Ticari Alacak Davaları ve İcra Takipleri
Giriş
Günümüz ekonomik koşullarında bir şirketin ayakta kalabilmesi ve büyümesi sadece iyi bir üretim veya satış yapmasına bağlı değildir; aynı zamanda o satışın bedelini vadesinde "tahsil etmesine" (Nakit akış yönetimine) bağlıdır. Zamanında tahsil edilemeyen cari hesap alacakları, ödenmeyen faturalar veya karşılıksız çıkan çek/senetler, sağlam bir şirketi bile kısa sürede finansal krize ve konkordatoya sürükleyebilir.
Türk Ticaret Kanunu (TTK) ve İcra ve İflas Kanunu (İİK), "Ticari Alacakların" tahsilini güvence altına almak için sıradan (bireysel) alacaklara göre çok daha "hızlı", "kapsamlı" ve "caydırıcı" mekanizmalar öngörmüştür. Ticari faiz oranlarının yüksekliği, ihtiyati haciz imkanları ve fatura itiraz sürelerinin kısalığı şirketlere büyük avantajlar sunar. Bu makalede; ilamsız icra takiplerini, fatura ve cari hesap uyuşmazlıklarında ispat kurallarını, %20 icra inkar tazminatını ve borçlunun mal kaçırmasını engelleyen İhtiyati Haciz müessesesini tüm hukuki derinliğiyle inceleyeceğiz.
İlamsız İcra Takibi (Fatura ve Cari Hesaba Dayalı Tahsilat)
Şirketinizin kestiği bir fatura veya açık cari hesap extresi için aylarca veya yıllarca sürecek bir mahkeme (dava) sürecini beklemenize gerek yoktur. Türk Hukukunda "İlamsız İcra Takibi (Genel Haciz Yolu - Örnek No: 7)" ile elinizdeki faturayı veya cari hesap ekstresini dayanak göstererek doğrudan icra müdürlüğünden takip başlatabilirsiniz.
7 Günlük İtiraz Süresi: İcra müdürlüğü borçlu şirkete (veya şahsa) bir "Ödeme Emri" gönderir. Borçlu, bu tebligatı aldığı tarihten itibaren 7 GÜN İÇİNDE icra dairesine giderek borca itiraz edebilir (Örn: "Benim böyle bir borcum yok", "Faturadaki malları teslim almadım" vs.).
Takibin Durması: İlamsız icrada, borçlunun 7 gün içindeki basit bir dilekçeyle yaptığı itiraz, mahkeme kararına gerek kalmadan icra takibini KENDİLİĞİNDEN DURDURUR. Haciz yapılamaz. İşte hukuk mücadelesi tam da bu noktada, itirazın iptali aşamasında başlar.
İtirazın İptali Davası ve %20 İcra İnkâr Tazminatı (Caydırıcılık)
Borçlu şirket sırf zaman kazanmak, mal kaçırmak veya ödemeyi geciktirmek için kötü niyetli olarak icraya itiraz etmişse; alacaklı şirket 1 YIL İÇİNDE Asliye Ticaret Mahkemesi'nde (veya Asliye Hukuk Mahkemesi'nde) "İtirazın İptali Davası" açmalıdır.
İnkâr Tazminatı (İİK m. 67): Mahkeme, ticari defterleri, irsaliyeleri ve faturaları inceleyip sizi haklı bulursa itirazı iptal eder ve duran icra takibi (hacizler) kaldığı yerden devam eder. Kanun, kötü niyetle haksız yere itiraz eden borçluyu cezalandırmak için, mahkum edilen borç miktarının EN AZ %20'si oranında "İcra İnkâr Tazminatına" hükmeder. (Örn: 1 Milyon TL'lik bir fatura için borçlu faizler hariç ekstra 200.000 TL tazminat ödemek zorunda kalır). Bu tazminat, haksız itirazları engelleyen en büyük caydırıcı güçtür.
Fatura ve İrsaliyelerin Hukuki Niteliği (İspat Kuralları)
Bir faturanın kesilmiş olması, tek başına alacağın ispatı için yeterli DEĞİLDİR. Alacağı ispat etmek için şu kurallara dikkat edilmelidir:
- 8 Gün İçinde Faturaya İtiraz (TTK m. 21): Ticari hayatta bir faturayı teslim alan şirket, faturanın içeriğine (Fiyat, Miktar, Vadeler) itiraz edecekse bunu 8 GÜN İÇİNDE Noter ihtarnamesiyle, KEP (Kayıtlı Elektronik Posta) ile veya yazılı bir belgeyle iade/itiraz etmelidir. 8 gün içinde itiraz edilmeyen fatura "içeriği kesinleşmiş" sayılır (Fiyatlara itiraz edilemez).
- Teslimin İspatı (İrsaliye Şartı): Faturayı kesmek veya e-fatura göndermek borcun doğduğunu kanıtlamaz. Karşı taraf "Evet faturayı aldım ama içindeki malları teslim etmedi" derse, malların veya hizmetin teslim edildiğini İSPAT YÜKÜ (Satıcı/Alacaklı) tarafındadır. Bunun için altında borçlu şirket yetkilisinin (veya çalışanının) ıslak imzası bulunan "Sevk İrsaliyesi" veya "Teslim-Tesellüm Tutanağı" sunulması zorunludur. Kargo veya ambar teslim fişleri de geçerlidir.
Ticari Defterlerin (Mizan/Muavin) Kesin Delil Olması
Asliye Ticaret Mahkemelerindeki alacak davalarında en önemli delil Ticari Defterlerdir. Mahkeme tarafından atanan Mali Müşavir bilirkişi, iki şirketin de ticari defterlerini (Bilanço, yevmiye) inceler. Eğer alacaklı şirketin defterleri usulüne uygun, açılış-kapanış tasdikleri tam yapılmışsa ve alacaklı olduğu kendi defterlerinde kayıtlıysa; borçlu taraf defter ibraz etmekten kaçınırsa veya defterleri usulsüzse, kanun gereği Alacaklının Defterleri KESİN DELİL kabul edilir ve dava kazanılır (HMK m. 222).
Avans Faizi (Ticari Faiz) Avantajı
Şirketler arasındaki (Tacirler arası) alacaklarda sıradan %24'lük yasal faiz değil, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından belirlenen "Ticari Temerrüt Faizi (Avans Faizi)" talep edilebilir. Mevcut enflasyonist ortamda (2024 itibariyle) avans faizi %50-%60 bandındadır. İcra takibini başlatırken "Avans Faizi" istenmesi, yıllar süren davalarda paranın değer kaybını önleyen yegane araçtır. Açık hesaba dayalı alacaklarda faiz, faturanın tebliğ tarihi veya çekilen noter ihtarının (temerrüt) tarihinden itibaren işletilir.
İhtiyati Haciz: Borçlunun Mal Kaçırmasına Karşı Acil Fren (İİK m. 257)
Alacaklının en büyük kabusu, icra veya mahkeme süreci devam ederken borçlu şirketin tüm banka hesaplarını boşaltması, fabrika makinelerini veya tırları başkasına devretmesidir. Dava bittiğinde ortada haczedilecek mal kalmaz ("İçi boşaltılmış şirket" senaryosu).
Çözüm: İhtiyati Haciz. Eğer alacağınız "Vadesi gelmiş (Süresi dolmuş) ve rehinle teminat altına alınmamış" ise (Örn: Karşılıksız çek, protesto olmuş senet veya kesinleşmiş cari hesap), icra takibi açmadan ÖNCE Ticaret Mahkemesinden "İhtiyati Haciz Kararı" talep edilir. Hakim, genellikle borcun %10'u veya %15'i oranında mahkemeye bir nakdi teminat (veya banka mektubu) yatırmanız karşılığında, borçluyu hiç haberdar etmeden 24 saat içinde "İhtiyati Haciz (El koyma)" kararı verir. Bu kararla 1 saat içinde borçlunun tüm banka hesaplarına, tapularına ve araçlarına "Bloke" konur. Ticari faaliyeti kilitlenen borçlu, uzlaşmak ve borcu ödemek zorunda kalır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Karşı şirket faturayı KEP (e-posta) veya posta ile bana iade etti. İade faturası kesmem şart mı?
Eğer karşı taraf faturanıza 8 gün içinde yasal yollarla (Noter, KEP vb.) itiraz edip "Faturayı Kabul Etmiyorum" diyerek size iade etmişse, iade faturası kesmenize gerek yoktur. Çünkü faturanın varlığı Hukuken tartışmalı hale gelmiştir. Ancak ticari teamüllerde, mal iadesi varsa muhasebe kayıtlarının (KDV vs.) düzeltilmesi için "İade Faturası" kesilmesi yaygındır.
Malı teslim ettim ama elimde irsaliye yok (şoför unutmuş/kaybolmuş). Alacağımı nasıl ispatlarım?
İrsaliye yoksa ispat yükü çok zorlaşır. Ancak imkansız değildir. Bu durumda; karşı tarafın (borçlunun) kendi ticari defterlerinde bu faturayı BA-BS formlarıyla Vergi Dairesine "Alış/Gider" olarak bildirip bildirmediğine (KDV indiriminden faydalanıp faydalanmadığına) bakılır. Eğer faturayı maliyeye bildirdiyse, Yargıtay kararlarına göre "Malı teslim almış" sayılır ve alacağınız ispatlanmış olur.
Borçlu şirketin üzerine kayıtlı hiçbir mal/para yok. Şirket sahibinin şahsi malına veya evine haciz gidebilir miyim?
Kural olarak "Hayır". Türk Hukukunda Anonim (A.Ş.) ve Limited (Ltd.Şti) şirketlerin ortakları, şirketin kamu borçları hariç ticari borçlarından ötürü "şahsi malvarlıklarıyla" sorumlu DEĞİLDİRLER. (Sadece şirkete koymayı taahhüt ettikleri sermaye kadar sorumludurlar). Bu nedenle icra takibi sadece şirketin tüzel kişiliğine yapılır. Ancak şirket sahibi senedin (bononun) arkasına kendi şahsi adıyla "Aval (Kefil)" imzası atmışsa, o zaman şahsi evine haciz gidilebilir.
Dava açmadan veya icra başlatmadan önce Arabulucuya gitmek zorunlu mu?
Eğer alacağınız için sadece "İlamsız İcra Takibi" başlatacaksanız arabulucuya gitmek zorunlu değildir, direkt icra dairesine başvurabilirsiniz. ANCAK, borçlu icraya itiraz ederse ve siz mahkemede "İtirazın İptali" veya doğrudan "Alacak Davası" açacaksanız, dava açmadan önce "Zorunlu Ticari Dava Arabuluculuğu"na başvurmanız Dava Şartıdır. Başvurmadan dava açarsanız mahkeme davanızı usulden reddeder.
Alacağım üzerinden çok zaman geçti. Ticari alacaklarda zamanaşımı süresi ne kadardır?
Ticari alacaklarda, sözleşmeden veya cari hesaptan doğan genel alacaklarda zamanaşımı süresi Türk Borçlar Kanunu gereği 10 YILDIR. (Bazı taşıma, eser sözleşmesi gibi özel işlerde 5 yıldır). Ancak bu borç bir ÇEK'e dayanıyorsa (ibrazdan itibaren 3 yıl) veya bir SENET/BONO'ya dayanıyorsa (vadeden itibaren 3 yıl) kambiyo zamanaşımı çok daha kısadır. Süreyi kesmek için icra takibi başlatılmalı veya dava açılmalıdır.