avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul
Şişman Hukuk Bürosu Emsal Kararlar

Borsa ve Bitcoin Kayıplarının Boşanmadaki Etkisi

Modern dünyanın getirdiği yeni yatırım araçları, aile hukuku alanında da daha önce karşılaşılmamış uyuşmazlıkları beraberinde getirmektedir. Eşlerden birinin borsa, kripto paralar (Bitcoin vb.) veya benzeri riskli yatırım araçlarında para kaybetmesi, boşanma davalarında bir "kusur" olarak ileri sürülmeye başlanmıştır. Ancak Türk Medeni Kanunu ve Yargıtay içtihatları, "ekonomik risk" ile "ekonomik şiddet" arasında net bir ayrım yapmaktadır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2025 yılına ait en güncel kararı, sırf yatırım amacıyla yapılan borsa veya kripto para işlemlerinde para kaybedilmesinin, tek başına eşe bir kusur olarak yüklenemeyeceğini hüküm altına almıştır. Bir diğer ifadeyle, her ticari girişimde olduğu gibi finansal piyasalardaki yatırım başarısızlığı da "boşanmaya sebebiyet veren bir kusurlu davranış" olarak kabul edilmemektedir. Bu makalede, boşanma davalarında kusur belirleme ilkeleri, ekonomik risklerin aile birliğine etkisi ve Yargıtay’ın dijital varlık kayıplarına dair güncel perspektifi akademik bir çerçevede analiz edilecektir.

Boşanma davalarında tarafların kusur oranları; nafaka, maddi ve manevi tazminat gibi sonuçları doğrudan etkileyen en temel unsurdur. Eşlerin aile birliğini koruma ve ortak geleceği inşa etme yükümlülüğü olsa da, hukuk sistemi bireylere belirli bir ekonomik serbesti alanı da tanımaktadır. Yatırım yapmak, bir varlığı artırma amacı güden meşru bir eylemdir. Bu eylemin sonucunun "zarar" ile bitmesi, eylemi "hukuka aykırı" veya "kusurlu" hale getirmez. Ancak bu yatırımın, ailenin temel geçim kaynaklarını tehlikeye atacak şekilde, gizli kapaklı veya kumar benzeri bir dürtüyle yapılması durumunda "ekonomik şiddet" tartışmaları başlayabilir. Yargıtay, son kararıyla bu tartışmalara "yatırım amacı" vurgusu yaparak önemli bir ölçüt kazandırmıştır.

Boşanma Davalarında Kusur Belirleme İlkeleri

Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesi uyarınca, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davasında hakimin boşanmaya karar verebilmesi için tarafların kusur durumlarını tespit etmesi gerekir. Kusur, eşlerin evlilik birliğinin kendilerine yüklediği ödevleri kasten veya ihmal sonucu ihlal etmeleridir. Sadakatsizlik, şiddet, hakaret gibi eylemler klasik kusur türleridir. Ancak "ekonomik davranışlar" kusur skalasında daha gri bir alandadır.

Kusur belirlenirken "hayatın olağan akışı" esas alınır. Eşlerin birbirlerine karşı dürüst olma ve ortak geleceği koruma borcu vardır. Ancak bu borç, bir eşin her yatırım kararını diğerine onaylatması veya her ticari riski "boşanma sebebi" olarak görmesi anlamına gelmez. Yargıtay, bir davranışın kusur sayılabilmesi için o davranışın "evlilik birliğini sürdürülemez hale getirme" kastı veya ağır bir özen eksikliği içermesini bekler. Sırf yatırım amacıyla yapılan ve başarısızlıkla sonuçlanan borsa işlemleri, bu nitelikte bir "bilinçli ihlal" olarak görülmemektedir.

Türk Medeni Kanunu Madde 186/3 "Eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katılırlar." (Bu madde, eşlerin ekonomik güçlerini yönetme hakkını da beraberinde getirir.)

Yatırım Amaçlı Kayıpların Hukuki Niteliği

Hukuk, "yatırım" (investment) ile "tüketim" veya "savurganlık" arasında net bir ayrım yapar. Yatırım, bir değerin gelecekte daha fazla değer kazanması amacıyla belirli bir riskin üstlenilmesidir. Borsa ve Bitcoin gibi araçlar doğası gereği yüksek risk içerir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin kararına göre; "sırf yatırım amacıyla borsa, bitcoin, vs. gibi kurumlara para yatırılması halinde yatırım sonucunda para kaybedilmesi eşe kusur olarak yüklenemez."

Bu kararın hukuki temeli, "niyet" unsuruna dayanır. Eğer eş, ailenin parasını daha da artırmak, bir ev almak veya çocukların geleceğini garanti altına almak gibi bir motivasyonla (iyi niyetle) bu piyasalara girmişse, sonucun negatif olması onu "kötü eş" yapmaz. Yatırım kararı bir strateji hatası olabilir ancak bir "hukuki kusur" değildir. Bu durum, bir iş adamının işlerinin bozulması ve iflas etmesi ile aynı kategoridedir. İflas eden bir iş adamına "neden para kaybettin?" diye boşanma davasında kusur yüklenemeyeceği gibi, kripto piyasasında para kaybeden eşe de yüklenemez.

Ekonomik Şiddet ve Kusur Ayrımı

Kayıpların kusur sayılmamasının tek istisnası "ekonomik şiddet" boyutuna ulaşmasıdır. Ekonomik şiddet; eşin rızası dışında aile birliğinin varlıklarını yok etmek, ailenin temel ihtiyaçlarını karşılamayacak duruma getirmek veya savurganlık (israf) yapmaktır. Örneğin, bir eş kirayı ödemek yerine o parayı gizlice borsaya yatırıp kaybediyorsa ve bu durum aileyi açlık/evsizlik riskiyle karşı karşıya bırakıyorsa, burada yatırım amacından ziyade "sorumsuzluk" ve "ekonomik baskı" söz konusudur.

Ayrıca, yatırımın "kumar" niteliğinde yapılması da kusur teşkil edebilir. Borsa ve Bitcoin yasal yatırım araçları olsa da, bu araçların "oyun" mantığıyla, kontrolsüzce ve tüm malvarlığını hiçe sayarak kullanılması "savurganlık" (TMK 406) kapsamında değerlendirilebilir. Yargıtay’ın 2025 tarihli kararı, bu ayrımı "sırf yatırım amacıyla" ifadesiyle yapmıştır. Eğer amaç yatırım değil de bir bağımlılık veya diğer eşi zarara uğratma ise, bu durum boşanmada tam kusur nedeni olabilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi - 2024/8889 E., 2025/4529 K. "Davacının borsa, bitcoin gibi yerlerle para kaybettiği vakıası davalı erkeğe kusur olarak yüklenmiş ise de, özellikle sırf yatırım amacıyla borsa, bitcoin, vs. gibi kurumlara para yatırılması halinde yatırım sonucunda para kaybedilmesinin eşe kusur olarak yüklenemeyeceği..."

Borsa ve Kripto Varlık Yönetimi

Kripto varlıklar, anonim yapıları ve yüksek volatilite (oynaklık) özellikleri nedeniyle aile hukukunda ispatı en zor alanlardan biridir. Bir eşin ne kadar Bitcoin aldığını veya kaybettiğini tespit etmek zordur. Ancak boşanma davasında "kusur" iddiası ileri sürüldüğünde, mahkeme genellikle banka kayıtları ve bilirkişi incelemeleriyle bu hareketleri takip eder. Eğer kayıtlar, yapılan işlemlerin rasyonel bir yatırım çabası olduğunu gösteriyorsa (örneğin düzenli alım-satımlar, mantıklı meblağlar), kayıp yaşansa bile kusur yüklenmez.

Eşlerin birbirine haber vermeden yatırım yapması "güven sarsıcı davranış" mıdır? Yargıtay, her gizli işlemin güven sarsıcı olmadığını, ancak yatırım miktarının aile bütçesine göre "fahiş" olması durumunda dürüstlük kuralının ihlal edilmiş sayılacağını kabul etmektedir. Ancak yine de, son karar ışığında, gizli de olsa yapılan "yatırımın" sonucundaki "zarar", başlı başına bir boşanma nedeni veya tazminat gerekçesi yapılamayacaktır.

Evlilik Birliğinde Sadakat ve Güven

Evlilikte sadakat sadece "sadakat" (başkasıyla ilişki yaşamama) değil, aynı zamanda "ekonomik sadakat"i de kapsar. Ekonomik sadakat, eşin aile varlıklarını koruma ve kollama yükümlülüğüdür. Ancak bu yükümlülük, bir "garanti" borcu değildir. Yani eş, ailenin parasını korumaya çalışmalı ama mutlaka artıracağını garanti etmemelidir. Piyasaların çökmesi, bir hissenin değer kaybetmesi veya bir kripto projesinin iflası, eşin kontrolü dışındaki dışsal faktörlerdir.

Güven ilişkisi, eşlerin birbirlerinin karar alma süreçlerine saygı duymasını gerektirir. Eğer bir eş, yatırım kararlarında hata yaptıysa, bu bir iletişim ve güven sorunu olarak evlilik içinde çözülebilir. Ancak Yargıtay, bu hatanın bir "yasal ceza" (tazminat veya kusur puanı) olarak boşanma davasına taşınmasına sınır koymuştur. "Yatırım riski her zaman mevcuttur ve bu riski almak evlilik birliğini sarsan bir eylem değildir" mesajı, modern hukuk anlayışının bir yansımasıdır.

Yargıtay'ın 2025 Tarihli Güncel Yaklaşımı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2025/4529 K. sayılı bu ilamı, Bölge Adliye Mahkemesi'nin (istinaf) hatalı bir kararını düzelterek hukuki bir denge kurmuştur. İstinaf mahkemesi, Bitcoin kaybını erkeğe kusur olarak yüklerken; Yargıtay, "yatırım amacıyla yapılan işlemin sonucundaki kaybın kusur olamayacağını" belirterek alt mahkemeleri uyarmıştır. Bu karar, bundan sonraki tüm boşanma davalarında "borsada para kaybetti" iddiasının tek başına bir hükme esas alınamayacağını kesinleştirmiştir.

Kararda dikkat çeken bir diğer husus, erkeğin borsa kaybı kusur sayılmasa dahi "diğer kusurlu davranışları" nedeniyle yine de "tam kusurlu" sayılmasıdır. Yani bir eş, sadece borsa kaybından kurtulabilir; ancak eşine şiddet uyguluyor, hakaret ediyor veya evi terk ediyorsa, borsa kaybının kusur sayılmaması onu sonuçta kurtarmayacaktır. Bu durum, mahkemenin "kusurları yarıştırması" ve bütüncül bir değerlendirme yapması ilkesiyle uyumludur.

HMK Madde 190 - İspat Yükü "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." (Bitcoin ile aileyi zarara uğrattığını iddia eden eş, bunun yatırım amacı dışında bir savurganlık olduğunu ispatlamalıdır.)

Soru Cevap ile Boşanma Hukuku

Eşim bütün birikimimizi borsada kaybetti, bu yüzden boşanabilir miyim?

Evet boşanabilirsiniz (evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle); ancak Yargıtay'ın 2025 kararına göre sırf "para kaybetti" diye eşinize kusur yüklenemez. Eğer bu yatırım kumar gibi kontrolsüz yapılmadıysa, tazminat hakkınız bu kayıp üzerinden doğmayabilir.

Eşim benden gizli Bitcoin almış ve zarar etmiş, tazminat alabilir miyim?

Eşinizin gizli işlem yapması "güven sarsıcı davranış" olarak kusur sayılabilir. Ancak Yargıtay, yatırım sonucundaki "zararın" kendisini kusur saymamaktadır. Tazminat alabilmeniz için eşinizin başka kusurlarının da (şiddet, hakaret vb.) olması veya bu işlemin aileyi sefalete sürüklemiş olması gerekir.

Borsada kazandığı paralar boşanırken paylaşılır mı?

Evet. Edinilmiş mallara katılma rejimi uyarınca, evlilik birliği içinde elde edilen her türlü gelir (borsa kazancı, kripto kârı) "edinilmiş mal" sayılır ve boşanma halinde yarı yarıya paylaşılır. Kayıp paylaşılamazken (kusur değilken), kazanç paylaşılır.

Eşim ailenin parasını kripto paraya yatırıp batırdı, bu ekonomik şiddet midir?

Eğer eşiniz bu parayı ailenin temel ihtiyaçlarından (kira, fatura, mutfak) kısarak ve sizi mağdur ederek yatırdıysa bu ekonomik şiddettir. Ancak "fazla para" veya "birikim" ile yapılan yatırımlardaki kayıp şiddet değil, ekonomik risk olarak görülür.

Sonuç

Boşanma davalarında kusur tespiti, teknolojik ve ekonomik değişimlere paralel olarak sürekli evrilmektedir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2025 yılına ait bu önemli ilamı, borsa ve kripto para gibi modern yatırım araçlarındaki kayıpların "kişisel bir ticari risk" olduğunu ve evlilik birliğinin temelden sarsılmasında "kusurlu bir eylem" olarak nitelendirilemeyeceğini net bir şekilde ortaya koymuştur. Hukuk, bir eşin yatırım başarısızlığını cezalandıran bir sistem değildir; sadece ahlaka, iyi niyete ve aile hukukunun temel ödevlerine aykırı davranışları yaptırıma bağlar.

Sonuç olarak, eşlerin ekonomik kararlarının boşanma davasındaki etkisi, eylemin "amacına" ve "ailenin temel ihtiyaçlarıyla olan ilişkisine" göre belirlenir. Sırf yatırım amacıyla girilen yolda yaşanılan kayıplar, eşi "kusurlu" hale getirmez. Şişman Hukuk Bürosu olarak, boşanma davalarında kusur tespiti, ekonomik şiddet iddiaları ve mal rejimi tasfiyesi süreçlerinde, Yargıtay’ın en güncel ve teknolojiyle uyumlu içtihatları doğrultusunda profesyonel hukuki danışmanlık sağlamaktayız. Modern hukuk, modern riskleri tanımakla başlar.

Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Yargıtay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir.

YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ İÇTİHAT METNİ
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/8889 E.. 2025/4529 Κ. "İçtihat Metni" "Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, delillerin takdirinde hata görülmemesine ve özellikle Bölge Adliye Mahkemesince 'davacının borsa, bitcoin gibi yerlerle para kaybettiği' vakıası davalı erkeğe kusur olarak yüklenmiş ise de, özellikle sırf yatırım amacıyla borsa, bitcoin, vs. gibi kurumlara para yatırılması halinde yatırım sonucunda para kaybedilmesinin eşe kusur olarak yüklenemeyeceğinin, yine de kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlara göre davalı erkeğin boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup davalı erkeğin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA..."