borçlunun mal kaçırma hazırlığı içinde olduğu veya adresini terk ettiği) durumlarda, daha dava/takip kesinleşmeden mahkemeden "İhtiyati Haciz" kararı alınabilir. Bu karar sayesinde borçlunun banka hesaplarına ve mallarına anında bloke konur. Bu, borçlunun pazarlık masasına oturmasını sağlayan en etkili silahtır.
4. Ticari Defterlerin Delil Niteliği
Ticaret kanunu uyarınca, usulüne uygun tutulmuş ticari defterler sahibi lehine delil teşkil eder. Şirketler arası uyuşmazlıklarda "Ba/Bs formları" ve defter kayıtlarının mutabık olması davanın kazanılmasında anahtardır. "Faturaya itiraz edilmemesi" de borcun kabul edildiğine dair bir karine oluşturur.
5. Arabuluculuk Şartı
01.01.2019 tarihinden itibaren, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari uyuşmazlıklarda Zorunlu Arabuluculuk dava şartıdır. Arabulucuda anlaşma sağlanamazsa Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava açılabilir.
6. İflas Yoluyla Takip
Büyük ölçekli ticari alacaklarda borçlu şirketin "iflası" istenebilir. Bu yol psikolojik baskı olarak çok güçlüdür çünkü hiçbir şirket "müflis" damgası yemek ve ticaret hayatından silinmek istemez.
7. Görevli ve Yetkili Mahkeme
Ticari işlerden doğan davalarda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise tarafların sözleşmede belirlediği yer veya davalının ikametgahı mahkemesidir.
8. Neden Bir Ticaret Hukuku Avukatıyla Çalışılmalı?
Alacak tahsili bir "hız" yarışıdır. Malların kaçırılmadan yakalanması, banka blockajlarının saniyeler içinde yapılması ve hatalı faturalandırma usullerine karşı savunma geliştirilmesi uzmanlık gerektirir. Şişman Hukuk Bürosu olarak, kurumsal müvekkillerimizin alacak yönetimini (risk analizi, ihtarname, takip ve dava) bir paket olarak sunmaktayız. Şirketinizin sermayesini ve emeğini korumak için profesyonel icra departmanımızla yanınızdayız.
Sonuç
Ticarette kazanılan paranın "kasaya girmeden" kazanç sayılmayacağı aşikardır. Tahsil edilemeyen her alacak, şirketinizin büyümesinin önündeki engeldir. Şişman Hukuk Bürosu, İstanbul merkezli dinamik kadrosuyla, ticari uyuşmazlıklarınızı sadece kağıt üzerinde değil, fiilen nakit tahsilatı odaklı yönetir. Şirketinizin geleceğini tesadüflere değil, Hukuka teslim edin. Güçlü Hukuk, güçlü ticaret demektir.