avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul
Şişman Hukuk Bürosu Emsal Kararlar

İhbar Tazminatı ve Fesih Hukuku İlkeleri

İş sözleşmesinin sona erdirilmesi, iş hukukunun en temel ve sonuçları itibarıyla en önemli hukuki işlemlerinden biridir. İş sözleşmesi, sürekli borç ilişkisi doğuran bir özel hukuk sözleşmesi niteliğinde olup, taraflara karşılıklı edim yükümlülükleri yükler. Bu bağlamda fesih hakkı, sözleşmeyi tek taraflı irade beyanı ile sona erdiren bozucu yenilik doğuran hak niteliğindedir. Fesih iradesi karşı tarafa ulaştığı anda hukuki sonuç doğurur ve bu andan itibaren kural olarak tek taraflı rücu edilemez.

Bildirimli Fesih ve Süre Şartı

Belirsiz süreli iş sözleşmelerinde fesih, kural olarak İş Kanunu m. 17'de düzenlenen bildirim sürelerine tabidir. Bu düzenlemenin amacı, iş ilişkisinin taraflardan biri için ani ve hazırlıksız şekilde sona ermesinin doğuracağı zararları önlemektir. Fesih bildiriminin yazılı olarak yapılması 4857 sayılı İş Kanununun 109. maddesinin bir sonucudur; ancak bu şart bir geçerlilik koşulu olmayıp ispat şartıdır.

İhbar Tazminatının Hukuki Dayanağı

İhbar tazminatı, belirsiz süreli iş sözleşmesini haklı bir neden olmaksızın ve usulüne uygun bildirim öneli tanımadan fesheden tarafın, karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminattır. Tazminatın temel amacı, bildirim süresine uyulmamasının karşı tarafta yarattığı ekonomik boşluğu telafi etmektir. İhbar tazminatında temel kural şudur: Sözleşmeyi fesheden taraf kim ise, ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü o tarafa aittir.

Haklı Fesih ve İhbar Tazminatı İlişkisi

Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, bir tarafın iş sözleşmesini haklı bir nedene dayanarak dahi feshetmesi durumunda, fesheden taraf ihbar tazminatı talep edemez. Çünkü haklı fesih, taraflara "derhal" sona erdirme yetkisi verir; dolayısıyla bildirim süresinin varlığı ve ihlali bu durumda söz konusu olmaz. İşçinin haklı nedenle (istifa yoluyla) fesihte bulunması, ona kıdem tazminatı kazandırsa da ihbar tazminatı kazandırmaz.

Fesih İradesinin Belirlenmesi

Fesih iradesinin belirlenmesinde "fesih" sözcüğünün kullanılması zorunlu değildir. Fesih iradesini ortaya koyan ifadelerle eylemli olarak işe devam etmeme hali veya işverenin işçiye yönelik "kapıyı gösterme" gibi eylemleri fesih anlamına gelir. Somut olayda işçinin taleplerine karşılık işverenin "işine geliyorsa çalış, gelmiyorsa çalışma" şeklindeki beyanı sonrası işçinin işi bırakması, işçinin gerçekleştirdiği bir fesih olarak kabul edilir.

İhbar Tazminatında Temel İlke

İhbar tazminatı, yalnızca fesihten habersiz kalan ve kendisine hazırlık süresi tanınmayan tarafı korur. Bu nedenle; sözleşmeyi kendisi fesheden işçi ihbar tazminatı alamaz. Benzer şekilde, işçisini haklı nedenle de olsa işten çıkartan işveren de ihbar tazminatı ödemez. Feshin haklılığı tazminat yükümlülüğünü değiştirse de "fesheden tarafın talep edememesi" kuralı sabittir.

Yargıtay’ın Değerlendirme Kriterleri

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin yaklaşımına göre ihbar tazminatı uyuşmazlıklarında; feshin kimin tarafından yapıldığı, fesih iradesinin kesinliği ve bildirim önellerine uyulup uyulmadığı birlikte değerlendirilir. İşçinin kendi kararıyla işi bırakması durumunda, bu eylem haklı çalışma şartlarına dayanıyor olsa bile ihbar tazminatı talebi reddedilmektedir.

Soru Cevap Bölümü

İhbar tazminatını kim alır?
İhbar süresine uyulmadan sözleşmesi feshedilen taraf alır. Sözleşmeyi kendisi fesheden taraf (haklı olsa bile) ihbar tazminatı alamaz.

İstifa eden işçi ihbar tazminatı alabilir mi?
Hayır. İşçi haklı nedenle dahi istifa etse (ücret ödenmemesi vb.) ihbar tazminatı hakkı doğmaz, sadece kıdem tazminatı hakkı doğar.

İşverenin "işine gelmiyorsa çalışama" demesi fesih midir?
Bu beyan üzerine işçinin işi bırakması, işçinin haklı feshi olarak nitelendirilir.

Sözlü fesih geçerli midir?
Hukuken geçerlidir; ancak ispat yükü iddia eden taraftadır. Yazılılık ispat açısından önemlidir.

Askere giden işçi ihbar tazminatı alır mı?
Askerlik, emeklilik gibi nedenlerle sözleşmeyi işçi feshettiği için ihbar tazminatı talep edemez.

Hukuki Değerlendirme ve Sonuç

İş hukukunda fesih türü ve gerçekleştiren tarafın tespiti, tazminatların yönünü belirleyen en kritik aşamadır. Yargıtay içtihatları, iş sözleşmesini eylemli olarak sona erdiren tarafın ihbar tazminatı talep edemeyeceği ilkesini kesin bir şekilde korumaktadır. Sonuç olarak; iş şartlarının ağırlığı nedeniyle işi bırakan işçiler kıdem tazminatına hak kazansalar da, fesih iradesi kendilerinden sadır olduğu için ihbar tazminatı hakları bulunmamaktadır.

Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Yargıtay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir.

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ İÇTİHAT METNİ
7. Hukuk Dairesi 2013/13658 E. , 2013/20340 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, davalı işyerindeki çalışma şartlarının çok ağır olması ve SGK ya primlerin gerçek ücret üzerinden değil, asgari ücret üzerinden ödenmesi nedeniyle bir grup arkadaşı ile birlikte davalıdan bunların düzeltilmesini talep ettikleri, işverenin taleplerini kabul etmediğini bu nedenle iş akdini haklı nedenle feshettiğini bildirerek ihbar tazminatı, fazla çalışma ve hafta tatili ücretinin ödetilmesini istemiştir. Davalı, davacının işi kendisinin bıraktığını bu nedenle ihbar tazminatına hak kazanamadığını ve tüm alacaklarının ödendiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davacının kabulüne karar verilmiştir. Davacının ihbar tazminatına hak kazanıp kazanamayacağı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. İş sözleşmesi taraflara sürekli olarak borç yükleyen bir özel hukuk sözleşmesi olsa da, taraflardan herhangi birinin iş sözleşmesini bozmak için karşı tarafa yönelttiği irade açıklamasıyla ilişkiyi sona erdirmesi mümkündür. Fesih hakkı iş sözleşmesini derhal veya belirli bir sürenin geçmesiyle ortadan kaldırabilme yetkisi veren bozucu yenilik doğuran ve karşı tarafa yöneltilmesi gereken bir haktır. Maddede düzenlenen bildirimli fesih, belirsiz süreli iş sözleşmeleri için söz konusudur. Başka bir anlatımla belirli süreli iş sözleşmelerinde fesheden tarafın karşı tarafa bildirimde bulunarak önel tanıması gerekmez. Fesih bildirimi bir yenilik doğuran hak niteliğini taşıdığından ve karşı tarafın hukukî alanını etkilediğinden, açık ve belirgin biçimde yapılmalıdır. Yine aynı nedenle kural olarak şarta bağlı fesih bildirimi geçerli değildir. Fesih bildiriminde “fesih” sözcüğünün bulunması gerekmez. Fesih iradesini ortaya koyan ifadelerle eylemli olarak işe devam etmeme hali birleşirse bunun fesih anlamına geldiği kabul edilmelidir. Bazen fesih işverenin olumsuz bir eylemi şeklinde de ortaya çıkabilir. İşçinin işe alınmaması, otomatik geçiş kartına el konulması buna örnek olarak verilebilir. Dairemizce, işverenin tek taraflı olarak ücretsiz izin uygulamasına gitmesi halinde, bunu kabul etmeyen işçi yönünden “işverenin feshi” olarak değerlendirilmektedir. Fesih bildiriminin yazılı olarak yapılması, 4857 sayılı İş Kanununun 109. maddesinin bir sonucudur. Ancak yazılı şekil şartı, geçerlilik koşulu olmayıp ispat şartıdır. Fesih bildirimi karşı tarafa ulaştığı anda sonuçlarını doğurur. Ulaşma, muhatabın hâkimiyet alanına girdiği andır. Fesih bildirimi karşı tarafa ulaşması ile sonuçlarını doğurur ve bundan tek taraflı olarak dönülemez. İhbar tazminatı, belirsiz süreli iş sözleşmesini haklı bir neden olmaksızın ve usulüne uygun bildirim öneli tanımadan fesheden tarafın, karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminattır. Buna göre, öncelikle iş sözleşmesinin Kanunun 24 ve 25'inci maddelerinde yazılı olan nedenlere dayanmaksızın feshedilmiş olması ve 17'nci maddesinde belirtilen şekilde usulüne uygun olarak ihbar öneli tanınmamış olması halinde ihbar tazminatı ödenmelidir. Yine haklı fesih nedeni bulunmakla birlikte, işçi ya da işverenin 26'ncı maddede öngörülen hak düşürücü süre geçtikten sonra fesih yoluna gitmeleri durumunda, karşı tarafa ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü doğar. İhbar tazminatı, iş sözleşmesini fesheden tarafın karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminat olması nedeniyle, iş sözleşmesini fesheden tarafın feshi haklı bir nedene dayansa dahi, ihbar tazminatına hak kazanması mümkün olmaz. İşçinin 1475 sayılı Yasanın 14'üncü maddesi hükümleri uyarınca emeklilik, muvazzaf askerlik, evlilik gibi nedenlerle iş sözleşmesini feshetmesi durumunda ihbar tazminatı talep hakkı bulunmamaktadır. Anılan fesihlerde işveren de ihbar tazminatı talep edemez. Somut olayda, davacını da içinde bulunduğu bir grup işçinin, 29.3.2011 tarihinde, işverenle günlük mesainin 12 saat olması, Pazar günleri 24 saat, cumartesi günü 17 saat çalıştırılmaları, resmi tatillerde çalışmaları ve karşılığının alamamaları nedeniyle İş Yasasında öngörülen sürelerle çalışmayı talep ettikleri , işverenin ise cevaben “hesabınıza geliyorsa çalışın hesabınıza gelmiyorsa aha kapı çalışmayın” dediği bunun üzerine davacı ve 19 arkadaşının işi bırakmak suretiyle iş akdini haklı nedenle feshettikleri dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, iş akdini işçinin feshetmesi nedeniyle ihbar tazminatı talebinin reddi gerekirken hatalı değerlendirme ile işveren feshi sayarak, ihbar tazminatının kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 26.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.