avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul
Şişman Hukuk Bürosu Emsal Kararlar

ÇOCUĞUN YARARI VE AŞI İZNİ

Aile hukuku ve çocuk hakları mevzuatında en temel ve sarsılmaz ilke, Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme ile de güvence altına alınan "Çocuğun Üstün Yararı" (best interests of the child) prensibidir. Ana ve babanın çocuk üzerindeki velayet hakkı, onlara diledikleri gibi kullanabilecekleri sınırsız bir egemenlik yetkisi kesinlikle vermez. Aksine velayet, çocuğun fiziki, ruhi, zihni ve ahlaki gelişimini en iyi şekilde sağlama ve onun yaşam hakkını koruma ödeviyle donatılmış kamusal nitelikte bir yükümlülüktür. Çocuğun gelecekte ölümcül veya kalıcı sakatlıklara yol açabilecek salgın hastalıklardan korunması amacıyla Sağlık Bakanlığınca yürütülen "Genişletilmiş Bağışıklık Programı" kapsamındaki zorunlu aşılar (verem, çocuk felci, kızamık vb.), hem çocuğun bireysel sağlığı hem de toplum sağlığı (public health) açısından yaşamsal bir öneme sahiptir. Son yıllarda yükselişe geçen aşı karşıtlığı hareketleri neticesinde, bazı veliler çocuklarına zorunlu aşıların yapılmasına hiçbir bilimsel ve somut tıbbi gerekçe göstermeksizin rıza göstermemektedir. Alt derece mahkemeleri bu durumlarda velayet hakkına ve ana-babanın rızasına körü körüne öncelik vererek, çocukların aşılanması taleplerini reddetmektedir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin çocuk haklarını ve kamu sağlığını koruyan bu tarihi emsal kararı; ana ve babanın hiçbir haklı gerekçe ve delil göstermeksizin aşıya rıza vermemesinin çocuğun üstün yararına açıkça aykırı olduğunu, çocuğun üstün yararına aykırı durumlarda ana ve babanın rızasının aranmayacağını ve Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 346. maddesi uyarınca çocuğun korunması amacıyla hâkim tarafından aşı izninin verilmesi gerektiğini tescil ederek yerel mahkemenin ret kararını kesin olarak bozmuştur.

Uygulamada, aşı karşıtı ebeveynler, "Çocuğun beden bütünlüğü üzerinde velayet hakkımız var, bizim rızamız olmadan dokunamazsınız" argümanını ileri sürmektedir. Ancak Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu keyfi sınır tanımaz velayet algısını mükemmel bir şekilde sınırlandırmıştır. Beden bütünlüğü hakkı anayasal bir haktır; ancak bu hak çocuğun yaşamını tehlikeye atacak şekilde anne ve babanın keyfine bırakılamaz. Tıbbi olarak kanıtlanmış, milyarlarca insanda uygulanmış ve salgınları önleyen zorunlu aşıların reddedilmesi, çocuğun yaşam hakkının ve vücut bütünlüğünün bizzat kendi ebeveynleri tarafından tehlikeye atılması demektir. Yargıtay kararında açıkça belirtildiği üzere, aşıların yapılmaması durumunda çocuk gelecekte telafisi imkansız hastalıklara yakalanma riskiyle karşı karşıya kalacağı gibi, aşılanmamış her çocuk toplumdaki diğer bireyler (özellikle bağışıklığı zayıf olanlar) için de aktif bir enfeksiyon kaynağı oluşturacaktır. Dolayısıyla ebeveynlerin rızası, çocuğun üstün yararı ile çatıştığı anda hukuk sahnesinden çekilir. Bu karar, Türkiye'deki tüm çocukların salgın hastalıklara karşı devlet koruması altında olduğunu ilan eden, velayet hakkının sınırlarını çocuk yararına çizen anıtsal bir çocuk hakları beyannamesidir. Karar, çocukların en büyük yargısal sığınağıdır.

VELAYET HAKKI VE ÇOCUĞUN YARARI

Velayet hakkı, TMK m. 335 uyarınca ana ve babaya çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için verilen yasal bir sorumluluktur.

Ancak velayet hakkı, anne babaya çocuk üzerinde dilediğini yapma özgürlüğü vermez. Çocuğun menfaati ile ana babanın istekleri çatıştığında, hukuk düzeni her zaman 'Çocuğun Üstün Yararı'nı esas alır. Velilerin keyfi kararları çocuğun sağlığını tehlikeye atamaz.

ZORUNLU AŞI UYGULAMALARI VE BAKANLIK

Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen 'Genişletilmiş Bağışıklık Programı', salgın hastalıkları önlemede en etkin kamusal araçtır.

Bu program kapsamında yapılan aşılar (kızamık, hepatit, difteri vb.), tıp biliminin ulaştığı en güvenli ve zorunlu koruyucu hekimlik uygulamalarıdır. Ebeveynlerin bilimsel dayanağı olmayan iddialarla bu aşıları reddetmesi, çocuğun en temel hakkı olan sağlık hakkını elinden almaktır.

HÂKİMİN MÜDAHALESİ VE KORUYUCU ÖNLEMLER

TMK'nın 346. maddesi, çocuğun bedensel ve ruhsal gelişiminin tehlikede olması halinde hâkime geniş müdahale yetkisi tanır.

Eğer ana ve baba çocuğun korunması veya sağlığı konusunda üzerlerine düşen görevi yapmıyor veya çocuğun menfaatine aykırı davranıyorlarsa, Aile Mahkemesi hâkimi durumun gerektirdiği tüm koruyucu önlemleri (örneğin aşı iznini) resen veya kurumların talebi üzerine almakla yükümlüdür.

AYDINLATILMIŞ ONAM VE RIZA İSTİSNASI

Tıbbi müdahalelerde hastanın veya yasal temsilcisinin aydınlatılması ve rızasının alınması (informed consent) kuraldır.

Ancak bu rıza kuralı mutlak değildir. Yasal temsilcinin rızayı hiçbir haklı, tıbbi gerekçe göstermeksizin ve delil sunmaksızın esirgemesi, hakkın kötüye kullanılmasıdır. Çocuğun hayatını doğrudan tehdit eden bu durumlarda, ana babanın rızası aranmaz ve mahkeme kararıyla müdahale gerçekleştirilir.

BİREYSEL SAĞLIK VE TOPLUM SAĞLIĞI

Aşı uygulaması, sadece aşılanan çocuğun bireysel sağlığını korumakla kalmaz, toplumsal bağışıklığı (herd immunity) da sağlar.

Aşılanmayan çocuk, kreşlerde, okullarda ve sosyal alanlarda diğer çocukların da sağlığını tehlikeye atan bir salgın odağı haline gelir. Dolayısıyla, aşı karşıtlığı bireysel bir özgürlük tercihi olarak görülemez; toplum sağlığını tehdit eden kamusal bir risk faktörüdür.

YARGITAY BOZMA KARARI VE ANALİZİ

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin bu emsal kararı, aşı reddi davalarında yargının takınması gereken anayasal ve yasal tavrı netleştirmiştir.

Mahkeme, sırf velinin rızası yok diye aşı talebini reddeden alt derece mahkemesinin kararını ağır bir hukuki yanılgı olarak nitelemiştir. Bu içtihat sayesinde, Türkiye'de çocukların salgın hastalıklara karşı aşılanmasının önündeki keyfi ebeveyn engeli tamamen kaldırılmıştır. Karar, bilimin ve çocuk haklarının zaferidir.

SORU – CEVAP BÖLÜMÜ

1. Bebeğime Sağlık Bakanlığı'nın zorunlu aşılarını yaptırmak istemiyorum. Devlet bana zorla aşı yaptırabilir mi? Mahkeme kararı alınabilir mi?

Evet, alınabilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin emsal kararına göre, hiçbir somut tıbbi gerekçe göstermeksizin çocuğun zorunlu aşılarını reddetmeniz çocuğun üstün yararına aykırıdır. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı veya İl Sağlık Müdürlüğü mahkemeye başvurarak TMK 346 uyarınca aşı yapılması için 'tıbbi tedbir/izin' kararı alabilir ve aşılar zorunlu olarak uygulanır.

2. Bir veli aşıyı hangi durumlarda yasal olarak reddedebilir? Haklı gerekçe ne olabilir?

Velinin aşıyı reddetmesinin yasal olarak haklı kabul edilebilmesi için; çocuğun aşı içeriğindeki maddelere karşı kanıtlanmış ağır alerjisinin bulunması, bağışıklık yetmezliği gibi aşı yapılmasını tıbben imkansız kılan (kontrendikasyon) somut bir hastalığının bulunması ve bunun heyet raporuyla belgelenmesi gerekir.

3. Çocuğa aşı yapılması için Aile Mahkemesi'ne kimler dava açabilir veya ihbarda bulunabilir?

Çocuğun takibini yapan aile hekimi, İl Sağlık Müdürlüğü, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İl Müdürlüğü veya çocuğun menfaatini korumak isteyen diğer yakınları Aile Mahkemesi'ne ihbarda bulunarak veya dava açarak hâkimden aşı izni verilmesini isteyebilirler.

4. Okula giden ve aşısı olmayan çocukların diğer çocukları korumak adına okula kabul edilmemesi yasal mıdır?

Türkiye'de şu an için aşısız çocukların okula alınmamasına dair doğrudan genel bir yasal engel bulunmamaktadır. Ancak salgın dönemlerinde İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulları toplum sağlığını korumak amacıyla aşısız çocukların geçici olarak yüz yüze eğitime katılmasını kısıtlayan kararlar alabilir.

5. Aşı izni davasında Aile Mahkemesi aşı karşıtı makaleleri delil kabul eder mi?

Hayır, kabul etmez. Mahkeme, internetteki veya sosyal medyadaki aşı karşıtı iddiaları, kulaktan dolma bilgileri delil saymaz. Hâkim, dosyayı Adli Tıp Kurumu'na veya üniversite hastanelerinin çocuk sağlığı/enfeksiyon anabilim dallarına sevk ederek aşının bu çocuk özelinde bir sağlık riski oluşturup oluşturmayacağına dair bilimsel rapor alır.

Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Yargıtay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir

YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ İÇTİHAT METNİ
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2014/26980 E.. 2015/6339 Κ. "Somut olayda çocuğa uygulanacak aşının, gelecekteki hastalıklardan çocuğu birey olarak korumak ve toplum sağlığı açısından gerekli olan Sağlık Bakanlığınca belirlenen "genişletilmiş bağışıklık proğramı uyarınca yapılması zorunlu aşılardan olduğu görülmektedir. Böyle bir durumda çocuğun yasal temsilcileri uygulanacak aşı ile ilgili olarak aydınlatıldıkları halde, hiç bir haklı gerekçe ileri sürmeksezin buna rıza göstermiyorlarsa çocuğun menfaatine aykırı olan bu tavra hukuki sonuç bağlanamaz. Diğer bir ifadeyle ana ve babanın rıza göstermemeleri çocuğun üstün yararına açıkça aykırı ise rıza aranmaz. Olayda ana baba çocuğa aşı uygulanmasına karşı çıkmışlar, buna rızalarının bulunmadığını bozmadan sonraki yargılama sırasında ifade etmişlerdir. Ne var ki; bu beyanlarını haklı gösterecek bir sebep ve delil göstermedikleri gibi dosyada da, yapılması istenilen aşının çocuğun üstün yararına aykırı olacağına ilişkin bir bulgu ve olgu bulunmamaktadır. Aşının, çocuğun gelecekteki bireysel sağlığı yanında, toplum sağlığı açısından da yapılması zorunlu olduğu dosyadaki raporlardan anlaşıldığına göre, isteğin kabulüne karar verilmesi gerekirken salt ana ve babanın rıza göstermedikleri gerekçesine dayanılarak talebin reddi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur."