Menfi tespit davası, İcra ve İflas Kanunu Madde 72 uyarınca açılan ve bir kişinin, kendisini alacaklı olarak iddia eden tarafa "borçlu olmadığının" tespiti amacını güden bir davadır. Bu dava, haksız bir icra takibi başlatılmadan önce açılabileceği gibi, takipten sonra da açılabilir. Davanın temel amacı, borçlu görünen kişinin malvarlığı üzerindeki haciz baskısını kaldırmak ve borcun hukuken var olmadığını tescil ettirmektir. Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak alacaklıdadır; yani alacaklı borcun varlığını ispat etmek zorundadır. Ancak borçlu, borcun ödendiğini veya geçersiz olduğunu iddia ediyorsa, bu iddiaları ispat külfeti borçluya geçer.
Bu dilekçe örneği; bedelsiz kalan senetler, ödenmiş borçlar veya sahte imzalar üzerine kurulan icra takipleri için hazırlanmıştır. Dilekçede, borcun neden var olmadığı (örn: karşılıklı edimlerin ifa edilmemesi, hatır senedi olması) ve alacaklının kötüniyeti detaylandırılır. Davanın en önemli unsuru "İhtiyati Tedbir" talebidir; %15 oranında bir teminat yatırılarak icra takibinin durdurulması ve paranın alacaklıya ödenmesinin engellenmesi talep edilir. Ayrıca davanın kabulü halinde, haksız takip yapan alacaklının borcun %20'sinden az olmamak üzere "Kötüniyet Tazminatı" ödemesine karar verilmesi istenir.
Tel: 0539 319 80 90
E-mail: avoguzhansisman@hotmail.com
(Veya Asliye Ticaret Mahkemesi'ne)
[ADRES]
-Adres Antettedir-
[ADRES]
Önemli Uyarı: Menfi tespit davasında en kritik an, davanın takipten önce mi yoksa sonra mı açıldığıdır. Takipten önce açılan davada mahkeme, icranın durdurulması için daha kolay tedbir verebilir. Takipten sonra açılan davada ise icranın durdurulması için genellikle %115 teminat (borcun tamamı + feriler) gerekebilir. Bu dava teknik bilgi ve strateji gerektirdiğinden, süreci yanlış yönetmek sadece borcu ödemenize değil, üstüne %20 tazminat ve yüksek vekalet ücretleri ödemenize neden olabilir. Mutlaka bir icra avukatı ile ilerleyiniz.