avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul
Şişman Hukuk Bürosu Emsal Kararlar

BAKMA EYLEMİ VE CİNSEL TACİZ SUÇUNUN TİPİKLİĞİ

Ceza hukuku, bireylerin onurunu ve vücut dokunulmazlığını korurken, "suçta ve cezada kanunilik" ile "tipiklik" ilkelerine sıkı sıkıya bağlı kalmak zorundadır. Toplumsal yaşamda bir kişinin diğerine rahatsızlık verici şekilde bakması, etik veya ahlaki açıdan kınanabilir bir davranış olsa da, her kınanabilir davranışın Türk Ceza Kanunu (TCK) anlamında bir suç teşkil etmeyeceği ceza dogmatiğinin temel kurallarından biridir. Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin bu makaleye konu olan emsal kararı, 5237 sayılı TCK m. 105'te düzenlenen "Cinsel Taciz" suçunun maddi unsurlarını tartışmaya açmakta ve oldukça kritik bir sınır çizmektedir: Hangi niyetle yapıldığı kesin olarak ispatlanamayan soyut bir "bakma" eylemi, tek başına cinsel taciz suçunu oluşturmaya yetmez. Kararda, sanığın şikayetçiye doğru "gözleriyle taciz eder şekilde baktığı" tanık beyanlarıyla (sübuta ermiş şekilde) kanıtlanmış olmasına rağmen, bu eylemin kanuni unsurları karşılamadığı gerekçesiyle verilen beraat kararının onanması, hukukun sübjektif hislere (rahatsız olma duygusuna) değil, objektif hareketlere (somut icrai eylemlere) itibar ettiğini göstermektedir. Bu makale, cinsel taciz suçunda tipiklik unsurunu, manevi (saik) unsurun ispatını ve salt bakma eyleminin ceza hukukundaki yerini derinlemesine tahlil etmektedir.

Uygulamada cinsel taciz iddiaları, doğası gereği ispatı en zor olan vakalar arasında yer alır. Çoğu zaman taraflar arasında geçen sözlü sataşmalar veya ısrarlı takipler bu suçun konusunu oluşturur. Ancak emsal karardaki olayda, sanığın mağdura laf atması, fiziki olarak yaklaşması veya sözlü bir teklifte bulunması (ilk aşamada) söz konusu değildir; olay, sanığın mağdurun karşısına oturması ve ona "rahatsız edici" şekilde bakmasıyla başlamıştır. Mahkemelerin bu tür olaylardaki temel görevi, kişinin iç dünyasındaki niyetini (cinsel bir amaçla mı yoksa öylesine mi baktığını) ceza hukukunun kesin delil standartlarıyla ölçebilmektir. Zira Yargıtay'ın istikrarlı içtihatlarında belirtildiği üzere, suçun maddi unsuru oluşmadan sırf mağdurun "sübjektif olarak rahatsız hissetmesi", sanığın hürriyetini kısıtlayıcı bir ceza alması için yeterli bir gerekçe olamaz.

CİNSEL TACİZ SUÇUNUN HUKUKİ NİTELİĞİ

5237 sayılı TCK m. 105'e göre; "Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında, mağdurun şikayeti üzerine, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına veya adlî para cezasına, fiilin çocuğa karşı işlenmesi hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur."

Cinsel taciz, kişinin cinsel dokunulmazlığını (vücut bütünlüğünü) fiziksel temas olmadan, ancak söz, yazı, hareket veya işaretlerle ihlal eden bir suç tipidir. Bu suçun en önemli özelliği, bedensel bir temasın (ellemenin vb.) bulunmamasıdır. Zira bedensel temas olduğu anda suç, TCK m. 102 (Cinsel Saldırı) veya m. 103'e (Çocukların Cinsel İstismarı) dönüşür.

KANUNİ UNSURLAR VE TİPİKLİK İLKESİ

Bir fiilin ceza kanunundaki suç tanımına birebir uyması zorunluluğuna "tipiklik ilkesi" denir. TCK m. 105'te suçun oluşması için "cinsel amaçlı olarak taciz etmek" ifadesi kullanılmıştır.

Taciz etmek; bir kişiyi bilerek ve isteyerek, ısrarlı bir şekilde, onu rahatsız edecek, huzurunu bozacak ve sırf cinsel amaç güden eylemlere maruz bırakmaktır. Laf atmak, cinsel içerikli mesajlar göndermek veya cinsel organını göstermek tartışmasız birer tipik cinsel taciz eylemidir. Ancak emsal olaydaki fiil sadece "bakmaktan" ibarettir.

BAKMA EYLEMİNİN CEZAİ BOYUTU

Yargıtay kararında, sanığın şikayetçiye baktığı (eylemin sübuta erdiği) kabul edilmektedir. Ancak mahkeme, "bakma eyleminin cinsel taciz suçunu oluşturmayacağından" bahisle beraat kararı vermiştir.

Hukuken "bakmak", kendi başına nötr bir eylemdir. İnsanlar kalabalık ortamlarda, otogarlarda, toplu taşımada ister istemez (veya dalgınlıkla) birbirlerine bakabilirler. Bir bakışın "cinsel taciz" sayılabilmesi için, bakışın cinsel bir amaca matuf olduğunun dış dünyada somut, şüpheye yer bırakmayan başka bir eylemle (örneğin dudak yalama, cinsel işaretler yapma veya sözlü teklifte bulunma ile) desteklenmesi gerekir.

MADDİ UNSUR: SOMUT İCRAİ HAREKET

Cinsel taciz suçu, serbest hareketli bir suç olmakla birlikte, failin icrai bir hareketi (aktif bir eylemi) gerçekleştirmesini gerektirir. Sadece karşısında oturup bakmak, mağduru rahatsız etse bile, hukukun aradığı ağırlıkta bir icrai hareket (suçun maddi unsuru) olarak kabul edilmemektedir.

Eğer sanık, bakarken aynı zamanda el-kol hareketleriyle cinsel bir imada bulunsaydı veya mağduru sürekli (kalkıp gittiği yerlere kadar) takip etseydi, bu eylem cinsel taciz veya TCK m. 123'teki (Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma) suçu kapsamında değerlendirilebilirdi.

MANEVİ UNSUR: CİNSEL SAİK ARANMASI

TCK m. 105, suçun oluşması için özel bir kast, yani "cinsel amaç" (saik) aramaktadır. Sanık mağdura bakarken aklından cinsel düşünceler geçirmiş olabilir. Ancak ceza hukuku, insanların zihinlerini veya niyetlerini (dışa vurulmadıkça) yargılamaz.

Sanığın "cinsel amaçla" baktığının kesin olarak ispatlanması imkansıza yakındır. Sanık mahkemede "Dalmışım, kızı tanımıyorum bile" veya "Gözüm takılmış" şeklinde savunma yapabilir. Bu savunmanın aksini (kesin bir cinsel niyet olduğunu) ispatlayacak somut bir delil olmadığından, manevi unsur eksik kalmaktadır.

OBJEKTİF RAHATSIZLIK İLE SUÇ AYRIMI

Emsal dosyada mağdur haklı olarak bu bakışlardan rahatsız olmuş ve hatta bir tanık (Abdulkadir) araya girerek "Kızı neden rahatsız ediyorsun?" demek zorunda kalmıştır. Bu durum, mağdurun rahatsızlığının ne kadar gerçek olduğunu göstermektedir.

Ancak bir kişinin bir eylemden rahatsız olması, o eylemi otomatik olarak "TCK m. 105 Cinsel Taciz" yapmaz. Ceza kanunu, mağdurun hissettiği rahatsızlığı değil, failin eyleminin kanundaki tanıma uyup uymadığını (objektif ölçütü) baz alır. Rahatsız edici her bakış suç olsaydı, toplumsal yaşamda hukuki güvenlik kalmazdı.

ŞÜPHEDEN SANIK YARARLANIR İLKESİ

Ceza muhakemesinin en temel ilkesi "İn dubio pro reo" (Şüpheden sanık yararlanır) kuralıdır. Bir eylemin suç teşkil edip etmediği veya hangi niyetle yapıldığı konusunda yüzde yüzlük (mutlak) bir kesinlik yoksa, mahkeme beraat kararı vermek zorundadır.

Sanığın sadece bakması eyleminde; bu bakışın cinsel bir istek mi, dalgınlık mı, yoksa başka bir kişiye benzetme mi olduğu şüphelidir. Bu şüphe yenilemediği (başka bir destekleyici eylemle kanıtlanmadığı) için sanık ceza almaktan kurtulmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE TANIK BEYANI

Kararda, olaya müdahale eden tanığın sanığa çıkıştığı ve sanığın da tanığa "or... avukatlığını mı yapıyorsun" şeklinde hakaretamiz bir cevap verdiği (iddiadan) anlaşılmaktadır.

Sanığın tanığa verdiği bu kaba cevap, onun karakteri veya nezaketi hakkında olumsuz bir fikir verse de, bu söz mağdura yönelik cinsel bir teklif veya taciz içermediği için (ve suçlama salt hakaret değil, cinsel taciz üzerinden yürüdüğü için) cinsel taciz suçunun unsurlarını tamamlamaya yetmemiştir.

Sonuç olarak; Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin bu kararı, cinsel taciz iddialarında "tipiklik" sınırının nerede başlayıp nerede bittiğine dair akademik düzeyde bir şablon sunmaktadır. Toplum içinde bir başkasına ısrarla ve rahatsız edici şekilde bakmak, görgü kurallarına, ahlaka ve toplumsal düzene aykırı bir davranıştır. Ancak ceza hukuku, her kınanabilir hareketi suç saymaz. TCK m. 105'teki "cinsel amaçlı taciz" fiilinin oluşabilmesi için, failin eyleminin sadece sübjektif bir rahatsızlık yaratması değil; aynı zamanda söz, yazı, jest veya mimiklerle dışa vurulmuş, objektif olarak "cinsel niyet barındıran" aktif bir icrai harekete dönüşmüş olması zorunludur. Soyut bir bakma eylemi, kanuni unsurları doldurmadığından, mahkemenin verdiği beraat kararı hukukun evrensel ilkelerine (kanunilik ve şüpheden sanık yararlanır) tam bir uyum içindedir.

SORU – CEVAP BÖLÜMÜ

1. Otobüste veya sokakta birisi bana ısrarla ve rahatsız edici şekilde bakarsa onu cinsel tacizden şikayet edebilir miyim?

Şikayet hakkınız her zaman vardır ancak Yargıtay kararına göre "sadece bakmak" (başka bir laf atma, takip etme veya cinsel işaret yoksa) tek başına cinsel taciz suçunu oluşturmaz ve büyük ihtimalle takipsizlik veya beraatle sonuçlanır.

2. Cinsel taciz sayılması için illa bana dokunması mı gerekir?

Hayır, dokunma olursa suç "Cinsel Saldırı" (TCK 102) olur. Cinsel taciz (TCK 105) dokunma olmadan, sözle, mesajla, ıslık çalarak veya cinsel içerikli el-kol hareketleriyle işlenen bir suçtur.

3. Bakarken aynı zamanda göz kırpsa veya öpücük atsa suç oluşur mu?

Evet, oluşur. Göz kırpmak veya öpücük atmak eyleme "cinsel amaç" ve "aktif bir hareket" (objektif dışa vurum) kattığı için tipiklik unsuru tamamlanır ve TCK 105'ten ceza alması sağlanabilir.

4. Mahkeme, sanığın baktığını tanıkla ispatlamamıza rağmen neden beraat verdi?

Mahkeme sanığın size baktığını yalanlamıyor, bunu kabul ediyor (sübuta ermiş diyor). Ancak ceza kanunu "bakmayı" suç saymadığı için (kanunilik ilkesi gereği) beraat kararı veriyor.

5. Yargıtay'ın bu kararı tacizi meşrulaştırmaz mı?

Hayır, Yargıtay eylemin ahlaklı olduğunu söylemiyor; sadece "bu eylem ceza kanunundaki hapis cezasını gerektiren suçun tanımına uymuyor" diyerek hukuki bir tespit yapıyor. Hukukta kıyas (suç icat etmek) yasaktır.

Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Yargıtay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ İÇTİHAT METNİ
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/19247 E., 2023/3556 K. "Katılanın olay tarihinde otogarda bulunduğu sırada karşısına oturan sanığın gözleriyle taciz eder şekilde bakmaya başladığını, bu durumu fark eden tanık Abdulkadir'in sanığa hitaben ve kendisini kastederek kızı neden rahatsız ediyorsun diye sorduğunu, sanığın cevaben or... avukatlığını mı yapıyorsun dediğini iddia ettiği, sanığın katılanın karşısına oturduğunu beyan ederek atılı suçlamaları reddettiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda katılan ve tanık birbirini doğrular şekilde sanığın katılana baktığını beyan etmişlerse de bakma eyleminin cinsel taciz suçunu oluşturmayacağından bahisle sanık hakkında atılı cinsel taciz suçundan beraat kararı verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Katılan beyanı, savunma, tanık ifadesi ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın olay günü katılana bakması şeklinde sübuta eren eyleminde atılı cinsel taciz suçunun kanuni unsurları itibarıyla oluşmadığına dair gerekçeyle sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir."