Ödeme emrine itiraz davası, 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca idare tarafından (Vergi Dairesi, SGK, Gümrük vb.) kesinleştiği varsayılan bir alacağın tahsili amacıyla mükellefe gönderilen ödeme emrinin durdurulması ve iptali için açılan davadır. 6183 Sayılı Kanun m. 58 uyarınca, bu ödeme emrine karşı ancak üç nedenden dolayı itiraz edilebilir: Borcun olmadığı, borcun kısmen ödendiği veya borcun zamanaşımına uğradığı. Bu davanın en kritik özelliği, tebliğden itibaren sadece 15 gün içinde açılması gerekliliğidir.
Bu dilekçe örneği, mükelleflerin veya kurumların haksız takip işlemlerine karşı hukuki savunmalarını yapmak üzere hazırlanmıştır. Dilekçede, borcun aslına dair ihbarnamelerin usulüne uygun tebliğ edilmediği (yani alacağın aslında kesinleşmediği), borcun daha önce ödendiğine dair kanıtlar veya takip zamanaşımı sürelerinin dolduğu gibi iddialar yer alır. Ödeme emrine itiraz davası, icra takibi gibi hızlı ilerleyen bir süreci durdurmak için açıldığından, dilekçede mutlaka "Yürütmenin Durdurulması" (YD) talebinde bulunulmalıdır; aksi halde dava sürerken haciz işlemleri devam edebilir.
Tel: 0539 319 80 90
E-mail: avoguzhansisman@hotmail.com
(Veya İlgili İdare Mahkemesi Başkanlığı'na)
[ADRES]
-Adres Antettedir-
Önemli Uyarı: Ödeme emrine itiraz davası açarken 15 günlük süre "hak düşürücü" süredir. Bu süreden sonra açılan davalar incelenmeksizin reddedilir. Dava açarken mutlaka "Yürütmenin Durdurulması" talep edilmelidir; çünkü vergi davalarından farklı olarak, ödeme emrine itiraz davası açmak tahsilat işlemlerini kendiliğinden durdurmaz. İtirazın haksız bulunması durumunda %10 "haksız çıkma tazminatı"na hükmedilebileceği de unutulmamalıdır. Bu denli riskli ve hızlı bir süreçte bir vergi/idare avukatı ile çalışılması en doğru yoldur.