avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul
Şişman Hukuk Bürosu Emsal Kararlar

FAZLA MESAİ HESABINDA ARA DİNLENME DÜŞÜLMESİ

İş hukuku davalarında en sık karşılaşılan uyuşmazlıklar, işçilerin normal çalışma sürelerini aşan çalışmaları karşılığında hak ettikleri "fazla çalışma" (fazla mesai) ücret alacaklarının hesaplanması noktasında düğümlenmektedir. 4857 sayılı İş Kanunu uyarınca, haftalık 45 saati aşan çalışmalar fazla çalışma olarak kabul edilir ve bu çalışmaların saatlik bazda %50 zamlı olarak işçiye ödenmesi gerekir. Ancak, bir işçinin fiilen kaç saat fazla mesai yaptığının doğru şekilde saptanması, matematiksel ve usuli kurallara sıkı sıkıya bağlıdır. İşçinin işyerinde geçirdiği toplam sürenin tamamı fiili çalışma süresi sayılamaz. Zira yasa gereği, işçinin yemek, çay ve kişisel ihtiyaçlarını karşılaması için verilen "ara dinlenmesi" (mola) süreleri çalışma süresinden sayılmaz ve fazla çalışma hesabı yapılırken bu sürelerin toplam işyeri süresinden "düşülmesi" zorunludur. Özellikle 24 saatlik nöbet sistemiyle veya günde 11 saati aşan vardiyalarla çalışan işçilerin fazla mesai hesaplarında ara dinlenme sürelerinin düşülme biçimi, hak kayıplarını engellemek adına hayati öneme sahiptir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin bu makaleye konu olan emsal kararı, fazla mesai davalarında bilirkişiler ve mahkemeler tarafından uygulanması zorunlu olan "matematiksel ara dinlenme düşüm oranlarını" kesin kurallara bağlamaktadır. Karar uyarınca, 24 saatlik nöbet veya 11 saati aşan çalışmalarda ara dinlenme süreleri düşülmeden doğrudan toplam saat üzerinden fazla mesai hesabı yapılması açık bir bozma nedenidir.

Uygulamada, özellikle özel güvenlik görevlileri, sağlık çalışanları, otel personelleri veya fabrika işçileri gibi 24 saat nöbet tutup ertesi gün dinlenen ya da günde 12-14 saat gibi çok uzun vardiyalarla çalışan işçilerin açtığı fazla mesai davalarında bilirkişi raporları büyük önem taşır. Ancak bilirkişiler, işçinin haftalık veya günlük toplam işyerinde kalış süresini hesaplarken yasal ara dinlenme oranlarını düşmeyi unutmakta ya da yetersiz düşüşler yapmaktadırlar. Örneğin, 24 saatlik nöbet tutan bir işçinin fiilen 24 saat boyunca kesintisiz çalıştığı kabul edilerek yapılan hesaplamalar tamamen hatalıdır. İnsan biyolojisi gereği bir işçinin 24 saat boyunca hiç durmadan çalışması imkansız olduğundan, Yargıtay bu tür uzun nöbetli çalışmalarda asgari ara dinlenme sürelerinin düşülmesini zorunlu kılmıştır. Emsal karara göre; günlük 7.5 saati aşan ve 11 saate kadar olan çalışmalar için en az 1 saat; günlük 11 saati aşan (örneğin 24 saatlik nöbetler) çalışmalar için ise en az 1.5 saat ara dinlenmesi düşülerek fiili çalışma süresi saptanmalıdır. Bu yasal düşüm yapılmadan kurulan hükümler, işverene haksız mali yükler yüklerken usul hukuku ilkelerini de ağır şekilde zedelemektedir.

FAZLA MESAİ HESAPLAMA METOTLARI VE KURALLARI

İş Kanunu uyarınca, haftalık yasal çalışma süresi en çok 45 saattir. Aksi kararlaştırılmamışsa bu süre, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanır. Haftalık 45 saati aşan her bir saatlik çalışma fazla çalışmadır. Fazla mesai alacağının doğru hesaplanabilmesi için öncelikle işçinin "günlük fiili çalışma süresinin" netleştirilmesi gerekir.

Günlük fiili çalışma süresi, işçinin işyerinde geçirdiği toplam süreden yasal ara dinlenme sürelerinin düşülmesiyle elde edilir. Ara dinlenmesi (İşK m. 68), çalışma süresinden sayılmadığı için mola sürelerinde işçi ücret hak etmez. Dolayısıyla, fazla mesai davasında hakim veya bilirkişi, işçinin günlük işe giriş ve çıkış saatleri arasındaki brüt süreyi bulmalı, ardından bu sürenin uzunluğuna göre kanunun öngördüğü asgari mola sürelerini bu brüt süreden düşerek net fiili çalışma süresini elde etmelidir. Haftalık toplam net süre 45 saati aşarsa fazla mesai alacağı doğar.

YARGITAY İÇTİHATLARINDA ARA DİNLENME DÜŞÜMÜ

Yargıtay, alt derece mahkemeleri ve bilirkişiler arasında hesaplama birliği sağlamak ve hakkaniyete uygun kararlar verilmesini güvenceye almak amacıyla, günlük çalışma sürelerine göre düşülmesi gereken asgari ara dinlenme sürelerini yerleşik içtihatlarıyla sabitlemiştir. Bu süreler İş Kanunu’nun 68. maddesinin asgari sınırlarını esas alır.

Yargıtay’ın sarsılmaz kurallarına göre ara dinlenme düşüm oranları şu şekildedir:
1. Günlük çalışma süresi 4 saat veya daha az ise en az 15 dakika,
2. Günlük çalışma süresi 4 saatten fazla ve 7.5 saate kadar (7.5 saat dahil) ise en az 30 dakika,
3. Günlük çalışma süresi 7.5 saati aşan ve günde 11 saate kadar olan (11 saat dahil) çalışmalar için en az 1 saat,
4. Günlük çalışma süresi 11 saati aşan çalışmalar (Örn: 12, 14 saatlik vardiyalar veya 24 saatlik nöbetler) için en az 1.5 saat.
Hesaplama yapılırken bu sürelerin düşülmesi emredicidir. İşçinin bu mola sürelerinde de fiilen çalıştırıldığını somut delillerle kanıtlamadığı sürece, bu yasal düşümler bilirkişi tarafından resen uygulanır.

NÖBETLİ ÇALIŞMA SİSTEMİNDE SÜRE HESAPLARI

Özellikle güvenlik, sağlık ve itfaiye gibi sektörlerde sıklıkla uygulanan "24 saat nöbet - 24 saat izin" veya "24 saat nöbet - 48 saat izin" gibi çalışma sistemlerinde fazla mesai hesabı özel bir hassasiyet gerektirir. Bu sistemde işçi, bir gün boyunca işyerinde kalmakta ve ertesi gün evinde dinlenmektedir.

Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararlarında, 24 saatlik nöbet sisteminde işçinin uyku, yemek ve dinlenme ihtiyaçları göz önünde bulundurularak fiili çalışma süresinin nasıl bulunacağı belirlenmiştir. Bir işçi 24 saat işyerinde kalsa dahi, bunun tamamı fiili çalışma sayılamaz. Yargıtay yerleşik içtihatlarında, 24 saatlik çalışmanın en az 14 saatinin fiili çalışma olduğunu, kalan 10 saatin ise uyku ve ara dinlenmesi gibi kişisel zaman dilimleri (düşülmesi gereken süreler) olduğunu kabul etmektedir. Ancak dava dosyasındaki somut verilere göre, aktif çalışma süreleri daha kısa veya uzunsa bu durum da gözetilir. Emsal kararda da vurgulandığı üzere, 24 saatlik nöbet günü için bilirkişinin en az 1.5 saatlik yasal ara dinlenme düşümü yapması zorunludur.

BİLİRKİŞİ RAPORLARININ HUKUKİ DENETİM VE ANALİZİ

Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) uyarınca bilirkişi, çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde oy ve görüşünü almak amacıyla başvurulan bir yargılama yandaşıdır. Ancak bilirkişi raporları mahkemeyi bağlamaz; hakim, bilirkişi raporunu HMK kuralları çerçevesinde hukuka uygunluk açısından titizlikle denetlemek zorundadır.

Emsal davadaki uyuşmazlıkta, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının nöbet tutmadığı günlerde haftada 5 gün günde 8 saat çalıştığı, ayda 5 gün ise 24 saat nöbet tutup ertesi gün izin yaptığı kabul edilmiştir. Bilirkişi bu verilere göre haftalık çalışmayı 56 saat bulmuş ve doğrudan 11 saat fazla mesai hesaplamıştır. Ancak Yargıtay bu hesabı hatalı bulmuştur; çünkü bilirkişi, işçinin 7.5 saati aşan 8 saatlik normal günleri için en az 1 saat, 24 saatlik nöbet günü için ise en az 1.5 saatlik ara dinlenme sürelerini toplam brüt süreden düşmeden hesaplama yapmıştır. Yargıtay, ara dinlenmeleri düşülmeden yapılan bu hesaba dayalı mahkeme kararını hukuka aykırı bularak haklı olarak bozmuştur.

GÜNLÜK ON BİR SAATİ AŞAN ÇALIŞMALAR

İş Kanunu’nun 63. maddesinin son fıkrası uyarınca; "Her ne şekilde olursa olsun, günlük çalışma süresi 11 saati aşamaz." Bu kural, işçinin sağlığını korumak amacıyla getirilmiş mutlak ve emredici bir üst sınırdır. Ancak uygulamada işverenler bu sınırı aşarak işçileri günde 12, 14 hatta 16 saat çalıştırabilmektedir.

İşverenin 11 saatlik yasal sınırı aşarak işçiyi çalıştırması durumunda, bu durum işverene idari ceza uygulanmasını gerektirir ancak işçinin fiilen yaptığı çalışmaların fazla mesai olarak ödenmesini engellemez. Bu tür 11 saati aşan ekstrem çalışmalarda, işçinin yorgunluk ve dikkat dağınıklığını önlemek adına daha uzun dinlenmesi gerektiğinden, Yargıtay hesaplamalarda düşülecek ara dinlenmesi süresini en az 1.5 saat olarak belirlemiştir. Bu uzun düşüm, hem işçinin biyolojik sınırlarını korur hem de fazla mesai hesaplarında adaleti sağlar.

ARA DİNLENME SÜRELERİNİN MATEMATİKSEL DÜŞÜMÜ

Fazla mesai hesaplarında ara dinlenme sürelerinin düşülmesi, basit bir çıkarma işleminden ibaret olmayıp, haftalık toplam süreyi doğrudan etkileyen matematiksel bir algoritmadır. Emsal davadaki veriler üzerinden doğru hesaplama şu şekilde yapılmalıdır:

Davacının haftalık çalışması:
- Nöbet tutmadığı günler: Günde brüt 8 saat işyerinde kalmaktadır. 7.5 saati aşan bu günler için en az 1 saat ara dinlenmesi düşüldüğünde günlük fiili çalışma: 8 - 1 = 7 saat olur. 4 gün için toplam: 7 x 4 = 28 saat fiili çalışma.
- Nöbet tuttuğu gün: 1 gün 24 saat nöbet tutmaktadır. 11 saati aşan bu uzun nöbet günü için en az 1.5 saat ara dinlenmesi düşüldüğünde (Yargıtay'ın 24 saatlik nöbetlerdeki uyku/aktif çalışma ayrımı saklı kalmak üzere sadece asgari mola düşümü yapıldığında) günlük fiili çalışma: 24 - 1.5 = 22.5 saat olur.
- Haftalık toplam fiili çalışma: 28 + 22.5 = 50.5 saat.
- Haftalık fazla mesai süresi: 50.5 - 45 = 5.5 saat fazla mesai hesaplanmalıdır.
Oysa bilirkişi hiçbir düşüm yapmadan haftalık çalışmayı 56 saat kabul edip 11 saat fazla mesai hesaplamıştır ki bu durum neredeyse %100 oranında hatalı ve fahiş bir hesaplamadır. Bu matematiksel gerçek, Yargıtay’ın bozma kararının ne kadar adil ve zorunlu olduğunu göstermektedir.

TÜRK İŞ KANUNU 63, 68 VE 41 MADDELERİ

Fazla mesai alacağının hesaplanmasında ve ara dinlenmesinin düşülmesinde esas alınacak yasal mevzuat hükümleri, iş hukukunun temel normatif yapısını yansıtır. İlgili yasal kurallar şu şekilde tanzim edilmiştir:

İş Kanunu Madde 41/1 -
"Ülkenin genel yararları yahut işin niteliği veya üretimin artırılması gibi nedenlerle fazla çalışma yapılabilir. Fazla çalışma, Kanunda yazılı koşullar çerçevesinde, haftalık kırkbeş saati aşan çalışmalardır."

İş Kanunu Madde 68/4 -
"Ara dinlenmeleri çalışma süresinden sayılmaz."

Bu emredici kurallara aykırı hesaplama içeren bilirkişi raporlarına dayanılarak karar verilmesi, kanunun açık lafzına ve ruhuna aykırılık teşkil eder.

HMK UYARINCA BİLİRKİŞİ RAPORUNA İTİRAZLAR

Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümleri çerçevesinde, mahkemeye sunulan bilirkişi raporuna karşı tarafların itiraz etme hakkı yasal güvenceye bağlanmıştır. HMK m. 281 uyarınca, taraflar bilirkişi raporunun kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içinde, rapordaki eksiklik ve hataların giderilmesini veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılmasını mahkemeden talep edebilirler.

Fazla mesai davalarında işveren vekili, bilirkişinin ara dinlenme sürelerini düşmeden brüt saat üzerinden fazla mesai hesapladığını saptadığı anda, HMK m. 281 uyarınca bu hatayı somut matematiksel verilerle belirterek rapora yazılı olarak itiraz etmelidir. Mahkeme, bu itiraz karşısında bilirkişiden ek rapor almak veya dosyayı yeni bir bilirkişiye tevdi etmekle yükümlüdür. İşverenin bu haklı itirazlarına rağmen, mahkemenin hatalı rapora itibar ederek hüküm kurması, usul hukuku ilkelerinin ve gerekçeli karar hakkının ihlalidir ve Yargıtay tarafından doğrudan bozma sebebi yapılır.

HUKUKİ YAPTIRIMLAR VE BOZMA SEBEPLERİ

Yargıtay, iş davalarında verilen kararların adil ve yasalara uygun olmasını denetleyen en yüksek temyiz merciidir. Bilirkişi raporlarındaki matematiksel ve usuli hataların yerel mahkemece düzeltilmeden karara bağlanması, Yargıtay’ın en klasik ve net "bozma" gerekçelerinden biridir.

Bozma kararı sonrasında dava yerel mahkemeye geri döner. Mahkeme, Yargıtay'ın bozma ilamına uymak zorundadır (uyma kararı). Uyma kararı verdikten sonra mahkeme, dosyayı yeniden bilirkişiye göndererek, Yargıtay’ın belirttiği yasal ara dinlenme oranlarını (7.5 - 11 saat arası için en az 1 saat, 11 saat üzeri için en az 1.5 saat) brüt çalışma sürelerinden tek tek düşerek yeniden ve hatasız bir fazla mesai hesabı yaptırmakla mükelleftir. Bu yasal düzeltme yapılmadan yeni bir hüküm kurulamaz. Yargıtay’ın bu titiz denetimi, iş yargılamalarında keyfiliği ve fahiş hesaplamaları önleyen en büyük güvencedir.

HUKUKİ ÇIKARIMLAR VE EMSAL YORUMLAR

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin bu emsal kararı, fazla mesai alacaklarının hesaplanmasında usul ve esas birliğini sağlayan çok kıymetli bir içtihattır. Karar, bilirkişilerin sıklıkla düştüğü "brüt süreyi fiili çalışma sayma" kolaycılığına son vermiş ve yasal ara dinlenme sürelerinin düşülmesini mutlak bir zorunluluk olarak saptamıştır.

Sonuç olarak; fazla mesai alacağı hesaplanırken, işçinin işyerinde geçirdiği brüt süreden günlük çalışma uzunluğuna göre yasal ara dinlenme süreleri (7.5 - 11 saat arası için en az 1 saat, 11 saat üzeri için en az 1.5 saat) mutlak surette düşülmelidir. Bu düşüm yapılmadan doğrudan toplam saat üzerinden fazla mesai hesaplanması hukuka ve kanunun emredici hükümlerine açıkça aykırıdır. Yargıtay, bu bozma ilamıyla hem işverenin haksız ve fahiş ödemelerle karşı karşıya kalmasını engellemiş hem de yargılamanın güvenilirliğini ve ciddiyetini koruyarak ceza ve özel hukuk adaletine son derece değerli bir katkı sunmuştur.

SORU – CEVAP BÖLÜMÜ

1. 24 saat nöbet tutup 24 saat dinleniyorum, fazla mesai hesabım nasıl yapılır?

Yargıtay emsal kararlarına göre, 24 saatlik nöbetlerde işçinin fiilen kesintisiz çalışması imkansız olduğundan, öncelikle en az 1.5 saatlik yasal ara dinlenme süresi (veya duruma göre uyku/kişisel ihtiyaç için 10 saat) brüt süreden düşülür. Kalan net süreler haftalık 45 saati aşarsa fazla mesai alacağı hesaplanır.

2. Günde 8 saat çalışan bir işçinin fazla mesai hesabında mola süresi düşülmeli midir?

Evet, düşülmelidir. Günlük çalışma süresi 7.5 saati aşan ve 11 saate kadar olan bu tür çalışmalarda en az 1 saatlik ara dinlenmesi düşülür. Dolayısıyla 8 saat işyerinde kalan işçinin net fiili çalışması 7 saat olarak kabul edilir.

3. Bilirkişi mola sürelerimi düşmeden fazla mesai hesaplamış, bu rapora nasıl itiraz edebilirim?

HMK m. 281 uyarınca, bilirkişi raporunun tarafınıza tebliğinden itibaren 2 hafta içinde mahkemeye yazılı olarak itiraz dilekçesi sunmalısınız. Dilekçenizde Yargıtay’ın yasal ara dinlenme düşüm oranlarını belirterek hesaplamanın hatalı olduğunu ve ek rapor alınması gerektiğini talep etmelisiniz.

4. Ara dinlenmesi (mola) süresi boyunca da çalıştırıldığımı iddia ediyorum, bu durumda da düşüm yapılır mı?

Eğer mola saatinde de fiilen çalıştırıldığınızı veya işverenin talimatıyla mola kullandırılmadığını tanık beyanları, kamera kayıtları veya yazılı delillerle ispatlarsanız, bu süreler düşülmez; aksine çalışma süresinden sayılarak fazla mesai hesabına dahil edilir. İspat yükü işçidedir.

5. Mahkeme hatalı bilirkişi raporuna göre karar verirse Yargıtay bu kararı bozar mı?

Evet, kesinlikle bozar. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin bu emsal kararında da görüldüğü üzere, ara dinlenme süreleri düşülmeden fazla mesai süresinin belirlenmesi ve buna göre hüküm kurulması açık bir bozma nedenidir. Karar bozulur ve dosya yeniden hesaplama yapılmak üzere yerel mahkemeye gönderilir.

Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Yargıtay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir.

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ İÇTİHAT METNİ
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2015/5297 E., 2016/4167 K. "Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının nöbete kalmadığı günlerde 5 gün 08.00-16.00 saatleri arasında çalıştığı ve bir ayda 5 gün 24 saat nöbet tutup ertesi gün 24 saat izinli olduğu kabul edilerek 4 gün 8 saatten 32 saat ve 1 gün 24 saatten toplam haftada 56 saat çalışıp, 11 saat fazla mesai yapıldığı kabul edilmişse de hesaplama yapılırken davacının 7.5 saati aşan ve günde on bir saate kadar olan (on bir saat dahil) çalışmalar için en az bir saat, on bir saatten fazla çalışmalarda ise en az bir buçuk saat ara dinlenmesi yaptığı kabul edilerek hesaplama yapılması gerekirken davacının fazla mesai ücret alacağı hesaplanırken ara dinlenme süreleri düşülmeden fazla mesai süresinin belirlenmesi hatalı olup bozma nedenidir."