[İSTANBUL] NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİ'NE
AÇIKLAMALAR
Müvekkil [DAVACI] ile davalı [DAVALI], [TARİH] tarihinden beri evlidirler. Taraflar arasındaki şiddetli geçimsizlik ve davalının kusurlu eylemleri nedeniyle müşterek hayat çekilmez bir hal almış ve taraflar [TARİH] tarihinden bu yana fiilen ayrı yaşamaya başlamışlardır. Müvekkil, müşterek çocuk ile birlikte [ADRES] adresindeki kiralık konutta ikamet etmekte olup, geçimini tek başına idame ettirme imkânından yoksundur.
1. AYRI YAŞAMA HAKKININ DOĞMASI VE İHTİYAÇ DURUMU
TMK m. 197 uyarınca, eşlerden biri, kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir. Mevcut durumda davalının müvekkile karşı sergilediği [ÖRN: ŞİDDET, HAKARET VEYA SADAKATSİZLİK] içeren tutumları nedeniyle müvekkilin ayrı yaşama hakkı doğmuştur. Ayrı yaşama süresince, eşlerin evlilik birliğinin giderlerine güçleri oranında katılma yükümlülüğü devam etmektedir. Müvekkil, herhangi bir gelire sahip olmayıp (veya asgari düzeyde gelire sahip olup), evin kirasını ve temel ihtiyaçlarını karşılamakta büyük zorluk çekmektedir.
2. MÜŞTEREK ÇOCUĞUN GİDERLERİ
Müvekkil ile birlikte yaşayan [YAŞ] yaşındaki müşterek çocuğun eğitim, sağlık, beslenme ve sosyal gelişim giderleri her geçen gün artmaktadır. Çocuğun [OKUL ADI] okuluna ait masrafları, servis ücreti ve kıyafet giderleri müvekkil tarafından borçlanılarak karşılanmaya çalışılmaktadır. Davalı taraf, mali gücü yerinde olmasına rağmen çocuğun ihtiyaçlarına duyarsız kalmakta ve müvekkili ekonomik olarak cezalandırmaya çalışmaktadır.
3. DAVALININ MALİ GÜCÜ VE KATKI YÜKÜMLÜLÜĞÜ
Davalı [DAVALI], [MESLEK ADI] olarak görev yapmakta ve aylık ortalama [MİKTAR] TL geliri bulunmaktadır. Ayrıca davalının üzerine kayıtlı taşınmazlar ve kira gelirleri olduğu bilinmektedir. Davalının ekonomik standartları ile müvekkilin içine düştüğü yoksulluk arasında büyük bir uçurum bulunmaktadır. Kanun, refah içindeki eşin, yoksulluk çeken diğer eşe ve çocuklarına yardım etmesini emretmektedir.
4. NAFAKANIN İVEDİLİĞİ VE ARA KARAR TALEBİMİZ
Tedbir nafakası, niteliği gereği "acil" bir önlemdir. Müvekkilin ve çocuğun yaşamlarını sürdürebilmeleri için mahkemenin nihai kararını beklemeleri mümkün değildir. Bu nedenle, duruşma günü beklenmeksizin, dosya üzerinden yapılacak ilk inceleme ile müvekkil lehine [MİKTAR] TL, çocuk lehine [MİKTAR] TL olmak üzere toplam [MİKTAR] TL tedbir nafakasına ara karar ile hükmedilmesini talep ediyoruz.
5. ENFLASYON KARŞISINDA KORUMA
Dava sürecinin uzama ihtimali dikkate alınarak, hükmedilecek nafaka miktarının her yıl TÜFE oranında artırılmasına karar verilmesi, paranın değer kaybı karşısında nafakanın sembolikleşmesini engelleyecektir.
DELİLLER :
1. Nüfus kayıt örneği,
2. Kira kontratı ve fatura dökümleri,
3. Çocuğun okul ve kurs gideri belgeleri,
4. Davalının gelir durumunu gösterir belgeler (SGK dökümleri, banka kayıtları),
5. Sosyal ve ekonomik durum araştırması (SED).
SONUÇ VE TALEP : Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle;
1. Haklı DAVAMIZIN KABULÜ ile müvekkil ve çocuk lehine davanın açıldığı tarihten itibaren geçerli olmak üzere toplam [MİKTAR] TL TEDBİR NAFAKASINA hükmedilmesine,
2. Söz konusu nafakanın duruşma beklenmeksizin ARA KARAR ile karara bağlanmasına,
3. Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine,
Karar verilmesini vekâleten saygılarımızla arz ve talep ederiz. [TARİH]