İŞ DAVALARINDA YETKİLİ YARGI YERİ
İşçi ve işveren arasındaki hizmet sözleşmelerinden ve sosyal güvenlik hukukuna tabi işlemlerden doğan uyuşmazlıklar, uzmanlık mahkemeleri niteliğindeki iş mahkemelerinde görülür. Ancak Türkiye genelindeki her ilçede müstakil bir iş mahkemesi kurulması iş yoğunluğu ve coğrafi koşullar nedeniyle mümkün olmamaktadır. Müstakil iş mahkemesinin kurulmadığı bölgelerde, iş davalarının ve Sosyal Güvenlik Kurumu işlemlerine yönelik itiraz davalarının hangi mahkemede görüleceği yetki uyuşmazlıklarına zemin hazırlamaktadır. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesi ve Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun yetkilendirme kararları doğrultusunda, müstakil iş mahkemesi bulunmayan yerlerde genel yetkili asliye hukuk mahkemesi, "iş mahkemesi sıfatıyla" bu uyuşmazlıkları çözmekle görevlidir. Çevre ilçelerdeki müstakil iş mahkemelerinin o yargı çevresindeki davalara bakma yetkisi bulunmamaktadır. Yargıtay’ın emsal kararı, bu usuli esasları netleştirerek, müstakil iş mahkemesi bulunmayan ilçelerde davanın yerel asliye hukuk mahkemesinde (iş mahkemesi sıfatıyla) görülmesi gerektiğini re'sen merci tayini kararıyla hükme bağlamıştır.
İŞ MAHKEMELERİNİN KURULUŞU VE İSTİSNAİ NİTELİĞİ
İş mahkemeleri, genel mahkemelerin iş yükünü azaltmak ve iş hukukunun zayıfı koruma ile işçi lehine yorum ilkelerini etkin bir şekilde hayata geçirmek amacıyla kurulmuş özel ihtisas mahkemeleridir. İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca kurulan bu mahkemelerin görevi yasa ile sınırlanmış olup, kıyas yoluyla genişletilemez. Özel mahkemelerin bulunmadığı yerlerde ise genel mahkemelere bu sıfatın verilmesiyle adalete erişim kolaylaştırılmıştır.
MÜSTAKİL İŞ MAHKEMESİ BULUNMAYAN BÖLGELER
Sanayileşmenin veya nüfus yoğunluğunun düşük olduğu ilçelerde müstakil bir iş mahkemesi teşkil edilmemiştir. Kanun koyucu bu durum için 5521 sayılı Kanun’un 1. maddesinin 3. fıkrasında açık bir düzenleme yapmıştır. Buna göre, iş mahkemesi kurulmamış yerlerde, bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, o yerde görevlendirilecek asliye hukuk mahkemesi tarafından bakılacaktır. Bu sayede davacılar, davalarını kendi ilçelerinde açabilmektedir.
HAKİMLER VE SAVCILAR KURULU KARARLARININ ETKİSİ
Hakimler ve Savcılar Kurulu (mülga HSYK), 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı ilke kararı ile müstakil iş mahkemesi bulunmayan yerlerde yetki dağılımını kurallara bağlamıştır. Bu karara göre, tek asliye hukuk mahkemesi olan yerlerde bu mahkeme; birden fazla asliye hukuk mahkemesi olan yerlerde ise 1 numaralı asliye hukuk mahkemesi iş davalarına bakmakla yetkilendirilmiştir. HSK’nın bu kararları idari bir düzenleme olup kesin yetki sınırlarını çizer.
SOSYAL GÜVENLİK KURUMU PRİM İTİRAZLARININ YERİ
Sosyal Sigortalar Kurumu (SGK) tarafından işverenlere tebliğ edilen eksik işçilik prim oranlarına ve buna bağlı prim borçlarına karşı açılan itiraz davaları da iş mahkemelerinin görev alanına giren teknik nitelikli sosyal güvenlik davalarındandır. Bu davalarda yetkili mahkeme belirlenirken de yine iş hukukundaki genel kurallar uygulanır. Davanın açılacağı adliyede müstakil bir iş mahkemesi yoksa, yetkili merci yerel asliye hukuk mahkemesidir.
COĞRAFİ YETKİ SINIRLARI VE AĞIR CEZA MERKEZLERİ
Uygulamada, müstakil iş mahkemesi bulunan büyükşehirlerdeki veya ağır ceza merkezlerindeki mahkemelerin yargı çevreleri genişletilerek çevre ilçeleri de kapsayacak şekilde belirlenebilmektedir. Ancak HSK’nın kararları incelendiğinde, büyükşehir sınırları dışında kalan mülhakat ilçelerde müstakil mahkeme yoksa, yetkinin dışarıdaki müstakil mahkemeye kaydırılmadığı, yerel asliye hukuk mahkemesinin (iş sıfatıyla) yetkili kılınmaya devam edildiği görülmektedir. Bu kural coğrafi yakınlık ve usul ekonomisiyle uyumludur.
YETKİ ÇATIŞMALARINDA MERCİ TAYİNİ USULÜ
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi önüne gelen somut uyuşmazlıkta, SSK eksik işçilik prim oranına itiraz davasında, yerel asliye hukuk mahkemesi (iş mahkemesi sıfatıyla) ile komşu ilçedeki müstakil iş mahkemesi karşılıklı olarak yetkisizlik kararı vermişlerdir. Yargıtay, HSK’nın 24.03.2005 tarihli 188 sayılı ve 26.03.2014 tarihli 141 sayılı kararlarını inceleyerek, uyuşmazlığın çıktığı ilçede müstakil iş mahkemesi bulunmadığını saptamış ve kesin olarak yargı yerinin yerel asliye hukuk mahkemesi olduğunu belirleyerek yetkisizlik kararını sonlandırmıştır.
SORU – CEVAP BÖLÜMÜ
Müstakil iş mahkemesi bulunmayan yargı çevrelerinde iş davalarına bakma görevi asliye hukuk mahkemesine (iş mahkemesi sıfatıyla) aittir.
HSK kararları uyarınca, birden fazla asliye hukuk mahkemesi bulunan yerlerde 1 numaralı asliye hukuk mahkemesi iş davalarına bakmakla yetkilidir.
Hayır, HSK tarafından yetki çevresi özel olarak genişletilmedikçe, komşu ilçedeki müstakil iş mahkemesi yetkisizdir; dava yerel asliye hukuk mahkemesinde açılmalıdır.
Bu davalar iş mahkemesinin görev alanında olduğundan, iş mahkemesinde veya iş mahkemesi kurulmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesinde (iş sıfatıyla) açılmalıdır.
Yerel ilçede müstakil iş mahkemesi bulunmamasını ve HSK'nın 188 ile 141 sayılı yetkilendirme kararlarını esas alarak yerel asliye hukuk mahkemesini yetkili kılmıştır.
Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Danıştay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir.