Tam yargı davası, idari eylem ve işlemlerden dolayı hakları doğrudan ihlal edilen kişilerin uğradıkları zararların giderilmesi amacıyla açtıkları bir tazminat davası türüdür. İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) m. 2 uyarınca, idarenin "hizmet kusuru" (idarenin üzerine düşen görevi hiç yapmaması, geç yapması veya kötü yapması) veya bazı durumlarda kusuru olmasa dahi (kusursuz sorumluluk) ortaya çıkan zararları tazmin yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu dava türü, vatandaşı idarenin haksız eylemlerine karşı koruyan ve "sosyal hukuk devleti" ilkesini somutlaştıran en önemli yasal yoldur.
Bu dilekçe örneği, idari bir işlemden (örn: haksız bir ihraç kararı, ruhsatın usulsüz iptali) veya idari bir eylemden (örn: yol çalışması sırasında taşınmazın zarar görmesi, kamu hastanesindeki tıbbi hata) kaynaklanan maddi ve manevi zararların tahsili için hazırlanmıştır. Dilekçede, idarenin kusuru, meydana gelen zarar ve bu ikisi arasındaki "illiyet bağı" (neden-sonuç ilişkisi) detaylıca işlenir. İdari eylemlerden kaynaklanan tazminat davalarında, dava açmadan önce ilgili idareye başvurulması ve zararın giderilmesinin istenmesi (İYUK m. 13) zorunlu bir dava şartıdır.
Tel: 0539 319 80 90
E-mail: avoguzhansisman@hotmail.com
[ADRES]
-Adres Antettedir-
[ADRES]
Önemli Uyarı: Tam yargı davalarında "ön başvuru" zorunluluğu hayati önemdedir. İdari eylemin öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl ve her halükarda 5 yıl içinde idareye başvurulması gerekir. İdarenin cevabı üzerine 60 günlük dava açma süresi başlar. Maddi tazminat talepleri belirsiz alacak davası şeklinde açılabilir. Manevi tazminat miktarı ise olayın ağırlığına göre hakim tarafından takdir edilir. İdari yargının kendine has "yazılı" yargılama kültürü nedeniyle bir idare hukuku avukatından destek alınması önerilir.