avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul
Şişman Hukuk Bürosu Emsal Kararlar

CEZADA FİİLİN BÖLÜNMEZLİĞİ İLKESİ

Ceza muhakemesi hukukunda, adil yargılanma hakkı ve maddi gerçeğin araştırılması ilkeleri kapsamında, yargılamaya konu olan tarihi olayın (fiilin) bir bütün olarak değerlendirilmesi zorunludur. Ceza hukukunda fiilin bölünmezliği ilkesi uyarınca, sanığa yüklenen tek bir maddi eylem, nitelik yönünden yapay bir şekilde bölünerek farklı hukuki sonuçlara bağlanamaz. Uygulamada uyuşmazlık konusu olan uyuşmazlıklarda, sanığın tek bir uyuşturucu madde bulundurma eylemi için hem ticari amaçla uyuşturucu ticareti yapma suçundan beraat kararı verilmesi hem de vasıf değiştiği gerekçesiyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan cezalandırılması veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi, "hükmün karıştırılması" niteliğindedir. Oysa sanığın kastı ve maddi deliller uyarınca eylem ya bütünüyle ticari amaçlıdır ya da kişisel kullanım sınırları içindedir. Yargıtay’ın emsal kararı, sanığın üzerinde parmak izi çıkan yüksek miktardaki uyuşturucu madde olayında, eylemin bölünerek çelişkili iki ayrı karar verilmesini hukuka aykırı bularak bozma kararı vermiştir.

CEZA YARGILAMASINDA FİİLİN BÖLÜNMEZLİĞİ KURALI

Ceza usul hukukunun temel prensiplerinden biri olan fiilin bölünmezliği kuralı, davanın konusunu oluşturan maddi olayın parçalanamayacağını ifade eder. Bir sanığın aynı zaman diliminde ve aynı kapsamda gerçekleştirdiği tek bir fiil, sadece tek bir suç tipine vücut verebilir veya o fiil nedeniyle tek bir hüküm kurulabilir. Eylemin farklı hukuki vasıflandırmalara tabi tutularak bölünmesi, usul hukukunun mantığına aykırıdır.

UYUŞTURUCU SUÇLARINDA TİCARİ AMAÇ VE KULLANIM AYRIMI

Uyuşturucu madde davalarında en kritik değerlendirme, sanığın eyleminin uyuşturucu madde ticareti (TCK m. 188) kapsamında mı yoksa kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma (TCK m. 191) kapsamında mı olduğunun belirlenmesidir. Bu ayrım yapılırken uyuşturucunun miktarı, paketleniş şekli, ele geçirildiği yer, sanığın bu maddeleri satmaya veya başkasına vermeye yönelik eylemleri ve sanığın kişisel durumu birlikte incelenir.

BAZ DELİLLERİN SUÇ VASFININ TAYİNİNDEKİ ROLÜ

Suç vasfının belirlenmesinde somut deliller büyük önem taşır. Ele geçirilen uyuşturucunun miktarı (örneğin 760 gram esrar gibi yüksek bir miktar) kişisel kullanım sınırlarını aşmaktadır. Ayrıca uyuşturucunun sarılı olduğu poşet veya paketler üzerinde sanığın parmak izinin tespit edilmiş olması, diğer sanıkların beyanları ve sanığın uyuşturucu madde ticaretine ilişkin istihbari bilgiler, ticari kastın varlığını kanıtlayan güçlü delillerdir.

AYNI FİİLİN NİTELİK YÖNÜNDEN BÖLÜNMESİ YASAĞI

Sanık hakkında tek bir uyuşturucu paketi üzerinden dava açılmışsa, mahkeme bu eylemin ticari mi yoksa kişisel kullanım amaçlı mı olduğunu kesin olarak saptamalıdır. Eylemin uyuşturucu ticareti boyutundan beraat kararı verip, aynı uyuşturucu miktarı için "kullanmak amacıyla bulundurma" suçundan mahkumiyet veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı tesis edilmesi, tek bir fiilin hukuken ikiye bölünmesi anlamına gelir ki bu durum yasaklanmıştır.

HÜKMÜN KARIŞTIRILMASI VE USULİ SAKATALIKLAR

Aynı fiile yönelik hem beraat hem de mahkumiyet/HAGB kararı verilmesi ceza yargılamasında hükmün karıştırılması (contradictory verdict) olarak adlandırılır. Bu durum kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratır ve kararın açıklanabilirliğini ortadan kaldırır. Yargıtay, bu tür usuli sakatlıkları re'sen bozma sebebi kabul etmekte, mahkemenin tek bir yönde kesin kanaat oluşturmasını zorunlu tutmaktadır.

BOZMA KARARININ HUKUKİ SONUÇLARI VE YARGILAMA

Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin incelemesine konu somut olayda; durdurulan bir araçtan atılan poşette yüksek miktarda esrar bulunmuş, poşet üzerinde sanığın parmak izi çıkmış, diğer sanıklar aleyhine beyanda bulunmuş ve sanığın yapılan idrar testinde uyuşturucu kullanmadığı saptanmıştır. Yerel mahkemece uyuşturucu ticaretinden beraat, kullanmadan ise HAGB kararı verilmiştir. Yargıtay, uyuşturucu kullanmayan sanığın bu miktarda maddeyi ticari amaçla bulundurduğunun sabit olduğunu ve fiilin bölünemeyeceğini belirterek kararı bozmuştur.

SORU – CEVAP BÖLÜMÜ

1. Ceza hukukunda "fiilin bölünmezliği" ilkesi nedir?

Sanığa yüklenen tek bir maddi olayın nitelik bakımından bölünerek iki farklı suçtan iki ayrı hükme bağlanmasını yasaklayan ilkedir.

2. Bir uyuşmazlıkta hem uyuşturucu ticareti beraati hem de kullanma cezası verilebilir mi?

Aynı uyuşturucu miktarı ve aynı eylem için hem beraat hem de kullanma suçundan mahkumiyet verilerek hüküm karıştırılamaz.

3. Uyuşturucu madde ticareti ile kullanma amacı arasındaki fark nasıl belirlenir?

Uyuşturucunun miktarı, paketleme şekli, sanığın uyuşturucu kullanıp kullanmadığı (idrar testi) ve parmak izi gibi somut delillerle belirlenir.

4. Sanığın uyuşturucu kullanmadığının idrar testiyle kanıtlanması davayı nasıl etkiler?

Sanığın uyuşturucu kullanmadığının saptanması, üzerindeki uyuşturucuyu kullanmak için değil, ticari amaçla bulundurduğu yönündeki kanaati güçlendirir.

5. Yargıtay'ın tek fiilin bölünerek iki ayrı hüküm kurulmasına yönelik görüşü nedir?

Yargıtay, tek bir fiilin ikiye bölünerek çelişkili hükümler kurulmasını ağır bir usul hatası ve bozma nedeni olarak kabul etmektedir.

Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Danıştay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir.

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2019/7016 E., 2022/8616 K. Karar Tarihi: 29.06.2022
Mahkeme : ÇARŞAMBA Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma Hükümler : 1- Mahkûmiyet (..., ... ve ... hakkında) 2- Beraat (..., ..., ..., ... , ..., ..., ... hakkında) Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: A) Sanıklar ..., ... ve ... hakkında "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde: Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık ... ve sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, B) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan verilen beraat kararlarının incelenmesinde: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, C) Sanık ... hakkında "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan verilen beraat kararının incelenmesinde: 28/04/2013 tarihli olay tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre; suç tarihinde sanık ...'ın kimliği tespit edilemeyen şahıstan uyuşturucu madde alacağı bilgisinin alınması üzerine durdurulan araçta, Volkan'ın aracın sol arka kapısından poşet içerisinde dışarı attığı net 760,50 gram esrar ele geçirildiği anlayılmakla; uyuşturucu maddelerin edinilen bilgiyi doğrulayacak şekilde ele geçirilmesi, sanığın içinde uyuşturucu madde olan poşet üzerinden sol el orta parmak izinin çıkması, diğer sanıkların ...'ın aleyhine olan beyanları birlikte değerlendirildiğinde, ticari amaçlı uyuşturucu madde bulundurduğu anlaşılan sanığın atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmesi yerine; sanığın ele geçen uyuşturucu maddeyi satmak için bulundurduğu iddiasıyla sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kamu davası açıldığı, sanığın yapılan idrar tetkikinde uyuşturucu madde kullanmadığının tespit edildiği olayda, sanığın eylemi tek olduğu halde, same fiil nitelik yönünden ikiye bölünerek bir niteliği yönünden uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraat, diğer niteliği yönünden de suç vasfının değiştiğinden bahisle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi suretiyle hükmün karıştırılması, Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 29/06/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.