avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul
Şişman Hukuk Bürosu Emsal Kararlar

ÇEKTE KEŞİDE YERİ VE KISALTMALAR

Ticaret hukukunun en dinamik, en sıkı şekil kurallarına tabi olan ve piyasada en yaygın kullanılan ödeme araçlarının başında kambiyo senetleri, özellikle de çekler gelmektedir. Çeklerin ticari piyasadaki bu sarsılmaz güvenilirliği ve hızlı icra takip usulleri, kanun koyucunun çek üzerine koyduğu çok katı yasal kurucu unsurların varlığına sıkı sıkıya bağlıdır. Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) kambiyo senetlerine ilişkin maddelerinde, bir belgenin "çek" vasfını taşıyabilmesi için bulunması zorunlu olan kurucu unsurlar tek tek sayılmıştır. Bu kurucu yasal unsurlardan en önemlilerinden biri, çekin nerede düzenlendiğini gösteren "keşide yeri" (place of issuance) unsurudur. Keşide yeri, sadece basit bir coğrafi konum bilgisi değildir; çekin bankaya ibraz sürelerinin hesaplanmasında, yetkili mahkeme ve icra dairelerinin belirlenmesinde ve kambiyo hukukunun uygulanmasında temel teşkil eden sarsılmaz bir yasal kriterdir. Bu nedenle keşide yerinin, hiçbir kuşkuya, belirsizliğe veya duraksamaya yer vermeyecek şekilde açık, anlaşılır ve tam olarak yazılması yasal bir zorunluluktur. Uygulamada çek düzenleyenlerin, keşide yerlerini kısaltarak (örneğin "K.Ereğli" veya "K.Maraş") yazdıkları sıklıkla görülmektedir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin kambiyo senetleri hukukunda çığır açan bu tarihi emsal kararı; çek üzerinde yazılı keşide yerinin "K.Ereğli" şeklinde belirsiz bir kısaltmayla gösterilmesi halinde, bu kısaltmanın hem "Karadeniz Ereğli" hem de "Konya Ereğli" ilçelerini çağrıştırması nedeniyle kuşku ve duraksama yarattığını, bu durumun çekin kambiyo vasfını tamamen ortadan kaldıracağını, dayanak belgenin artık bir çek olmayıp yalnızca Borçlar Kanunu hükümlerinde yer alan basit bir "adi havale" (ordinary remittance) hükmünde sayılacağını ve bu belgeye dayanılarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi yapılamayacağını hükme bağlamıştır.

Uygulamada alacaklılar ve icra müdürlükleri, "K.Ereğli yazılmış işte, herkes bunun Ereğli olduğunu bilir" mantığıyla bu belgeleri çek kabul edip borçlular hakkında çok ağır haciz baskıları kurmaktadır. Oysa Yargıtay'ın 14.12.1992 günlü ve 1991/1 Esas - 1992/5 Karar sayılı tarihi İçtihadı Birleştirme Kararı, bu konudaki tüm keyfi yorumları en üst düzeyde yasaklamıştır. Keşide yerindeki belirsizlik, çekin ibraz süresinin saptanmasını imkansızlaştırır veya hataya düşürür. İbraz süresinin yanlış hesaplanması ise, çekin zamanında ibraz edilip edilmediği, müracaat haklarının kaybedilip kaybedilmediği gibi fahiş hukuki sonuçlar doğurur. "K.Ereğli" ibaresi, Türkiye coğrafyasında Zonguldak'a bağlı Karadeniz Ereğli'yi de, Konya'ya bağlı Ereğli'yi de temsil edebilir. Her iki ilçe de idari ve coğrafi olarak tamamen farklı yerlerdedir. Bu hukuki belirsizlik karşısında yasa, senedin kambiyo korumasını elinden alır. Borçlu icra mahkemesine "çekin yasal unsuru eksiktir, kambiyo takibi iptal edilmelidir" diye başvurduğunda mahkeme takibi derhal iptal etmek zorundadır. Alacaklı artık o belgeyle doğrudan icra takibi yapamaz, genel mahkemelerde adi bir alacak davası açarak alacağını kanıtlamak zorunda kalır. Yargıtay'ın bu kararı, kıymetli evrak hukukundaki şekilcilik ve ciddiyet prensiplerini koruyan anıtsal bir içtihat kılavuzudur.

ÇEKİN ZORUNLU KANUNİ UNSURLARI

TTK'nın 780. maddesi uyarınca bir çekin geçerli olabilmesi için; 'çek' kelimesini, kayıtsız şartsız belirli bir bedelin ödenmesi hususundaki havaleyi, muhatabın ticaret ünvanını, ödeme yerini, keşide tarihini ve yerini, son olarak keşidecinin imzasını içermesi şarttır.

Bu unsurlardan herhangi birinin eksikliği, kanunun açıkça istisna öngördüğü durumlar hariç (örneğin keşide yeri yazmıyorsa keşidecinin adının yanındaki yerin keşide yeri sayılması gibi), belgenin çek vasfını tamamen ortadan kaldırır. Şekil noksanlığı, belgenin kambiyo senedi olma gücünü yok eden en ağır hukuki kusurdur.

KEŞİDE YERİNİN HUKUKİ ÖNEMİ

Keşide yeri, çekin doğum yerini temsil etmekle birlikte, çekin bankaya ibraz edilmesi gereken yasal 'ibraz sürelerinin' (presentation periods) hesaplanmasında en kritik unsurdur.

TTK'nın 796. maddesi uyarınca; bir çek çekildiği yerde ödenecekse 10 gün, çekildiği yerden başka bir yerde ödenecekse 1 ay içinde muhatap bankaya ibraz edilmelidir. Eğer çekin keşide yeri net değilse, çekin 10 günlük süreye mi yoksa 1 aylık süreye mi tabi olduğu bilinemez. Bu belirsizlik, çekin arkasının yazılması ve karşılıksız çek suçunun oluşması süreçlerini tamamen kilitler.

KISALTILMIŞ KEŞİDE YERİ GEÇERSİZLİĞİ

Keşide yerinin kısaltılarak yazılması kural olarak yasak olmamakla birlikte, yapılan kısaltmanın coğrafi olarak tek ve kesin bir idari birimi (il veya ilçeyi) şüpheye yer bırakmadan göstermesi şarttır.

Örneğin 'İst.' veya 'Ank.' gibi kısaltmalar herkes tarafından İstanbul ve Ankara olarak duraksamasız anlaşıldığından geçerlidir. Ancak 'K.Ereğli' kısaltması Konya Ereğli ile Karadeniz Ereğli arasında; 'K.Maraş' gibi kısaltmalar da idari belirsizlikler durumunda duraksama yaratmaktadır. Yargıtay, iki farklı idari birimi çağrıştıran veya belirsiz olan hiçbir coğrafi kısaltmayı geçerli kabul etmemektedir.

ADİ HAVALE NİTELİĞİNE DÖNÜŞME

Kambiyo senedi (çek) niteliğini yitiren bir belge, tamamen çöp haline gelmez; Borçlar Kanunu hükümlerine göre yazılı bir delil ve 'adi havale' (ordinary remittance) vasfını kazanır.

Adi havale haline dönüşen belgede artık kambiyo hukukunun sağladığı hiçbir imtiyaz (hızlı takip, ihtiyati haciz hakkı, ciro zinciri sorumlulukları) uygulanamaz. Alacaklı, çek sahibi sıfatını yitirir ve sadece adi bir alacaklı haline gelir. Belge, taraflar arasındaki borç ilişkisini gösteren basit bir yazılı delil başlangıcı niteliğine bürünür.

İCRA TAKİBİNİN İPTALİ PROSEDÜRÜ

Borçlu, keşide yeri belirsiz olan veya yasal unsurları eksik bir çekle hakkında kambiyo takibi (Örnek No: 10) başlatıldığında, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 gün içinde şikayet yoluna gitmelidir.

Şikayet, icra dairesinin bağlı olduğu İcra Hukuk Mahkemesi'ne yapılır. Borçlu dilekçesinde, takibe dayanak senedin keşide yerinin belirsiz olduğunu ve çek vasfı taşımadığını ileri sürer. İcra mahkemesi hâkimi, senedin aslını inceleyerek yasal unsurların eksikliğini saptadığı anda, alacaklının başlattığı icra takibini (tüm hacizlerle birlikte) süresiz olarak iptal etmek zorundadır.

YARGITAYIN KEŞİDE YERİ İÇTİHADI

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin bu emsal kararı, kambiyo hukukunda şekil güvenliğini ve yasal netliği koruyan en temel yargısal filtrelerden biridir. Karar, piyasa güvenliğini sağlamıştır.

Bu karar ve atıf yaptığı 1992 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı sayesinde, çek yazma disiplini korunmuş ve alacaklıların belirsiz belgeler üzerinden haksız ciro takipleri yapmasının önüne geçilmiştir. Hukuk sistemi, ticari hayatta hız ve kolaylık sağlarken, bunun karşılığında senetlerin yasal unsurlarının kusursuz olmasını arayarak hak dengesini en yüksek düzeyde gözetmeye devam etmektedir.

SORU – CEVAP BÖLÜMÜ

1. Elindeki çekin keşide yeri kısmında 'K.Ereğli' yazıyor. Bu çeki bankaya ibraz edip karşılıksızdır işlemi yaptırabilir miyim?

Bankalar çekin şekli unsurlarını inceleyerek işlem yapar. K.Ereğli yazan çeke banka karşılıksız kaşesi vurabilir. Ancak borçlu icra takibi başlatıldığında Yargıtay'ın emsal kararına dayanarak icra mahkemesinde takibi tamamen iptal ettirebilir. Bu nedenle K.Ereğli yazan bir belgeye dayanarak kambiyo takibi yapmanız yasal olarak risklidir, adi alacak takibi yapmanız gerekebilir.

2. Bir çekin keşide yerinde 'İstanbul/Esenyurt' veya sadece 'Kadıköy' yazması geçerli midir?

Evet, geçerlidir. Çekte keşide yerinin idari bir birim (il veya ilçe) olarak gösterilmesi yeterlidir. İstanbul (il) veya Esenyurt (ilçe) ya da Kadıköy (ilçe) yazılması hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde net coğrafi birimler olduğundan yasal olarak tamamen geçerlidir.

3. Çekin keşide yeri hiç yazılmamışsa çek tamamen geçersiz mi olur?

Çekte keşide yeri hiç yazılmamışsa çek hemen geçersiz olmaz. TTK 781. maddesi uyarınca, çekte keşide yeri gösterilmemişse, keşidecinin (çeki düzenleyenin) adının veya imzasının yanında yazılı olan yer, keşide yeri olarak kabul edilir. Ancak keşidecinin adının yanında da bir yer yazmıyorsa, o belge çek vasfını tamamen yitirir.

4. Çek vasfını yitiren ve 'adi havale' hükmüne dönüşen bir belgenin alacağını nasıl tahsil edebilirim?

Bu durumda kambiyo senetlerine özgü hızlı icra takibi yapamazsınız. Alacağınızı tahsil etmek için Asliye Ticaret Mahkemesi'nde veya Asliye Hukuk Mahkemesi'nde genel hükümlere göre bir 'Alacak Davası' açmanız ya da İcra Dairesinde 'İlamsız İcra Takibi' (Örnek No: 7) başlatmanız gerekir. Bu süreçlerde elinizdeki sahte/kusurlu çek, borcun varlığını kanıtlayan yazılı bir delil başlangıcı olarak mahkemede işinize yarayacaktır.

5. Keşide yeri kısaltmasına yönelik icra takibine itiraz süresi ne kadardır ve nereye başvurulur?

Borçlu, ödeme emrinin tebliğ edildiği tarihten itibaren en geç 5 gün içinde, takibin yapıldığı icra dairesinin bağlı olduğu İcra Hukuk Mahkemesi'ne dilekçeyle başvurarak şikayetçi olmalıdır. 5 günlük süre hak düşürücü olup, bu süreden sonra yapılacak itirazlar reddedilir.

Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Yargıtay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ İÇTİHAT METNİ
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2008/17867 Ε., 2008/21903 Κ. "Takip dayanağı çekte keşide yeri, K.Ereğli olarak gösterilmiştir. TTK.nun 692/5. maddesine göre çekin, kambiyo senedi vasfını taşıyabilmesi için, keşide yeri unsurunu ihtiva etmesi gereklidir. Aynı kanunun 708. maddesi gereğince, ibraz süresi çekin keşide edildiği yere göre belirleneceğinden keşide yerinin, hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde açık olarak gösterilmesi gerekir. Aksi takdirde senedin çek vasfında olduğunun kabulü yasal açıdan mümkün değildir. 14.12.1992 günlü ve 1991/1-1992/5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da açıklandığı üzere, kısaltılmış olarak yazılan keşide yerinin yukarıda yazılı ilkeye uygun bulunmaması halinde, takip dayanağı belge çek niteliğinde kabul edilemez. Bu durumda kambiyo senedi niteliği taşımayan dayanak belge çek niteliğinde olmayıp, adi havale hükmünde olduğundan..."