avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul
Şişman Hukuk Bürosu Emsal Kararlar

FOTOKOPİ BELGE VE DOLANDIRICILIK SUÇU

Hukuki ilişkilerin ispatında, hakların kullanılmasında ve idari süreçlerin yürütülmesinde yazılı belgeler (evraklar) sarsılmaz birer delil niteliğindedir. Ceza hukuku da bu güven ortamını korumak amacıyla Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) belgede sahtecilik suçlarını ağır yaptırımlarla düzenlemiştir. Ancak günümüz dijital dünyasında ve idari işleyişlerde, belgelerin asılları yerine sıklıkla fotokopileri üzerinden işlemler yapılmaktadır. Bir belgenin fotokopi olması, onun ceza hukuku anlamında "belge" sayılıp sayılamayacağı ve üzerinde yapılan tahrifatların sahtecilik suçunu oluşturup oluşturmayacağı sorusunu gündeme getirmektedir. Hukuk kuramına göre, bir evrakın sahtecilik suçuna konu olabilmesi için "iğfal kabiliyeti" (capacity to deceive / aldatıcılık yeteneği) bulunmalıdır. Onaylanmamış, ıslak imzalı aslı ibraz edilmemiş, sadece alelade bir fotokopiden ibaret olan evrakların yasal bir sonuç doğurma gücü olmadığından, bunlar üzerinde yapılan değişikliklerin de iğfal kabiliyeti yoktur. Dolayısıyla fotokopi belgede sahtecilik resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturmaz. Ancak fail, bu fotokopi sahte evrakı idari makamlara hileli birer araç olarak sunup onları yanıltarak haksız menfaat elde etmişse, cezasız kalmaz; bu eylem kamu zararına "Nitelikli Dolandırıcılık Suçu"na vücut verir. Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarının kesişim kümesine mükemmel bir netlik getiren bu tarihi emsal kararı; sanığın katılan kuruma ibraz ettiği belgelerin sadece fotokopi olması nedeniyle iğfal kabiliyetinin bulunmadığını ve resmi belgede sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmadığını, fakat bu fotokopi belgeleri hileli hareketlerle kullanarak kamu kurum görevlilerini yanıltıp haksız menfaat temin etmesi karşısında zincirleme kamu kurumu zararına "Nitelikli Dolandırıcılık Suçu"nun tam olarak kurulduğunu tescil etmiştir.

Uygulamada ve adli işlemlerde, fotokopi belgelerle devlet kurumlarını dolandıran şahıslar hakkında savcılıklar hem "Resmi Belgede Sahtecilik" hem de "Nitelikli Dolandırıcılık" suçlarından (TCK 204 ve TCK 158) dava açmakta ve yerel mahkemeler de her iki suçtan ayrı ayrı mahkûmiyet hükmü kurabilmektedir. Bu durum, failin tek bir eylemle yasal olarak hak ettiğinden çok daha fahiş cezalar almasına neden olan ciddi bir adli hatadır. Yargıtay'ın bu emsal kararı, fotokopi belgenin asıl belge niteliği taşımaması nedeniyle sahtecilik suçunun oluşamayacağını belirterek sanığı bu haksız ek cezadan kurtarmış, ancak kamuyu hileyle dolandırma eylemini nitelikli dolandırıcılık kapsamında en ağır şekilde cezalandırarak adaletin terazisini mükemmel bir şekilde dengelemiştir. Karar, sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarının içtima (birleşme) kuralları açısından sarsılmaz bir referanstır.

FOTOKOPİ BELGELERİN HUKUKİ DEĞERİ

Türk hukuk sisteminde fotokopi, bir belgenin aslına uygunluğunu gösteren basit bir surettir. Resmi daireler veya noterler tarafından onaylanmadıkça (aslı gibidir yapılmadıkça), tek başına resmi bir belge gücü yoktur.

Fotokopi belgeler, asıl belgenin sunduğu güvenliği ve fiziksel kanıtları (imzanın derinliği, mürekkep yaşı, kağıt dokusu vb.) taşımadıkları için kolaylıkla manipüle edilebilirler. Bu nedenle ceza mahkemeleri, hiçbir resmi onayı bulunmayan basit fotokopileri belgede sahtecilik suçunun maddi konusu olarak kabul etmezler. Bu evraklar hukuki sonuç doğurmaya elverişsizdir.

BELGEDE SAHTECİLİK VE ALDATMA GÜCÜ

Sahtecilik suçlarının kurucu unsurlarından biri olan iğfal kabiliyeti (aldatıcılık yeteneği), sahte belgenin dış görünüşü itibarıyla ilk bakışta muhatabını yanıltabilecek bir inandırıcılığa sahip olmasıdır.

Alelade bir fotokopi belge ibraz edildiğinde, muhatap kamu görevlisinin veya üçüncü şahsın bu fotokopinin aslını isteme yükümlülüğü mevcuttur. Aslı görülmeden sadece fotokopiye dayanılarak işlem yapılması durumunda belgenin kendi özünde iğfal kabiliyeti değil, görevlinin denetim görevini ihmal etmesi söz konusudur. Bu nedenle fotokopinin kendisi aldatıcı kabul edilmez ve sahtecilik suçu oluşmaz.

RESMİ BELGEDE SAHTECİLİK SUÇU SINIRI

TCK'nın 204. maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçu, kamu güvenine karşı işlenen çok ağır bir suç olup, asgari 2 ila 5 yıl arasında hapis cezası öngörür.

Suçun oluşması için belgenin mutlaka resmi bir belge niteliğinde (devlet memuru tarafından görevi gereği düzenlenen veya noter onaylı) olması ve asıl nüsha olması gerekir. Fotokopi belgelerin iğfal kabiliyeti olmaması nedeniyle bu suç sınırının dışına çıkarılması, kamu güvenini sarsmayan ama mülkiyeti sarsan eylemlerin ceza adaletine uygun tasnifini sağlar.

KAMU ZARARINA NİTELİKLİ DOLANDIRICILIK

TCK'nın 158/1-e maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık; kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak hileli davranışlarla menfaat temin edilmesidir.

Bu suçun cezası 3 ila 10 yıl hapis olup, sahtecilikten çok daha ağırdır. Fotokopi belgenin sahtecilik suçunu oluşturmaması, failin cezasız kalacağı anlamına gelmez. Fail, o sahte fotokopiyi kuruma sunarak kurum çalışanlarının dikkatini dağıtmış, onları hileyle kandırmış ve devlet hazinesinden haksız ödeme (maaş, teşvik, ödenek) almıştır. Eylem doğrudan nitelikli dolandırıcılıktır.

FOTOKOPİ BELGELİ HİLENİN CEZA BOYUTU

Nitelikli dolandırıcılık suçunda "hile", muhatabı hataya düşürecek derecede yoğun, aldatıcı ve planlı davranışlar serisidir. Fotokopi belge, bu planlı hilenin en önemli parçasıdır.

Fail sahte fotokopiyi tek başına kullanmamakta; onun arkasına yalan beyanlar, sahte ünvanlar veya kurgulanmış senaryolar eklemektedir. Dolayısıyla, fotokopi belgenin sahtecilik suçu oluşturmaması, onun dolandırıcılık suçundaki "hile" unsuru olarak kullanılmasını engellemez. Tam aksine, hilenin inandırıcılığını artıran fiziksel bir araç olarak dolandırıcılık cezasını kesinleştirir.

YARGITAYIN FOTOKOPİ BOZMA İÇTİHADI

Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin bu emsal kararı, ceza hukukundaki suçların içtimaı (tek eylemle birden fazla suç işlenmesi) ilkelerini kusursuz uygulayan sarsılmaz bir içtihattır. Karar, sahtecilik cezasını iptal etmiştir.

Bu karar sayesinde, kurumlara fotokopi belge sunarak menfaat elde eden failler hakkında hem resmi belgede sahtecilik hem de dolandırıcılık suçundan verilen çifte mahkûmiyetler son bulmuş; eylem sadece nitelikli dolandırıcılık suçu kapsamında cezalandırılarak hukuki doğruluk sağlanmıştır. Adalet sistemi, belgelerin fiziksel niteliklerine dikkat ederek sahtecilik cezasını elerken, kamu kaynağını sömüren dolandırıcıyı ise hak ettiği en ağır yaptırımla karşı karşıya bırakmaktadır.

SORU – CEVAP BÖLÜMÜ

1. Bir kamu kurumuna sahte bir diplomanın fotokopisini vererek işe girdim ve maaş aldım. Hangi suçlarla yargılanırım?

Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin emsal kararına göre, sunduğunuz belgenin fotokopi olması ve üzerinde yapılan sahteciliğin iğfal kabiliyeti bulunmaması nedeniyle 'Resmi Belgede Sahtecilik' suçundan ceza almazsınız. Ancak hileli hareketlerle kurumu yanıltıp maaş alarak haksız menfaat sağladığınız için TCK 158/1-e uyarınca 'Kamu Kurumu Zararına Nitelikli Dolandırıcılık' suçundan ağır hapis cezası alırsınız.

2. Fotokopi belgede yapılan sahtecilik neden sahtecilik suçu sayılmıyor?

Çünkü ceza hukukunda bir evrakın sahtecilik suçuna konu olabilmesi için 'iğfal kabiliyeti' (aldatıcılık yeteneği) ve hukuki sonuç doğurma elverişliliği bulunmalıdır. Onaysız fotokopilerin hukuken hiçbir geçerliliği ve resmi ispat gücü olmadığından aldatıcılık gücü de yoktur, dolayısıyla sahtecilik suçunun yasal unsurları oluşmaz.

3. Fotokopi belgenin noterden veya resmi bir kurumdan 'Aslı Gibidir' onayı varsa durum değişir mi?

Evet, tamamen değişir. Eğer fotokopi belge üzerinde noter veya yetkili bir resmi kurum tarafından verilmiş ıslak imzalı bir 'Aslı Gibidir' (onay sureti) varsa, o fotokopi artık resmi bir belge hükmünü kazanır. Bu onaylı belge üzerinde yapılan sahtecilik doğrudan 'Resmi Belgede Sahtecilik Suçu'nu oluşturur ve dolandırıcılık cezasına ek olarak bu suçtan da ceza alırsınız.

4. Nitelikli dolandırıcılık suçunun cezası nedir ve ertelenebilir mi?

TCK 158/1-e uyarınca kamu kurumu zararına nitelikli dolandırıcılık suçunun cezası 3 yıldan 10 yıla kadar hapistir. Ayrıca elde edilen haksız menfaatin iki katından az olmamak üzere adli para cezasına hükmedilir. Hapis cezasının alt sınırı 3 yıl (bazı durumlarda 4 yıl) olduğundan, ceza miktarı 2 yılın üzerinde kalacağı için bu cezanın ertelenmesi veya HAGB'ye çevrilmesi yasal olarak mümkün değildir.

5. Fotokopi belgelerle yapılan dolandırıcılık davasında zararı ödersem cezam düşer mi?

Evet. Dava sonuçlanmadan önce kamu kurumunun uğradığı maddi zararı (örneğin haksız aldığınız maaş veya ödenekleri) tamamen öderseniz, TCK 168. maddesinde yer alan 'Etkin Pişmanlık' hükümleri uyarınca cezanızda yarıdan üçte ikiye kadar çok büyük bir indirim uygulanır.

Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Yargıtay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir

YARGITAY 15. CEZA DAİRESİ İÇTİHAT METNİ
Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2017/2535 Ε.. 2018/801 Κ. "...sanığın katılan kuruma ibraz ettiği belgelerin fotokopi olması, fotokopi belgeler üzerinde gerçekleştirilen sahteciliğin hukuki sonuç doğurmaması nedeniyle iğfal kabiliyetlerinin de bulunmaması, ayrıca sanığın hileli hareketlerle katılan kurum görevlilerini yanıltarak haksız menfaat temin ettiğinin sabit olması karşısında; resmi belgede sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmadığı, zincirleme biçiminde kamu kurumu zararına uğratarak nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir."