AÇIKLAMALAR
Davacı vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesi tarafımızca incelenmiş olup, ileri sürülen istinaf sebeplerinin dosya kapsamı, toplanan deliller ve yürürlükteki mevzuat hükümleri karşısında hukuki dayanaktan yoksun olduğu açıktır. Yerel mahkemece yapılan yargılama sonucunda tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmiş, dosya kapsamındaki deliller birlikte takdir edilerek davanın büyük ölçüde reddine karar verilmiştir. Bununla birlikte yerel mahkeme kararının özellikle elektrik bedeline ilişkin kabul hükmü ile vekâlet ücretinin hesaplanmasına ilişkin kısmı davalı aleyhine hatalı değerlendirmeler içermektedir.
1- DAVACI TARAFIN DAYANDIĞI [TARİH] TARİHLİ BELGE TAŞINMAZ DEVRİ NİTELİĞİNDE OLUP HUKUKEN GEÇERSİZDİR.
Davacı taraf, istinaf dilekçesinde dava konusu bodrum katın yapım bedeline karşılık kendisine tahsis edildiğini ileri sürmekte ve bu iddiasını [TARİH] tarihli adi yazılı belgeye dayandırmaktadır. Ancak taşınmaz mülkiyetinin devrine veya devrinin vaat edilmesine ilişkin sözleşmelerin geçerliliği kanun koyucu tarafından açık şekilde şekil şartına bağlanmıştır.
Nitekim Türk Medeni Kanunu’nun 706. maddesi, Türk Borçlar Kanunu’nun 237. maddesi ve Tapu Kanunu’nun 26. maddesi uyarınca taşınmaz mülkiyetinin devrine yönelik sözleşmeler ile taşınmaz satış vaadi sözleşmelerinin resmi şekilde yapılması zorunludur. Bu resmi şekil şartı ise ancak tapu müdürlüğünde düzenleme şeklinde yapılacak resmi senet veya noterlikçe düzenleme şeklinde yapılacak taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile yerine getirilebilir. Kanunda öngörülen bu şekil şartı geçerlilik şartı olup emredici niteliktedir. Somut olayda davacı tarafın dayandığı belge adi yazılı bir metinden ibarettir. Bu nedenle bu belgenin taşınmaz mülkiyetinin devrine ilişkin herhangi bir hak doğurması hukuken mümkün değildir.
2- DAVANIN ZAMANAŞIMI NEDENİYLE REDDİNE İLİŞKİN YEREL MAHKEME KARARI HUKUKA VE DOSYA KAPSAMINA TAMAMEN UYGUNDUR.
Davacı tarafın dayandığı [TARİH] tarihli adi yazılı belge dikkate alındığında, davacının iddia ettiği alacağın dayanağının bu tarihte ortaya çıktığı açıkça görülmektedir. Türk Borçlar Kanunu’nun 146. maddesi uyarınca, kanunda aksine bir düzenleme bulunmadıkça alacaklar on yıllık zamanaşımına tabidir. Bu durumda davacı tarafın iddia ettiği alacak hakkı en geç [TARİH] (10 yıl sonrası) tarihinde zamanaşımına uğramış bulunmaktadır. Davacı taraf işbu davayı bu süre dolduktan sonra açmıştır. Davacı tarafın istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü zamanaşımı başlangıcına ilişkin iddialar ise soyut beyanlardan ibaret olup dosya kapsamındaki delillerle desteklenmemektedir.
İSTİNAF SEBEPLERİMİZ
3- ELEKTRİK BEDELİNE İLİŞKİN KABUL KARARI HUKUKA AYKIRIDIR.
Yerel mahkeme tarafından davacı tarafından ödendiği iddia edilen elektrik bedellerinin bir kısmı yönünden [MİKTAR] tutarında kabul kararı verilmiştir. Ancak dosya kapsamında celp edilen [ELEKTRİK ŞİRKETİ] kayıtları incelendiğinde, elektrik aboneliklerinin doğrudan davacı adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Elektrik aboneliği hukuki niteliği itibariyle abonelik sözleşmesine dayalı şahsi bir borç ilişkisi doğurmaktadır.
Sebepsiz zenginleşme hükümlerinin uygulanabilmesi için davalının haklı bir sebep olmaksızın zenginleşmesi gerekir. Somut olayda davacı, kendi adına kayıtlı abonelik kapsamında kendi kullanımına ilişkin elektrik borcunu ödemiştir. Davalının yararlanmadığı bir elektrik tüketimi nedeniyle sorumlu tutulması hukuken mümkün değildir. Bu yönüyle kararın kaldırılması ve davanın tamamen reddine karar verilmesi gerekmektedir.
4- KARŞI VEKÂLET ÜCRETİNİN REDDEDİLEN TOPLAM TUTAR ÜZERİNDEN HESAPLANMASI GEREKİRKEN HATALI ŞEKİLDE HESAPLANMIŞTIR.
Somut olayda davacı taraf toplam [MİKTAR] alacak talep etmiş, mahkemece yalnızca [MİKTAR]’lik kısmı kabul edilmiş, talebin [MİKTAR]’lik kısmı reddedilmiştir. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davanın reddedilen kısmı bakımından davalı lehine vekâlet ücretinin reddedilen alacak miktarı esas alınarak belirlenmesi gerekmektedir. Mahkemenin bu tutar üzerinden hesaplama yapmaması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ VE TALEP : Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan REDDİNE,
2. İstinaf taleplerimizin KABULÜ ile yerel mahkeme kararının elektrik alacağı yönünden kaldırılmasına ve davanın tamamen REDDİNE,
3. Mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda ise karşı vekaletin reddedilen tutar üzerinden hesaplanarak istinaf mahkemesince DÜZELTİLMESİNE,
4. Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. [TARİH]