Kişisel İlişki Kurulması Dilekçesi Örneği

Dilekçe Portalına Dön

Kişisel ilişki (şahsi münasebet), velayeti kendisinde olmayan ebeveynin çocukla olan bağını sürdürebilmesi ve çocuğun gelişiminde aktif rol alabilmesi için tanınmış anayasal bir haktır. Hukukumuzda kişisel ilişki tesisi, sadece ebeveynin bir arzusu değil, aynı zamanda çocuğun her iki ebeveyninden de sevgi ve ilgi görme hakkının bir sonucudur. Boşanma sonrasında belirlenen kişisel ilişki takvimi, çocuğun yaşına, okul durumuna ve ebeveynlerin yaşam koşullarına göre esnek ve kapsayıcı olmalıdır.

Bu dilekçe örneği, mevcut görüşme saatlerinin çocukla nitelikli bir ilişki kurmak için yetersiz kalması veya velayeti elinde bulunduran tarafın görüşmeleri engellemesi durumunda açılan dava talebini içerir. Dilekçede, bayramlar, sömestir tatili, yaz tatili ve hafta sonları için çocuğun yaşına uygun yatılı görüşme talepleri detaylandırılır. Profesyonel bir kişisel ilişki talebi, çocuğun ebeveyne yabancılaşmasını önlemeyi ve sağlıklı bir aile bağı tesis etmeyi amaçlar.

ŞİŞMAN HUKUK VE DANIŞMANLIK
UETS: [UETS NO]
Tel: 0539 319 80 90
E-mail: avoguzhansisman@hotmail.com
[İSTANBUL] NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİ'NE
DAVACI
: [DAVACI] (T.C.: [TC NO])
[ADRES]
VEKİLİ
: AV. OĞUZHAN ŞİŞMAN
-Adres Antettedir-
DAVALI
: [DAVALI] (T.C.: [TC NO])
[ADRES]
KONU
: Müşterek çocuk [ÇOCUK İSMİ] ile müvekkil arasında KİŞİSEL İLİŞKİ KURULMASI (veya mevcut ilişkinin artırılması) talebidir.
AÇIKLAMALAR
Müvekkil [DAVACI] ile davalı [DAVALI], [MAHKEME]’nin [TARİH] tarihli kararı ile boşanmışlar ve müşterek çocuk [ÇOCUK İSMİ]’nin velayeti davalıya verilmiştir. Söz konusu kararda müvekkil ile çocuk arasında [ÖRN: AYDA İKİ KEZ GÜNDÜZLÜ] görüşme takvimi belirlenmiştir. Ancak mevcut düzenleme, çocuğun yaşı ve gelişimi dikkate alındığında hem müvekkil hem de çocuk için son derece yetersiz ve mağduriyet yaratıcı bir hal almıştır. 1. ÇOCUĞUN EBEVEYN SEVGİSİNDEN MAHRUM BIRAKILMAMASI Hukukumuzun ve uluslararası sözleşmelerin en temel ilkesi, çocuğun her iki ebeveyni ile de sağlıklı ve nitelikli bir ilişki kurmasıdır. Sadece birkaç saat süren ve yatılı olmayan görüşmeler, müvekkil ile çocuk arasında derin bir bağ kurulmasına imkân vermemektedir. Çocuk, babasını/annesini sadece dışarıda vakit geçirdiği bir figür olarak değil, hayatının her anında yanında olan bir ebeveyn olarak hissetmelidir. Mevcut kısa süreli görüşmeler, müvekkilin çocuk üzerindeki eğitici ve koruyucu rolünü yerine getirmesini engellemektedir. 2. EBEVEYNE YABANCILAŞMA RİSKİNİN ÖNLENMESİ Velayeti elinde bulunduran tarafın görüşme saatlerini kısıtlayıcı tutumu, çocukta "ebeveyne yabancılaşma sendromu" gelişmesine neden olabilmektedir. Çocuk, velayeti kendisinde olmayan ebeveyninden uzaklaştıkça aradaki duygusal bağ zayıflamakta ve telafisi güç psikolojik sorunlar ortaya çıkmaktadır. Kişisel ilişkinin artırılması, çocuğun her iki ebeveynine de güven duymasını ve parçalanmış aile yapısının olumsuz etkilerinden en az düzeyde etkilenmesini sağlayacaktır. 3. TATİL VE ÖZEL GÜNLER İÇİN YENİ DÜZENLEME TALEBİMİZ Çocuğun yaşı ve eğitim durumu göz önünde bulundurularak; - Her ayın belirli hafta sonlarında cuma gününden pazar gününe kadar yatılı kalması, - Dini ve milli bayramların ikinci gününden itibaren yatılı görüşme, - Sömestir tatilinin bir haftası ve yaz tatilinin bir ayı boyunca müvekkil yanında kalması, şeklinde geniş ve kapsayıcı bir takvim belirlenmesini talep ediyoruz. Bu düzenleme, müvekkilin çocuğuyla tatile gitmesine, birlikte uyumasına ve günlük yaşam ritmine dahil olmasına imkân tanıyacaktır. 4. DAVALI TARAFIN ENGELLEYİCİ TUTUMU Davalı taraf, mevcut karardaki saatlere dahi uymamakta, çeşitli bahanelerle müvekkilin çocuğu görmesini engellemektedir. Bu durum, çocuğun huzurunu bozmakta ve çatışmalı bir ortam yaratmaktadır. Mahkemece kurulacak net ve yaptırımı olan bir kişisel ilişki takvimi, bu keyfiyetin önüne geçecektir. 5. UZMAN GÖRÜŞÜ VE SOSYAL İNCELEME Müvekkilin yaşam koşulları, çocuk için son derece güvenli ve uygundur. Mahkemece görevlendirilecek pedagog ve psikologlar tarafından yapılacak inceleme neticesinde, kişisel ilişkinin artırılmasının çocuğun yararına olduğu açıkça görülecektir. DELİLLER : 1. Nüfus kayıt örnekleri ve boşanma ilamı, 2. Tanık beyanları, 3. Çocuğun yaş ve okul durumu belgeleri, 4. Sosyal inceleme raporu (SİR). SONUÇ VE TALEP : Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle; 1. Haklı DAVAMIZIN KABULÜ ile müşterek çocuk [ÇOCUK İSMİ] ile müvekkil arasında YATILI VE KAPSAYICI bir KİŞİSEL İLİŞKİ takvimi kurulmasına, 2. Dava süresince uygulanmak üzere geçici bir görüşme takvimi (TEDBİR) belirlenmesine, 3. Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, Karar verilmesini vekâleten saygılarımızla arz ve talep ederiz. [TARİH]

Önemli Uyarı: Kişisel ilişki davaları, çocuğun ruh sağlığını doğrudan etkileyen süreçlerdir. Mahkeme karar verirken tarafların arasındaki mesafeyi, çocuğun alışkın olduğu düzeni ve ebeveynlerin iş durumlarını titizlikle değerlendirir. Görüşmelerin icra kanalıyla yapılması zorunluluğu gibi durumların oluşmaması için sürecin en baştan profesyonel bir şekilde kurgulanması şarttır. Hak kaybı yaşamamak ve çocuğun geleceğini korumak için bir aile hukuku avukatından destek alınması önerilir.