avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul
Şişman Hukuk Bürosu Emsal Kararlar

CİNSEL TACİZ VE HUZUR BOZMA

Bireyin kişisel huzuru, hareket özgürlüğü ve cinsel dokunulmazlığı, çağdaş ceza hukuku sistemlerinin en titizlikle koruduğu evrensel değerler arasındadır. Günlük yaşamda özellikle sokakta, toplu taşımada veya trafikte kadınlara yönelik gerçekleştirilen araçla takip etme, tanışma teklif etme veya "seni istediğin yere bırakayım" tarzındaki ısrarlı eylemler, ceza yargılamalarında sıklıkla uyuşmazlık konusu olmaktadır. Bu tür fiillerin ceza kanunundaki hangi suç tipini (suç vasfını) oluşturacağı hususu, ceza daireleri arasında ve akademik çevrelerde en çok tartışılan hassas sınırlardan birini teşkil eder. Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 105. maddesinde düzenlenen "Cinsel Taciz" suçu ile 123. maddesinde düzenlenen "Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma" suçu, dış dünyadaki görünümleri itibariyle birbirine çok yakın olsa da, korudukları hukuki değerler ve unsurları bakımından tamamen farklıdır. Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin incelememize konu emsal bozma kararı, bu iki suç tipi arasındaki hassas ayrım çizgisini çizen çok önemli bir adli pusuladır. Kararda; araçla takip ettiği katılana "merhaba bakar mısın, benden sana zarar gelmez, seni istediğin yere bırakayım" diyen ve katılanın reddetmesine rağmen ısrarla takip eden sanığın eyleminin, "cinsel amaç taşıdığı kanıtlanamadığı" için cinsel taciz değil, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturacağı tescil edilmiş ve ilk derece mahkemesinin suç vasfında yanılarak verdiği cinsel taciz mahkumiyeti bozulmuştur.

Uygulamada yerel mahkemeler, toplumsal hassasiyetleri veya mağdurun cinsiyetini göz önüne alarak, sokaktaki her türlü ısrarlı takip ve tanışma isteğini doğrudan "cinsel taciz" olarak nitelendirme eğilimindedir. Oysa ceza hukuku, varsayımlarla veya genişletici yorumlarla suç yaratamaz. Bir eylemin cinsel taciz sayılabilmesi için, sanığın cinsel arzularını tatmin etme amacına (cinsel saike) yönelik davranışlar sergilemesi, sözlerinin cinsel içerikli (cinsel organ, cinsel ilişki iması veya cinsel nitelikli iltifat) olması şarttır. Sadece araba ile takip etmek ve "zarar gelmez, seni bırakayım" demek, nezaketsiz, kaba ve son derece rahatsız edici bir eylem olsa da, içinde açıkça cinsel bir içerik barındırmaz. Yargıtay'ın bu emsal bozma kararı, suçta ve cezada kanunilik ilkesinin zedelenmesini önleyerek, cinsel amaç taşımayan ısrarlı takiplerin TCK 123 kapsamında "huzur ve sükunu bozma" olarak cezalandırılması gerektiğini netleştirmiştir.

CİNSEL TACİZ SUÇUNUN YASAL UNSURLARI

TCK'nın 105. maddesinde düzenlenen cinsel taciz, bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz etmeyi cezalandırır. Suçun oluşması için fiziksel bir temasın (cinsel saldırının) bulunmaması şarttır; zira fiziksel temas olduğunda eylem artık cinsel saldırı (TCK 102) veya çocuğun cinsel istismarı (TCK 103) suçuna dönüşür.

Cinsel taciz, sözle, yazıyla, işaretle veya sergilenen davranışlarla gerçekleştirilebilir. Ancak bu eylemin cinsel taciz sayılabilmesi için "cinsel amaçlı" (cinsel saik) olarak yapılması yasal bir unsurdur. Sanığın sarf ettiği sözlerin veya yaptığı hareketlerin muhatapta cinsel bir uyarı veya cinsel nitelikte bir rahatsızlık yaratmaya elverişli olması gerekir. İçinde cinsel kelimeler, cinsel organ atıfları veya cinsel birleşme teklifi bulunmayan sıradan bir tanışma veya araca davet eylemi, kanunun aradığı cinsel amacı otomatik olarak barındırmaz.

KİŞİLERİN HUZUR VE SÜKUNUNU BOZMA

TCK'nın 123. maddesinde düzenlenen "Kişilerin huzur ve sükununu bozma" suçu, bireyin psikolojik bütünlüğünü, huzur içinde yaşama hakkını ve içsel sükununu korur. Maddede; sırf huzur ve sükununu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla; telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması cezalandırılır.

Bu suçun en hayati iki unsuru "ısrar" ve "sırf rahatsız etme kastı"dır. Failin tek seferlik kaba bir davranışı bu suçu oluşturmazken, eylemin ısrarlı bir şekilde (örneğin araçla uzun süre peşinden giderek veya defalarca arayarak) tekrarlanması halinde suç tamamlanmış olur. TCK 123, cinsel bir saik taşımayan ancak bireyin yaşam alanına ısrarla müdahale eden tüm rahatsız edici davranışları (somut olaydaki araçla ısrarlı takip gibi) cezalandıran genel ve tamamlayıcı bir suç tipidir.

CİNSEL SAİK VE AMAÇ ARAYIŞI

Yargıtay ceza daireleri, suç vasfının doğru tayin edilmesi hususunda sanığın "iç dünyasındaki saike" yani amacına odaklanır. Bir sözün veya eylemin dışarıdan kaba görünmesi, onun cinsel amaç taşıdığını varsaymak için yeterli değildir. Şüphe duyulan durumlarda, ceza hukukunun evrensel kuralları gereği yorum sanık lehine yapılmalıdır.

İncelediğimiz kararda Yargıtay: "eyleminin cinsel amaç taşıdığının belirlenememesi nedeniyle..." ifadesiyle bu kuralı somutlaştırmıştır. Sanık, katılan kadına "merhaba bakar mısın, seni bırakayım, benden zarar gelmez" derken, ahlaken çirkin ve hukuken yasak bir davranış sergilemiştir. Ancak bu sözlerde açıkça cinselliğe referans veren hiçbir kelime veya ima bulunmamaktadır. Dolayısıyla eylemin cinsel amaç taşıdığı "şüpheye yer bırakmayacak şekilde" kanıtlanamadığından, eylemin TCK 105 değil, TCK 123 kapsamında değerlendirilmesi hukuki bir zorunluluktur.

ARAÇLA TAKİP VE TEKLİFİN NİTELİĞİ

Trafikte veya yolda yürüyen bir kadını araçla takip ederek tanışmaya çalışmak, Türkiye'de maalesef sık karşılaşılan bir toplumsal sorundur. Bu eylemde sanık, aracıyla yavaşlayarak mağdurun yanında ilerlemekte ve onu araca binmeye davet etmektedir. Mağdurun "Beni rahatsız etme" diyerek gitmesini istemesine rağmen sanığın ısrarla aracıyla takip etmeyi sürdürmesi fiili tam bir "ısrarlı takip" (stalking) görünümündedir.

Buradaki eylemi ikiye bölerek incelemek gerekir: Birincisi, tanışma/araca davet teklifidir. Tek başına bu teklif kaba ve nezaketsiz olsa da suç değildir. İkincisi ise, teklifin reddedilmesine rağmen "ısrarla takip etmeye devam etmektir". İşte bu ısrar boyutu, eylemi ceza hukuku alanına sokar ve TCK 123 uyarınca kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturur. Yargıtay, cinsel amaç tespit edilemeyen bu tür ısrarlı takiplerde cezasızlığa yol açmamakta, ancak suçun adını doğru koyarak TCK 123'ten mahkumiyet kurulmasını emretmektedir.

SUÇ VASFININ TAYİNİNDE HUKUKİ YANILGI

Suç vasfının tayini, yerel mahkeme hâkiminin somut olayı ceza kanunundaki en doğru madde ile eşleştirmesi görevidir. Vasıfta yanılgı, ceza yargılamalarında en sık bozma nedenlerinden biridir. Cinsel taciz suçunun cezası ile huzur ve sükunu bozma suçunun cezaları ve yasal sonuçları birbirinden çok farklıdır.

TCK 105 cinsel taciz suçunun cezası (nitelikli haller hariç) 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezasıyken, TCK 123 huzur ve sükunu bozma suçunun cezası 3 aydan 1 yıla kadar hapistir. Ayrıca cinsel taciz suçu, sanığın adli siciline (sabıka kaydına) "cinsel suç" olarak geçeceği için kişinin gelecekteki mesleki ve sosyal hayatında fahiş derecede ağır sonuçlar doğurur. Yasal unsurları oluşmadığı halde bir kişiye "cinsel suçlu" damgası vurulması adalete aykırıdır; Yargıtay'ın vasıf denetimi bu haksızlığı gidermiştir.

YARGITAYIN SINIR ÇİZEN BOZMA KARARI

Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin bu emsal kararı, sokaktaki ısrarlı takip eylemlerine uygulanacak yasal yaptırımların sınırını çizen çok dengeli ve rasyonel bir içtihattır. Karar, bir yandan kadınların sokaktaki huzurunu bozan ısrarlı takipçilerin cezasız kalmamasını (TCK 123 ile cezalandırılmalarını) sağlarken, diğer yandan ceza hukukunun kanunilik ve şüpheden sanık yararlanır ilkelerini korumaktadır.

Bu karar sayesinde, sokakta yapılan her uygunsuz tanışma teklifi veya ısrarlı araca davet eylemi doğrudan "cinsel taciz" torbasına atılmayacak, olaydaki "cinsel içerik ve cinsel saik" unsurları titizlikle aranacaktır. Hukuk sistemi, ahlaki olarak kınanan her davranışı cinsel suç olarak nitelendirmeyerek, ceza yaptırımlarının ağırlığını ve inandırıcılığını korumaktadır. Adalet, özgürlükleri ve bireysel huzuru koruma dengesini hassasiyetle sürdürmektedir.

SORU – CEVAP BÖLÜMÜ

1. Sokakta yürürken bir araba beni takip etti ve sürücü "Seni istediğin yere bırakayım" dedi. Bu cinsel taciz midir?

Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin emsal kararına göre, bu sözler ve araçla takip eylemi açıkça cinsel bir içerik veya cinsel amaç barındırmadığı sürece cinsel taciz (TCK 105) suçunu oluşturmaz. Ancak reddetmenize rağmen ısrarla takip ettiyse, "Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma" (TCK 123) suçunu oluşturur.

2. Birine yolda "Merhaba çok güzelsiniz, tanışabilir miyiz?" demek suç mudur?

Sadece bir kez medeni ölçülerde tanışma teklif etmek veya iltifatta bulunmak, reddedildiği an eyleme son verildiği sürece suç teşkil etmez. Ancak teklif reddedildikten sonra peşinden yürümeye devam etmek, sürekli arkasından gitmek veya önünü kesmek "ısrar" unsurunu gerçekleştireceğinden TCK 123 uyarınca suç oluşturur.

3. Cinsel taciz suçu ile kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu arasındaki en temel fark nedir?

En temel fark "cinsel amaç ve içerik" unsurudur. Cinsel taciz suçunda failin söz ve davranışlarında açık veya kapalı olarak cinsellik (cinsel teklif, cinsel organ veya ilişki atfı) yer almalıdır. Huzur ve sükunu bozma suçunda ise cinsel amaç yoktur; failin tek amacı mağduru ısrarla rahatsız etmek, huzursuz etmektir.

4. Araçla ısrarlı takip edilerek huzur ve sükunumu bozan kişiye karşı ne yapmalıyım? Şikayetçi olursam ceza alır mı?

Plakayı alabiliyorsanız plaka bilgisiyle, alamıyorsanız çevredeki kameraların incelenmesi talebiyle Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunun. Sanığın sizi ısrarla takip ettiği tanıklar veya kamera görüntüleriyle kanıtlanırsa, TCK 123 uyarınca 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanır ve ceza alır.

5. Yargıtay'ın bu kararı tacizcileri koruyor mu? Neden cinsel tacizden ceza verilmiyor?

Hayır, korumamaktadır. Yargıtay eylemin cezasız kalmasını değil, doğru kanun maddesiyle cezalandırılmasını amaçlar. Ceza hukukunda kıyas ve genişletici yorum yasaktır. Cinsel içerik taşımayan bir eyleme "cinsel suç" cezası verilmesi kanunilik ilkesine aykırıdır. Sanık yine ceza alır, ancak "Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma" suçundan alır.

Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Yargıtay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir

YARGITAY 14. CİNSEL SUÇLAR DAİRESİ İÇTİHAT METNİ
Yargıtay 14. Ceza Dairesi 2016/8901 E.. 2020/546 K. "Tüm dosya içeriği ile katılanın aşamalardaki samimi anlatımlarına göre sanığın olay günü kullandığı araçla takip ettiği katılana yönelik "merhaba bakarmısın, seni istediğin yere bırakayım, benden korkma benden sana zarar gelmez" diyerek tacizde bulunması ve katılanın kendisini rahatsız etmemesini söyleyip gitmesini istemesine rağmen ısrarla takip etmeye devam etmesi şeklinde gerçekleşen eyleminin cinsel amaç taşıdığının belirlenememesi nedeniyle mevcut haliyle fiilin 5237 sayılı TCK'nın 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturduğu gözetilerek hüküm kurulması yerine suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek cinsel taciz suçundan mahkumiyet kararı verilmesi, Kanuna aykırı, "dır.