avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul
Şişman Hukuk Bürosu Emsal Kararlar

HASILAT KİRALARINDA SEZONLUK KİRA BEDELİ

Borçlar Kanunu’nda düzenlenen kira sözleşmeleri, kiralananın niteliğine göre farklı yasal rejimlere tabidir. Konut ve çatılı işyeri kiralarından farklı olarak, tarımsal taşınmazların ve ürün veren işletmelerin kiralanması "hasılat kirası" (ürün kirası) hükümleri (TBK m. 357 vd.) çerçevesinde çözümlenir. Hasılat kirasında temel amaç, kiracının kiralanan taşınmazı işletmesi ve bu işletmeden elde edilecek ürün ve hasılatı kendi lehine toplamasıdır. Özellikle narenciye bahçeleri, zeytinlikler veya bağlar gibi tarımsal nitelikteki taşınmazların kiralanmasında ürün alma dönemi, yılın belirli aylarına tekabül eden sınırlı bir sezondur. Bu tür sezonluk tarım kiralamalarında, sözleşme süresinin yedi veya sekiz ay gibi kısa bir süre olarak belirlenmiş olması, kiracının sadece bu sürenin aylık oranına göre kira ödeyeceği anlamına gelmez. Zira kiracı, tarımsal faaliyetin tüm yıl boyunca beklenen yegane ürününü bu kısa süre içerisinde tamamen toplamakta ve gelir elde etmektedir. Yargıtay’ın kararlı kararları çerçevesinde, hasılat kirası sözleşmesinde yazan yıllık kira bedeli, sözleşme süresi sezonluk olsa dahi ürün elde etme imkanını karşılayan bedel olup, kiracının bu bedelin tamamını ödemekle yükümlü olduğu kabul edilir.

HASILAT KİRASININ TANIMI VE HUKUKİ ESASLARI

Hasılat kirası, kiraya verenin, kiracıya ürün veren bir şeyin veya hakkın kullanılmasını ve ürünlerinin devşirilmesini bırakmayı, kiracının da buna karşılık ürün veya kira bedeli ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Bu sözleşmenin asıl unsuru, kiralananın ürün (hasılat) vermeye elverişli bir taşınmaz veya hak olmasıdır. Borçlar Kanunu’nda hasılat kirası için özel hükümler sevk edilmiş olup, genel kira hükümlerine göre kiracının borçları ve sorumlulukları daha kapsamlıdır. Kiracı, kiralananı özenle işletmek, verimli bir halde tutmak ve tarımsal üretimin devamlılığını sağlamakla mükelleftir.

SEZONLUK KİRALAMALARDA ÜRÜN ELDE ETME DÖNEMİ

Tarım sektörünün doğası gereği, meyve bahçeleri ve tarla ürünleri yılda sadece bir kez hasat edilebilir. Narenciye bahçesi gibi taşınmazlarda ürünün olgunlaşması, toplanması ve satılması yılın belirli bir dönemini (genellikle haziran ile aralık ayları arasındaki yedi aylık süreci) kapsar. Kiracı, taşınmazı bu yedi ay boyunca elinde bulundurarak bahçenin yıllık tüm hasılatını ve ekonomik değerini elde etmiş olur. Geriye kalan kış ve ilkbahar aylarında taşınmazda ürün toplama faaliyeti yapılmadığından, kiracının o dönemde taşınmazı fiilen kullanmaması onun ekonomik fayda sağlamadığı anlamına gelmez.

KİRA SÖZLEŞMELERİNDEKİ YILLIK BEDELİN NİTELİĞİ

Sözleşmede kira süresinin "7 ay" olarak sınırlandırılmış olması ve bedelin "yıllık X TL" şeklinde yazılması durumunda, bu bedelin aslında "sezonluk bedel" olarak kabul edilmesi gerekir. Hasılat kiracısı, yılın tek hasadını bu yedi aylık dönem içinde topladığına göre, kararlaştırılan yıllık kira bedelinin tamamını ödemek durumundadır. Aksi bir kabul, kiracının taşınmazın yıllık tüm ekonomik getirisini elde etmesine rağmen, kira bedelinin sadece 7/12’sini ödemesi gibi adaletsiz bir sonuca yol açar. Bu nedenle sözleşmede yazan yıllık miktar, o sezonun toplam kira bedelidir.

İHALE TALEPLERİ VE AYLIK BEDEL HESABI YANILGISI

Tarımsal taşınmazların kiralama ihalelerinde, ihale zaptına veya şartnameye bütçe hesaplamaları için "aylık bedel" yazılması uygulamada sıkça görülür. Ancak bu aylık belirlemeler, idari ve muhasebesel hesap kolaylığı sağlamak için yapılan matematiksel bölümlerden ibarettir. İhale zaptındaki bu aylık kırılımlar, taraflar arasındaki hasılat kirası sözleşmesinin sezonluk ve yıllık bedel esasına dayalı niteliğini ortadan kaldıramaz. Kiracının sorumluluğu, ihale zaptındaki aylık bedeli kira süresiyle çarpmak suretiyle kısmi ödeme yapmakla sona ermez.

TARIMSAL TAŞINMAZLARIN KİRALANMASINDA ÖZEL USULLER

Tarımsal taşınmaz kiralarında, sözleşmelerin yorumlanmasında yerel adetler ve tarım takvimi büyük önem taşır. Yargıtay, tarımsal nitelikteki hasılat kiralarında sözleşme metninin lafzı kadar tarafların ekonomik amaçlarını da gözetir. Narenciye bahçesinin kiralanmasında tarafların asıl amacının ürün devşirmek olduğu açık olduğundan, mahkemenin sadece sözleşme süresine ve matematiksel aylık hesaplara bakarak karar vermesi hukuka aykırıdır. Mahkeme, kiralananın tarımsal döngüsünü ve ürün takvimini re'sen göz önünde bulundurarak karar vermelidir.

DÜRÜSTLÜK KURALI VE SEBEPSİZ ZENGİNLEŞME İLİŞKİSİ

Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı, herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüst davranmasını emreder. Bir narenciye bahçesinden o yıla ait tüm narenciye mahsulünü toplayıp satan kiracının, "sözleşmem yedi aylıktı, ben sadece yedi aylık kira öderim" iddiasında bulunması dürüstlük kuralıyla bağdaşmaz. Bu durum, kiracının haksız şekilde zenginleşmesine, kiraya verenin ise yıllık ürün kaybı yaşamasına yol açar. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, bu gerekçeler doğrultusunda, yerel mahkemenin yedi aylık bedel hesabı yapan kararını hatalı bularak bozmuş ve davanın reddedilmesi gerektiğine karar vermiştir.

SORU – CEVAP BÖLÜMÜ

1. Hasılat (ürün) kirası nedir?

Kiraya verenin, ürün veren bir malın kullanımını ve ürünlerini toplama hakkını kiracıya bıraktığı, kiracının da kira ödediği sözleşmedir.

2. Sezonluk tarım kiralamalarında kira bedeli nasıl hesaplanır?

Sözleşme süresi kısa olsa dahi, kiralanandan o yılın tek hasadı alındığı için sözleşmede belirlenen yıllık/sezonluk bedelin tamamı ödenmelidir.

3. Sözleşmede yazan yıllık kira bedeli 7 aylık dönem için tamamen ödenmeli midir?

Evet, narenciye bahçesi gibi sezonluk mahsul alınan yerlerde, yedi aylık kira süresinde ürünün tamamı toplandığı için yıllık bedelin tamamı ödenir.

4. İhale tutanağında aylık bedel yazması kiracının sorumluluğunu azaltır mı?

Hayır, ihale tutanağındaki aylık ibareleri hesaplama kolaylığı içindir; kiracının sezonluk ürünün tamamını alma hakkına karşılık tam bedelden sorumluluğunu etkilemez.

5. Yargıtay'ın bu konudaki bozma gerekçesinin temel dayanağı nedir?

Kiralananın narenciye bahçesi olması, sezonluk kullanım ile yıllık tüm ürünün elde edilmesi ve sözleşmedeki yıllık bedelin sezonluk kira karşılığı sayılması gerektiğidir.

Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Danıştay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2013/8092 E., 2014/1600 K. Karar Tarihi: 17.02.2014
MAHKEMESİ : Aydın 1. Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 24/01/2013 NUMARASI : 2012/554-2013/89 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira sözleşmesinin süresi ve kira borcunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde, açık arttırma suretiyle yapılan ihale sonucunda davalının maliki bulunduğu Köşk İlçesinde bulunan narenciye bahçesinin aylık 2.750 TL ve Sultanhisar İlçesinde bulunan narenciye bahçesinin aylık 1.215 TL kira bedeliyle yedi ay için müvekkilleri tarafından kiralandığını, kiralanan taşınmazların yedi aylık kira bedelleri toplamının 27.755 TL olduğu ve müvekkilleri tarafından 24.856 TL ödeme yapıldığı halde davalının 47.580 TL kira bedeli üzerinden bakiye 23.790 TL daha talep ettiğini belirterek kiralanan taşınmazların 03.06.2011 tarihinden 31.12.2011 tarihine kadar olan kira bedelinin aylık olarak hesaplanması gerektiğinin ve davacıların bu tarihler arasında kira bedelinden bakiye 2.899 TL borçları kaldığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, hasılat kira sözleşmesinde kira bedelinin yıllık olarak belirlenip taraflar arasındaki sözleşmenin yıllık kira bedeli üzerinden yapıldığını, hasılat kiralarında yılda bir kez ürün elde edileceği ve bunun yılın belirli aylarına tekabül edeceğini, dolayısıyla kiracının yıllık kira bedelinden sorumlu olacağını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, taraflar arasında yapılan yazılı kira sözleşmesinin ihalede ve kira sözleşmesinde kararlaştırıldığı gibi 03.06.2011-31.12.2011 tarihleri arasında 7 ay süreli, 091160144000 emlak nolu dosya ile kiraya verilen narenciye bahçesi için kira bedelinin kira sözleşmesinde yıllık 14.580 TL olarak yazılmış ise de bu miktarın ihale zaptına göre aylık 1.215 TL'den 8.505 TL, 091130249000 emlak nolu dosya ile kiraya verilen narenciye bahçesi için kira bedeli ise her ne kadar kira sözleşmesinde yıllık 33.000 TL olarak yazılmış ise de bu miktarın ihale zaptına göre aylık 2.750 TL den 19.250 TL ve davacı kiracıların her iki sözleşme gereğince bakiye kira borçlarının 2.899 TL olduğunun tespitine karar verilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen 03/06/2011 başlangıç tarihli, 31/12/2011 bitim tarihli, yıllık 14.580 TL kira bedelli ve 03/06/2011 başlangıç tarihli, 31/12/2011 bitim tarihli, yıllık 33.000 TL kira bedelli kira sözleşmeleri hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmelerinde her yılın kirasının ait olduğu yılın 1-28 Temmuz ve 1-28 Kasım tarihlerinde iki eşit taksitte ödeneceğinin kararlaştırıldığı ve bir aylık kira karşılığı yazan kısmın boş bırakıldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında uyuşmazlık belirlenen kira bedelinin yıllık mı yoksa sözleşmede belirlenen kira süresine göre yedi aylık mı olarak ödenmesi gerektiği konusundadır. Kira sözleşmesine konu taşınmaz narenciye bahçesi olarak kiraya verilmiş olup kira sözleşleşmesinin kapsamına göre kiralananın sezonluk olarak kiralandığı anlaşılmaktadır. Sözleşmede kira bedeli yıllık olarak belirlenmiş ise de belirtilen kira bedelinin sezonluk olduğunun kabulü gerekir. Yine ihale tutanağında kira bedelinin aylık olarak gösterilmesi de davacıların yedi aylık kira bedelinden sorumlu olacakları anlamına gelmemektedir. Bu nedenle davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 17.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.