avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul
Fuhuş Suçu

TCK 227 – Fuhuş Suçu

Suçun Tanımı ve Hukuki Niteliği

Türk Ceza Kanunu’nun 227. maddesinde düzenlenen fuhuş suçu, bireylerin cinsel sömürüye karşı korunmasını amaçlayan ve kamu düzeni ile genel ahlakı ilgilendiren karma nitelikli bir suç tipidir. Düzenleme, özellikle kişilerin fuhşa teşvik edilmesi, aracılık edilmesi, yer temin edilmesi veya fuhuş yapılmasının kolaylaştırılması gibi seçimlik hareketleri cezalandırmaktadır.

TCK 227/1 – “Çocuğu fuhşa teşvik eden, buna aracılık eden, yer temin eden veya bu amaçla başkalarını tahrik eden kişi, dört yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.”

TCK 227/2 – “Bir kimseyi fuhşa teşvik eden, buna aracılık eden, yer temin eden veya bu amaçla tahrik eden kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.”

TCK 227/3 – “Fuhşa sürüklenen kişinin rızası olsa dahi, bu madde hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmez.”

TCK 227/4 – “Bu suçların işlenmesi suretiyle elde edilen kazançlara elkonulur ve müsadere edilir.”

Madde yapısı incelendiğinde, özellikle çocukların korunmasına ilişkin düzenlemelerin daha ağır yaptırımlara bağlandığı, yetişkinlere ilişkin fuhuş fiillerinde ise yine ciddi hapis ve adli para cezası öngörüldüğü görülmektedir. Bu yönüyle suç, hem bireyin cinsel özgürlüğünü hem de toplumsal düzeni korumaya yöneliktir.

Korunan Hukuki Değer

Fuhuş suçuyla korunan hukuki değer çok boyutludur. Öncelikle bireylerin cinsel özgürlüğü ve cinsel dokunulmazlığı korunmaktadır. Bununla birlikte, özellikle ekonomik veya psikolojik baskı yoluyla kişilerin fuhşa yönlendirilmesinin önlenmesi de temel amaçtır.

Çocukların fuhşa sürüklenmesi bakımından korunan değer daha da genişlemektedir; burada yalnızca cinsel özgürlük değil, çocuğun bedensel ve ruhsal gelişimi ile üstün yararı da korunmaktadır. Ayrıca kamu düzeni ve genel ahlak da bu suç tipinin dolaylı koruma alanı içerisindedir.

Maddi Unsurlar

Suçun maddi unsurları fail, mağdur, fiil, netice ve nedensellik bağı çerçevesinde değerlendirilir.

Fail herkes olabilir. Suç özgü suç değildir. Ancak failin gerçekleştirdiği seçimlik hareketler suçun oluşumu açısından önemlidir.

Mağdur, fuhşa sürüklenen kişidir. Bu kişi çocuk ise suç daha ağır yaptırıma tabidir. Rıza, suçun oluşumunu ortadan kaldırmaz.

Fiil, fuhşa teşvik etmek, aracılık etmek, yer temin etmek veya başkalarını bu amaçla tahrik etmektir. Teşvik, kişinin fuhuş yapmaya yönlendirilmesini; aracılık, fuhuş yapan kişi ile müşteri arasında bağlantı kurulmasını; yer temini, fuhuşun gerçekleştirileceği fiziki alanın sağlanmasını ifade eder.

TCK 227/3 hükmü gereği, fuhşa sürüklenen kişinin rızası hukuken geçerli değildir. Bu düzenleme, özellikle sömürü ilişkilerini önlemeyi amaçlamaktadır.

Netice bakımından suç, seçimlik hareketli bir tehlike suçudur. Fiillerden herhangi birinin gerçekleştirilmesi suçun oluşması için yeterlidir.

Nedensellik bağı, failin eylemi ile mağdurun fuhşa yönlendirilmesi arasında kurulmaktadır.

Manevi Unsur

Suç yalnızca kastla işlenebilir. Failin, mağduru fuhşa yönlendirme, aracılık etme veya kolaylaştırma iradesi bulunmalıdır. Doğrudan kast genellikle söz konusudur. Fail, mağdurun fuhuş faaliyetinde bulunacağını bilerek hareket eder. Olası kast da mümkündür. Taksirle işlenmesi mümkün değildir.

Hukuka Aykırılık Unsuru ve Hukuka Uygunluk Nedenleri

Bu suç bakımından hukuka uygunluk nedenleri oldukça sınırlıdır. Özellikle rıza, hukuka uygunluk nedeni sayılmaz. Zorunluluk hali gibi istisnai durumlar teorik olarak tartışılabilir; ancak uygulamada çok dar yorumlanır.

Suçun Özel Görünüş Biçimleri

Nitelikli Haller

TCK 227’de en önemli nitelikli hal çocukların fuhşa sürüklenmesidir. Bu durumda ceza önemli ölçüde artırılmaktadır. Ayrıca suçun sistematik, örgütlü veya birden fazla kişiyle işlenmesi de uygulamada ağırlaştırıcı etki doğurur.

Daha Az Cezayı Gerektiren Haller ve İndirim Sebepleri

Kanunda özel bir indirim sebebi bulunmamaktadır. Ancak genel hükümler uygulanabilir.

TCK 62 – “Failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları…” dikkate alınarak takdiri indirim yapılabilir.

Artırım Sebepleri

Çocuklara yönelik fuhuş, örgütlü faaliyet, sistematik aracılık ve kazanç amacıyla yapılan faaliyetler önemli artırım nedenleridir. Ayrıca suçtan elde edilen gelirin yüksek olması ve süreklilik arz etmesi de ceza miktarını etkiler.

Şikâyet – Re’sen Soruşturma Durumu

Bu suç şikâyete tabi değildir. Cumhuriyet savcılığı tarafından re’sen soruşturulur. Özellikle çocukların korunması söz konusu olduğunda kamu düzeni gereği resen müdahale esastır.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi’dir. Suçun niteliği ve ceza miktarı dikkate alındığında yargılama bu mahkemelerde yapılır. Yetkili mahkeme ise suçun işlendiği yer mahkemesidir.

Yaptırım ve Hukuki Sonuçlar

TCK 227 kapsamında ceza, fiilin niteliğine göre değişmektedir. Çocuklara yönelik fiillerde dört yıldan on yıla kadar hapis ve adli para cezası öngörülürken, yetişkinlere yönelik fiillerde iki yıldan dört yıla kadar hapis ve adli para cezası uygulanmaktadır. Ayrıca suçtan elde edilen kazançların müsaderesi zorunludur. Mahkûmiyet halinde adli sicil kaydı oluşur.

Sık Sorulan Sorular (SSS)

Fuhuş suçunda rıza geçerli midir?

Hayayı. Mağdurun rızası hukuken geçerli değildir ve suçun oluşumunu engellemez.

Bu suçta yalnızca fuhuş yapan kişi mi cezalandırılır?

Hayır. Asıl olarak fuhşa teşvik eden, aracılık eden ve yer sağlayan kişiler cezalandırılır.

Çocukların fuhşa sürüklenmesi durumunda ne olur?

Çocuklara yönelik fiiller daha ağır cezaya tabidir ve daha sert şekilde yaptırıma bağlanmıştır.

Fuhuş suçu ekonomik amaç taşımak zorunda mı?

Hayır. Ekonomik kazanç olmasa bile teşvik veya aracılık fiilleri suç oluşturur.

Bu suçta kazançlara ne olur?

Suçtan elde edilen tüm kazançlara el konulur ve müsadere edilir.

Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Yargıtay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir.