İŞ MAHKEMESİNE DEVİR KARARI NİTELİĞİ
Medeni usul hukukunda, davaların doğru mahkemede açılması ve incelenmesi kamu düzenine ilişkin en temel ilkelerden biridir. Genel görevli mahkemeler olan asliye hukuk mahkemeleri ile iş mahkemeleri, tüketici mahkemeleri gibi uzmanlık mahkemeleri arasındaki ilişki bir görev (jurisdiction) ilişkisidir. Ancak ayrı bir iş mahkemesinin bulunmadığı adli yargı çevrelerinde, iş davalarına asliye hukuk mahkemeleri "iş mahkemesi sıfatıyla" bakarlar. Süreç içerisinde o ilçede müstakil bir iş mahkemesinin kurulması veya HSK tarafından iş davalarına bakmak üzere belirli bir asliye hukuk mahkemesinin görevlendirilmesi durumunda, eldeki mevcut dosyaların yeni yetkilendirilen mahkemeye aktarılması gerekir. Bu aktarma işlemi, teknik anlamda bir görevsizlik kararı (jurisdictional dismissal) değildir. Bu durum, yargı çevresi içerisinde sonradan faaliyete geçen uzmanlık mahkemesine yönelik kendine özgü bir "devir ve gönderme" işlemidir. Yargıtay’ın emsal kararı, bu aktarma kararlarının hukuki niteliğini netleştirerek, usul kanunundaki süre kısıtlamaları ve yargılama giderlerinin bu devir kararlarında uygulanamayacağını hükme bağlamıştır.
ASLİYE HUKUK VE İŞ MAHKEMELERİ ARASINDAKİ GÖREV İLİŞKİSİ
Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca, uyuşmazlığın konusuna göre hangi mahkemenin görevli olduğu kanunla belirlenir. İş Mahkemeleri Kanunu kapsamında kalan davaların uzmanlık mahkemesi olan iş mahkemelerinde görülmesi zorunludur. Asliye hukuk mahkemesi ile iş mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, mahkeme görevli olup olmadığını yargılamanın her aşamasında re'sen denetlemekle yükümlüdür.
İŞ MAHKEMESİ BULUNMAYAN YERLERDE GÖREVLENDİRME USULÜ
Nüfus ve iş yoğunluğunun ayrı bir iş mahkemesi kurulmasını gerektirmediği yerlerde, asliye hukuk mahkemeleri iş mahkemesi sıfatıyla bu uyuşmazlıkları karara bağlar. Eğer o yerde birden fazla asliye hukuk mahkemesi varsa, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) kararları doğrultusunda iş davalarına bakacak mahkeme belirlenir. Genellikle 1 numaralı asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla görevlendirilir.
DEVİR AKTARMA KARARININ HUKUKİ NİTELİĞİ
Bir yerde yeni bir iş mahkemesi kurulduğunda veya iş davalarına bakacak asliye hukuk mahkemesi yeniden belirlendiğinde, eldeki derdest dosyalar yeni görevli mahkemeye gönderilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarında da vurgulandığı üzere, bu karar teknik anlamda bir görevsizlik kararı değildir. Bu işlem, adli teşkilatlanmadaki değişikliklerden kaynaklanan, kendine özgü bir devir (aktarma) kararıdır.
TEKNİK GÖREVSİZLİK KARARI İLE FARKLAR
En önemli fark Hukuk Muhakemeleri kanununun 20. maddesinde düzenlenen başvuru süresidir. Görevsizlik kararlarında, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta (mülga HUMK döneminde on gün) içinde görevli mahkemeye başvurulması zorunludur, aksi takdirde dava açılmamış sayılır. Oysa devir kararlarında böyle bir süre kısıtlaması yoktur. Mahkeme dosyayı kendiliğinden (re'sen) yeni kurulan mahkemeye göndermekle yükümlüdür.
DEVİR KARARLARINDA YARGILAMA GİDERLERİ
Görevsizlik kararlarında mahkeme, yargılama giderlerine ve davalı lehine vekalet ücretine hükmeder. Ancak devir kararlarında davanın esası kapatılmadığı ve usuli bir sonuca varılmadığı için devreden mahkeme tarafından yargılama giderlerine hükmedilemez. Yargılama giderleri ve vekalet ücreti konusundaki değerlendirme, davayı devralan mahkeme tarafından yargılamanın sonunda verilecek nihai hükümle karara bağlanır.
DÜZELTİLEREK ONAMA HÜKMÜ VE UYGULAMA
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin incelediği olayda, asliye hukuk mahkemesinde iş mahkemesi sıfatıyla açılan hizmet tespiti davası devam ederken, o ilçede 3 adet asliye hukuk mahkemesi faaliyete geçmiş ve iş davaları 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne verilmiştir. Mahkemece teknik bir görevsizlik kararı verilerek davacı aleyhine sonuçlar doğuracak hüküm kurulmuştur. Yargıtay, kararın bir devir kararı olduğunu belirterek hüküm fıkrasını düzeltip onamıştır.
SORU – CEVAP BÖLÜMÜ
Müntesip iş mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi (HSK tarafından görevlendirilen daire) iş mahkemesi sıfatıyla davaya bakar.
Hayır, bu işlem teknik anlamda bir görevsizlik kararı olmayıp, teşkilatlanma değişikliğinden kaynaklanan kendine özgü bir devir (aktarma) kararıdır.
Hayır, görevsizlik kararlarındaki 2 haftalık hak düşürücü başvuru süresi devir kararlarında uygulanmaz; dosya re'sen gönderilir.
Hayır, devir kararında yargılama giderlerine hükmedilemez. Tüm giderler ve vekalet ücreti davayı devralan mahkemece nihai kararda değerlendirilir.
Yargıtay, hak kayıplarını ve gereksiz vekalet ücreti yükümlülüklerini önlemek adına bu aktarmaları usuli bir devir olarak nitelendirip kararları bu doğrultuda düzeltmektedir.
Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Danıştay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir.