avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul
Şişman Hukuk Bürosu Emsal Kararlar

İŞ MAHKEMESİNE DEVİR KARARI NİTELİĞİ

Medeni usul hukukunda, davaların doğru mahkemede açılması ve incelenmesi kamu düzenine ilişkin en temel ilkelerden biridir. Genel görevli mahkemeler olan asliye hukuk mahkemeleri ile iş mahkemeleri, tüketici mahkemeleri gibi uzmanlık mahkemeleri arasındaki ilişki bir görev (jurisdiction) ilişkisidir. Ancak ayrı bir iş mahkemesinin bulunmadığı adli yargı çevrelerinde, iş davalarına asliye hukuk mahkemeleri "iş mahkemesi sıfatıyla" bakarlar. Süreç içerisinde o ilçede müstakil bir iş mahkemesinin kurulması veya HSK tarafından iş davalarına bakmak üzere belirli bir asliye hukuk mahkemesinin görevlendirilmesi durumunda, eldeki mevcut dosyaların yeni yetkilendirilen mahkemeye aktarılması gerekir. Bu aktarma işlemi, teknik anlamda bir görevsizlik kararı (jurisdictional dismissal) değildir. Bu durum, yargı çevresi içerisinde sonradan faaliyete geçen uzmanlık mahkemesine yönelik kendine özgü bir "devir ve gönderme" işlemidir. Yargıtay’ın emsal kararı, bu aktarma kararlarının hukuki niteliğini netleştirerek, usul kanunundaki süre kısıtlamaları ve yargılama giderlerinin bu devir kararlarında uygulanamayacağını hükme bağlamıştır.

ASLİYE HUKUK VE İŞ MAHKEMELERİ ARASINDAKİ GÖREV İLİŞKİSİ

Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca, uyuşmazlığın konusuna göre hangi mahkemenin görevli olduğu kanunla belirlenir. İş Mahkemeleri Kanunu kapsamında kalan davaların uzmanlık mahkemesi olan iş mahkemelerinde görülmesi zorunludur. Asliye hukuk mahkemesi ile iş mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, mahkeme görevli olup olmadığını yargılamanın her aşamasında re'sen denetlemekle yükümlüdür.

İŞ MAHKEMESİ BULUNMAYAN YERLERDE GÖREVLENDİRME USULÜ

Nüfus ve iş yoğunluğunun ayrı bir iş mahkemesi kurulmasını gerektirmediği yerlerde, asliye hukuk mahkemeleri iş mahkemesi sıfatıyla bu uyuşmazlıkları karara bağlar. Eğer o yerde birden fazla asliye hukuk mahkemesi varsa, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) kararları doğrultusunda iş davalarına bakacak mahkeme belirlenir. Genellikle 1 numaralı asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla görevlendirilir.

DEVİR AKTARMA KARARININ HUKUKİ NİTELİĞİ

Bir yerde yeni bir iş mahkemesi kurulduğunda veya iş davalarına bakacak asliye hukuk mahkemesi yeniden belirlendiğinde, eldeki derdest dosyalar yeni görevli mahkemeye gönderilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarında da vurgulandığı üzere, bu karar teknik anlamda bir görevsizlik kararı değildir. Bu işlem, adli teşkilatlanmadaki değişikliklerden kaynaklanan, kendine özgü bir devir (aktarma) kararıdır.

TEKNİK GÖREVSİZLİK KARARI İLE FARKLAR

En önemli fark Hukuk Muhakemeleri kanununun 20. maddesinde düzenlenen başvuru süresidir. Görevsizlik kararlarında, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta (mülga HUMK döneminde on gün) içinde görevli mahkemeye başvurulması zorunludur, aksi takdirde dava açılmamış sayılır. Oysa devir kararlarında böyle bir süre kısıtlaması yoktur. Mahkeme dosyayı kendiliğinden (re'sen) yeni kurulan mahkemeye göndermekle yükümlüdür.

DEVİR KARARLARINDA YARGILAMA GİDERLERİ

Görevsizlik kararlarında mahkeme, yargılama giderlerine ve davalı lehine vekalet ücretine hükmeder. Ancak devir kararlarında davanın esası kapatılmadığı ve usuli bir sonuca varılmadığı için devreden mahkeme tarafından yargılama giderlerine hükmedilemez. Yargılama giderleri ve vekalet ücreti konusundaki değerlendirme, davayı devralan mahkeme tarafından yargılamanın sonunda verilecek nihai hükümle karara bağlanır.

DÜZELTİLEREK ONAMA HÜKMÜ VE UYGULAMA

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin incelediği olayda, asliye hukuk mahkemesinde iş mahkemesi sıfatıyla açılan hizmet tespiti davası devam ederken, o ilçede 3 adet asliye hukuk mahkemesi faaliyete geçmiş ve iş davaları 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne verilmiştir. Mahkemece teknik bir görevsizlik kararı verilerek davacı aleyhine sonuçlar doğuracak hüküm kurulmuştur. Yargıtay, kararın bir devir kararı olduğunu belirterek hüküm fıkrasını düzeltip onamıştır.

SORU – CEVAP BÖLÜMÜ

1. İş mahkemesi olmayan bir yerde iş davalarına hangi mahkeme bakar?

Müntesip iş mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi (HSK tarafından görevlendirilen daire) iş mahkemesi sıfatıyla davaya bakar.

2. Asliye hukuk mahkemesinin iş davasını başka bir asliye mahkemesine göndermesi görevsizlik kararı mıdır?

Hayır, bu işlem teknik anlamda bir görevsizlik kararı olmayıp, teşkilatlanma değişikliğinden kaynaklanan kendine özgü bir devir (aktarma) kararıdır.

3. İş mahkemesine devir kararından sonra 2 haftalık başvuru süresi var mıdır?

Hayır, görevsizlik kararlarındaki 2 haftalık hak düşürücü başvuru süresi devir kararlarında uygulanmaz; dosya re'sen gönderilir.

4. Devir (aktarma) kararında davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilir mi?

Hayır, devir kararında yargılama giderlerine hükmedilemez. Tüm giderler ve vekalet ücreti davayı devralan mahkemece nihai kararda değerlendirilir.

5. Yargıtay’ın devir kararlarının niteliğine ilişkin yaklaşımı nedir?

Yargıtay, hak kayıplarını ve gereksiz vekalet ücreti yükümlülüklerini önlemek adına bu aktarmaları usuli bir devir olarak nitelendirip kararları bu doğrultuda düzeltmektedir.

Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Danıştay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2015/20863 E., 2016/10784 K. Karar Tarihi: 28.06.2016
Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın görev yönünden reddine, dosyanın karar kesinleştiğinde talep halinde... 1. Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Hükmün, davalı ... avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı avukatının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2- Dava hizmet tespiti istemine ilişkin olup, 506 sayılı bu kanunun uygulanmasından meydana gelen ihtilafların çözümünde görevli ve yetkili mahkemenin İş Mahkemesi olduğu, Anamur'da 3 tane asliye hukuk mahkemesinin faaliyete geçtiği, iş davalarına bakma görevinin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğu gerekçesiyle mahkemece görevsizlik kararı verildiği anlaşılmaktadır. Bir yerde birden fazla iş mahkemesi arasındaki ilişki işbölümü ilişkisidir, Bir yerdeki ayrı iş mahkemesi ile, asliye mahkemesi arasındaki ilişki ise, görev ilişkisidir. Ayrı iş mahkemesi olmayan yerlerde, bir asliye hukuk mahkemesi varsa, dava iş mahkemesi sıfatıyla açılmamışsa bile, o mahkeme davaya iş mahkemesi sıfatıyla bakmaya devam etmelidir. Birden fazla asliye hukuk mahkemesi varsa, hangisi iş davalarına bakmak üzere görevlendirilmiş ise, O'nun tarafından bakılır. Nitekim, HSYK'nın 14.11.2002 gün ve 520 sayılı kararında, İş Mahkemeleri Kanunundan kaynaklananlarla, özel kanunlarda iş mahkemesinde görüleceği belirtilen iş davalarının, birden fazla asliye hukuk mahkemesi bulunulan yerlerde, 1 numaralı asliye hukuk mahkemesinde çözümlenmesine karar verilmiştir. Ayrı iş mahkemesi kurulmamış olduğu için, iş davalarına asliye hukuk mahkemesinde bakılan bir yerde, yeni iş mahkemesi kurulması halinde asliye hukuk mahkemesi, bakmakta olduğu iş davalarına ait dosyaları kendiliğinden yeni kurulan iş mahkemesine devreder. Bu halde bir görevsizlik kararı söz konusu olmadığı için, on gün içinde iş mahkemesine başvurulması (HUMK m.193/III) da söz konusu olmaz, aynı nedenle bu devir kararında davacı yargılama giderlerine mahkum edilemez (Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı,Cilt V,s.5590-5597). Somut olayda, davanın Asliye Hukuk Mahkemesine "iş mahkemesi" sıfatıyla açıldığı, mahkemenin de bu sıfatla davaya baktığı, ancak, Anamur'da 3 tane asliye hukuk mahkemesinin faaliyete geçmesi üzerine "davanın görev yönünden reddine, dosyanın karar kesinleştiğine talep halinde... 1. Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmesine" şeklinde karar verildiği anlaşılmaktadır. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.10.2006 gün ve 8-597 / 623 sayılı kararında vurgulandığı gibi, nasıl mahalli mahkemelerce doğrudan doğruya verilen aktarma kararı, teknik anlamda bir görevsizlik kararı değil, sadece, bir devir kararı ise, yine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.6.2006 gün, 19-30/ 342 sayılı kararında da belirtildiği üzere, somut olayın değinilen yukarıdaki özellikleri karşısında kararın, hukuki anlamında bir görevsizlik ve gönderme kararı olarak değil, özel mahkemenin yargı çevresinde sonradan faaliyete geçmiş olmasından kaynaklanan, kendine özgü bir devir (aktarma) kararı olarak nitelendirilmesi gerekmekte olup, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6217 sayılı Kanun’un 30’uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen geçici 3’üncü madde atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438’inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ: Hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerine “1. Dosyanın görevli ve yetkili... 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine. 2-Yargılama giderinin görevli mahkemece değerlendirilmesine” ifadelerinin yazılmasına, kısa kararın da bu şekilde düzeltilmesine ve kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANNASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalı ...'dan alınmasına, 28.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.