avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul
Hayasızca Hareketler Suçu

TCK 225 – Hayasızca Hareketler Suçu

Suçun Tanımı ve Hukuki Niteliği

Türk Ceza Kanunu’nun 225. maddesinde düzenlenen hayasızca hareketler suçu, genel ahlakın ve kamusal yaşam alanlarında bireylerin korunmasının sağlanmasına yönelik bir suç tipidir. Bu suç, özellikle cinsel içerikli davranışların belirli bir sınırı aşarak kamusal alanda sergilenmesini yaptırıma bağlamaktadır.

TCK 225 – “Alenen cinsel ilişkide bulunan veya teşhircilik yapan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

Madde metni incelendiğinde, suçun tek fıkra altında ve seçimlik hareketli bir yapı ile düzenlendiği görülmektedir. Bu yönüyle norm, iki farklı davranışı (aleni cinsel ilişki ve teşhircilik) aynı yaptırım çerçevesinde ele almaktadır.

Hukuki niteliği itibariyle bu suç, “genel ahlaka karşı suçlar” kategorisinde yer almakta olup bir tehlike suçu olarak kabul edilmektedir. Burada cezalandırılan husus, doğrudan bir zarar değil; toplumsal değerler ve kamusal alanın düzeni üzerinde oluşturulan tehlikedir. Bu bağlamda suç, klasik anlamda bireysel hak ihlallerinden ziyade kolektif bir hukuki değeri hedef almaktadır.

Korunan Hukuki Değer

Hayasızca hareketler suçunda korunan hukuki değer, öncelikle toplumun genel ahlak anlayışı ve kamu düzenidir. Ancak bu ifade, soyut bir ahlak anlayışının korunması şeklinde dar yorumlanmamalıdır. Burada korunmak istenen, bireylerin kamusal alanlarda rahatsız edilmeden bulunabilme hakkı ve özellikle çocuklar gibi hassas grupların cinsel içerikli davranışlara maruz kalmasının önlenmesidir.

Bu suç, aynı zamanda kamusal alanın “nötr ve güvenli” bir alan olarak kalmasını sağlamaya yöneliktir. Zira bireylerin istemedikleri cinsel içerikli görüntü veya davranışlarla karşılaşmaları, onların kişisel özgürlük alanını dolaylı olarak ihlal edebilir. Bu nedenle düzenleme, yalnızca ahlaki bir refleks değil, aynı zamanda kamusal yaşamın düzenlenmesine yönelik bir güvenlik tedbiridir.

Maddi Unsurlar

Hayasızca hareketler suçunun maddi unsurları; fail, mağdur, fiil, netice ve nedensellik bağı çerçevesinde sistematik olarak incelenmelidir.

Fail bakımından suç özgü suç değildir. Herkes bu suçun faili olabilir. Failin belirli bir sıfata taşıması aranmaz. Ancak failin davranışı bilinçli şekilde gerçekleştirmesi gerekir.

Mağdur bakımından ise belirli bir kişi söz konusu değildir. Suçun mağduru toplumun tamamıdır. Bununla birlikte, olay yerinde bulunan kişiler dolaylı mağdur olarak kabul edilebilir. Özellikle çocukların bu tür fiillere maruz kalması, suçun ağırlığının değerlendirilmesinde önem arz eder.

Fiil, iki seçimlik hareketten oluşmaktadır:

Her iki fiil bakımından da “aleniyet” unsuru zorunludur. Aleniyet, belirsiz sayıda kişinin fiili görebileceği veya görme ihtimalinin bulunduğu bir ortamı ifade eder. Bu bağlamda yalnızca açık alanlar değil, dışarıdan görülebilen kapalı alanlar da aleniyet kapsamında değerlendirilebilir.

Netice bakımından suç, salt hareket suçu niteliğindedir. Yani ayrıca bir zarar meydana gelmesi aranmaz. Fiilin gerçekleştirilmesiyle birlikte suç tamamlanır.

Nedensellik bağı ise fiilin aleni şekilde gerçekleştirilmesi ile toplumda oluşan ahlaki rahatsızlık veya tehlike arasında kurulmaktadır.

Manevi Unsur

Bu suç yalnızca kastla işlenebilir. Failin, gerçekleştirdiği davranışın aleni olduğunu bilmesi ve bu şekilde hareket etmesi gerekir. Doğrudan kast halinde fail, davranışının başkaları tarafından görüleceğini bilerek hareket eder. Olası kast bakımından ise fail, bu ihtimali öngörmekte ancak davranışını sürdürmektedir. Taksirle işlenmesi mümkün değildir.

Hukuka Aykırılık Unsuru ve Hukuka Uygunluk Nedenleri

Fiilin hukuka aykırı sayılabilmesi için herhangi bir hukuka uygunluk nedeninin bulunmaması gerekir. Bu suç bakımından hukuka uygunluk nedenlerinin uygulanma alanı oldukça sınırlıdır. Özellikle sanat, ifade özgürlüğü veya bilimsel faaliyetler kapsamında yapılan bazı eylemler teorik olarak tartışma konusu olabilir. Ancak bu tür faaliyetlerin de belirli sınırları vardır. Bu sınırların aşılması ve davranışın genel ahlakı ihlal edecek düzeye ulaşması halinde suç oluşur.

Suçun Özel Görünüş Biçimleri

Nitelikli Haller

TCK 225 kapsamında özel olarak düzenlenmiş nitelikli haller bulunmamaktadır. Ancak fiilin işlendiği ortam, etkilenen kişi sayısı ve özellikle çocukların varlığı gibi hususlar cezanın belirlenmesinde hâkim tarafından dikkate alınabilir.

Daha Az Cezayı Gerektiren Haller ve İndirim Sebepleri

Kanunda bu suça özgü özel bir indirim nedeni bulunmamaktadır. Ancak genel hükümler çerçevesinde indirim yapılabilir.

TCK 62 – “Failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları…” dikkate alınarak cezada indirim uygulanabilir.

Artırım Sebepleri

Bu suça özgü özel bir artırım sebebi düzenlenmemiştir. Bununla birlikte fiilin toplumsal etkisi, aleniyet derecesi ve mağdurlar üzerindeki etkisi cezanın belirlenmesinde artırıcı rol oynayabilir.

Şikâyet – Re’sen Soruşturma Durumu

Bu suç şikâyete tabi değildir. Cumhuriyet savcılığı tarafından re’sen soruşturulur. Bu durum, suçun kamusal niteliğinin bir sonucudur.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi’dir. Yetkili mahkeme ise suçun işlendiği yer mahkemesidir.

Yaptırım ve Hukuki Sonuçlar

TCK 225 uyarınca altı aydan bir yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Bu ceza, koşulların varlığı halinde adli para cezasına çevrilebilir veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanabilir. Mahkûmiyet halinde adli sicil kaydı oluşur ve bu durum çeşitli hukuki sonuçlar doğurabilir.

Sık Sorulan Sorular (SSS)

Hayasızca hareketler suçu hangi davranışları kapsar?

Alenen cinsel ilişki ve teşhircilik bu suçun temel fiilleridir. Bu davranışların ortak noktası, kamusal alanda veya başkalarının görebileceği şekilde gerçekleştirilmesidir.

Aleniyet unsuru nasıl belirlenir?

Aleniyet, fiilin belirsiz sayıda kişi tarafından görülebilme ihtimalinin bulunmasıdır. Açık alanlar yanında dışarıdan görülebilen kapalı alanlar da bu kapsama girer.

Her cinsel davranış bu suçu oluşturur mu?

Hayır. Davranışın aleni olması şarttır. Özel alanlarda gerçekleştirilen eylemler bu suç kapsamında değerlendirilmez.

Bu suç ile cinsel taciz arasındaki fark nedir?

Cinsel taciz belirli bir kişiye yöneliktir. Hayasızca hareketler ise topluma karşı işlenen ve genel ahlakı ihlal eden bir suçtur.

Zarar meydana gelmesi gerekir mi?

Hayır. Bu suç bir tehlike suçudur. Fiilin gerçekleşmesi yeterlidir; ayrıca bir zarar aranmaz.

Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Yargıtay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir.