avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul
Şişman Hukuk Bürosu Emsal Kararlar

Arabuluculuk Anlaşma Belgesinin İmzalanması

Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin en etkilisi olan arabuluculuk, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu (HUAK) ile Türk hukuk sistemine entegre edilmiştir. Özellikle iş hukukunda dava şartı haline getirilmesiyle birlikte, uyuşmazlıkların büyük bir kısmı mahkemeye gitmeden arabuluculuk masasında çözülmektedir. Ancak arabuluculuk sürecinin sonunda varılan anlaşmanın hukuki bir "ilam" (mahkeme kararı) gücüne kavuşabilmesi için kanunun öngördüğü şekil şartlarına sıkı sıkıya uyulması gerekmektedir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatları, bir arabuluculuk anlaşma belgesinin icra edilebilir olması için "taraflar", "taraf vekilleri" ve "arabulucu" tarafından "birlikte" imzalanmış olması gerektiğini vurgulamaktadır. Sadece vekillerin ve arabulucunun imzasını taşıyan, tarafların (asılların) bizzat imzasının bulunmadığı belgeler, mahkeme kararı (ilam) niteliği kazanamaz ve doğrudan icra takibine konu edilemez. Bu makalede, arabuluculuk anlaşma belgelerinde imza zorunluluğu, vekaletle temsilin sınırları ve Yargıtay’ın usul hatası içeren tutanaklara dair emsal yaklaşımı akademik bir derinlikle ele alınacaktır.

Hukuki süreçlerin hızlı sonuçlanması ne kadar arzulanırsa arzulansın, usul kuralları hakkın özünü koruyan birer kalkandır. Arabuluculukta varılan anlaşma, tarafların mülkiyet haklarını, alacaklarını ve borçlarını belirleyen çok kritik bir metindir. Bu nedenle kanun koyucu, belgenin icra edilebilirlik şerhi (mahkeme onayı) gerektirmeksizin ilam niteliğinde sayılabilmesi için en üst düzeyde "şekli güvence" aramıştır. Yargıtay'ın emsal kararı, bu güvencenin sadece avukat imzasıyla sağlanamayacağını, uyuşmazlığın asıl sahiplerinin (işçi ve işveren) de iradelerini imza ile beyan etmelerinin şart olduğunu tescil etmiştir.

6325 Sayılı Kanun Madde 18 Analizi

HUAK 18. maddesi, arabuluculuk faaliyeti sonunda varılan anlaşmanın kapsamını ve hukuki gücünü düzenler. Maddenin beşinci fıkrası, 2017 yılında yapılan değişiklikle, arabuluculuk masasında tüm tarafların avukatlarıyla temsil edilmesi durumunda bir kolaylık getirmiştir. Buna göre; taraflar, avukatları ve arabulucu tarafından birlikte imzalanan anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır.

Buradaki "birlikte" ifadesi, kümülatif bir zorunluluğu ifade eder. Yani imza listesinde üç grup da bulunmalıdır: Tarafın kendisi, tarafın avukatı ve arabulucu. Eğer bu üçlü imza seti tamamlanmamışsa, belge otomatik olarak ilam niteliği kazanmaz. Bu durumda belgenin icraya konulabilmesi için ya asılların imzası tamamlanmalı ya da mahkemeden "icra edilebilirlik şerhi" alınmalıdır. Yargıtay, bu şekli şartın eksikliğini "esaslı bir usul hatası" olarak görmekte ve doğrudan icra takibine engel teşkil ettiğini belirtmektedir.

HUAK Madde 18/5 "Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşılan hususlar hakkında taraflar, avukatları ve arabulucu tarafından birlikte imzalanan anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır."

İlam Niteliğinde Belge Kavramı

İlam, kesinleşmiş bir mahkeme kararıdır. İlam niteliğinde belge ise, bir mahkeme kararı olmamasına rağmen kanunun ona "karar gücü" tanıdığı belgelerdir (Örn: Noter senetleri, arabuluculuk tutanakları). Bu belgelerin en büyük avantajı, borçluya karşı doğrudan "ilamlı icra takibi" başlatılabilmesine imkan tanımasıdır. İlamlı takipte itiraz, icrayı durdurmaz ve süreç çok daha hızlı işler.

Arabuluculuk belgesinin bu devasa güce kavuşabilmesi, onun "tarafsız ve eksiksiz bir irade beyanı" olduğunu kanıtlamasına bağlıdır. Yargıtay, avukatın müvekkili adına anlaşma yetkisi olsa dahi, ilam niteliği kazanma noktasında vekaletnamenin yetersiz kalacağını, bizzat asılın imzasının arandığını vurgular. Bu, tarafın masadaki anlaşmayı son kez görerek "evet, kabul ediyorum" dediğinin mühürlenmesidir.

Asılların İmzası Olmadan Geçerlilik

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin incelediği somut olayda; 01.11.2021 tarihli bir anlaşma belgesi bulunmaktadır. Bu belge sadece vekiller ve arabulucu tarafından imzalanmıştır. İlk derece mahkemesi bu belgeyi geçerli sayarak ilamlı takibe yol vermişse de, Yargıtay bu kararı bozmuştur. Bozma gerekçesi çok nettir: "Asıllar tarafından imzalanmamıştır."

Asılların imzası olmayan bir belge geçersiz değildir; ancak "ilam niteliğinde" değildir. Bu ayrım çok önemlidir. Söz konusu belge, mahkemede "yazılı delil başlangıcı" veya "adi nitelikte bir sözleşme" olarak kullanılabilir. Ancak icra dairesine gidip "bu karar kesinleşmiş mahkeme kararı gibidir, hemen parayı tahsil et" diyemezsiniz. Bu ayrımı gözetmeyen takipler, icra mahkemelerince "süresiz şikayete" tabi olarak iptal edilebilir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi - 2022/12111 E., 2022/11575 K. "01.11.2021 tarihli belge, sadece taraf vekilleri ve arabulucu tarafından imzalanmış; asıllar tarafından imzalanmamıştır... İlam niteliğinde belge kabul edilmesi; taraflar ve avukatları ile arabulucunun tutanağı birlikte imzalamaları halinde mümkündür."

İcra Edilebilirlik Şerhi Gerekliliği

Eğer arabuluculuk masasında asıllar imza atmamışsa (sadece avukatlar imzalamışsa) ne yapılmalıdır? Bu durumda belgenin ilam gücü kazanması için mahkemeye gidilip "İcra Edilebilirlik Şerhi" alınması zorunludur. Mahkeme, anlaşma belgesinin içeriğinin arabuluculuğa elverişli olup olmadığını ve kanuna aykırılık taşımadığını denetler, onay verir ve o andan itibaren belge ilam niteliği kazanır.

Yargıtay’ın emsal kararı, bu "onay" sürecinin atlanmaması gerektiğini hatırlatır. Tarafların bizzat imzalamadığı bir belgeyi doğrudan icraya koymak, borçlunun savunma haklarını ve mahkemenin denetim yetkisini baypas etmek anlamına gelir. Dolayısıyla, eksik imzalı tutanakla yapılan takipler, usul hukukunun katı kurallarına çarparak bozulmaya mahkumdur.

Taraf Vekillerinin İmza Yetkisi

Vekaletnamelerde genellikle "arabuluculuk sürecinde anlaşma yetkisi" açıkça yer alır. Avukat, müvekkili adına masaya oturup el sıkışabilir. Ancak bu "anlaşma yetkisi" ile "ilam niteliğinde belge oluşturma yetkisi" aynı şey değildir. Kanun (HUAK 18/5), ilam niteliği için vekaletle yetinmemiş, özel bir kümülatif imza şartı getirmiştir.

Bu durum, avukatın yetkisini kısıtlamaz; sadece belgenin "icra gücünü" kademelendirir. Eğer müvekkiliniz şehir dışındaysa ve sadece siz imza atıyorsanız, anlaşma geçerlidir ama icra için mahkemeye gitmeniz gerekecektir. Eğer müvekkiliniz de gelip imza atarsa, doğrudan icraya gidebilirsiniz. Uygulamadaki bu ince fark, dava stratejileri ve zaman yönetimi açısından hayati öneme sahiptir.

Arabuluculukta Usul Hataları ve Sonuçlar

Arabuluculukta yapılan usul hataları, sadece imza eksikliğiyle sınırlı değildir; ancak imza en yaygın olanıdır. Diğer bir hata, "Son Tutanak" ile "Anlaşma Belgesi"nin birbirine karıştırılmasıdır. Son tutanak süreci kapatır, anlaşma belgesi ise borç miktarını belirler. İlam niteliği taşıyan belge, anlaşma belgesidir.

Yargıtay, arabuluculuk kurumunun itibarını korumak için bu şekil şartlarına çok değer verir. Eğer bu şartlar gevşetilirse, gelecekte vekaleti olmayan veya yetkisi tartışmalı olan kişilerin attığı imzalarla milyonlarca liralık takipler başlatılabilir. Yüksek Mahkeme'nin "asılların imzası" konusundaki ısrarı, mülkiyet hakkının korunması ve sahtecilik risklerinin önlenmesi adına bir emniyet sübabıdır.

Anayasa Mahkemesi Kararı (Kıyasen) "Usul kuralları, hak arama hürriyetinin gerçekleştirilmesini sağlayan araçlardır ve bu araçların kanuni sınırlara uygun kullanılması zorunludur." (Eksik imza, bu sınırı aşmak demektir.)

Yargıtay'ın İlam Niteliği Kriterleri

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, arabuluculuk belgelerini incelerken "üçlü sacayağı"na bakar: Taraf + Avukat + Arabulucu. Bu üç unsurdan biri eksikse, o belge mahkeme kararı (ilam) değildir. Kararda geçen "İlam niteliğinde belge kabul edilmesi... birlikte imzalamaları halinde mümkündür" ifadesi, bu kriterin bir istisnasının olmadığını kesinleştirmiştir.

Özellikle işçi alacakları davalarında, işçinin asıl olarak imza atmamış olması, işçinin iradesinin vekil tarafından (belki de işçinin istemediği bir şekilde) yansıtılmış olabileceği şüphesini doğurabilir. Hukuk, bu şüpheyi ortadan kaldırmak için işçinin bizzat elinin kaleme değmesini ister. İşveren tarafı için de aynı durum geçerlidir; yetkili temsilcinin imzası şarttır.

Soru Cevap ile Arabuluculuk

Avukatım imzaladı ama ben gitmedim, anlaşma iptal mi olur?

Hayır, anlaşma geçerlidir. Ancak vekaletle vekilinizin imzaladığı bu belge "ilam niteliğinde" sayılmaz. Bu belgeyi icraya koymak için mahkemeden "icra edilebilirlik şerhi" almanız gerekecektir.

Asılların imzası olmayan belgeyle icra takibi başlatılırsa ne olur?

Eğer ilamlı icra takibi başlatılırsa, borçlu taraf icra mahkemesine şikayette bulunarak takibin iptalini sağlayabilir. Yargıtay'ın bu emsal kararı tam olarak bu durumun iptal edilmesi gerektiğini belirtmektedir.

İcra edilebilirlik şerhi almak zor mu?

Zor değildir; ancak ek bir prosedür ve zaman gerektirir. Masada asılların imzası tam olsaydı bu sürece hiç gerek kalmayacaktı. İmzalar eksikse mahkemeye başvurup maktu bir harç ödeyerek bu şerhi almalısınız.

Arabulucu tek başına imzalarsa belge geçerli olur mu?

Asla. Arabulucunun görevi sadece süreci yönetmektir. Tarafların imzası olmayan bir belge hiçbir hukuki değer taşımaz.

Sonuç

Arabuluculuk, modern hukukun sunduğu büyük bir imkandır; ancak bu imkanın "mahkeme kararı" gibi güçlü bir sonuç doğurması, kanunun çizdiği usul çerçevesine sadık kalınmasına bağlıdır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin kararı, "üçlü imza" kuralının (Asıllar + Vekiller + Arabulucu) ne kadar katı bir şekilde uygulanması gerektiğini göstermiştir. Bir belgeyi doğrudan icraya koyma yetkisi, ancak ve ancak uyuşmazlığın asıl sahiplerinin bizzat iradelerini imza ile mühürledikleri durumda doğar.

Sonuç olarak, arabuluculuk sürecinde profesyonel destek almak, sadece anlaşmak için değil, o anlaşmanın hukuken "icra edilebilir" olmasını sağlamak için de elzemdir. Şişman Hukuk Bürosu olarak, iş ve ticaret hukukundaki arabuluculuk süreçlerinde, anlaşma tutanaklarının hazırlanması, usul hatalarının önlenmesi ve ilam niteliğindeki belgelerin icrası konusunda müvekkillerimize Yargıtay’ın bu titiz içtihatları ışığında rehberlik etmekteyiz. Hak, usulüne uygun imzalandığında korunur.

Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Yargıtay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir.

YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ İÇTİHAT METNİ
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2022/12111 Ε.. 2022/11575 Κ. "İçtihat Metni" "1. Dava şartı olan arabuluculuk sürecinde, arabulucu tarafından düzenlenen 01.11.2021 tarihli son tutanak incelendiğinde, sürecin anlaşma ile sonuçlandığı görülmektedir. İlk Derece Mahkemesince sözü edilen anlaşma belgesi, ilam niteliğinde belge olarak kabul edilmiştir. Ne var ki 01.11.2021 tarihli belge, sadece taraf vekilleri ve arabulucu tarafından imzalanmış: asıllar tarafından imzalanmamıştır. 2. Kararın İlgili Hukuk kısmının (5) numaralı paragrafında yer verilen 6325 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinin beşinci fıkrasına göre arabulucu tarafından düzenlenen anlaşma belgesinin, icra edilebilirlik şerhi olmaksızın ilam niteliğinde belge kabul edilmesi; taraflar ve avukatları ile arabulucunun tutanağı birlikte imzalamaları halinde mümkündür. SONUÇ: Kararın BOZULMASINA..."