Rekabet yasağı sözleşmesi, işçinin iş sözleşmesi sona erdikten sonra, belirli bir süre boyunca işvereniyle rekabet edecek eylemlerde bulunmamasını (rakip firmada çalışmamak veya benzer bir iş kurmamak) taahhüt ettiği hukuki bir kayıttır. Türk Borçlar Kanunu Madde 444 uyarınca rekabet yasağının geçerli olabilmesi için; işçinin fiilen ticari sırları veya müşteri portföyünü biliyor olması, yasağın yer, zaman ve konu bakımından sınırlandırılmış olması ve işverenin haklı bir menfaatinin bulunması şarttır. Bu yasağın ihlali durumunda işveren, sözleşmede kararlaştırılan "Cezai Şart" tutarını ve eğer zararı bu tutarı aşıyorsa ek tazminat talep edebilir.
Bu dilekçe örneği, kritik bilgilere sahip bir personelin işten ayrıldıktan hemen sonra rakip bir firmada benzer pozisyonda çalışmaya başlaması üzerine işveren tarafından hazırlanan dava metnidir. Dilekçede, sözleşmedeki rekabet yasağı maddesi, personelin erişimi olan ticari sırlar, ihlalin somut delilleri (örn: LinkedIn güncellemeleri, müşteri beyanları) ve uğranılan potansiyel zararlar detaylandırılır. Mahkemeden ayrıca ihlalin durdurulması için "İhtiyati Tedbir" kararı verilmesi de talep edilebilir. Ticaret Mahkemeleri veya İş Mahkemeleri'nin görev alanına giren bu davalar, ticari itibarın ve rekabet gücünün korunması açısından stratejik öneme sahiptir.
Tel: 0539 319 80 90
E-mail: avoguzhansisman@hotmail.com
[ADRES]
-Adres Antettedir-
[ADRES]
Önemli Uyarı: Her rekabet yasağı kaydı geçerli değildir. Eğer yasak; süre (2 yılı aşamaz), yer (bir şehir veya bölge ile sınırlı olmalı) ve konu (sadece yapılan işle sınırlı olmalı) bakımından işçinin ekonomik geleceğini tehlikeye atacak kadar ağırsa mahkemece iptal edilebilir veya indirim yapılabilir. Ayrıca iş sözleşmesi işveren tarafından haksız yere feshedilmişse, rekabet yasağı kendiliğinden sona erer. Bu davalar oldukça teknik olduğu için hem işçi hem de işveren tarafında profesyonel bir ticaret hukuku avukatı ile çalışılması önerilir.