İstihkak davası, İcra ve İflas Kanunu Madde 96-99 arasında düzenlenen ve haciz işlemi sırasında borçluya ait olmadığı iddia edilen bir malın, gerçek sahibine iadesini sağlayan bir dava türüdür. İcra memurları, borçlunun elinde bulunan veya borçluyla birlikte oturulan yerlerdeki malları "borçluya aitmiş gibi" haczedebilir (Mülkiyet Karinesi). Ancak bu mallar aslında bir üçüncü kişiye (örn: kiracıya, aile ferdine veya ticari ortağa) ait olabilir. Bu durumda malın gerçek sahibi, hacizden itibaren 7 gün içinde icra mahkemesinde istihkak davası açarak mülkiyet hakkını ispat etmeli ve haczini kaldırtmalıdır.
Bu dilekçe örneği; bir üçüncü kişinin evinde veya işyerinde borçluyla olan ilişkisi nedeniyle yapılan haksız hacizlere karşı hazırlanmıştır. Dilekçede, haczedilen malların faturaları, kredi kartı ekstreleri, sevk irsaliyeleri gibi mülkiyeti ispatlayan belgeler temel dayanak yapılır. İstihkak davasında mahkemeden ayrıca "satışın durdurulması" veya "malın yediemin olarak davacıya teslimi" yönünde tedbir kararı verilmesi talep edilebilir. Eğer haciz borçlunun elinde yapılmışsa ispat yükü üçüncü kişidedir; ancak haciz üçüncü kişinin elinde yapılmışsa mülkiyet karinesi üçüncü kişi lehine işler ve alacaklı taraf malın borçluya ait olduğunu ispat etmek zorunda kalır.
Tel: 0539 319 80 90
E-mail: avoguzhansisman@hotmail.com
[ADRES]
-Adres Antettedir-
2- [BORÇLU ADI/UNVANI]
Önemli Uyarı: İstihkak davasında "7 günlük süre" kesindir ve haczin öğrenildiği tarihten itibaren başlar. Eğer haciz sırasında orada değilseniz, haczi öğrendiğiniz andan itibaren süreniz işler. İspat noktasında faturanın sadece varlığı yetmeyebilir; faturanın tarihinin icra takibinden/borcun doğumundan önce olması mahkemece aranır. Ayrıca alacaklı tarafın "muvazaa" (danışıklı işlem) iddiasında bulunma hakkı vardır. Bu davalarda kaybeden taraf, malın değerinin %20'si oranında tazminata mahkum edilebilir. Hak kaybı yaşamamak için mutlaka bir uzman avukatla çalışınız.