Kamulaştırmasız el atma, idarenin bir taşınmaza, kamulaştırma kanununda öngörülen usul ve esaslara uymadan (bedelini ödemeden, tebligat yapmadan) fiilen el koyması veya imar planlarında kısıtlayıcı kararlar alarak malikin kullanım hakkını engellemesidir. Anayasa'nın 35. maddesi ile güvence altına alınan mülkiyet hakkı, ancak kamu yararı amacıyla ve karşılığı peşin ödenmek şartıyla kısıtlanabilir. İdarenin usulsüz el atmaları durumunda malik, taşınmazın güncel değerinin tahsili amacıyla "kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat" davası açma hakkına sahiptir.
Bu dilekçe örneği, mülkiyeti davacıya ait olan bir taşınmazın belediye veya karayolları gibi kurumlarca fiilen yol, park veya benzeri bir amaçla kullanılması durumunda açılacak dava için hazırlanmıştır. Dilekçede, el atmanın haksızlığı, taşınmazın rayiç değeri ve mülkiyetin tazminat karşılığında idareye terki talebi yer alır. Kamulaştırmasız el atma davaları ikiye ayrılır: Fiili el atma (fiziksel müdahale) ve Hukuki el atma (imar planında yeşil alan/okul alanı gibi gösterilip 5 yıl boyunca kamulaştırılmaması). Her iki durumda da malikin zararının giderilmesi esastır. 2023 Eylül ayından itibaren bu davalarda arabuluculuk süreci dava şartıdır.
Tel: 0539 319 80 90
E-mail: avoguzhansisman@hotmail.com
[ADRES]
-Adres Antettedir-
[ADRES]
Önemli Uyarı: Kamulaştırmasız el atma davalarında "zamanaşımı" yoktur (2013 Anayasa Mahkemesi kararı sonrası). Ancak idarenin el atması sadece plan üzerinde kalmışsa (Hukuki El Atma), tazminat davası açmadan önce idareye başvurulması ve belirli bir sürenin geçmesi gerekebilir. Fiili el atmalarda ise (Yol geçmesi vb.) doğrudan arabuluculuk ve dava yolu seçilebilir. Tazminat bedeli hesaplanırken taşınmazın imar durumu, emsalleri ve bölge gelişimi kriterleri belirleyicidir. İdari süreçlerin karmaşıklığı nedeniyle bir gayrimenkul avukatı ile çalışılması önerilir.