HAKARET VE KABA SÖZ AYRIMI
Bireyler arasındaki günlük ve sosyal ilişkilerde, öfke, tartışma veya fikir ayrılıkları esnasında hoş olmayan, sert ve nezaketsiz bazı kelimeler sarf edilebilmektedir. Bu tür gergin anlarda kullanılan kaba kelimelerin ceza hukuku anlamında "hakaret" suçunu oluşturup oluşturmayacağı, yargı pratiklerinde en çok tartışılan ve kafa karışıklığı yaratan hususların başında gelir. Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesinde düzenlenen hakaret suçu, bireylerin şeref, onur ve saygınlığını korumayı amaçlar. Ancak yasa koyucu ve yüksek mahkeme, her kaba, görgüsüz veya nezaketsiz sözün hakaret olarak nitelendirilmesini kesinlikle reddetmektedir. Hukuk düzenimiz, ahlaken onaylamadığı "kaba hitapları" ve "nezaket dışı sözleri" cezalandırma alanının dışında tutarak ceza hukukunun "son çare" (ultima ratio) olma özelliğini korur. Tartışma esnasında söylenen "pis herif" gibi kelimeler, her ne kadar toplumsal nezaket kurallarına aykırı ve kaba olsa da, kişinin şeref ve haysiyetini toplum önünde rencide edecek, onu küçük düşürecek boyutta bir ağırlık taşımaz. Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin bu makaleye konu olan emsal ve hakaret hukukunun anayasası niteliğindeki kararı, bu ince çizgiyi muazzam bir netlikle çizmektedir. Karar uyarınca; "pis herif" ifadesi hakaret suçunun unsurlarını oluşturmayıp kaba söz niteliğindedir. Mahkemelerin kaba kelimeler için mahkumiyet kararı vermesi kanuna aykırıdır.
Uygulamada, adliyelerdeki asliye ceza mahkemeleri, vatandaşlar arasında geçen en ufak sözlü sürtüşmeleri dahi doğrudan hakaret suçu kapsamına alarak cezalar yağdırmaktadırlar. "Pis", "terbiyesiz", "saygısız", "herif" gibi kelimeleri kullanan kişiler hakkında 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezası istemiyle davalar açılmakta ve sabıkalar oluşturulmaktadır. Oysa Yargıtay 18. Ceza Dairesi ve Ceza Genel Kurulu, hakaret suçunun sınırlarını belirlerken "kişinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyut" kriterini getirmektedir. Bir sözün hakaret sayılabilmesi için, o sözün muhatabın şahsiyetini, insani değerini hedef alması, onu aşağılaması gerekir. "Pis herif" sözü kaba bir azarlama ve öfke patlaması olup, hakaretin gerektirdiği o ağır rencide edici ve aşağılayıcı nitelikten yoksundur. Yargıtay’ın bu içtihadı, ifade özgürlüğünü korurken ceza mahkemelerinin de gereksiz yere meşgul edilmesini önleyen son derece rasyonel ve adil bir karardır.
HAKARET SUÇUNUN YASAL VE HUKUKİ UNSURLARI
TCK’nın 125. maddesinde düzenlenen hakaret suçu, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat etmek ya da sövmek suretiyle işlenir.
Suçun oluşabilmesi için; fiilin muhatabın şerefini rencide etmeye elverişli olması (maddi unsur) ve failin bu aşağılama bilinciyle hareket etmesi (manevi unsur) şarttır. Söylenen sözün ağırlığı, tarafların sosyal konumları, söylendiği ortam ve yöresel anlamlar suçun oluşumunda hakim tarafından titizlikle değerlendirilmelidir.
ONUR ŞEREF VE SAYGINLIK KAVRAMLARI
Hakaret suçunun koruduğu hukuki değer, kişinin Anayasa ile güvence altına alınmış olan şeref, haysiyet, onur ve toplum nezdindeki saygınlığıdır (tinsel bütünlük).
Onur ve şeref, bireyin kendi gözündeki insani değeri (içsel şeref) iken; saygınlık ise bireyin toplum içindeki ahlaki, mesleki ve sosyal imajıdır (dışsal şeref). Söylenen bir kelimenin hakaret sayılması için, bu tinsel bütünlüğe doğrudan ve ağır bir saldırı teşkil etmesi, muhatabı küçük düşürmesi gerekir. Basit sataşmalar bu kavramları ihlal edemez.
KABA VE NEZAKETSİZ SÖZLERİN TANIMI
Kaba ve nezaketsiz sözler; toplumun dil kültüründe, adap ve ahlak anlayışında hoş karşılanmayan, ancak ceza kanunlarında suç olarak tanımlanmamış ifadelerdir.
Hukuk ve ahlak kuralları her zaman örtüşmez. Bir kelimenin ahlaken veya nezaketen ayıplanması, onun doğrudan "suç" olmasını gerektirmez. Kanunilik ilkesinin bir gereği olarak, ceza hukuku sadece toplumsal barışı ağır biçimde sarsan eylemleri cezalandırır. Kaba hitaplar, nezaketsizlikler ve görgüsüzlükler ahlakın ve terbiyenin konusu olup, ceza mahkemelerinin konusu olamaz.
PİS HERİF İFADESİNİN HUKUKİ DEĞERLENDİRİLMESİ
Emsal karara konu olan olayda sanık, katılana "pis herif" demiştir. Yerel mahkeme bu ifadeyi doğrudan sövme yoluyla hakaret kabul ederek mahkumiyet kararı vermiştir.
Yargıtay 18. Ceza Dairesi ise bu nitelendirmeyi bozmuştur. "Pis herif" kelimesinin, muhatabın onur ve şerefini lekeleyecek, onu toplum içinde rencide edecek ağırlıkta bir hakaret olmadığı, sadece kaba ve nezaketsiz bir hitap tarzı olduğu karara bağlanmıştır. "Herif" kelimesi Türkçe'de genellikle erkekler için kullanılan kaba bir hitap olup, "pis" sıfatıyla birleştiğinde de hakaret suçunun o yoğun aşağılayıcı kastını ve maddi unsurunu karşılamamaktadır.
İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ VE ELEŞTİRİ SINIRLARI
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) 10. maddesi ve Anayasa’nın 26. maddesi ile güvence altına alınan ifade özgürlüğü, demokratik toplumların en temel yapı taşlarından biridir.
İfade özgürlüğü sadece hoşa giden, zararsız veya nötr bilgileri değil; aynı zamanda devleti veya toplumun bir kesimini rahatsız eden, şoke eden, kaba veya sert eleştirileri de korur. Kişilerin tartışma sırasında kullandıkları sert ve kaba üslupların hemen hakaret sayılarak cezalandırılması ifade özgürlüğünü tamamen ortadan kaldırır. Yargıtay, kaba söz ayrımı yaparak bu demokratik özgürlük alanını korumaktadır.
TÜRK CEZA KANUNU YÜZ YİRMİ BEŞİNCİ MADDE
Hakaret suçunun yasal çerçevesini belirleyen TCK’nın 125. maddesinin ilgili hükümleri şu şekildedir:
TCK Madde 125/1 -
"Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır."
Bu yasal düzenleme, hakaret suçunun sınırlarını belirlerken rencide edicilik şartını mutlak olarak aramaktadır.
CMK UYARINCA TİPİKLİK DENETİMİ YAPILMALIDIR
Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) çerçevesinde, bir eylemin cezalandırılabilmesi için öncelikle o eylemin kanundaki suç tanımına birebir uyması (tipiklik) şarttır. Mahkeme, CMK kuralları dairesinde şu denetimleri yapar:
CMK m. 223/2-a bendi uyarınca; "Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması" durumunda sanık hakkında beraat kararı verilmelidir. Hakim, davaya konu kelimenin TCK m. 125'teki suç tipine uyup uymadığını denetlerken, sadece sözün sözlük anlamına değil, söylendiği bağlama, tarafların tartışma geçmişine ve hitabın ağırlığına bakar. Eğer kelime "pis herif" örneğindeki gibi kaba hitap sınırında kalıyorsa, hakim CMK uyarınca eylemin suç oluşturmadığını saptayarak doğrudan beraat kararı vermelidir. Emsal davada da Yargıtay, yerel mahkemenin bu tipiklik denetimini yapmaksızın verdiği mahkumiyet kararını CMK usullerine aykırı bularak tamamen bozmuştur.
HUKUKİ YORUMLAR VE YARGISAL SONUÇLAR
Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin bu emsal kararı, ceza hukukunda kanunilik ilkesini koruyan, ahlak ile hukuk arasındaki sınırı netleştiren fevkalade isabetli ve modern bir içtihattır.
Sonuç olarak; tartışma sırasında kullanılan "pis herif" gibi kelimeler, toplumsal olarak nezaketsiz ve kaba kabul edilse dahi, TCK m. 125 anlamında hakaret suçunun kurucu unsuru olan "onur, şeref ve saygınlığı rencide edici" niteliğe sahip değildir. Bu tür kaba hitaplar nedeniyle ceza mahkemelerince mahkumiyet kararı verilmesi yasaya aykırıdır ve beraat hükmü kurulmalıdır. Yargıtay, bu bozma ilamıyla hem ifade özgürlüğünün sınırlarını genişletmiş hem de ceza hukukunun dar ve cezalandırıcı alanını adalet çizgisine çekerek Türk ceza yargısına paha biçilemez bir değer katmıştır.
SORU – CEVAP BÖLÜMÜ
Hayır, Yargıtay emsal kararına göre "pis herif" demek hakaret suçunu oluşturmaz. Bu söz kaba ve nezaketsiz bir hitap sayıldığından hakkınızda beraat kararı verilmesi gerekir.
Yargıtay içtihatlarında; "terbiyesiz", "saygısız", "pis herif", "lan", "nankör", "beceriksiz" gibi ifadeler rencide edici boyutta görülmeyip kaba hitap veya nezaketsiz söz sayılarak hakaret suçu kapsamı dışında tutulmaktadır.
Hakaret suçu, muhatabın insani onurunu, şerefini ve toplum içindeki ahlaki saygınlığını hedef alarak onu aşağılayan sözlerdir. Kaba söz ise onuru zedelemeyen, ancak sosyal adap kurallarına aykırı olan nezaketsiz hitaplardır.
Ceza mahkemesinde beraat kararı verilmesi hukuk mahkemesini tamamen bağlamaz; ancak "pis herif" sözü kişilik haklarına ağır bir saldırı teşkil etmediği için Asliye Hukuk Mahkemesinde açacağınız manevi tazminat davasının da reddedilme ihtimali son derece yüksektir.
Eğer hakkınızda açılan hakaret davasında beraat ederseniz, kendinizi özel bir avukatla temsil ettirdiyseniz, mahkemece lehinize hükmedilecek Hazine tarifesindeki karşı taraf vekalet ücreti devlet tarafından avukatınıza/size ödenir.
Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Yargıtay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir.