ARAMA KARARI OLMAKSIZIN YAPILAN ARAMA
Hukuk devletinin en temel sütunlarından biri, bireylerin özel hayatının gizliliği ile konut, üst ve eşya dokunulmazlığının anayasal güvence altında bulunmasıdır. Ceza muhakemesinde gerçeğe ulaşılması hedeflenirken, adli makamların ve kolluk güçlerinin sınırsız ve denetimsiz bir delil toplama yetkisi yoktur. Bir şüphelinin yakalanması ve eşyaları üzerinde arama tedbiri uygulanabilmesi, ancak anayasa ve yasaların çizdiği çok sıkı şekil kurallarına uyulması halinde meşrudur. Türk Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) ve Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu (PVSK) uyarınca; gecikmesinde sakınca bulunan haller dışında, hakim kararı veya savcının yazılı emri olmaksızın şüphelinin eşyaları, poşetleri veya araçları üzerinde arama yapılması açıkça hukuka aykırıdır. Kolluk görevlilerinin, PVSK Ek 6. maddesi dairesinde aciliyet ve gereklilik ölçüsünde olay yerinde gerekli güvenlik tedbirlerini aldıktan sonra, derhal Cumhuriyet Savcısına haber vererek onun talimatlarını beklemesi yasal bir zorunluluktur. Ortada patlayıcı veya silah gibi kamusal güvenliği tehdit eden somut bir aciliyet (Örn: şüphe sadece kaçak sigaraya yönelikse) ve tehlike yokken, savcının talimatını almadan ve arama kararı olmaksızın şüphelinin elindeki poşetlerin aranması yasal olarak kabul edilemez. Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin bu makaleye konu olan emsal ve adli aramaların sınırlarını belirleyen karşı oy gerekçesi, hukuk devletinde delil toplama ciddiyetini tescil etmektedir. Karar uyarınca; arama kararı olmaksızın yapılan aramalar hukuka aykırıdır ve elde edilen deliller yargılamada kullanılamaz.
Uygulamada, adli kolluk güçleri (polis ve jandarma), suç üstü veya şüphe üzerine yakaladıkları kişilerin elindeki çanta, poşet veya araçlarındaki kutuları "nasılsa yakaladık, arama kararına gerek yok" mantığıyla savcıya dahi bildirmeden karakolda veya olay yerinde aramaktadırlar. İlk derece ceza mahkemeleri de bu aramalar sonucu ele geçirilen kaçak eşyaları (sigara vb.) meşru delil sayarak mahkumiyet kararları vermektedir. Oysa Yargıtay 7. Ceza Dairesi, bu idari keyfiyeti ve usul ihlalini çok ağır bir dille mahkum etmektedir. Yakalanan ve kontrol altına alınan bir şüphelinin elindeki poşette silah veya patlayıcı ihbarı yoksa, o poşetin acilen aranmasını gerektiren hiçbir zorunluluk yoktur. Şüpheli ve eşyaları muhafaza altına alındıktan sonra, savcıya derhal telefon edilerek arama emri talep edilmesi ve bu resmi talimat geldikten sonra aramanın yapılması teknik olarak son derece kolay ve mecburidir. Bu usuli silsileye uyulmadan yapılan arama, anayasal hakların ihlali olup, elde edilen tüm kaçak eşyaları "hukuka aykırı delil" (yasak meyvenin ağacı) haline getirir. Hukuka aykırı delillere dayanılarak verilen mahkumiyet kararları ise bozulmaya mahkumdur.
CEZA MUHAKEMESİNDE ARAMA TEDBİRİNİN SINIRLARI
Ceza muhakemesinde arama, şüphelinin yakalanması veya suç delillerinin elde edilmesi amacıyla uygulanan en ağır koruma tedbirlerinden biridir.
Ağır bir hak ihlali barındırdığı için, Anayasa’nın 20. maddesi ve CMK m. 116-121 hükümleriyle çok sıkı güvencelere bağlanmıştır. Kural olarak hakim kararı, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde ise Cumhuriyet Savcısının yazılı emri şarttır. Kolluk kendi inisiyatifiyle karar alamaz.
SAVCI TALİMATI ALMA VE BEKLEME
PVSK Ek 6. maddesi uyarınca, kolluk güçleri bir suçla karşılaştıklarında ilk olarak acil güvenlik önlemlerini almakla yükümlüdür.
Ancak bu önlemlerden sonra, işin esasına (Örn: şüphelinin eşyalarının aranmasına) geçmeden önce derhal Cumhuriyet Savcısını arayarak olayı aktarmak ve savcının hukuki talimatlarını beklemek zorundadır. Savcının talimatı olmadan adli işlemlerin (arama, el koyma) kendi kendine başlatılması, kolluğun yetki aşımıdır.
ACİLİYET VE GEREKLİLİK ÖLÇÜTLERİNİN TAYİNİ
Arama kararı olmaksızın derhal arama yapılabilmesi için olayda mutlak bir "aciliyet" ve "yakın tehlike" (gereklilik) bulunmalıdır.
Örneğin, şüphelinin elindeki pakette bomba, silah veya cana kastedecek tehlikeli bir madde olduğu yönünde ihbar varsa, kolluk savcıyı beklemeden arama yapabilir. Ancak şüphenin sadece kaçak sigara veya uyuşturucu gibi yakın fiziksel tehlike yaratmayan eşyalara yönelik olması durumunda arama kararsız işlem yapılması için hiçbir aciliyet gerekçesi sunulamaz.
HUKUKA AYKIRI ARAMA VE SONUÇLARI
Gerekli hakim kararı veya savcı emri olmaksızın kolluk tarafından yapılan tüm aramalar "hukuka aykırı arama" niteliğindedir.
Hukuka aykırı arama sonucunda ele geçirilen uyuşturucu, silah, kaçak sigara veya belgeler, ne kadar vahim suçlara işaret ederse etsin, yasal olarak "suç delili" olarak kabul edilemez. Usulsüz arama yapmak, kolluk görevlileri açısından da TCK m. 120 uyarınca "Haksız Arama" suçunu oluşturur.
HUKUKA AYKIRI DELİLLERİN DIŞLANMASI İLKESİ
Anayasa’nın 38/6. maddesi: "Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez" diyerek kesin bir kural koymuştur.
Bu kural, Amerikan hukukundaki "yasak meyvenin ağacının meyvesi de yasaktır" ilkesinin Türk hukukundaki yansımasıdır. Usulsüz ve kararsız yapılan bir aramadan elde edilen kaçak sigara veya uyuşturucular mahkemede okunamaz, hükme esas alınamaz. Delil dışlanarak sanığın beraatine karar verilir.
PVSK EK ALTINCI MADDE DÜZENLEMESİ
Kolluğun suçüstü veya şüphe üzerine müdahale yetkilerini sınırlayan PVSK Ek 6. maddesinin ilgili hükümleri şu şekildedir:
PVSK Ek Madde 6 -
"Polis, bir suça ilişkin olarak kendisine yapılan ihbar veya şikâyeti aldığında... gerekli acil tedbirleri aldıktan sonra, durumu derhal Cumhuriyet savcısına bildirir ve Cumhuriyet savcısının talimatı doğrultusunda hareket eder."
Bu hüküm, kolluğun adli makamlara bağlılığının yasal temelidir.
CMK UYARINCA ARAMA YARGILAMASI USULÜ
Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) çerçevesinde, arama tedbirinin hukuka uygunluğu ve delillerin duruşmada tartışılması şu usul dairesinde yürütülür:
CMK delil denetimi kuralları uyarınca; mahkeme, yargılama aşamasında kolluğun düzenlediği "yakalama ve arama tutanağını" (CMK m. 206) inceler. Tutanakta arama kararı veya savcı talimatının tarihi ve saati kontrol edilir. Eğer aramanın, savcıya haber verilmeden önce yapıldığı saptanırsa, savunma makamı (avukat) "hukuka aykırı delil def'inde" bulunur. Mahkeme, CMK kuralları uyarınca bu hukuka aykırı bulguları dosyadan fiziksel olarak ayıramasa da, gerekçeli kararda bu delilleri tamamen dışlayarak başka yasal delil yoksa beraat kararı kurmalıdır. Aksi mahkumiyet kararı CMK'ya ağır bir aykırılıktır.
HUKUKİ YORUMLAR VE ANAYASAL GÜVENCELER
Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin bu emsal nitelikteki karşı oy gerekçesi, polisin keyfi arama yetkilerine karşı vatandaşların anayasal haklarını koruyan adalet kalesidir.
Sonuç olarak; yakalanıp muhafaza altına alınan şüphelinin elindeki poşetlerde cana ve kamusal güvenliğe yönelik somut bir yakın tehlike (silah, bomba vb.) ihbarı yokken, savcının talimatı beklenmeksizin yapılan arama hukuka aykırıdır. Hukuka aykırı aramadan elde edilen deliller yargılamada kullanılamaz ve beraat kararı verilmelidir. Yargıtay, bu kararla kolluk güçlerine yasal sınırlarını hatırlatmış, özel hayatın gizliliğini korumuş ve Türk ceza adaletine paha biçilemez bir değer katmıştır.
SORU – CEVAP BÖLÜMÜ
Hayır, arayamaz. Polisin sizi durdurma yetkisi (PVSK m. 4/A) olsa da, elinizdeki poşeti veya çantanızı açıp araması için hakim kararı veya savcının yazılı emri olması şarttır. İstisnası bomba veya silah gibi somut yakın tehlike ihbarıdır.
Yargıtay emsal kararı uyarınca, arama kararı olmaksızın ve savcıya haber verilmeden yapılan arama sonucu elde edilen uyuşturucu "hukuka aykırı delil" niteliğindedir. Mahkeme bu delili hükme esas alamaz ve beraat etmeniz gerekir.
Evet. Karakola götürülmüş ve kontrol altına alınmış bir kişinin eşyalarını aramakta hiçbir aciliyet yoktur. Polis derhal savcıya haber vermeli, savcının talimatı veya arama kararı temin edildikten sonra arama yapmalıdır.
Anayasa ve CMK kurallarına aykırı olarak, yani yasal izinler ve kararlar alınmadan elde edilen bulgulara "hukuka aykırı delil" denir. Bu deliller ceza mahkemesinde yargılamada okunamaz ve sanığın suçluluğuna kanıt olarak kullanılamaz.
Evet, olabilirsiniz. Hakim kararı veya savcı emri olmaksızın konutunuzda, üstünüzde veya aracınızda arama yapan kolluk görevlileri, TCK m. 120 uyarınca "Haksız Arama" suçunu işlerler ve hapis cezası ile yargılanırlar.
Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Yargıtay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir.