GÖREVDEN UZAKLAŞTIRILAN MEMURUN EK DERS ALACAĞI
Hukuk devleti ilkesinin en temel gereği, idarenin eylem ve işlemlerinden doğan zararları tazmin etmekle yükümlü olmasıdır. Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında yer alan "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür" hükmü, idarenin mali sorumluluğunun sarsılmaz anayasal temelidir. Devlet memurlarının (özellikle öğretmenlerin, akademisyenlerin) hukuka aykırı idari işlemlerle (görevden uzaklaştırma, ihraç, tayin vb.) görevlerinden uzaklaştırılmaları durumunda, açtıkları iptal davaları neticesinde görevlerine yargı kararıyla iade edildikleri sıklıkla görülmektedir. Ancak idareler, görevden uzakta kalınan bu hukuka aykırı dönem için memurların çıplak maaşlarını öderken, "fiilen yapılmayan görevler" kapsamına soktukları ek ders ücretleri, nöbet ücretleri veya döner sermaye payları gibi ek özlük haklarını ödemekten ısrarla kaçınmaktadır. İdare mahkemeleri de geçmişte memurun fiilen derse girmemiş olmasını gerekçe göstererek bu talepleri reddetmekteydi. Oysa memurun çalışamamış olması kendi iradesinden değil, doğrudan idarenin hukuka aykırı işleminden (fault of administration) kaynaklanmaktadır. Danıştay 12. Dairesi'nin idare hukuku tazminat rejiminde tam adaleti tesis eden bu çığır açıcı tarihi emsal kararı; hukuka aykırı işlem tesis edilmeseydi, aksi ispat edilmedikçe, memurun ek ders görevini fiilen yerine getireceğinin tartışmasız olduğunu, memurun istese de fiilen çalışma imkanının idarece elinden alındığını belirterek, görevden uzak kalınan tüm döneme ilişkin ek ders ücretlerinin yasal faiziyle birlikte memura ödenmesi gerektiğine kesin olarak hükmetmiş, aksi yöndeki idare mahkemesi kararını bozmuştur.
Uygulamada kamu idareleri, "Çalışılmayan sürenin ek dersi ödenmez, bu durum haksız zenginleşmedir" savunmasının arkasına sığınarak binlerce kamu görevlisini mağdur etmekteydi. Danıştay'ın bu kararı, bu hukuk dışı mali sığınakları tamamen ortadan kaldırmıştır. Hukuka aykırı bir idari işlem yargı kararıyla iptal edildiğinde, bu iptal kararı geçmişe etkili olarak (ex tunc) o işlemin tesis edildiği andan itibaren tüm hukuki sonuçlarını ortadan kaldırır. Yani hukuken memur o görevden hiç alınmamış gibi bir statüye kavuşur. Eğer görevden alınmasaydı, o öğretmen derse girecek ve ek ders ücretini alacaktı. Dolayısıyla, fiilen çalışmamanın nedeni memura yüklenemeyecek bir "idari engel" olduğuna göre, idare kendi hukuka aykırı eyleminin tüm mali sonuçlarını üstlenmek ve bu zararı tazmin etmek zorundadır. Bu karar, idari yargı kararlarının geriye dönük tam etkiyle uygulanmasını sağlayarak memurların özlük haklarını idarenin keyfiliğine karşı koruyan en üst düzey yargısal güvencedir. Karar, idarenin yasalara uygun davranmasını ihtar eden kusursuz bir mali disiplin belgesidir.
ANAYASAL İDARE SORUMLULUĞU VE TAM YARGI
Anayasa'nın 125. maddesi gereğince, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödeme yükümlülüğü mutlak bir kuraldır.
İdarenin tesis ettiği hukuka aykırı bir işlem yargı organlarınca iptal edildiğinde, bu işlemin doğurduğu tüm maddi ve manevi zararların 'Tam Yargı Davası' kapsamında idarece tazmin edilmesi yasal zorunluluktur. İptal kararları, işlemin yapıldığı tarihten önceki hukuki durumu aynen geri getirir.
FİİLEN ÇALIŞAMAMA DURUMUNDA KUSUR
Memurun fiilen derse girmemiş veya çalışmamış olması, idari işlemlerin yürütülmesindeki hukuki engellerden kaynaklanır.
Memurun kendi isteğiyle işe gelmemesi durumu hariç olmak üzere, idarenin tek taraflı ve hukuka aykırı tasarrufuyla görevden el çektirilen memur, çalışmak istese dahi çalışamaz. Bu durumda fiilen çalışmama kusuru ve sorumluluğu tamamen idareye ait olup, memurun özlük haklarının kesilmesi için bir mazeret yapılamaz.
EK DERS ÜCRETİNİN HUKUKİ NİTELİĞİ
Ek ders ücreti, öğretmenlerin ve eğitim görevlilerinin maaş dışındaki en önemli asli özlük haklarından ve gelir kaynaklarından biridir.
Aksi ispat edilmedikçe, görevden uzaklaştırılmayan bir öğretmenin müfredat gereği ek ders görevini yerine getireceği tartışmasız bir hayat gerçeğidir. Bu nedenle ek ders ücretleri, memurun yoksun kaldığı 'kesinleşmiş kazanç (zarar)' kapsamında kabul edilerek tazminat hesaplamasına dahil edilir.
DANIŞTAY İPTAL KARARININ GERİYE ETKİSİ
İdari yargıda iptal kararları, iptali istenen işlemi tesis edildiği tarihten itibaren tamamen siler ve yok hükmüne getirir.
Bu geriye etkili olma (ex tunc) ilkesi uyarınca, memurun görevden uzakta geçirdiği süre boyunca sanki görevinin başındaymış gibi kabul edilerek tüm terfi, derece, maaş ve ek ders gibi haklarının geriye dönük olarak hesaplanıp kendisine topluca ödenmesi hukuk devleti ilkesinin kaçınılmaz bir gereğidir.
İDARE MAHKEMESİ KARARININ HUKUKİ HATASI
İdare Mahkemesinin 'fiilen derse girmediği için ek ders ödenemez' gerekçesi, sebep-sonuç ilişkisini tamamen tersine çeviren fahiş bir hatadır.
Mahkeme, fiilen çalışmamanın 'nedenini' (idarenin hukuksuz işlemini) göz ardı ederek sadece 'sonuca' odaklanmıştır. Danıştay 12. Dairesi bu mantık hatasını düzelterek, idarenin hem haksız işlem yapıp hem de bu işleme dayanarak ödeme yapmaktan kaçınamayacağını net bir dille ortaya koymuştur.
DANIŞTAY 12. DAİRESİ İÇTİHADININ EĞİTİM CAMİASINA ETKİSİ
Danıştay 12. Dairesi'nin bu emsal kararı, Türkiye'deki yüz binlerce öğretmen ve akademisyen için sarsılmaz bir hukuki kazanımdır.
Bu karar sayesinde, idari soruşturmalar veya haksız ihraçlar neticesinde görevine geri dönen tüm eğitimciler, açıkta kaldıkları döneme ait hak ettikleri tüm ek ders ücretlerini idareden yasal faiziyle birlikte söke söke alma hakkına kavuşmuşlardır. Karar, memurların mali güvencesidir.
SORU – CEVAP BÖLÜMÜ
Evet, kesinlikle alabilirsiniz. Danıştay 12. Dairesi'nin emsal kararına göre, idarenin hukuka aykırı işlemi nedeniyle fiilen derse girememiş olsanız dahi, bu dönemde mahrum kaldığınız tüm ek ders ücretlerinin yasal faiziyle birlikte size ödenmesi zorunludur.
Göreve iade kararının size tebliğ edilmesinden sonra, görev yaptığınız okul/kurum müdürlüğü vasıtasıyla bağlı bulunduğunuz İl/İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne yazılı bir dilekçe vererek açıkta kaldığınız döneme ait ek ders ücretlerinizin hesaplanıp tarafınıza ödenmesini talep etmelisiniz. İdarenin reddi halinde İdare Mahkemesi'nde dava açabilirsiniz.
İdarenin ödeme talebinizi reddettiğine dair yazının size tebliğ edildiği tarihten itibaren veya dilekçenize 30 gün içinde cevap verilmemesi durumunda (zımni ret), bu 30 günlük sürenin bittiği tarihten itibaren 60 gün içinde İdare Mahkemesi'nde 'Tam Yargı (Tazminat) Davası' açmanız gerekir.
Göreve iade edilen memur; açıkta kaldığı süredeki tüm çıplak maaşlarını, derece/kademe ilerlemelerini, varsa nöbet ücretlerini, eğitim-öğretime hazırlık ödeneklerini (kırtasiye yardımı), varsa döner sermaye veya performans ödemelerini ve bu paraların birikmiş yasal faizlerini talep edebilir.
Geriye dönük özlük ve parasal hakların ödenmesinde yasal faiz; memurun idareye yazılı başvuru yaptığı tarihten veya doğrudan dava açılmışsa dava tarihinden itibaren işlemeye başlar. Yasal faiz oranı yıllık %9'dur.
Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Danıştay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Danıştay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir