avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul
Şişman Hukuk Bürosu Emsal Kararlar

ARAÇLA TAKİP VE HUZURUN BOZULMASI

Huzurlu ve güvenli bir çevrede, keyfi olarak rahatsız edilmeden ve korku duymadan yaşamak, her bireyin en temel haklarındandır. Türk Ceza Kanunu (TCK), bireylerin kişisel huzurunu, hürriyetini ve vücut bütünlüğünü korumak amacıyla cinsel ve hürriyete karşı suçları son derece hassas sınırlarla düzenlemiştir. Sokakta veya yolda yürüyen bir kişinin, özellikle reşit olmayan genç bir kızın (mağdurenin), arkasından yavaşça yaklaşan bir araç tarafından ısrarlı şekilde takip edilmesi, korna çalınarak dikkat çekilmesi ve "gideceğiniz yere kadar sizi götüreyim" şeklinde cinsel içerik barındırmayan ama rahatsız edici tekliflerde bulunulması toplumsal hayatta ne yazık ki sıkça karşılaşılan bir durumdur. Ceza yargılamasında bu tür eylemler sıklıkla cinsel amaç güttüğü varsayılarak "Cinsel Taciz Suçu" (TCK m. 105) kapsamında değerlendirilmekte, ancak sanığın sözlerinde cinsel bir içerik veya saik bulunamadığında sanıklar hakkında beraat kararı verilmektedir. Oysa bu tür eylemler cinsel amaç taşımasa bile, mağdurun huzurunu ağır şekilde kaçırmakta ve kişisel güvenliğini tehdit etmektedir. Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin hürriyet suçları ve cinsel suçlar arasındaki o hassas teorik sınırı kusursuz bir adalet terazisiyle netleştiren bu emsal kararı; yolda yürüyen 17 yaşındaki mağdureyi araçla ısrarla takip eden, korna çalan ve "gideceğiniz yere kadar sizi götüreyim" teklifinde bulunan sanığın eyleminin cinsel taciz suçunu oluşturmayacağını, ancak TCK'nın 123. maddesindeki "Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu"nu oluşturacağını teyit etmiş; yerel mahkemenin suç vasfındaki hata nedeniyle sanık hakkında beraat kararı vermesini açıkça kanuna aykırı bularak mahkûmiyet yönünde kesin olarak bozmuştur.

Uygulamada ve mahkeme salonlarında, "cinsel taciz değildir" tespiti yapıldığı anda davalar doğrudan beraat kararıyla kapatılmakta, fail sokaklardaki ısrarlı takip ve rahatsız etme eylemlerine ceza almadan geri dönmektedir. Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin bu kararı, adalet boşluğunu mükemmel bir hukuki köprüyle doldurmuştur. Ceza hukukunun genel ilkelerine göre, bir eylem cinsel taciz suçunu (TCK 105) oluşturmasa dahi, eğer "ısrarlı şekilde takip" ve "sırf rahatsız etmek amacıyla" yürütülen bir süreç mevcutsa, TCK'nın 123. maddesindeki huzur ve sükunu bozma suçunu oluşturabilir. Cinsel taciz suçunun oluşması için sanığın cinsel arzularını tatmin etme veya mağdura cinsel yönden rahatsızlık verme (cinsel saik) kastının sözler veya hareketlerle açığa çıkması gerekir. Oysa "gideceğiniz yere götüreyim" ifadesi nezaket sınırlarını aşan, ısrarlı takip ile birleştiğinde korku ve huzursuzluk yaratan ama doğrudan cinsel bir anlam taşımayan bir eylemdir. Yargıtay, sanığın tamamen cezasız kalmasını engelleyerek, eylemini hak ettiği gerçek yasal kalıba (huzur ve sükunu bozma) sokmuştur. Bu karar, sokakta yürüyen kadınların ve çocukların keyfi ve ısrarlı araçla takipler karşısında yasal olarak sahipsiz kalmayacaklarının en büyük teminatıdır. Karar, hürriyet korumasında sarsılmaz bir hukuki direktiftir.

CİNSEL TACİZ SUÇUNUN CİNSEL SAİKİ

TCK'nın 105. maddesinde düzenlenen cinsel taciz suçunun oluşabilmesi için, failin eylemini mutlaka 'cinsel amaç' (cinsel saik) ile gerçekleştirmiş olması gerekir.

Sözlerin veya davranışların cinsel bir arzu, cinsel içerik, erotik ima veya cinsel yönden muhatabı rahatsız etme amacı barındırması şarttır. Doğrudan cinsel anlam taşımayan, sadece tanışma, arkadaş olma veya yardım etme teklifi gibi ifadeler, ısrarlı olsa bile cinsel taciz suçu kapsamına sokulamaz.

KİŞİLERİN HUZUR VE SÜKUNUNU BOZMA SUÇU

TCK'nın 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun oluşması için; failin sırf rahatsız etmek amacıyla hareket etmesi gerekir.

Bu suçun en temel kurucu unsurlarından biri 'ısrar (süreklilik)' unsurudur. Bir kişinin tek bir kez rahatsız edilmesi bu suçu oluşturmazken, yolda yürüyen bir kadının araçla uzun süre peşinden gidilmesi, korna çalınması ve takibin sürdürülmesi eylemi tam bir ısrarlı rahatsız etme eylemidir. Bu nedenle suç doğrudan TCK 123 kapsamındadır.

ISRARLI ARAÇLA TAKİP VE MUKAYESE

Yaya olarak giden bir mağdurun arkasından motorlu araçla yavaşça giderek onu takip etmek, sadece basit bir rahatsızlık değil, ciddi bir korku kaynağıdır.

Yargıtay içtihatlarında, özellikle yaşça küçük mağdurlara yönelik araçla ısrarlı takip eylemleri, mağdurun hareket serbestisini kısıtlayan, onu güvensiz hissettiren ağır birer huzur bozma eylemi olarak kabul edilir. Araçla takip, yaya takibine oranla çok daha agresif ve sarsıcı bir niteliğe sahiptir.

TEKLİFLERİN HUKUKİ NİTELİĞİ VE SINIRI

Sokakta tanınmayan bir kişiye 'sizi gideceğiniz yere bırakayım' teklifi, cinsel taciz ile huzur bozma arasındaki gri sınırın en somut örneğidir.

Bu teklif tek başına ve nezaket çerçevesinde bir kez yapıldığında suç teşkil etmeyebilir. Ancak bu teklifin, korna çalma ve araçla ısrarlı bir şekilde peşinden gitme gibi saldırgan davranışlarla birleştirilmesi, eylemi doğrudan 'huzur ve sükunu bozma' suçunun maddi unsuruna dönüştürür. Niyet artık yardım değil, rahatsız etmedir.

SUÇ VASFINDA YANILGI VE REKABET

Ceza davalarında mahkemeler, iddianamedeki suç tipiyle bağlı olmayıp eylemin asıl karşılık geldiği suç maddesini uygulamakla yükümlüdür.

Yerel mahkemenin, sanığın eylemini sadece 'cinsel taciz' yönünden inceleyip 'cinsel saik yoktur' gerekçesiyle beraat vermesi, suçların içtiması ve vasıf tayininde fahiş bir usul hatasıdır. Cinsel taciz oluşmasa bile mahkeme dosyayı kapatmamalı, eylemin TCK 123. maddesine girip girmediğini re'sen tartışmalı ve cezalandırmalıdır.

YARGITAY BOZMA KARARININ ANALİZİ

Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin bu emsal kararı, sokak tacizlerinin cezasız kalmasını engelleyen son derece hayati bir içtihat düzeltmesidir.

Karar, 'cinsel taciz değildir' diyerek beraat alan sanıkların eylemlerinin cezasız kalmayacağını, adaletin her halükarda yerini bulacağını göstermiştir. Sokaklarda araçla ısrarlı takip yapan iyi niyetten uzak tüm failler, bu karar doğrultusunda TCK 123 uyarınca hapis cezasıyla yargılanacak ve cezalandırılacaktır.

SORU – CEVAP BÖLÜMÜ

1. Yolda yürürken tanımadığım bir araç beni takip etti ve korna çalıp 'Arabaya gel, seni eve bırakayım' dedi. Şikayetçi olursam ne ceza alır?

Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin emsal kararına göre, bu eylem doğrudan TCK'nın 123. maddesinde düzenlenen 'Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma' suçunu oluşturur. Eylemi gerçekleştiren sanık hakkında 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılır ve cezalandırılır.

2. Birine 'Çok güzelsiniz, tanışabilir miyiz?' demek cinsel taciz midir yoksa huzur bozma mıdır?

Eğer bu söz cinsel bir içerik, arzu veya ima taşımıyorsa 'cinsel taciz' suçunu oluşturmaz. Ancak bu teklif, yolda yürüyen kişiyi araçla veya yaya olarak ısrarla takip ederek, önünü keserek veya defalarca reddedilmesine rağmen tekrarlanarak yapılırsa TCK 123 uyarınca 'Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma' suçunu oluşturur.

3. Sokakta araçla takip edildiğimi nasıl kanıtlayabilirim? Delillerim neler olmalıdır?

Bu tür durumlarda en güçlü deliller: 1. Olayı gören çevre esnafı veya vatandaşların tanık beyanları, 2. Olay güzergahındaki dükkanların, MOBESE kameralarının veya binaların güvenlik kamerası kayıtları, 3. Aracın plakasını alarak yapacağınız anlık şikayet üzerine polis tarafından yapılacak tespitlerdir.

4. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu şikayete tabi midir? Şikayet süresi ne kadardır?

Evet, TCK 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu şikayete tabidir. Şikayet süresi, mağdurun fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren 6 aydır. Bu süre içinde şikayetçi olunmazsa soruşturma hakkı düşer.

5. 2022 yılında kanuna eklenen 'Israrlı Takip' (Stalking) suçu ile 'Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma' suçu arasındaki ilişki nedir?

2022 yılında yapılan yasal değişiklikle TCK m. 123/A maddesine 'Israrlı Takip' suçu eklenmiştir. Fiziken veya haberleşme araçlarıyla bir kimseyi ısrarlı şekilde takip ederek onda ciddi bir huzursuzluk veya güvenlik endişesi yaratmak artık 6 aydan 2 yıla kadar hapisle cezalandırılan bağımsız bir suçtur. Araçla takip eylemleri artık bu yeni madde kapsamında da değerlendirilmektedir.

Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Yargıtay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ İÇTİHAT METNİ
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/1858 Ε., 2021/9223 Κ. "Mağdurenin aşamalardaki ifadeleri, savunma, tanık anlatımı ve tüm dosya içeriği nazara alındığında olay günü yürüyerek işe gitmekte olan on yedi yaşındaki mağdureyi kullandığı araçla ısrarlı şekilde takip eden sanığın, korna çaldıktan sonra kendisine bakan mağdureye "gideceğiniz yere kadar sizi götüreyim" şeklinde beyanda bulunması eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturduğu gözetilerek mahkumiyeti yerine suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek cinsel taciz suçundan beraatine karar verilmesi, Kanuna aykırı,..."dır.