DURMUŞ TAKİPTE MENFİ TESPİT YARARI
İcra takibine maruz kalan borçlunun, kendisinden talep edilen borcun gerçekte var olmadığını kanıtlamak amacıyla açtığı davaya menfi tespit davası denir. İcra ve İflas Kanunu’nun 72. maddesinde düzenlenen bu dava, borçluyu asılsız talepler karşısında koruyan en önemli maddi hukuk ve takip hukuku araçlarından biridir. İlamsız icra takiplerinde borçlunun ödeme emrine süresinde itiraz etmesiyle takip yasa gereği kendiliğinden durur. Bazı ilk derece mahkemeleri, takibin itirazla durmuş olması nedeniyle borçlunun malvarlığı üzerinde doğrudan bir haciz tehdidinin bulunmadığını, bu sebeple de menfi tespit davası açmakta "hukuki yararının" olmadığını savunarak davaları reddetmektedir. Oysa alacaklının duran takibi canlandırmak için bir yıl içinde itirazın iptali davası açma hakkı saklıdır. Borçlunun, alacaklının bu davayı açmasını beklemeden, üzerindeki borç tehdidini ve belirsizliği bir an evvel gidermek istemesi hukuken korunmaya değer bir menfaattir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatları, takip durmuş olsa bile borçlunun menfi tespit davası açmasında kesin olarak hukuki yarar bulunduğunu kabul etmektedir.
MENFİ TESPİT DAVASINDA HUKUKİ YARAR KAVRAMI
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114. maddesinde dava şartları arasında sayılan hukuki yarar, davacının mahkemeden hukuki koruma istemekte somut, güncel ve korunmaya değer bir menfaatinin bulunmasını ifade eder. Menfi tespit davalarında hukuki yarar, borçlunun haksız bir borç talebiyle karşı karşıya kalmasıyla kendiliğinden doğar. Henüz icra takibi başlatılmamışken dahi olası bir takip ihtimaline karşı bu davanın açılabilmesi, hukuki yararın geniş yorumlanması gerektiğinin en açık kanıtıdır.
İTİRAZ ÜZERİNE DURAN İCRA TAKİBİNİN USULÜ
İlamsız icra takibinde borçluya gönderilen ödeme emrine süresi içinde (7 gün) itiraz edildiğinde, İcra ve İflas Kanunu’nun 66. maddesi gereğince takip işlemleri kendiliğinden durur. Takibin durması, icra dairesinin bu aşamadan sonra borçlunun taşınır veya taşınmaz mallarına haciz koymasını veya satış işlemi gerçekleştirmesini engeller. Ancak bu durma durumu, icra takibini tamamen ortadan kaldırmaz; alacaklı hak iddia etmeye devam etmektedir.
ALACAKLININ SEÇENEKLERİ VE SÜRE KISITLARI
Takibin durması üzerine alacaklı, takibi devam ettirebilmek için yasal yollara başvurmak zorundadır. Alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde "itirazın iptali davası" açabilir veya altı ay içinde icra mahkemesinden "itirazın kaldırılmasını" talep edebilir. Alacaklının bu haklarını kullanmak için sahip olduğu uzun süreler, borçlu üzerinde sallanan bir borç kılıcı gibi belirsizlik yaratır. Borçlu bu belirsizliği kendi iradesiyle sonlandırma hakkına sahiptir.
BORÇ TEHDİDİ ALTINDA HUKUKİ YARAR KAVRAMI
Alacaklının dava açma süresinin sonuna kadar beklemek borçluya yüklenemeyecek usuli bir külfettir. Borçlu, ticari itibarını, kredi limitlerini ve ruhsal huzurunu etkileyen bu borç iddiasının asılsız olduğunu bir an önce mahkeme kararıyla tescil ettirmek isteyebilir. Takibin durmuş olması borç tehdidini hukuken yok etmediği için, borçlunun alacaklının harekete geçmesini beklemeden menfi tespit davası açmasında hukuki yararın bulunduğu kabul edilmelidir.
YARGITAY HUKUK GENEL KURULU İÇTİHATLARI
Yargıtay daireleri ve Hukuk Genel Kurulu, bu konudaki tereddütleri kesin kararlarla gidermiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 18.01.2012 tarihli kararı başta olmak üzere, yerleşik içtihatlarda takibin itirazla durmuş olmasının menfi tespit davası açılmasına engel teşkil etmeyeceği açıkça belirtilmiştir. Alacaklının elindeki belgenin niteliği (adi belge veya İİK m. 68 kapsamındaki resmi belgeler) ne olursa olsun, borçlu tehdit altında olduğundan davayı açabilir.
USULÜ RED KARARININ BOZULMASI VE HÜKÜMLERİ
Yargıtay (Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi önüne gelen uyuşmazlıkta, davalı alacaklı kira alacağı iddiasıyla iki ayrı icra takibi başlatmış, davacı kiracı ise takiplere itiraz ederek durdurmuştur. Henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davası açılmadan önce kiracı menfi tespit davası açmıştır. Yerel mahkeme, takibin durmuş olması nedeniyle hukuki yarar yokluğundan davayı reddetmiştir. Yargıtay, borçlunun belirsizliği gidermekte hukuki yararının olduğunu belirterek usuli reddi hukuka aykırı bulmuş ve kararı bozmuştur.
SORU – CEVAP BÖLÜMÜ
Evet, icra takibi borçlunun itirazı ile durmuş olsa dahi borçlu, borcun bulunmadığının tespiti için menfi tespit davası açabilir.
Hayır, takibin durması borç tehdidini ve hukuki belirsizliği ortadan kaldırmadığı için dava açılmasına hiçbir yasal engel oluşturmaz.
Zorunlu değildir; borçlu alacaklının 1 yıllık dava açma süresini beklemek zorunda kalmadan doğrudan kendi menfi tespit davasını açabilir.
Borçlu, borçlu olmadığını kanıtlayarak icra takibini tamamen iptal ettirebilir ve alacaklının kötü niyetli olması halinde tazminata hak kazanabilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve daireleri, borç tehdidinin devam etmesi gerekçesiyle durmuş takiplerde de hukuki yararın varlığını kesin olarak kabul etmektedir.
Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Danıştay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir.