avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul
Şişman Hukuk Bürosu Emsal Kararlar

HIRSIZLIK SUÇUNDA MALIN DEĞERİNİN AZLIĞI

Hırsızlık suçu, mülkiyet hakkını ve zilyetliği koruyan Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) en temel ve yaygın suç tiplerinden biridir. Yasa koyucu, mülkiyet hakkının korunmasına büyük önem atfetmekle birlikte, ceza adaletinin ve orantılılık ilkesinin zedelenmemesi amacıyla suç konusu malın ekonomik değerini de yargılama aşamasında bir parametre olarak kabul etmiştir. Hırsızlığa konu olan eşyanın maddi değerinin çok düşük olması durumunda, faile normal hırsızlık cezası (1 yıldan 3 yıla hapis veya nitelikli hallerde 5 yıldan 10 yıla hapis) verilmesi, hakkaniyete ve "kusurla orantılı ceza" ilkesine açıkça aykırılık oluşturur. Bu dengeleyici ihtiyacı karşılamak üzere TCK’nın 145. maddesinde "Malın değerinin azlığı" müessesesi düzenlenmiştir. Yasaya göre; hırsızlık suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, suçun işleniş şekli ve özelliklerine göre ceza vermekten tamamen de vazgeçilebilir. Ancak kanunda "değerin azlığı" kavramının neye tekabül ettiği, yani somut sınırının ne olduğu açıkça yazılmamıştır. Bu durum, Türkiye genelinde mahkemeler arasında büyük bir uygulama birliği noksanlığı ve keyfilik riski yaratmıştır. Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin bu makaleye konu olan emsal ve tarihi kararı, bu hukuki boşluğu doldurarak adli istikrarı sağlayan matematiksel bir ölçüt (asgari ücret kriteri) getirmektedir. Karar uyarınca; suç tarihinde geçerli brüt asgari ücretin onda birine (1/10) kadar olan tutar hukuken değer azlığı kabul edilir.

Uygulamada, marketten bir adet çikolata, pazardan iki kilo elma veya sokaktaki bir karton kutuyu çalan sanıklar hakkında açılan kamu davalarında, yerel ceza mahkemeleri "hırsızlık hırsızlıktır, değerin önemi yoktur" mantığıyla sanıklara alt sınırdan 1 veya 2 yıl hapis cezaları verebilmekte ya da tam tersine 500 TL'lik bir hırsızlığı dahi hiçbir kritere dayanmadan tamamen cezasız bırakabilmekteydi. Yargıtay 3. Ceza Dairesi, bu kargaşayı önlemek amacıyla kanun koyucunun yerine geçmeden, Yargıtay'a yüklenen "uygulama birliğini sağlama görevi" dairesinde çok somut iki dönemsel eşik belirlemiştir. 28.06.2014 (6545 sayılı Kanunun yürürlük tarihi) öncesinde işlenen suçlarda 100 TL; bu tarihten sonra işlenen hırsızlık suçlarında ise suç tarihindeki "brüt asgari ücretin onda biri (1/10)" altındaki değerler kesin olarak "değer azlığı" kabul edilir. Örneğin, suç tarihinde brüt asgari ücret 20.000 TL ise, çalınan malın değeri 2.000 TL ve altında ise TCK m. 145 zorunlu olarak uygulanmalı, cezada indirim yapılmalı veya olay bazında ceza verilmemelidir. Bu kriter, savunma makamı için sarsılmaz bir yasal kalkandır.

HIRSIZLIK SUÇUNDA MALIN DEĞERİ KAVRAMI

Ceza yargılamasında hırsızlığa konu malın değeri, suçun haksızlık içeriğini ve sanığın kusur derecesini doğrudan belirleyen objektif bir unsurdur.

Malın değeri, çalındığı andaki piyasa (rayiç) değeridir. Bu değerin belirlenmesi, sıradan tahminlerle değil, ceza adaletinin gereği olarak objektif ve somut verilere dayanmalıdır. Değerin tespiti, suçun nitelendirilmesini doğrudan etkiler.

TCK YÜZ KIRK BEŞİNCİ MADDE DÜZENLEMESİ

Malın değerinin azlığı halinde ceza indirimini veya cezasızlığı düzenleyen Türk Ceza Kanunu’nun 145. maddesinin yasal metni şu şekildedir:

TCK Madde 145/1 -
"Hırsızlık suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, suçun işleniş şekli ve özellikleri göz önünde bulundurularak, ceza vermekten de vazgeçilebilir."

Bu madde, hakime takdir yetkisi sunan çok esnek ve hümanist bir ceza kuralıdır.

YARGITAY UYGULAMA BİRLİĞİ VE İÇTİHAT

Yargıtay’ın en temel anayasal işlevi, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içindeki tüm adli mahkemelerde hukukun aynı şekilde uygulanmasını (içtihat birliğini) sağlamaktır.

Eğer Yargıtay somut kriterler koymazsa, Edirne'deki hakim ile Kars'taki hakim aynı değerdeki hırsızlığa tamamen farklı cezalar verir ki bu durum eşitlik ilkesini yok eder. Değer azlığına asgari ücret kriteri getirilmesi, içtihat oluşturma görevinin en somut ve başarılı yansımasıdır.

ASGARİ ÜCRETİN ONDA BİRİ KRİTERİ

Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin getirdiği "brüt asgari ücretin onda biri (1/10)" formülü, enflasyonist ortamlarda değerin kendiliğinden güncellenmesini sağlayan muazzam bir buluştur.

Bu formül sayesinde, her yıl değişen ekonomik koşullarda hakimin tek tek enflasyon hesabı yapmasına gerek kalmaz. Suç tarihindeki asgari ücret tablosuna bakılarak limit net bir şekilde belirlenir. Bu limitin altındaki hırsızlıklar yasal olarak "değeri az olan" mal sınıfına girer.

CEZA İNDİRİMİ VE CEZASIZLIK DURUMLARI

TCK m. 145 uyarınca değer azlığı saptandığında hakim önünde iki yasal seçenek bulunur: Ceza indirimi veya ceza vermekten vazgeçme.

Hakim, sanığın suça yönelme saikini (Örn: açlık, çaresizlik) ve suçun işleniş biçimini inceleyerek cezada yarıdan üçte ikiye kadar indirim yapabilir. Eğer olay çok hafifse (Örn: çöpten hurda demir çalınması veya açlıktan bir somun ekmek çalınması) hakim sanığa hiçbir ceza vermeyebilir. Bu duruma "ceza verilmesine yer olmadığı kararı" denir.

KANUN YÜRÜRLÜK TARİHLERİNİN UYGULAMA FARKLARI

6545 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 28.06.2014 tarihi, değer azlığı davalarında kritik bir zamansal milattır.

Bu tarihten önce işlenen suçlarda Yargıtay’ın belirlediği katı sınır 100 TL iken; bu tarihten sonra işlenen suçlarda değişken asgari ücret formülü uygulanır. Ceza avukatları davalarda suç tarihini ve o tarihteki asgari ücreti net belirleyerek savunmalarını bu ayrıma göre kurgulamalıdır.

CMK UYARINCA KIYMET TAKDİRİ USULÜ

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) uyarınca, ceza yargılamasında hırsızlığa konu malın değerinin tespiti şu usulle yürütülür:

CMK m. 63 uyarınca, malın piyasa değerinin saptanması hakim veya savcı tarafından yapılamaz; bu işlem teknik bilgi gerektirdiğinden uzman bir bilirkişi kanalıyla yürütülmelidir. Soruşturma aşamasında savcılık, kovuşturma aşamasında mahkeme, suç konusu eşyayı (Örn: çalınan bisikleti veya cep telefonunu) esnaf odalarından veya yetkili bayilerden rayiç bedel sorarak kıymet takdiri raporu (CMK delil denetimi dairesinde) hazırlar. Bu raporda yazan bedel, asgari ücretin onda biri sınırının altında kalıyorsa, mahkeme TCK m. 145'i uygulamak zorundadır. Aksi takdirde karar bozulur.

HUKUKİ YORUMLAR VE SANIK HAKLARI

Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin bu emsal kararı, ceza adaletini ve mülkiyet dengesini koruyan, küçük hırsızlık olaylarında sanıkların hayatlarının kararmasını önleyen son derece insani ve teknik bir hukuk abidesidir.

Sonuç olarak; hırsızlık suçunda malın değerinin azlığı (TCK m. 145), suç tarihindeki brüt asgari ücretin onda birini (1/10) aşmayan durumlar için fiili bir karine olarak kabul edilir. Bu sınırdaki hırsızlıklarda mahkemelerin ceza indirimi yapması veya ceza vermekten vazgeçmesi zorunludur. Yargıtay, bu kararla hem adli istikrarı sağlamış hem de cezada orantılılık ilkesini koruyarak Türk ceza hukukuna paha biçilemez bir değer katmıştır.

SORU – CEVAP BÖLÜMÜ

1. Marketten 150 TL değerinde kozmetik ürün çalınması durumunda ceza alır mıyım?

Bu eylem hırsızlık suçunu oluşturur. Ancak suç tarihindeki brüt asgari ücretin onda biri limitinin altında kaldığından TCK m. 145 uyarınca "Değerin Azlığı" hükümleri uygulanır. Hakim cezanızda büyük oranda indirim yapar veya ceza vermeyebilir.

2. Hırsızlık davalarında "malın değerinin azlığı" indirimi sabıkamı etkiler mi?

Eğer hakim değer azlığı nedeniyle ceza indirimi yaparsa, sicilinize hapis cezası işlenir (ancak erteleme veya HAGB uygulanabilir). Eğer hakim ceza vermekten tamamen vazgeçerse sabıkanızda mahkumiyet kararı görünmez.

3. Çalınan malın değerini kim ve nasıl tespit eder?

Çalınan malın değeri, mahkemece atanan uzman bilirkişi tarafından suç tarihindeki piyasa rayiç bedeli üzerinden tespit edilir. İnternet satış fiyatları veya esnaf odası görüşleri toplanarak HMK/CMK kuralları çerçevesinde rapor yazılır.

4. Değer azlığı indirimi nitelikli hırsızlık (Örn: Gece vakti evden hırsızlık) durumunda da uygulanır mı?

Evet. TCK m. 145'in uygulanması için hırsızlığın basit veya nitelikli olması fark etmez. Önemli olan sadece çalınan malın ekonomik değerinin objektif olarak çok düşük olmasıdır. Nitelikli hırsızlıkta da indirim uygulanır.

5. Yargıtay'ın asgari ücret kriteri mahkemeler için bağlayıcı mıdır?

Evet, fiilen bağlayıcıdır. Yargıtay'ın bu emsal kararına uymayan, asgari ücretin onda birinden daha düşük değerli hırsızlıklarda ceza indirimi yapmayan yerel mahkeme kararları, temyiz veya istinaf aşamasında Yargıtay tarafından kesin olarak bozulur.

Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Yargıtay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir.

YARGITAY 3. CEZA DAİRESİ İÇTİHAT METNİ
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2016/17182 E., 2017/9314 K. "Dairemize göre; 6545 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih olan 28.06.2014 tarihine kadar işlenen hırsızlık suçlarında yüz (100) liraya, 28.06.2014'ten sonra işlenen suçlarda ise; suç tarihinde geçerli olan brüt asgari ücretin onda birine(1/10) kadar miktar az olarak kabul edilmiştir. Böyle bir miktarın belirlenmesi, kanun koyucunun yerine geçip kural koymak değil, tam tersine kanun koyucunun Yargıtay'a yüklediği, uygulama birliğini ve adalette istikrarı sağlamak amacıyla içtihat oluşturma görevinin yerine getirilmesidir."