avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul
Şişman Hukuk Bürosu Emsal Kararlar

ÖZEL BANKA ATM'Sİ VE NİTELİKLİ MALA ZARAR VERME

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK), malvarlığına karşı işlenen suçları düzenlerken mülkiyetin kime ait olduğu (kamu veya özel) kriterini cezanın ağırlığını belirleyen temel unsurlardan biri olarak kabul etmiştir. Ancak hukuki metinlerin dar ve şekilci (lafzi) yorumlanması, bazen kanun koyucunun korumak istediği asıl hukuki yararı (toplumsal faydayı) göz ardı edebilir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin bu makaleye konu olan emsal kararı, tam da bu dar yorum kalıplarını kıran, ceza dogmatiği açısından devrim niteliğinde bir içtihattır. Karara konu olayda sanık, tamamen "özel" bir bankaya (şahıs veya anonim şirkete) ait olan bir ATM (otomatik para çekme) makinesini kırarak kullanılamaz hale getirmiştir. Hukukun genel ve yüzeysel bakış açısına göre; eşya özel bir şirkete ait olduğundan, bu fiilin TCK m. 151'de yer alan "Basit Mala Zarar Verme" suçunu oluşturması beklenir (Nitekim Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın tebliğnamesi de bu yönde bozma talep etmiştir). Ancak Yargıtay 2. Ceza Dairesi, mülkiyetin kime ait olduğuna değil, o eşyanın "kimin kullanımına tahsis edildiğine" odaklanmış; bankacılık hizmetlerinin ve ATM'lerin günümüz toplumunda fiilen bir "kamu hizmeti" ifa ettiğine hükmetmiştir. Bu nedenle özel bir banka ATM'sini kırmak, devlet malına (kamu kurumuna) zarar vermekle eşdeğer tutularak TCK m. 152/1-a bendi uyarınca "Nitelikli Mala Zarar Verme" suçu kapsamında değerlendirilmiş ve verilen ağır ceza onanmıştır. Bu makalede, kamu hizmetine tahsis kavramının sınırları ve Yargıtay'ın kamusal yarar yaklaşımı detaylıca incelenmektedir.

Özel mülkiyet ile kamu mülkiyeti arasındaki ayrım, ceza hukukunda genellikle çok keskindir. Örneğin, bir vatandaşın özel aracının camını kırmak ile bir polis otosunun camını kırmak aynı cezayı gerektirmez; polis otosunun kırılması nitelikli haldir (TCK 152) ve cezası 1 yıldan 4 yıla kadar hapistir (basit halin iki katına kadar çıkabilir). Ancak ATM cihazları, mülkiyeti özel bir bankaya (örneğin X Bank A.Ş.) ait olsa bile, sadece banka personeli tarafından değil, yoldan geçen her vatandaş (kamu) tarafından kullanılan, maaş çekilen, fatura ödenen ve finansal sisteme erişim sağlayan istasyonlardır. Yargıtay'ın bu karardaki "kamunun yararlanmasına ayrılmış" tespiti, ceza hukukunun toplumsal sosyolojiyle ne kadar iç içe geçtiğini ve kanunun statik lafzının dinamik toplumsal ihtiyaçlara nasıl adapte edildiğini gösteren harika bir örnektir.

MALA ZARAR VERME SUÇUNUN DOĞASI

TCK m. 151'de düzenlenen mala zarar verme suçu; "Başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkan, tahrip eden, yok eden, bozan, kullanılamaz hale getiren veya kirleten kişi" ifadesiyle tanımlanmıştır. Bu suçta korunan hukuki yarar, doğrudan doğruya mülkiyet hakkıdır.

Basit hali, uzlaşmaya tabi olup 4 aydan 3 yıla kadar hapis cezası öngörür. Olaydaki ATM, hukuken başkasının (bankanın) malıdır ve kırılmıştır. Dolayısıyla fiilin mala zarar verme olduğu tartışmasızdır; tartışma, suçun basit mi yoksa nitelikli mi olduğundadır.

KAMU HİZMETİNE TAHSİS KAVRAMI

TCK m. 152/1-a bendinde suçun nitelikli hallerinden biri sayılmıştır: "Kamu kurum ve kuruluşlarına ait, kamu hizmetine tahsis edilmiş veya kamunun yararlanmasına ayrılmış yerlere, yapılara, eklentilerine veya bunlardaki eşyaya zarar verilmesi." Bu bent devreye girdiğinde ceza 1 yıldan 4 yıla kadar hapse çıkar ve uzlaşma (genellikle) devre dışı kalır.

Kanun maddesinde geçen "kamu kurumuna ait" ile "kamunun yararlanmasına ayrılmış" ifadeleri alternatifli (veya) olarak yazılmıştır. Yani eşyanın mülkiyetinin devletin (kamunun) elinde olması şart değildir. Mülkiyet özel şahısta olsa bile, eşya kamunun yararlanmasına (genel kullanıma) sunulmuşsa nitelikli hal oluşur.

ÖZEL BANKA ATM'SİNİN HUKUKİ STATÜSÜ

Emsal kararda "Suça konu atm makinesi özel bir banka olan ...Bank tarafından konulmuş olmakla birlikte..." denilerek mülkiyetin özel niteliği açıkça kabul edilmiştir.

Buna rağmen mahkeme ve Yargıtay, ATM'nin sokakta (veya kamuya açık bir alanda) vatandaşın 7/24 hizmetine sunulmuş bir cihaz olmasını ön planda tutmuştur. Zira o ATM kırıldığında sadece bankanın malvarlığı azalmaz; o mahallede yaşayan ve acil nakit ihtiyacı olan, maaşını çekecek olan "kamunun" (halkın) da hizmet alması engellenmiş olur.

KAMUNUN YARARLANMASINA AYRILMIŞ EŞYA

Kamunun yararlanmasına ayrılmış eşyalara örnek olarak; otobüs duraklarındaki banklar, ankesörlü telefonlar, özel sektöre ait olsa bile kamu ulaşımında kullanılan otobüslerin camları verilebilir.

Yargıtay, finansal işlemleri de çağdaş yaşamda bir nevi kamu hizmeti olarak telakki etmiştir. Özel bir banka ATM'si "kamunun yararlanmasına ayrılmış" bir eşyadır. Bu nedenle, sıradan bir dükkanın vitrin camını kırmak basit (TCK 151) mala zarar vermeyken, ATM'nin ekranını kırmak nitelikli (TCK 152) mala zarar vermedir.

TEBLİĞNAME İLE YARGITAY ARASINDAKİ ÇELİŞKİ

Kararda, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının "tebliğnamesindeki bozma isteyen düşüncesine iştirak edilmemiştir" ifadesi dikkat çekicidir. Başsavcılık, muhtemelen "Banka özel bir kurumdur, ATM de özel maldır, karar TCK 151'den (basit halden) verilmeliydi" diyerek yerel mahkemenin TCK 152'den (nitelikli halden) verdiği kararın bozulmasını talep etmiştir.

Ancak Yargıtay 2. Ceza Dairesi bu şekilci (mülkiyet odaklı) görüşü reddetmiş ve eşyanın "tahsis edildiği amaca (kamu yararına)" bakarak kararı oy birliğiyle onamıştır.

CEZAYI AĞIRLAŞTIRAN NEDENLERİN AMACI

Kanun koyucu, TCK 152. maddeyi düzenlerken, toplumun ortak kullanımındaki eşyaları daha güçlü bir zırhla korumayı amaçlamıştır. Ortak kullanım eşyalarının tahrip edilmesi, kamu düzenine ve toplumsal huzura doğrudan bir saldırıdır.

Özel banka ATM'leri de (Devlet bankalarının ATM'leri gibi) finansal sirkülasyonu sağlayan kritik araçlardır. Bir ATM'ye verilen zarar, sadece bankanın onarım masrafından ibaret değildir; yüzlerce kişinin saatlerce veya günlerce o hizmetten mahrum kalması demektir. İşte cezayı ağırlaştıran sosyolojik sebep budur.

MADDİ UNSUR: KULLANILAMAZ HALE GETİRME

Kararda sanığın "kırarak makineyi kullanılamaz hale getirmesi" eyleminden bahsedilmektedir. Mala zarar verme suçunun oluşması için malın tamamen yok olması şart değildir. Kullanılamaz hale gelmesi, fonksiyonunu yitirmesi (örneğin ekranın kırılması sonucu işlem yapılamaması veya kart giriş haznesine yapıştırıcı sıkılması) suçun tamamlanması için yeterlidir.

YARGITAYIN KAMUSAL ALAN YAKLAŞIMI

Sonuç olarak; Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin bu emsal nitelikteki kararı, mala zarar verme suçlarında "mülkiyetin" değil, "kullanım amacının" belirleyici olduğunu ortaya koyan muazzam bir içtihattır. Sokaklarımıza, meydanlarımıza ve alışveriş merkezlerine yerleştirilen özel bankalara ait ATM cihazları, hukuken şahıs (şirket) malı olsalar da, fiilen "kamunun yararlanmasına ayrılmış" eşya statüsündedir. Bu cihazlara bilerek zarar vermek, kırmak veya kullanılmaz hale getirmek, TCK m. 151'deki basit suçu değil, doğrudan doğruya TCK m. 152/1-a bendindeki "Nitelikli Mala Zarar Verme" suçunu oluşturur. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının aksi yöndeki mütalaasına (tebliğnameye) rağmen, Dairenin oy birliğiyle verdiği bu onama kararı, kamu düzenini, finansal işleyişi ve toplumsal faydayı koruma altına alan, kanunun ruhuna uygun dogmatik bir hukuk zaferidir.

SORU – CEVAP BÖLÜMÜ

1. Özel bankaya ait bir ATM'ye zarar verirsem, devlet malına zarar vermiş gibi mi ceza alırım?

Evet. Yargıtay'ın emsal kararına göre, ATM özel bankaya ait olsa bile "kamunun yararlanmasına ayrılmış" eşya sayıldığından, devlet malına (kamu kurumuna) zarar vermekle aynı maddeden (TCK 152/1-a Nitelikli Mala Zarar Verme) daha ağır bir ceza ile yargılanırsınız.

2. Bir dükkanın camını kırmak ile ATM'nin ekranını kırmak arasında ceza farkı var mıdır?

Vardır. Özel bir dükkanın camını kırmak (basit mala zarar verme) şikayete ve uzlaşmaya tabidir, cezası nispeten hafiftir. ATM ekranını kırmak ise kamusal bir eşyaya zarar vermek sayıldığından nitelikli haldir ve (genellikle) cezası çok daha ağırdır.

3. Kanunda "kamu kurumuna ait" yazıyor, özel banka nasıl bu maddeye girer?

Kanun maddesi sadece "kamu kurumuna ait" demez, devamında "veya kamunun yararlanmasına ayrılmış" der. Özel banka ATM'si mülkiyet olarak bankanın olsa da, herkesin kullanımına (kamu yararına) açık olduğu için bu maddeye dahil edilir.

4. ATM'nin ekranını kırmadım, sadece fiş çıkan deliğini sakızla tıkadım. Suç olur mu?

Evet, olur. Mala zarar verme suçu sadece "kırmakla" değil, eşyayı "kullanılamaz hale getirmekle" veya işlevini "bozmakla" da oluşur. Deliği tıkayarak makinenin hizmet vermesini engellemek bu suçu oluşturur.

5. Tebliğnamenin "bozma" istemesine rağmen Yargıtay neden kararı onamıştır?

Tebliğname, Yargıtay Savcılığının (bankanın özel olmasından yola çıkarak) mahkemeye sunduğu bir tavsiye/görüştür. Yargıtay Hakimleri (Daire) bu görüşle bağlı değildir; kanunun ruhunu ve kamu yararını dikkate alarak savcılığın aksine onama kararı verebilirler.

Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Yargıtay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir

YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ İÇTİHAT METNİ
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2020/18564 E., 2021/19833 K. "Suça konu atm makinesi özel bir banka olan ...Bank tarafından konulmuş olmakla birlikte, eşyanın kamu hizmetine tahsis edilmiş veya kamunun yararlanmasına ayrılmış olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın kırarak makineyi kullanılamaz hale getirmesi şeklindeki eyleminin TCK'nın 152/1-a. maddesinde düzenlenen suçu oluşturması nedeniyle tebliğnamenin bozma isteyen düşüncesine iştirak edilmemiştir. Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 24.11.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi."