Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Talep Dilekçesi

Dilekçe Portalına Dön

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB), ceza muhakemesi hukukumuzda sanığın topluma kazandırılması ve bir şans daha verilmesi amacıyla ihdas edilmiş son derece önemli bir hukuki müessesedir. Belirli şartların varlığı halinde, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuk aleminde sonuç doğurmaması ve sanığın denetim süresi boyunca suç işlememesi şartıyla davanın düşmesi sonucunu doğurur. Bu uygulama, sanığın adli siciline işlenmeyen bir "askıya alma" kararı niteliğindedir.

Bu dilekçe örneği, sanığın mahkemeye sunduğu son beyanlarında veya yargılama aşamasında beraat talebinin yanı sıra ikincil bir talep olarak HAGB müessesesinin uygulanmasını içermektedir. Dilekçede, sanığın geçmişi, sabıkasızlık durumu ve suç işleme konusundaki düşük eğilimi profesyonel bir dille vurgulanır. HAGB talebi, bir suç kabulü olmayıp, yargılamanın olası risklerine karşı sanığın yasal haklarını koruma altına alan stratejik bir hamledir.

ŞİŞMAN HUKUK VE DANIŞMANLIK
UETS: [UETS NO]
Tel: 0539 319 80 90
E-mail: avoguzhansisman@hotmail.com
[MAHKEME] SAYIN HAKİMLİĞİ'NE
DOSYA NO
: [DOSYA NO]
SANIK
: [DAVALI] (T.C.: [TC NO])
[ADRES]
MÜDAFİİ
: AV. OĞUZHAN ŞİŞMAN
-Adres Antettedir-
KONU
: Müvekkil hakkında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verilmesi talebimizdir.
AÇIKLAMALAR
Sayın mahkemeniz huzurunda yürütülmekte olan yargılama sürecinin sonuna gelinmiş bulunmaktadır. Müvekkil [DAVALI] üzerine atılı suçlamaları kabul etmemekle birlikte, mahkemenin beraat dışındaki olası kanaatleri durumunda müvekkilin hukuk dünyasında telafisi güç zararlara uğramaması adına Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) müessesesinin uygulanmasını talep etme zarureti hasıl olmuştur. 1. YASAL ŞARTLARIN VARLIĞI Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinde düzenlenen HAGB kararının verilebilmesi için gerekli olan tüm yasal şartlar müvekkil açısından gerçekleşmiştir. Şöyle ki; müvekkile isnat edilen suçun cezası üst sınır itibariyle iki yılın altındadır (veya yapılan yargılama sonucunda belirlenecek ceza bu sınırlar içerisinde kalacaktır). Ayrıca müvekkilin daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı mahkûmiyeti bulunmamaktadır. Müvekkil, adli sicil kaydı tertemiz olan, bugüne kadar hukuk kurallarına riayet etmiş örnek bir vatandaştır. 2. SANIK KİŞİLİĞİ VE SUÇ İŞLEME EĞİLİMİ Kanunun aradığı "sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması" şartı müvekkil nezdinde tam olarak vücut bulmuştur. Müvekkil, yargılama boyunca mahkemeye karşı saygılı bir tutum sergilemiş, adaletin tecellisi için üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirmiştir. Müvekkilin sosyal ve ekonomik durumu, yerleşik aile düzeni ve bugüne kadarki yaşam tarzı dikkate alındığında, söz konusu olayın münferit bir kaza veya hata olduğu, müvekkilin suç işleme yönünde bir iradesinin veya eğiliminin bulunmadığı açıkça görülecektir. Müvekkilin yeniden bir suç teşkil eden fiil içerisinde bulunmayacağı hususu dosyadaki tüm verilerle sabittir. 3. MAĞDURUN ZARARININ GİDERİLMESİ (VARSA) Eğer söz konusu suç tipi maddi bir zararı gerektiriyorsa, müvekkil bu zararı giderme konusunda en başından beri iyi niyetli bir yaklaşım sergilemiş veya zarar hali hazırda giderilmiştir. HAGB kurumunun amaçlarından biri de mağdurun uğradığı zararın telafi edilmesini teşvik etmektir. Müvekkilin bu yöndeki yapıcı tutumu, kurumun uygulanması için gerekli olan objektif şartın da sağlandığını teyit etmektedir. 4. HUKUKİ BİR İMKÂN OLARAK HAGB VE SOSYAL ETKİLERİ Ceza hukukunun amacı sadece cezalandırmak değil, aynı zamanda hatalardan ders çıkaran bireyleri topluma yeniden kazandırmaktır. Müvekkil gibi sabıkasız ve topluma entegre olmuş bir kişinin, hakkında verilecek bir mahkûmiyet hükmüyle adli sicilinin kirlenmesi, onun mesleki geleceğini ve sosyal itibarını geri dönülemez şekilde zedeleyecektir. HAGB kararı, sanığa bir denetim süresi tanıyarak ona aslında bir "şans" vermektedir. Müvekkilin bu şansı en iyi şekilde kullanacağı ve denetim süresini sorunsuz tamamlayacağı hususunda mahkemenin takdiri bizler için hayati önem taşımaktadır. Müvekkilin peşinen "suçlu" ilan edilmesi yerine, yasaların tanıdığı bu imkândan faydalandırılması adaletin hakkaniyetli dağıtımıyla uyumlu olacaktır. 5. SANIK RIZASI Müvekkil [DAVALI], şahsına tanınan bu hukuki müessesenin (HAGB) uygulanmasına muvafakat etmektedir. Kanun gereği sanığın onayı olmadan bu hükmün uygulanması mümkün olmadığından, müvekkilin bu yöndeki rızasını sayın mahkemenize açıkça beyan ediyoruz. SONUÇ VE TALEP : Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle; 1. Öncelikle müvekkilin üzerine atılı suçun unsurları oluşmadığından BERAATİNE, 2. Mahkemeniz aksi kanaatte ise (mahkûmiyet kararı verilecekse), müvekkilin sabıkasız geçmişi, mahkemedeki iyi hali ve yeniden suç işlemeyeceği yönündeki kanaatler doğrultusunda CMK m. 231 uyarınca HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA (HAGB), Karar verilmesini vekâleten saygılarımızla arz ve talep ederiz. [TARİH]

Önemli Uyarı: HAGB talebi, ceza yargılamasında sanığa tanınan en kritik haklardan biridir. Ancak bu talebin sunulması beraat talebinden vazgeçildiği anlamına gelmez; aksine kademeli bir savunma stratejisidir. HAGB kararının hukuki sonuçları ve itiraz süreçleri oldukça hassas olduğundan, başvurunun mutlaka profesyonel bir avukat yardımıyla yapılması tavsiye edilir.