avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul
Şişman Hukuk Bürosu Emsal Kararlar

BANKA KAYITLARININ YERİNDE İNCELEMESİ

Ticari hayatın ve ekonomik sistemin can damarını oluşturan bankacılık uyuşmazlıkları, alacak ve borç ilişkilerinin karmaşıklığı, finansal matematik hesaplamaları ve bankacılık mevzuatının kendine has dinamikleri nedeniyle ticaret hukukunun en teknik dava alanını teşkil eder. Bankacılık sözleşmelerinden (krediler, genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmeleri, teminat mektupları vb.) kaynaklanan alacak davalarında, mahkemelerin gerçeğe uygun, adil ve yasal sınırlara bağlı bir karar verebilmesi, dava konusu edilen hesap hareketlerinin, faiz oranlarının ve tahsilatların milimetrik bir doğrulukla incelenmesine bağlıdır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca hakimin hukuki bilgisi dışında kalan teknik konularda uzman bilirkişilerin görüşüne başvurması yasal bir zorunluluktur. Ancak bankacılık uyuşmazlıklarında bilirkişi incelemesi, sıradan evrak incelemelerinden çok farklı usuli kurallara tabidir. Bankaların devasa kayıt sistemleri, ticari defterleri ve iç yazışmaları genellikle fiziken adliyeye taşınamayacak kadar geniştir ve bankacılık sırrı kapsamında korunur. Bu nedenle, bankacılık davalarında gerçeğe ulaşmak için banka kayıtlarının bizzat "yerinde incelenmesi" (banka merkezinde veya şubesinde bilirkişi incelemesi) usulü büyük önem taşır. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin yerleşik ve sarsılmaz kararlarında vurgulandığı üzere, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmesi bozmayı gerektirir. Mahkemeler, banka kayıtlarını yerinde inceletecek uzman bilirkişiler görevlendirmeli, tarafların rapora yönelik gerekçeli itirazlarını ek raporlarla mutlaka aydınlatmalı ve dava konusu edilen gayri nakdi alacak gibi spesifik alacak türlerini gerekçeli kararlarında tam olarak değerlendirmelidir.

BANKACILIK UYUŞMAZLIKLARINDA UZMAN BİLİRKİŞİ GÖREVLENDİRİLMESİ

Bilirkişilik, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266. ve devamı maddelerinde düzenlenen bir delil değerlendirme ve yargıya yardımcı olma kurumudur. Yasa gereği hakim, çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Bankacılık sözleşmeleri, değişken faiz hesaplamaları, kat kat faiz (katkı faizi), limit aşım faizleri, temerrüt hesaplamaları ve banka komisyonları gibi işlemler, genel bir hukukçunun veya sıradan bir hesap bilirkişisinin bilgisiyle çözülemeyecek kadar uzmanlık gerektirir. Bu nedenle, bankacılık davalarında görevlendirilecek bilirkişilerin mutlaka "bankacılık ve finans uzmanı", "banka müfettişi" veya bankacılık hesaplarında deneyimli "mali müşavirler" arasından seçilmesi şarttır. Konusunda uzman olmayan bilirkişilerce hazırlanan yetersiz ve yüzeysel raporlar, hukuki güvenliği zedeleyeceği gibi kararların doğrudan Yargıtayca bozulması sonucunu doğurur.

BANKA KAYIT VE BELGELERİNİN "YERİNDE İNCELENMESİ" USULÜ (HMK 218)

Bankacılık işlemlerine dayanan uyuşmazlıklarda en büyük kanıtlar bankaların tutmak zorunda oldukları ticari defterler, mizanlar, hesap özetleri, dekontlar ve sistem kayıtlarıdır. Ancak banka kayıtlarının birçoğu elektronik ortamda tutulduğu ve fiziki dosyaların adliyeye taşınması imkansız olduğu için, mahkemenin bilirkişiye "yerinde inceleme" (yerinde araştırma) yetkisi vermesi gerekmektedir. HMK’nın 218. maddesi ve bilirkişilik mevzuatı uyarınca mahkeme, bilirkişilerin banka arşivinde, şubesinde veya bilgi işlem merkezinde bizzat inceleme yapmasına karar verir. Yerinde inceleme usulünde bilirkişiler, bankanın yetkili personeli eşliğinde tüm bilgisayar kayıtlarını, hesap hareketlerini ve kredi dosyalarını en ince detayına kadar yerinde sorgulayabilir ve kopyalarını alabilirler. Yerinde inceleme yaptırılmadan, sadece tarafların dosyaya sunduğu sınırlı belgelere göre hazırlanan raporlar eksik inceleme ürünü kabul edilerek geçersiz sayılır.

BİLİRKİŞİ RAPORLARINA İTİRAZ HAKKI VE MAHKEMENİN DEĞERLENDİRME YÜKÜMLÜLÜĞÜ

HMK’nın 281. maddesi uyarınca taraflar, bilirkişi raporunun kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, belirsizliklerin giderilmesi veya rapordaki hatalar yönünden yeni bir rapor alınmasını ya da ek rapor düzenlenmesini isteyebilirler. Bilirkişi raporları hakim için bağlayıcı olmamakla birlikte, hakim itirazları göz ardı ederek karar veremez. Özellikle bankacılık davalarında, davacı veya davalı vekilinin önceki bilirkişi raporunda tespit ettiği somut matematiksel hatalar, faiz başlangıç tarihlerindeki yanlışlıklar veya eksik hesaplamalar mahkemece ciddiyetle ele alınmalıdır. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin kararında da belirtildiği üzere, tarafların rapora yönelik itirazlarının konusunda uzman bilirkişilere tekrar inceletilerek (ek rapor veya yeni bir kurul raporu alınarak) sonucuna göre karar verilmesi gerekir. İtirazları cevapsız bırakan yetersiz gerekçelerle hüküm kurulması adil yargılanma hakkını doğrudan ihlal eder.

GAYRİ NAKDİ ALACAK (TEMİNAT MEKTUBU) KAVRAMI VE GEREKÇELİ KARAR ZORUNLULUĞU

Bankacılık hukukunda alacaklar "nakdi alacaklar" ve "gayri nakdi alacaklar" olmak üzere ikiye ayrılır. Nakdi alacaklar, bankanın fiilen müşteriye verdiği ve geri istediği nakit paralardır (krediler gibi). Gayri nakdi alacaklar ise, bankanın müşterisi adına üçüncü kişilere karşı üstlendiği garanti ve taahhütlerdir. Gayri nakdi alacağın en tipik örneği "Banka Teminat Mektupları"dır. Teminat mektupları uyarınca banka, müşterisinin borcunu ödeyeceğini garanti eder; ödenmezse kendisi ödemekle yükümlü olur. Davalarda hem nakdi alacak (kredi borcu) hem de gayri nakdi alacak (teminat mektubu riski veya komisyonu) birlikte talep edilebilir. Nakdi alacaklar ile gayri nakdi alacakların tasfiye, faiz ve tahsilat rejimleri birbirinden tamamen farklıdır. Bu nedenle mahkemeler, gerekçeli kararlarında her iki alacak türünü de ayrı ayrı tartışmalı ve değerlendirmelidir. Yargıtay bozma kararında, yerel mahkemenin gayri nakdi alacağa ilişkin gerekçede hiçbir değerlendirmeye yer vermeyerek karar vermesini ağır bir usul hatası olarak tespit etmiştir.

YARGITAY 19. CEZA/HUKUK DAİRESİ KARARININ HUKUKİ ANALİZİ

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2017/1302 Esas ve 2018/6649 Karar sayılı ilamı, bankacılık davalarında yargılamanın nasıl titizlikle yürütülmesi gerektiğini gösteren örnek bir denetim kararıdır. Yerel mahkeme, eksik belgelere dayalı, yetersiz ve itirazları karşılamayan bir bilirkişi raporunu hükme esas almış; dahası, davacının talep ettiği gayri nakdi alacak kalemine ilişkin karar gerekçesinde hiçbir analiz veya yasal değerlendirme yapmamıştır. Yargıtay bu kararı incelediğinde, "eksik inceleme" yapıldığını, banka kayıtlarının yerinde incelenmesi gerektiğini ve davacı vekilinin önceki rapora yönelik itirazlarının tamamen havada bırakıldığını belirlemiştir. Üst mahkeme, gayri nakdi alacağın gerekçelendirilmemesini ve bilirkişi yetersizliğini ağır bir hukuka aykırılık sayarak kararı bozmuştur. Bu karar, ticari yargılamada kalitenin, detaylı incelemenin ve gerekçeli kararın önemini bir kez daha tescil etmiştir.

MAHKEMELERİN GEREKÇELİ KARAR YAZMA BORCU VE HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜ

Anayasa'nın 141. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; "Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır." Gerekçeli karar hakkı, adil yargılanma hakkının en kutsal alt unsurudur. Gerekçe, mahkemenin davacının ve davalının iddialarını nasıl değerlendirdiğini, hangi delili neden üstün tuttuğunu ve yasal kuralları somut olaya nasıl uyguladığını gösteren mantıksal bir köprüdür. Bankacılık davası gibi karmaşık uyuşmazlıklarda, tarafların talep ettiği nakdi ve gayri nakdi alacak kalemlerinin her birinin neden kabul veya reddedildiğinin gerekçede net olarak açıklanması zorunludur. Gayri nakdi alacak taleplerini gerekçede tamamen es geçen, "değerlendirmeye yer vermeyen" kararlar, tarafların hak arama özgürlüğünü kısıtlar ve kararın üst mahkemelerce denetlenmesini imkansız hale getirir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi de gerekçesizliği doğrudan bozma nedeni sayarak bu anayasal ilkeyi korumuştur.

SORU – CEVAP BÖLÜMÜ

1. Bankacılık davalarında bilirkişi neden banka kayıtlarını yerinde inceler?

Banka kayıtlarının, ticari defterlerin ve mizanların fiziken adliyeye taşınması imkansız olduğundan ve veri güvenliği gerektirdiğinden, bilirkişilerin banka merkezinde bizzat sorgulama yapması (yerinde inceleme) zorunludur.

2. Gayri nakdi alacak ne demektir?

Gayri nakdi alacak, bankanın müşterisi adına üçüncü kişilere karşı üstlendiği garanti ve taahhütlerdir. Ticari hayattaki en yaygın gayri nakdi alacak kalemi banka teminat mektuplarıdır.

3. Yetersiz bilirkişi raporuna karşı ne yapılmalıdır?

Bilirkişi raporuna karşı, tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde somut gerekçeler, matematiksel hatalar ve eksiklikler belirtilerek mahkemeye yazılı itiraz sunulmalı ve yeni/ek rapor alınması talep edilmelidir.

4. Mahkeme kararının gerekçesiz olması ne anlama gelir?

Mahkemenin, tarafların iddialarını (örneğin teminat mektubu komisyon alacağını) karar gerekçesinde hiç tartışmaması veya değerlendirmemesi gerekçesizliktir ve Anayasa'ya aykırı olup bozma nedenidir.

5. Banka uyuşmazlıklarında bilirkişi heyeti kimlerden oluşur?

Bankacılık davalarında bilirkişi heyeti genellikle banka hesaplarında uzman akademisyenler, emekli banka müfettişleri ve bankacılık işlemlerinde uzman mali müşavirlerden oluşturulur.

Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Yargıtay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir.

YARGITAY 19. HUKUK DAİRESİ İÇTİHAT METNİ
"...konusunda uzman bilirkişi aracılığı ile banka kayıt ve belgelerinin yerinde incelenmesi suretiyle, davacı vekilinin önceki bilirkişi raporuna yaptığı itirazlar da değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak, ayrıca gayri nakdi alacağa ilişkin gerekçede değerlendirmeye yer verilmeyerek yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir." Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2017/1302 E., 2018/6649 K.