İnternet Ortamında Kişilik Haklarının Korunması ve Erişimin Engellenmesi
1. Giriş ve Kararın Konusu
Günümüzde internet ve sosyal medya platformları üzerinden yapılan paylaşımlar, bireylerin kişilik haklarını doğrudan etkileyebilir. 5651 sayılı Kanun, internet ortamında yapılan yayınlar nedeniyle kişilik haklarının ihlal edilmesi halinde, hem içerik sağlayıcıya hem de yer sağlayıcıya başvurularak söz konusu içeriğin kaldırılmasını veya erişimin engellenmesini mümkün kılar. Kararda, ilgilisi tarafından kendisine ait fotoğrafların ve kişiliğini zedeleyici ifadelerin yer aldığı internet içeriklerinin kaldırılması ve erişimin engellenmesi talebi, Sulh Ceza Hakimliğinin reddiyle sonuçlanmış ve bu kararın kanun yararına bozulması Yargıtay tarafından uygun bulunmuştur.
2. 5651 Sayılı Kanun Kapsamında Başvuru Hakkı
Kanunun 9. maddesi uyarınca, kişilik hakları ihlal edilen gerçek ve tüzel kişiler ile kurumlar, doğrudan Sulh Ceza Hakimine başvurarak içeriklerin kaldırılmasını veya erişimin engellenmesini talep edebilir. Madde 9’un 3. fıkrası, hâkime, başvurunun niteliğine göre bu tür talepleri değerlendirip karar verme yetkisi vermektedir. Kararda, başvuranın vekili aracılığıyla yapılan başvuruların bu kapsamda olduğu belirtilmiştir. Ancak Sulh Ceza Hakimi, URL’lerin “https” protokollü ve yurt dışı kaynaklı olması gerekçesiyle başvuruyu reddetmiştir. Yargıtay, teknik engellerin inceleme ve kararda dikkate alınacak bir husus olmadığını vurgulayarak, bu reddin hukuka aykırı olduğunu tespit etmiştir.
3. Başvuru’nun İncelenmesi ve Delil Gerekliliği
Kararda, kişilik haklarının ihlal edilip edilmediğinin tespitinin teknik engellerden bağımsız olarak yapılması gerektiği vurgulanmıştır. Başvuruda ilgili URL adresleri, ekran görüntüleri ve içeriklerin ne tür ifadeler içerdiği, uzman bilirkişi aracılığıyla tespit edilip dosya kapsamına alınmalıdır. Sulh Ceza Hakiminin doğrudan “https uzantılı ve yurt dışı kaynaklı” gerekçesiyle başvuruyu reddetmesi, başvurunun esas yönünden incelenmesine engel teşkil edemez. Bu ilke, internet içeriklerinin erişim engellenmesi veya kaldırılmasına ilişkin başvurularda hâkimlerin sadece içerik üzerinden karar vermesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
4. Kişilik Hakları ve Basın Özgürlüğü Dengesi
Kişilik haklarının korunması, ifade ve basın özgürlüğü ile dengelenmelidir. Yargıtay, kararda başvurulan içeriklerin başvuranın kişiliğini zedeleyici nitelikte olduğunu tespit etmiştir. Örnek olarak, başvuranın fotoğraflarının paylaşıldığı ve “uyuşturucu bağımlısı kız”, “erkek düşmanı iftiracı” gibi ifadelerin kullanıldığı belirtilmiştir. Bu tür içeriklerin yayılması, kişilik haklarının ihlali anlamına gelir ve kanun uyarınca içerik kaldırılmalı veya erişim engellenmelidir. Basın ve ifade özgürlüğü, hukuka aykırı, kişilik haklarını zedeleyen içerikleri kapsamayacak şekilde sınırlandırılır.
5. Sulh Ceza Hakiminin Yetkisi ve Uygulama
Sulh Ceza Hakimi, başvurunun esasını değerlendirerek, kişilik haklarının ihlal edilip edilmediğini tespit etmekle yükümlüdür. Kararda, teknik gerekçelerle başvurunun reddi hukuka aykırı bulunmuş ve hâkimin görevini yerine getirmediği tespit edilmiştir. Kanun, URL bazlı ve belirli içeriklerin kaldırılmasını öngörür; içeriklerin “http” veya “https” protokollü olması, kararın verilmesi açısından engel teşkil etmez. Uygulamada, Erişim Sağlayıcıları Birliği gibi kurumlar, kararın uygulanmasında teknik sorunları dikkate alabilir, ancak hâkimin kararı esastan reddetmesi doğru değildir.
6. Yargıtay’ın Hukuki Değerlendirmesi ve Bozma Kararı
Yargıtay, dosya kapsamındaki deliller ve başvuru dilekçesini dikkate alarak Sulh Ceza Hakimi’nin kararını bozmuştur. Kararda, teknik gerekçelerle itirazın reddedilemeyeceği, başvurunun esastan incelenmesi ve kişilik haklarının ihlalinin tespit edilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Ayrıca, basın özgürlüğü kapsamında içeriklerin sınırlandırılması ve URL’nin protokolü gibi teknik unsurların karar açısından önemi olmadığı açıkça belirtilmiştir. Bozma kararı, internet ortamında kişilik haklarının korunmasında hâkimlerin esastan inceleme yapmasının zorunlu olduğunu ortaya koymaktadır.
7. Pratik ve Hukuki Sonuçlar
Bu karar, internet içerikleri nedeniyle kişilik haklarının ihlal edilmesi durumunda uygulanacak usul ve ilkeleri net bir şekilde ortaya koymaktadır. Öncelikle, başvuruların sadece teknik zorluklar nedeniyle reddedilemeyeceği, içeriklerin esas itibarıyla incelenmesi gerektiği anlaşılmaktadır. İkinci olarak, URL adreslerinin “https” protokolü veya yurt dışı kaynaklı olması hâkimin karar verme yetkisini etkilemez. Üçüncü olarak, kişilik hakları ile basın özgürlüğü arasındaki dengeyi sağlamak, hâkimlerin esas incelemesi sırasında göz önünde bulundurulmalıdır. Karar, ileride benzer uyuşmazlıklarda başvuruların nasıl ele alınacağını gösteren önemli bir emsal niteliğindedir.
8. Sonuç
Özetle, internet ortamında yapılan yayınlar nedeniyle kişilik haklarının ihlali iddialarında Sulh Ceza Hakimi, teknik engelleri gerekçe göstermeksizin içeriği esaslı şekilde incelemekle yükümlüdür. Yargıtay’ın kanun yararına bozma kararı, kişilik haklarının korunması, internet içeriklerinin denetimi ve erişim engelleme kararlarının uygulanması açısından önemli bir hukuki rehber niteliğindedir. Bu karar, kişilik haklarının internet ortamında korunmasında hâkimlerin temel sorumluluğunu ve hukuka uygun inceleme sürecini ortaya koymaktadır.
Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Yargıtay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir.