TEMYİZ NEDENLERİ VE AÇIKLAMALAR
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar, maddi hukuka ve usul kurallarına açıkça aykırıdır. İstinaf mercii, yerel mahkemenin hatalı kararına iştirak ederek müvekkilin hak mağduriyetini perçinlemiştir. Kanun hükümlerinin yanlış yorumlanması ve suç vasfının tayinindeki isabetsizlikler nedeniyle kararın bozulması gerekmektedir.
1. SUÇ VASFININ TAYİNİNDE HATA YAPILMIŞTIR
Temyize konu olayda müvekkilin eylemi, iddianamede ve mahkeme kararında belirtilen suç tipine uygun düşmemektedir. Dosya kapsamındaki maddi vakıalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, müvekkilin eyleminin "kasıt" unsuru taşımadığı, şikâyetçi tarafın yönlendirmesiyle olayın mecrasından saptırıldığı görülecektir.
Maddi hukukun emrettiği "tipiklik" unsuru müvekkilin fiiliyle örtüşmemektedir. Eğer bir suçtan söz edilecekse dahi, bu suçun daha az cezayı gerektiren hali veya başka bir suç tipi olduğu açıkça anlaşılmaktadır. İstinaf dairesinin bu teknik ayrımı gözetmeksizin mahkûmiyet hükmünü onaması, kanunun hatalı uygulanması niteliğindedir.
2. CEZANIN BELİRLENMESİNDE ALT SINIRIN AŞILMASI VE TAKDİRİ İNDİRİM NEDENLERİNİN UYGULANMAMASI
Mahkeme, cezayı belirlerken alt sınırdan uzaklaşmak için hiçbir somut gerekçe göstermemiştir. Türk Ceza Kanunu m. 61 uyarınca temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, failin kastının yoğunluğu gibi unsurların dosyaya uygun şekilde tartışılması gerekir. Müvekkil lehine olan hiçbir durumun tartışılmamış olması ve cezanın üst sınıra yakın belirlenmesi hakkaniyete aykırıdır.
Ayrıca, müvekkilin yargılama sürecindeki samimi ikrarı, geçmişteki sabıkasız hayatı ve duruşmalardaki olumlu tutumu dikkate alınarak TCK m. 62 uyarınca takdiri indirim uygulanması gerekirken, matbu gerekçelerle bu talebimizin reddedilmesi kararı sakatlamıştır.
3. MUTLAK BOZMA NEDENLERİ VE USULÜ AYKIRILIKLAR
Yargılama süreci boyunca müvekkilin savunma hakkı ağır şekilde kısıtlanmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi, duruşma açması gereken bir dosyada evrak üzerinden inceleme yaparak hüküm kurmuştur. Müvekkilin esasa etkili tanıklarının dinlenmemesi, savunma tarafına delil sunma imkânı tanınmaması ve gerekçeli kararın savunmanın hiçbir iddiasına yanıt vermemesi "mutlak bozma" nedenidir.
Ceza Muhakemesi Kanunu m. 289’da sayılan hukuka kesin aykırılık halleri somut dosyada mevcuttur. Mahkemenin kanuna aykırı olarak toplanmış delilleri hükme esas alması ve savunmanın temel direği olan çelişmeli yargılama ilkesini hiçe sayması kabul edilemez.
4. HUKUKA AYKIRI DELİL DEĞERLENDİRMESİ
Dosya içerisinde yer alan ve hükme dayanak yapılan verilerin bir kısmı, CMK m. 217/2’ye aykırı olarak hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiştir. Anayasa'nın 38. maddesi uyarınca, kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez. İstinaf merciinin bu sakat delilleri ayıklamak yerine onlara dayanarak hükmü onaylaması, kararın Yargıtay nezdinde bozulmasını zorunlu kılan en önemli hususlardan biridir.
5. DURUŞMALI İNCELEME TALEBİMİZ
Davanın önemi, müvekkilin hürriyetini kısıtlayan cezanın ağırlığı ve hukuki argümanlarımızın karmaşıklığı dikkate alınarak, temyiz incelemesinin DURUŞMALI olarak yapılmasını talep ediyoruz.
SONUÇ VE TALEP : Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle;
1. [İSTANBUL] Bölge Adliye Mahkemesi [1. Ceza Dairesi]’nin [TARİH] tarihli, [DOSYA NO] Esas ve [KARAR NO] Karar sayılı kararının müvekkil lehine BOZULMASINA,
2. Müvekkilin tahliyesine (eğer tutuklu ise) ve beraatine karar verilmesine,
3. Temyiz incelemesinin DURUŞMALI olarak yapılmasına,
Karar verilmesini vekâleten saygılarımızla arz ve talep ederiz. [TARİH]