avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul
Şişman Hukuk Bürosu Emsal Kararlar

İnternet Ortamında Kişilik Haklarının Korunması ve Erişimin Engellenmesi

1. Giriş ve Kararın Konusu

Günümüzde internet ve sosyal medya platformları üzerinden yapılan paylaşımlar, bireylerin kişilik haklarını doğrudan etkileyebilir. 5651 sayılı Kanun, internet ortamında yapılan yayınlar nedeniyle kişilik haklarının ihlal edilmesi halinde, hem içerik sağlayıcıya hem de yer sağlayıcıya başvurularak söz konusu içeriğin kaldırılmasını veya erişimin engellenmesini mümkün kılar. Kararda, ilgilisi tarafından kendisine ait fotoğrafların ve kişiliğini zedeleyici ifadelerin yer aldığı internet içeriklerinin kaldırılması ve erişimin engellenmesi talebi, Sulh Ceza Hakimliğinin reddiyle sonuçlanmış ve bu kararın kanun yararına bozulması Yargıtay tarafından uygun bulunmuştur.

2. 5651 Sayılı Kanun Kapsamında Başvuru Hakkı

Kanunun 9. maddesi uyarınca, kişilik hakları ihlal edilen gerçek ve tüzel kişiler ile kurumlar, doğrudan Sulh Ceza Hakimine başvurarak içeriklerin kaldırılmasını veya erişimin engellenmesini talep edebilir. Madde 9’un 3. fıkrası, hâkime, başvurunun niteliğine göre bu tür talepleri değerlendirip karar verme yetkisi vermektedir. Kararda, başvuranın vekili aracılığıyla yapılan başvuruların bu kapsamda olduğu belirtilmiştir. Ancak Sulh Ceza Hakimi, URL’lerin “https” protokollü ve yurt dışı kaynaklı olması gerekçesiyle başvuruyu reddetmiştir. Yargıtay, teknik engellerin inceleme ve kararda dikkate alınacak bir husus olmadığını vurgulayarak, bu reddin hukuka aykırı olduğunu tespit etmiştir.

3. Başvuru’nun İncelenmesi ve Delil Gerekliliği

Kararda, kişilik haklarının ihlal edilip edilmediğinin tespitinin teknik engellerden bağımsız olarak yapılması gerektiği vurgulanmıştır. Başvuruda ilgili URL adresleri, ekran görüntüleri ve içeriklerin ne tür ifadeler içerdiği, uzman bilirkişi aracılığıyla tespit edilip dosya kapsamına alınmalıdır. Sulh Ceza Hakiminin doğrudan “https uzantılı ve yurt dışı kaynaklı” gerekçesiyle başvuruyu reddetmesi, başvurunun esas yönünden incelenmesine engel teşkil edemez. Bu ilke, internet içeriklerinin erişim engellenmesi veya kaldırılmasına ilişkin başvurularda hâkimlerin sadece içerik üzerinden karar vermesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

4. Kişilik Hakları ve Basın Özgürlüğü Dengesi

Kişilik haklarının korunması, ifade ve basın özgürlüğü ile dengelenmelidir. Yargıtay, kararda başvurulan içeriklerin başvuranın kişiliğini zedeleyici nitelikte olduğunu tespit etmiştir. Örnek olarak, başvuranın fotoğraflarının paylaşıldığı ve “uyuşturucu bağımlısı kız”, “erkek düşmanı iftiracı” gibi ifadelerin kullanıldığı belirtilmiştir. Bu tür içeriklerin yayılması, kişilik haklarının ihlali anlamına gelir ve kanun uyarınca içerik kaldırılmalı veya erişim engellenmelidir. Basın ve ifade özgürlüğü, hukuka aykırı, kişilik haklarını zedeleyen içerikleri kapsamayacak şekilde sınırlandırılır.

5. Sulh Ceza Hakiminin Yetkisi ve Uygulama

Sulh Ceza Hakimi, başvurunun esasını değerlendirerek, kişilik haklarının ihlal edilip edilmediğini tespit etmekle yükümlüdür. Kararda, teknik gerekçelerle başvurunun reddi hukuka aykırı bulunmuş ve hâkimin görevini yerine getirmediği tespit edilmiştir. Kanun, URL bazlı ve belirli içeriklerin kaldırılmasını öngörür; içeriklerin “http” veya “https” protokollü olması, kararın verilmesi açısından engel teşkil etmez. Uygulamada, Erişim Sağlayıcıları Birliği gibi kurumlar, kararın uygulanmasında teknik sorunları dikkate alabilir, ancak hâkimin kararı esastan reddetmesi doğru değildir.

6. Yargıtay’ın Hukuki Değerlendirmesi ve Bozma Kararı

Yargıtay, dosya kapsamındaki deliller ve başvuru dilekçesini dikkate alarak Sulh Ceza Hakimi’nin kararını bozmuştur. Kararda, teknik gerekçelerle itirazın reddedilemeyeceği, başvurunun esastan incelenmesi ve kişilik haklarının ihlalinin tespit edilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Ayrıca, basın özgürlüğü kapsamında içeriklerin sınırlandırılması ve URL’nin protokolü gibi teknik unsurların karar açısından önemi olmadığı açıkça belirtilmiştir. Bozma kararı, internet ortamında kişilik haklarının korunmasında hâkimlerin esastan inceleme yapmasının zorunlu olduğunu ortaya koymaktadır.

7. Pratik ve Hukuki Sonuçlar

Bu karar, internet içerikleri nedeniyle kişilik haklarının ihlal edilmesi durumunda uygulanacak usul ve ilkeleri net bir şekilde ortaya koymaktadır. Öncelikle, başvuruların sadece teknik zorluklar nedeniyle reddedilemeyeceği, içeriklerin esas itibarıyla incelenmesi gerektiği anlaşılmaktadır. İkinci olarak, URL adreslerinin “https” protokolü veya yurt dışı kaynaklı olması hâkimin karar verme yetkisini etkilemez. Üçüncü olarak, kişilik hakları ile basın özgürlüğü arasındaki dengeyi sağlamak, hâkimlerin esas incelemesi sırasında göz önünde bulundurulmalıdır. Karar, ileride benzer uyuşmazlıklarda başvuruların nasıl ele alınacağını gösteren önemli bir emsal niteliğindedir.

8. Sonuç

Özetle, internet ortamında yapılan yayınlar nedeniyle kişilik haklarının ihlali iddialarında Sulh Ceza Hakimi, teknik engelleri gerekçe göstermeksizin içeriği esaslı şekilde incelemekle yükümlüdür. Yargıtay’ın kanun yararına bozma kararı, kişilik haklarının korunması, internet içeriklerinin denetimi ve erişim engelleme kararlarının uygulanması açısından önemli bir hukuki rehber niteliğindedir. Bu karar, kişilik haklarının internet ortamında korunmasında hâkimlerin temel sorumluluğunu ve hukuka uygun inceleme sürecini ortaya koymaktadır.

Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Yargıtay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir.

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ İÇTİHAT METNİ
7. Ceza Dairesi 2021/29298 E. , 2022/1757 K. "İçtihat Metni" Https://...com, https://...com, https://...com sitelerinde yayımlanan içerikler nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğinden bahisle ilgilisi ... vekili Avukat ... tarafından yapılan erişimin engellenmesi talebinin ..., ..., ... gibi sitelerden yapılan paylaşımların yurt dışı uzantılı olması ve "https" protokollerinin engellenmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile reddine dair ... Sulh Ceza Hâkimliğinin 30/11/2020 tarihli ve 2020/4673 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii ... Sulh Ceza Hâkimliğinin 11/12/2020 tarihli ve 2020/5202 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 10.08.2021 tarihli kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.09.2021 tarihli ve KYB. 2021-101869 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, 29/07/2020 tarihli ve 7253 sayılı Kanun’un 5'inci maddesi ile değişik 5651 sayılı Kanun'un 9. maddesinde yer alan "(1)İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden gerçek ve tüzel kişiler ile kurum ve kuruluşlar, içerik sağlayıcısına, buna ulaşamaması hâlinde yer sağlayıcısına başvurarak uyarı yöntemi ile içeriğin yayından çıkarılmasını isteyebileceği gibi doğrudan sulh ceza hâkimine başvurarak içeriğin çıkarılmasını ve/veya erişimin engellenmesini de isteyebilir." şeklindeki hüküm gereğince ve anılan maddenin 3. fıkrasında “İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik hakları ihlal edilenlerin talepleri doğrultusunda hâkim bu maddede belirtilen kapsamda içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine karar olabilir.” şeklindeki düzenlemeler karşısında, https://...com, https://...com, https://...com ve muhtelif isimli internet sitelerinde kişilik haklarının ihlâl edildiğinden bahisle ilgilinin vekili aracılığıyla erişimin engellenmesi ve içeriğin kaldırılması talebinde bulunulması üzerine, ... Sulh Ceza Hâkimliğince belirtilen linkin ... isimli sosyal paylaşım sitesine ait olduğu ve https:// uzantılı olduğu, ''..., ..., ..., ...'' gibi sosyal paylaşım hesaplarının yurt dışı uzantılı olması ve https protokollerinin engellenmesinin mümkün olmadığı şeklindeki gerekçe ile talebin reddine karar verilmiş ise de, söz konusu sitede başvuran ilgili ...'ın fotoğrafı paylaşılarak "...uyuşturucu bağımlısı kız olan ..., erkek düşmanı iftiracı," şeklindeki paylaşım içeriklerinin kişilik haklarını zedelediği hususları hep birlikte nazara alındığında, gerek başvuru dilekçesinde gerekse dosya kapsamında bulunan başvuruya konu internet hesaplarının URL adreslerinin ve ekran görüntülerinin yer aldığı içeriklere erişilip erişilemediği ve içeriklerin nelerden ibaret olduğu uzman bilirkişi vasıtasıyla tespit edilip, denetime ve incelemeye esas olacak şekilde dosya arasına alındıktan sonra talep hakkında karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 5651 sayılı Kanunun 9. maddesi gereği Sulh Ceza Hakimliğine yapılan başvurularda, adli yargı organınca yapılması gereken; Kanunun 9/1. maddesi kapsamında kişilik hakkının ihlal edilip edilmediğinin tespiti ile şartların oluşması halinde aynı Kanunun 9/4. maddesi gereği "içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine" karar vermektir. Sulh Ceza Hakiminin vereceği kararın, kişilik hakkının ihlalinin gerçekleştiği yayın, kısım, bölüm ile ilgili olarak (URL, vb. şeklinde) içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle verileceği Kanunda açıkça hüküm altına alınmıştır. İçeriğin internet ağında yer aldığı/görüntülendiği tam internet adresi olarak tanımlanan URL adresinin; "http" veya "https" uzantılı olmasının verilecek karar bakımından bir önemi yoktur. Bu hususlar, ancak kararın Erişim Sağlayıcıları Birliği tarafından uygulanması (infazı) sırasında dikkate alınacak hususlardır. Başvuruya konu somut uyuşmazlıkta; başvuran vekili tarafından, talebe konu URL adreslerinde kişilik haklarını ihlal eden yayın yapıldığından bahisle erişim engellenmesinin talep ettiği, ilgili Sulh Ceza Hakimliğince, yabancı (yurt dışı kaynaklı) sosyal ağ sağlayıcılarının URL adreslerinin "https" uzantılı olması gerekçesiyle reddine karar verildiği, karara yapılan itirazın da gerekçesiz biçimde reddedildiği görülmektedir. Yukarıda izah edildiği üzere, erişimin engellenmesi talebinin uygulanmasına (infazına) dair teknik gerekçeler, Sulh Ceza Hakimliğinin inceleme ve değerlendirme konusu olmayıp, yapılan itirazın merci tarafından esastan incelenerek, yayının kişilik haklarının ihlal edip etmediği ve basın özgürlüğü kapsamında kalıp kalmadığının araştırılması ve bu hususta internet yayın uzantılarının "https" olup olmadığına bakılmaksızın bir karar verilmesi gerekirken itirazın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlar yerinde görüldüğünden ... Sulh Ceza Hakimliği'nin 11/12/2020 tarihli ve 2020/5202 değişik iş sayılı kararının CMK'nun 309/4-a maddesi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, 27.01.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.