Hizmet tespiti davası, bir işyerinde sigortasız çalıştırılan veya çalışmaları SGK'ya eksik bildirilen işçilerin, fiilen çalıştıkları sürelerin ve gerçek ücretlerinin mahkeme kararıyla saptanmasını sağlayan bir dava türüdür. Bu dava, sadece işçinin menfaatini değil, aynı zamanda devletin prim alacağını da ilgilendirdiği için "kamu düzenine" ilişkindir. Bu nedenle mahkeme, tarafların sunduğu delillerle bağlı kalmaksızın kendiliğinden (resen) araştırma yapar. Hizmet tespiti davası açmak için arabuluculuk şartı bulunmamaktadır; doğrudan İş Mahkemesi'nde açılır.
Bu dilekçe örneği, yıllarca aynı işyerinde çalışmasına rağmen sigortası yapılmayan veya asgari ücretten gösterilen işçiler için hazırlanmıştır. Dilekçede, işe giriş ve çıkış tarihleri, yapılan işin niteliği ve işyerindeki hiyerarşik yapı detaylandırılır. İspat noktasında en güçlü delil "bordrolu tanıklar"dır (aynı dönemde o işyerinde sigortalı çalışan kişiler). Ayrıca işyerine ait fotoğraflar, yazışmalar (WhatsApp, e-posta), banka dekontları veya kargo teslim fişleri gibi her türlü yazılı belge delil olarak sunulabilir. Dava sonucunda tespit edilen süreler, işçinin emeklilik gün sayısına ve kıdemine eklenir.
Tel: 0539 319 80 90
E-mail: avoguzhansisman@hotmail.com
[ADRES]
-Adres Antettedir-
[ADRES]
Önemli Uyarı: Hizmet tespiti davalarında "5 yıllık hak düşürücü süre" çok kritiktir; bu sürenin geçmesi durumunda dava reddedilir. Davada en önemli ispat aracı, o dönemde aynı işyerinde sigortalı gözüken çalışma arkadaşlarıdır (bordrolu tanık). Eğer bordrolu tanık yoksa, komşu işyeri çalışanlarının beyanları da delil olabilir. Bu dava türünde "arabuluculuk" zorunlu değildir. Hizmet tespiti davası ile tazminat davaları (kıdem/ihbar) birlikte açılabilir; ancak hizmet tespiti davası genellikle diğer davalar için "bekletici mesele" yapılır. Uzman bir avukat ile çalışmak, prim günlerinizi kurtarmanız için hayati önemdedir.