avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul
Şişman Hukuk Bürosu Emsal Kararlar

İNTERNET GAZETECİLİĞİ VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ İHLALİ

Demokratik bir toplumun en temel harçlarından biri, bireylerin bilgiye ulaşabilmesini, fikirlerini serbestçe açıklayabilmesini ve yayabilmesini teminat altına alan "İfade ve Basın Özgürlüğü"dür. İnternet mecralarının ve dijital medyanın yaygınlaşmasıyla birlikte internet gazeteciliği, geleneksel basının önüne geçerek kamuoyunun aydınlatılmasında en hayati araç haline gelmiştir. Anayasa'nın 26. maddesinde güvence altına alınan düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti, internet gazeteciliği yapan yazarları ve paylaşımları da tam bir koruma kalkanı altına almaktadır. Ancak son yıllarda siber dünyada yapılan haberler veya sosyal medya paylaşımları nedeniyle gazeteciler hakkında "terör propagandası, halkı kin ve düşmanlığa sevk etme, hakaret" gibi suçlamalarla ceza davaları açılmakta ve yerel ceza mahkemeleri tarafından süratle hapis cezalarına hükmedilmektedir. Ceza hukukunun en büyük yarası, mahkemelerin bu cezaları verirken sansür niteliğinde kararlar alması ve mahkumiyet gerekçelerini "ilgili ve yeterli" düzeyde oluşturmamasıdır. Gerekçesiz veya yetersiz gerekçeli mahkumiyet kararları, doğrudan anayasal ifade özgürlüğünü ihlal eder. Anayasa Mahkemesi (AYM), bireysel başvuru sistemi (individual application) çerçevesinde yaptığı denetimlerde, bu gerekçesiz hapis cezalarını ağır birer anayasal ihlal olarak saptamakta ve ihlali ortadan kaldırmak amacıyla yerel mahkemelerin "yeniden yargılama (retrial)" yapmasını emretmektedir. Anayasa Mahkemesi'nin bu tarihi içtihadı, gerekçesi yetersiz mahkumiyet kararlarıyla hapse atılan gazetecinin ifade özgürlüğünün ihlal edildiğini, bu ihlalin sonuçlarını yok etmek için 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin 2. fıkrası uyarınca yerel mahkemenin derhal yeniden yargılama kararı vererek Anayasa Mahkemesi'nin belirlediği ilkelere uygun yeni bir karar tesis etmesi gerektiğini kesin ve emredici olarak ortaya koymaktadır. Karar uyarınca; AYM ihlal kararı sonrası yeniden yargılama zorunludur.

Uygulamada, bir internet gazetesinde ülkedeki güncel ve kritik bir siyasi olayı eleştiren yazılar yazan bir gazeteci hakkında yerel ağır ceza mahkemesince hapis cezası verilmektedir. Mahkeme kararının gerekçe bölümünde, gazetecinin yazılarının neden ve nasıl kamu düzenini bozduğu, hangi somut tehlikeleri tetiklediği tartışılmamış, sadece "sanığın yazılarının suç teşkil ettiği anlaşıldığından" şeklinde basmakalıp ve yetersiz bir cümleyle ceza verilmiştir. Kararın kesinleşmesinin ardından gazeteci, Anayasa Mahkemesi'ne "İfade ve Basın Özgürlüğünün İhlali" iddiasıyla bireysel başvuruda bulunmaktadır. AYM, yaptığı esastan incelemede mahkemenin karar gerekçesinin anayasal koruma standartlarını karşılamadığını ve sansür etkisi yarattığını saptayarak ihlal kararı vermektedir. AYM, bu ihlal kararını ve dosya örneğini 6216 sayılı Kanun m. 50/2 uyarınca ihlali veren ceza mahkemesine göndermektedir. Yerel mahkeme, AYM'nin bu emredici kararı doğrultusunda derhal yeniden yargılama açmak ve sanığı AYM ilkelerine göre beraat ettirmek veya anayasal sınırlara uygun karar vermekle yükümlüdür.

İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ VE ANAYASAL KORUMA

Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti, insan haklarının ve kişisel gelişimin en temel zeminidir.

Anayasa’nın 26. maddesinde korunan bu hak, sadece toplumun genelince kabul gören "hoş" fikirleri değil, aynı zamanda devleti veya toplumun bir kesimini sarsan, inciten veya endişelendiren "aykırı" düşünceleri de korur. Demokrasinin özü bu tahammüldedir.

ANAYASA MAHKEMESİ BİREYSEL BAŞVURU SİSTEMİ

Bireysel başvuru, anayasal hakları kamu gücü tarafından ihlal edilen bireylerin olağanüstü kanun yoludur.

Yerel mahkemelerin ve Yargıtay'ın kararlarıyla hakları çiğnenen vatandaşlar, iç hukuk yollarını tükettikten sonra Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilirler. AYM, bu başvurularda yerel mahkemelerin üstünde bir süper-temyiz merci değil, anayasal hakların bekçisidir.

İNTERNET GAZETECİLİĞİ VE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ

İnternet gazeteciliği, bilginin sansürsüz ve hızlı yayılmasını sağlayan modern basının omurgasıdır.

Anayasa’nın 28. maddesinde düzenlenen "Basın Hürriyeti", internet gazeteciliğini ve dijital medya mecralarını da kapsar. İnternet yazarlarına ve habercilerine yönelik uygulanan her türlü orantısız ceza ve engelleme tedbiri, demokratik toplum düzeninin gereklerine açıkça aykırılık teşkil eder.

MAHKEME KARARLARINDA GEREKÇE ZORUNLULUĞU

Anayasa’nın 141. maddesi uyarınca, mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması zorunludur.

Gerekçe, keyfiliği önleyen ve adil yargılanma hakkını koruyan en önemli güvencedir. Özellikle ifade özgürlüğünü sınırlandıran ceza mahkemesi kararlarında mahkeme, sanığın hangi ifadesinin neden sınırlandırılması gerektiğini "ilgili ve yeterli gerekçelerle" ispatlamak zorundadır. Şablon cümlelerle gerekçe kurulamaz.

YENİDEN YARGILAMA VE İHLALİN GİDERİLMESİ

Anayasa Mahkemesi'nin ihlal kararlarının en önemli sonucu, ihlalin sonuçlarının fiilen ortadan kaldırılmasıdır.

Bu sıfırlama işlemi, ancak ve ancak ihlale neden olan mahkeme kararının ortadan kaldırılması ve "yeniden yargılama" yapılması ile mümkündür. Yeniden yargılama kararı verilmesi, yerel mahkemenin takdirine bırakılmış bir hak değil, AYM kararlarının bağlayıcılığının (Anayasa m. 153) emrettiği yasal bir zorunluluktur.

KANUNUN ELLİNCİ MADDESİ YENİDEN YARGILAMA

AYM kararlarının sonuçlarını düzenleyen 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin 2. fıkrası şöyledir:

6216 S.K. Madde 50/2 -
"Belirlenen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde dosya üzerinden karar verir."

Bu fıkra, adalet sistemimizin AYM kararları karşısındaki uyum mekanizmasıdır.

HMK VE CMK UYARINCA UYGULAMA

AYM ihlal kararlarından sonra Hukuk ve Ceza Muhakemesi Kanunları dairesinde yeniden yargılama süreci şu şekilde yürütülür:

CMK m. 311 ve HMK m. 375 uyarınca, Anayasa Mahkemesi’nin vermiş olduğu ihlal kararları, yargılamanın yenilenmesi (yeniden yargılama) için doğrudan yasal bir bozma ve kabul nedenidir. Yerel mahkeme, AYM kararı kendisine ulaştığı anda, tarafların talebini bile beklemeden resen (kendiliğinden) yeniden yargılama dosyasını açmak zorundadır. Mahkeme, CMK ve HMK kuralları çerçevesinde duruşma açarak veya dosya üzerinden, AYM’nin ihlal gerekçelerini (Örn: gerekçesiz mahkumiyeti) tamamen ortadan kaldıran, anayasal standartlara uygun yeni ve özgürlükçü bir hüküm kurmakla mükelleftir.

HUKUKİ YORUMLAR VE ANAYASA ADALETİ

Anayasa Mahkemesi'nin bu muazzam ve emsal kararı, internet basınında özgürce yazan kalemleri haksız ve temelsiz ceza tehditlerine karşı koruyan en büyük anayasal güvencedir.

Sonuç olarak; internet gazetesindeki paylaşımları nedeniyle yetersiz gerekçelerle cezalandırılan başvurucunun ifade özgürlüğü ihlal edilmiştir. İhlalin giderilmesi için 6216 sayılı Kanun'un 50/2 maddesi uyarınca yerel mahkemece derhal yeniden yargılama yapılması yasal zorunluluktur. AYM kararı uyarınca eksiklikler giderilmeli ve yeni karar verilmelidir. AYM, bu kararla anayasa adaletini ve düşünce özgürlüğünü koruyarak Türk hukuk sistemine paha biçilemez bir değer katmıştır.

SORU – CEVAP BÖLÜMÜ

1. Sosyal medyada yaptığım bir eleştiri yazısı nedeniyle ceza aldım. Anayasa Mahkemesine başvurabilir miyim?

Evet. İstinaf veya temyiz yollarını tüketip cezanız kesinleştikten sonra 30 gün içinde "İfade Özgürlüğü İhlali" iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilirsiniz.

2. AYM benim hakkımda "ihlal" kararı verirse ne olur? Doğrudan beraat eder miyim?

AYM doğrudan beraat kararı vermez. Ancak ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için dosyanızı cezayı veren yerel mahkemeye gönderir ve mahkeme yeniden yargılama yaparak AYM kararı doğrultusunda sizi beraat ettirir veya cezayı iptal eder.

3. Yerel mahkeme Anayasa Mahkemesi'nin yeniden yargılama kararını uygulamayı reddedebilir mi?

Hayır, reddedemez. Anayasa’nın 153. maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesi kararları yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri kesin olarak bağlar. Karara uymamak anayasal suçtur.

4. Mahkeme kararlarının gerekçesiz olması neden hak ihlalidir?

Kararların gerekçesiz olması, adil yargılanma hakkının ve savunma hakkının ihlalidir. Gerekçe olmadan sanık neden cezalandırıldığını anlayamaz ve bu durum üst mahkemelerce denetlenemez. Bu durum doğrudan anayasaya aykırıdır.

5. Bireysel başvuruda AYM'den tazminat da talep edebilir miyim?

Evet. Hak ihlalinin sadece yeniden yargılama ile giderilemeyeceği veya yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hallerde ya da manevi zararınızın büyüklüğü karşısında AYM başvurucu lehine maddi ve manevi tazminata da hükmedebilir.

Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Anayasa Mahkemesi’nin emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Anayasa Mahkemesi’nin resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir.

ANAYASA MAHKEMESİ KARAR METNİ
Anayasa Mahkemesi, Başvuru Numarası: 2018/15033 "47. Başvurucunun bir internet gazetesinde yapmış olduğu paylaşımlar nedeniyle Mahkeme tarafından hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesine ilişkin kararın gerekçesinin ilgili ve yeterli olmadığı, bu nedenle başvurucunun ifade özgürlüğünün ihlal edildiği sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla somut başvuruda ihlalin mahkeme kararından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. 48. Bu durumda ifade özgürlüğünün ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Yapılacak yeniden yargılama ise bireysel başvuruya özgü düzenleme içeren 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Bu kapsamda yapılması gereken iş yeniden yargılama kararı verilerek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir."