avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul
Şişman Hukuk Bürosu Emsal Kararlar

GECE ARAMALARINDA HUZUR SÜKUN BOZMA

Mobil iletişim teknolojilerinin ve anlık mesajlaşma ağlarının gelişmesi, bireyler arasındaki mesafeleri ortadan kaldırırken, diğer yandan kişilerin huzur ve sükun içinde yaşama, dinlenme ve rahatsız edilmeme haklarına yönelik dijital saldırıları da kolaylaştırmıştır. İletişim araçlarının sağladığı bu kontrolsüz serbestlik, bazı kötü niyetli veya takıntılı kişilerin, muhataplarını sürekli arayarak ve mesajlar atarak taciz etmesi sonucunu doğurmaktadır. Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 123. maddesinde düzenlenen "Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma" suçu, bireylerin psikolojik huzurunu, kafa dinçliğini ve özel hayatının sükunetini koruyan en önemli ceza hukuku güvencelerinden biridir. Bu suçun oluşabilmesi için failin sırf rahatsız etmek amacıyla, ısrarlı bir şekilde telefon araması yapması veya mesaj göndermesi yasal olarak şarttır. Mahkemelerde en sık karşılaşılan sanık savunması ise "biz karşılıklı konuşuyorduk, o da bana cevap yazdı, bu nedenle suçun unsurları oluşmamıştır" şeklindeki "Karşılıklı İletişim" savunmasıdır. Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin bu makaleye konu olan emsal ve tarihi kararı, mağdurun sırf tacizden kurtulmak veya aramaları durdurmak amacıyla attığı çok sınırlı sayıdaki zoraki yanıtların aramaları "karşılıklı hale getirmeyeceğini", sanığın gece vaktinde üst üste yaptığı ısrarlı aramaların huzur ve sükunu bozma suçunu kesin olarak oluşturduğunu ilan etmektedir. Karar uyarınca; sınırlı sayıda yanıt verilmiş olması ısrarlı aramaları suç olmaktan çıkarmaz.

Uygulamada, ayrıldığı veya arkadaş olmak istediği kadını defalarca gece yarısında üst üste arayan ve taciz içerikli mesajlar atan bir sanık hakkında kamu davası açılmaktadır. Kadın ise bu ısrarlı aramaların yarattığı bıkkınlık ve korkuyla, aramaları kesmesini söylemek amacıyla veya zorunluluktan çok sınırlı sayıda (Örn: 2-3 kez) mesaj atarak veya aramayı açarak cevap vermiştir. Ceza yargılamasında sanık müdafileri HTS kayıtlarını öne sürerek "arama trafiği karşılıklıdır, mağdur da aramıştır, rıza vardır" gerekçesiyle beraat talep etmektedir. Bazı ilk derece asliye ceza mahkemeleri de HTS kayıtlarında karşılıklı birkaç sinyal görünce "iletişim karşılıklıdır, suçun unsuru olan tek taraflı ısrar saptanamamıştır" diyerek beraat kararı tesis edebilmektedir. Oysa Yargıtay 18. Ceza Dairesi, bu yüzeysel kararları kanuna aykırı bularak bozmaktadır. Sanığın yüzlerce aramasına karşı mağdurun çaresizce attığı sınırlı yanıtlar karşılıklılık ilişkisi kurmaz. Failin buradaki asıl kastı huzur bozmaktır ve mahkumiyeti gerekir.

KİŞİLERİN HUZUR VE SÜKUNUNU BOZMA

Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu, bireyin ruhsal dinginliğini ve özel yaşam sferindeki huzurunu korur.

Bu suçun maddi unsuru; bir kimseyi sırf huzursuz etmek kastıyla ısrarla telefonla aramak, gürültü yapmak veya hukuka aykırı başka bir davranışta bulunmaktır. Suçun tamamlanması için mağdurun psikolojik olarak rahatsız olması ve sükunetinin bozulması yeterlidir.

TCK YÜZ YİRMİ ÜÇÜNCÜ MADDE

Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu ve cezasını düzenleyen Türk Ceza Kanunu’nun 123. maddesi şu şekildedir:

TCK Madde 123/1 -
"Sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla; telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir."

Bu suç şikayete tabi olup, 6 aylık şikayet süresi mevcuttur.

ISRAR VE ISRARLI TAKİP UNSURU

Suçun yasal unsurlarından en önemlisi, eylemin tek bir kezle sınırlı kalmayıp "ısrarla" yapılmasıdır.

Telefonla arama eyleminin ısrarlı sayılabilmesi için aramaların birden fazla kez tekrarlanması, mağdurun reddetmesine rağmen sürdürülmesi ve süreklilik arz etmesi gerekir. Bir kez yanlışlıkla veya tek seferlik arama suç oluşturmazken, peş peşe 10 kez arama ısrar unsurunu doğrudan tamamlar.

KARŞILIKLI İLETİŞİM SAVUNMASININ HUKUKİ SINIRI

Sanıkların "karşılıklı olarak görüştük" savunması, mahkemelerce HTS analizleri ile denetlenir.

Eğer taraflar arasında dengeli, eşit ve rızaya dayalı uzun süreli bir sohbet trafiği varsa, karşılıklı iletişimden söz edilebilir ve suç oluşmaz. Ancak mağdurun aramaları reddettiği, sadece "beni arama" yazıp kapattığı durumlarda karşılıklı iletişim iddiası tamamen çöker.

SINIRLI YANITLAR SUÇU ORTADAN KALDIRMAZ

Mağdurun maruz kaldığı yoğun taciz karşısında verdiği sınırlı tepkiler, sanığın suçunu ortadan kaldıran bir rıza olarak yorumlanamaz.

Yargıtay kararlarında açıklandığı üzere; yüzlerce aramaya karşılık 2 kez "arama, polis çağıracağım" diye mesaj yazılması veya telefonu açıp "ne istiyorsun" denmesi, rızaya dayalı karşılıklı bir iletişim değil, aksine mağdurun rahatsızlığının ve çaresizliğinin kanıtıdır. Bu sınırlı yanıtlar beraat gerekçesi yapılamaz.

GECE VAKTİ YAPILAN İLETİŞİMİN AĞIRLIĞI

İletişimin kurulduğu zaman dilimi, failin "sırf rahatsız etmek maksadıyla" hareket edip etmediğinin en güçlü kanıtıdır.

İnsanların dinlenme saati olan gece geç vakitlerde (Örn: gece 02:00, 04:00) peş peşe yapılan aramalar ve atılan mesajlar, hayatın olağan akışına göre başka hiçbir amaca hizmet edemez. Bu saatlerdeki aramalar doğrudan huzur ve sükunu bozma özel kastının (sırf huzur bozma amacı) varlığını gösterir.

CMK UYARINCA HTS KAYITLARININ ANALİZİ

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) çerçevesinde, telefonla taciz davalarında delillerin incelenmesi şu usulle yürütülür:

CMK m. 135 uyarınca savcılık talimatıyla Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’ndan (BTK) tarafların geçmişe dönük arama, aranma ve mesajlaşma detaylarını gösteren HTS (Historical Traffic Search) kayıtları celbedilir. HTS kayıtları üzerinde siber/bilişim bilirkişisi tarafından yapılan incelemede, aramaların hangi günlerde, hangi saatlerde, kaç saniye sürdüğü ve kimden kime doğru yapıldığı kronolojik olarak rapora bağlanır. Bu nesnel teknik rapor, sanığın "karşılıklı görüştük" iddiasını tamamen çürüten en temel HMK ve CMK delilidir.

HUKUKİ YORUMLAR VE DİJİTAL TACİZ

Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin bu fevkalade emsal kararı, dijital alanda kadınların ve tüm bireylerin huzurunu koruyan, çaresizce verilen tepkilerin sanıklar tarafından kalkan olarak kullanılmasını engelleyen sarsılmaz bir adalet kalkanıdır.

Sonuç olarak; sanığın müştekiyi gece vakti ısrarla defalarca araması ve mesajlar atması karşısında, müştekinin bu tacize karşı çok sınırlı sayıda mesajla veya aramayla cevap vermesi, eylemi karşılıklı arama haline getirmez. TCK m. 123 uyarınca kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu oluşmuştur ve beraat kararı bozulmalıdır. Yargıtay, bu kararla dijital tacizi cezalandırmış ve Türk ceza hukukuna paha biçilemez bir değer katmıştır.

SORU – CEVAP BÖLÜMÜ

1. Biri beni sürekli arayıp rahatsız ediyor. Hukuken ne yapabilirim?

En yakın adliyeye veya karakola giderek TCK m. 123 uyarınca şikayetçi olabilirsiniz. Arama kayıtlarınızı ve gelen mesajları delil olarak sunarak failin cezalandırılmasını talep edebilirsiniz.

2. Beni arayan kişiye "arama beni" diye mesaj atmıştım. Bu durum davamı olumsuz etkiler mi?

Hayır, etkilemez. Yargıtay emsal kararı uyarınca, tacizcinin aramalarına karşı verdiğiniz çok sınırlı sayıdaki tepki veya yanıtlar aramayı karşılıklı görüşme haline getirmez. Suç aynen devam eder.

3. Bu suçtan dolayı fail ne kadar ceza alır? Hapis cezası var mıdır?

TCK m. 123 uyarınca huzur ve sükununu bozma suçunun cezası 3 aydan 1 yıla kadar hapistir. Failin sabıka durumuna göre ceza ertelenebilir veya doğrudan hapis cezası olarak infaz edilebilir.

4. Sadece gün içinde aramak da suç oluşturur mu, yoksa gece mi olması gerekir?

Gün içinde yapılan aramalar da ısrarlı ve sırf rahatsız etme kastıyla yapılıyorsa suç oluşturur. Ancak gece geç vakitte yapılan aramalar, Yargıtay tarafından doğrudan suç kastının kanıtı kabul edilir.

5. WhatsApp üzerinden yapılan aramalar ve mesajlar HTS kayıtlarında görünür mü?

Hayır. Telekom operatörlerinden celbedilen HTS kayıtlarında sadece normal şebeke aramaları ve SMS'ler görünür. WhatsApp üzerinden yapılan tacizler ancak telefonun siber incelemesi (CMK m. 134) ile saptanabilir.

Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Yargıtay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir.

YARGITAY 18. CEZA DAİRESİ İÇTİHAT METNİ
Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2018/5400 E., 2018/13061 K. "... Sanığın müştekiyi defalarca gece vaktinde üst üste aradığı ve mesajlar attığı, müştekinin ise sanığın araması ve mesaj atmasına çok sınırlı sayıda mesaj atıp arayarak cevap verdiği, bu nedenle aramaların karşılıklı olduğundan söz edilmeyeceğinin anlaşılması karşısında, TCK'nın 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun oluştuğundan mahkumiyeti yerine, yerinde görülmeyen gerekçeyle beraatine karar verilmesi, Kanuna aykırı"dır.