avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul
Haberleşmenin Engellenmesi Suçu

TCK 124 Haberleşmenin Engellenmesi Suçu: Hukuki Nitelik, Unsurlar ve Cezai Sorumluluk

Haberleşmenin Engellenmesi Suçunun Tanımı ve Hukuki Niteliği

Haberleşmenin engellenmesi suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 124. maddesinde düzenlenmiş olup bireylerin haberleşme özgürlüğünü ve iletişim araçlarını serbestçe kullanma hakkını koruma altına almaktadır. Bu suç tipi, kişilerin telefon, mektup, internet, posta ve benzeri iletişim araçlarıyla kurduğu haberleşmenin hukuka aykırı şekilde engellenmesini cezalandırır.

TCK 124 hükmüne göre; “Kişiler arasındaki haberleşmenin hukuka aykırı olarak engellenmesi halinde faile cezai yaptırım uygulanır.” Ayrıca kamu görevlisi tarafından görevini kötüye kullanarak haberleşmenin engellenmesi daha ağır sonuçlar doğurabilir.

Bu düzenleme ile bireylerin yalnızca özel hayatı değil, aynı zamanda iletişim özgürlüğü de güvence altına alınmıştır.

Korunan Hukuki Değer

Bu suçla korunan temel hukuki değer, haberleşme özgürlüğü ve özel yaşamın gizliliğidir. Anayasa’nın 22. maddesi uyarınca haberleşme hürriyeti güvence altına alınmış olup, bu özgürlüğe yönelik müdahaleler ancak kanunla ve sınırlı şartlarda yapılabilir.

Ayrıca suç, bireylerin sosyal, ekonomik ve hukuki ilişkilerini sürdürebilmesi için gerekli olan iletişim serbestisini korur. Bu yönüyle hem bireysel hem de toplumsal iletişim düzeni güvence altına alınmaktadır.

Maddi Unsurlar

Fail

Bu suçun faili herkes olabilir. Ancak kamu görevlisinin görevi kötüye kullanarak bu suçu işlemesi durumunda ayrıca ağır değerlendirme yapılır. Özgü suç niteliği bulunmamaktadır.

Mağdur

Mağdur, haberleşme hakkı engellenen gerçek kişidir. Birden fazla kişinin haberleşmesi engellenmişse birden fazla mağdur oluşabilir.

Fiil

Suçun maddi unsuru, kişiler arasındaki haberleşmenin hukuka aykırı şekilde engellenmesidir. Bu engelleme;

şeklinde gerçekleşebilir.

Burada önemli olan husus, haberleşmenin tamamen veya kısmen fiilen imkânsız hale getirilmesidir.

Netice ve Nedensellik Bağı

Suç, neticesi harekete bitişik suç niteliğindedir. Haberleşmenin engellenmesi fiilinin gerçekleşmesiyle suç tamamlanır. Somut zarar veya iletişimin uzun süre kesilmesi aranmaz. Failin fiili ile engelleme sonucu arasında doğrudan nedensellik bağı bulunmalıdır.

Manevi Unsur

Haberleşmenin engellenmesi suçu kasten işlenebilir. Failin, haberleşmeyi engellediğini bilmesi ve istemesi gerekir.

Olası kast da mümkündür. Fail, eylemin haberleşmeyi engelleyebileceğini öngörmesine rağmen hareketine devam ediyorsa suç oluşur. Taksirle işlenmesi ise mümkün değildir.

Hukuka Aykırılık Unsuru ve Hukuka Uygunluk Nedenleri

Haberleşme özgürlüğü anayasal güvence altındadır; ancak bazı durumlarda hukuka uygun müdahaleler mümkündür. Örneğin;

hukuka uygunluk nedeni oluşturabilir.

Buna karşılık keyfi, yetkisiz veya ölçüsüz şekilde haberleşmenin engellenmesi hukuka aykırıdır.

Suçun Özel Görünüş Biçimleri

Teşebbüs: Failin haberleşmeyi engellemeye yönelik icra hareketlerine başlamasına rağmen sonucun gerçekleşmemesi halinde teşebbüs hükümleri uygulanabilir.

İştirak: Suç birden fazla kişi tarafından birlikte işlenebilir. Özellikle sistem yöneticileri, kamu görevlileri veya özel kişiler birlikte hareket ederek suça iştirak edebilir.

İçtima: Aynı fiil kapsamında başka suçlar da oluşabilir. Örneğin kişisel verilerin ihlali (TCK 136), görevi kötüye kullanma (TCK 257) veya özel hayatın gizliliğini ihlal suçları ile birlikte değerlendirme yapılabilir.

Nitelikli Haller

TCK 124’te özel nitelikli hal düzenlemeleri sınırlı olmakla birlikte, fiilin;

işlenmesi cezai sorumluluğu ağırlaştırabilir.

Özellikle iletişim ağlarına müdahale edilmesi veya toplu haberleşmenin kesilmesi uygulamada daha ağır değerlendirilir.

Daha Az Cezayı Gerektiren Haller ve İndirim Sebepleri

Haksız tahrik (TCK 29) ve takdiri indirim nedenleri (TCK 62) uygulanabilir. Failin davranışı mağdurun ağır ve haksız fiiline tepki olarak ortaya çıkmışsa cezada indirim yapılabilir.

Ayrıca failin zararı gidermesi, iletişimi yeniden sağlaması veya pişmanlık göstermesi de indirim sebebi olarak değerlendirilebilir.

Artırım Sebepleri

Suçun sistematik şekilde işlenmesi, birden fazla kişinin haberleşmesinin engellenmesi veya kamu gücü kullanılarak gerçekleştirilmesi cezanın artırılmasına neden olabilir. Özellikle dijital iletişim sistemlerinin hedef alınması ağırlaştırıcı etki doğurur.

Şikâyet – Re’sen Soruşturma Durumu

Haberleşmenin engellenmesi suçu şikâyete bağlı değildir. Savcılık tarafından re’sen soruşturulur. Çünkü haberleşme özgürlüğü yalnızca bireysel değil, aynı zamanda anayasal düzeyde korunan temel bir haktır.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Bu suç bakımından görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi’dir. Yetkili mahkeme ise suçun işlendiği yer mahkemesidir. Suçun birden fazla yerde gerçekleşmesi halinde genel yetki kuralları uygulanır.

Yaptırım ve Hukuki Sonuçlar

TCK 124 kapsamında haberleşmeyi engelleyen kişi hakkında hapis cezası öngörülmektedir. Suçun niteliğine ve etkisine göre ceza miktarı değişiklik gösterebilir.

Mahkeme somut olayın özelliklerine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), cezanın ertelenmesi veya adli para cezasına çevrilmesi gibi bireyselleştirme kurumlarını uygulayabilir.

Sık Sorulan Sorular (SSS)

Haberleşmenin engellenmesi suçu nedir?

Bu suç, kişilerin telefon, mektup, internet veya diğer iletişim araçlarıyla kurduğu haberleşmenin hukuka aykırı şekilde engellenmesidir.

İnternet erişimini kesmek bu suçu oluşturur mu?

Evet. Yetkisiz ve hukuka aykırı şekilde internet veya iletişim kanallarının kesilmesi TCK 124 kapsamında suç oluşturabilir.

Bu suçta zarar oluşması gerekir mi?

Hayır. Haberleşmenin engellenmesi fiilinin gerçekleşmesi suçun oluşması için yeterlidir.

Herkes bu suçu işleyebilir mi?

Evet, suç özgü suç değildir. Kamu görevlisi veya özel kişi tarafından işlenebilir.

Haberleşmenin engellenmesi suçu şikâyete bağlı mıdır?

Hayır. Bu suç şikâyete bağlı değildir ve savcılık tarafından re’sen soruşturulur.

Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Yargıtay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir.