avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul
İş ve Çalışma Hürriyetinin İhlali Suçu

TCK 117 Kapsamında İş ve Çalışma Hürriyetinin İhlali Suçu: Unsurlar, Nitelikli Haller ve Cezai Sorumluluk

İş ve Çalışma Hürriyetinin İhlali Suçunun Tanımı ve Hukuki Niteliği

İş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 117. maddesinde düzenlenmiş olup bireylerin serbestçe çalışma, meslek seçme ve ekonomik faaliyetlerde bulunma özgürlüğünü koruma altına almaktadır. Bu suç tipi, kişinin iş hayatına yönelik cebir, tehdit veya hukuka aykırı baskı yoluyla müdahalede bulunulmasını cezalandırarak ekonomik özgürlük alanını güvence altına alır.

TCK 117/1 hükmüne göre; “Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla, bir kimsenin iş ve çalışma hürriyetini ihlal eden kişi hakkında cezai yaptırım uygulanır.” Bu düzenleme ile yalnızca fiili engelleme değil, aynı zamanda psikolojik baskı ve yönlendirme yoluyla çalışma özgürlüğünün kısıtlanması da suç kapsamına alınmıştır.

Suç, koruma alanı itibarıyla bireyin ekonomik özgürlüğünü ve çalışma hakkını güvence altına alan bir özgürlük suçudur ve toplumsal düzeni doğrudan etkileyen nitelikte kabul edilmektedir.

Korunan Hukuki Değer

Bu suç ile korunan temel hukuki değer, bireyin çalışma özgürlüğü ve ekonomik faaliyette bulunma hakkıdır. Anayasa’nın 48. maddesi uyarınca herkes dilediği alanda çalışma ve sözleşme yapma özgürlüğüne sahiptir.

Ayrıca suç, yalnızca bireysel özgürlüğü değil, aynı zamanda serbest piyasa düzenini ve ekonomik rekabet ortamını da koruma amacını taşır. Bu yönüyle iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçu, hem bireysel hem de kamusal yönü olan karma nitelikli bir suçtur.

Maddi Unsurlar

Fail

Suçun faili herkes olabilir. Özel bir faillik sıfatı aranmaz. İşveren, çalışan, üçüncü kişiler veya rakip işletmeler bu suçun faili olabilir.

Mağdur

Mağdur, iş ve çalışma hürriyeti ihlal edilen gerçek kişidir. Tüzel kişiler doğrudan mağdur sıfatına sahip olmamakla birlikte, tüzel kişi bünyesinde çalışan bireyler üzerinden suçun mağduru olabilir.

Fiil

Suçun maddi unsuru seçimlik hareketli bir yapı arz eder. Cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranışla kişinin çalışma özgürlüğünün engellenmesi suçun oluşması için yeterlidir.

Bu kapsamda örneğin bir kişinin belirli bir işte çalışmasının zorla engellenmesi, işyerine girişinin fiziksel olarak durdurulması veya tehdit edilerek işten ayrılmaya zorlanması bu suçun kapsamına girer.

Netice ve Nedensellik Bağı

Suç, neticesi harekete bitişik bir suç niteliğindedir. İş ve çalışma hürriyetinin fiilen engellenmesi ile suç tamamlanır; ayrıca somut ekonomik zarar doğması şart değildir. Failin fiili ile mağdurun çalışma özgürlüğünün kısıtlanması arasında nedensellik bağı bulunmalıdır.

Manevi Unsur

İş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçu yalnızca kasten işlenebilir. Failin, mağdurun çalışma özgürlüğünü engelleme bilinci ve iradesiyle hareket etmesi gerekir.

Olası kastla işlenmesi mümkündür. Fail, eylemin çalışma özgürlüğünü ihlal edeceğini öngörmesine rağmen hareketini sürdürüyorsa suç oluşur. Taksirle işlenmesi ise mümkün değildir.

Hukuka Aykırılık Unsuru ve Hukuka Uygunluk Nedenleri

Suçta hukuka aykırılık, bireyin çalışma özgürlüğüne yönelik müdahale ile ortaya çıkar. Ancak bazı durumlarda hukuka uygunluk nedenleri söz konusu olabilir.

Kanuni yetkinin kullanılması, örneğin işverenin disiplin hukuku çerçevesinde mevzuata uygun şekilde işten uzaklaştırma işlemi yapması, hukuka uygunluk nedeni olarak değerlendirilebilir. Ayrıca meşru müdafaa veya zorunluluk hali gibi genel hukuka uygunluk nedenleri de bu suç bakımından geçerlidir.

Suçun Özel Görünüş Biçimleri

Teşebbüs: Failin cebir veya tehdit kullanarak çalışma özgürlüğünü engellemeye yönelik icra hareketlerine başlayıp, elinde olmayan nedenlerle fiili tamamlayamaması halinde teşebbüs hükümleri uygulanır.

İştirak: Suç birden fazla kişi tarafından birlikte işlenebilir. Azmettirme, yardım etme veya müşterek faillik halleri TCK iştirak hükümleri kapsamında değerlendirilir.

İçtima: Aynı fiil kapsamında başka suçların da oluşması mümkündür. Örneğin cebir veya tehdit kullanılması halinde ayrıca TCK 106 (tehdit) veya TCK 108 (cebir) hükümleri de gündeme gelebilir. Bu durumda gerçek içtima hükümleri uygulanır.

Nitelikli Haller

TCK 117 kapsamında suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri bulunmaktadır. Suçun;

işlenmesi halinde cezada artırım söz konusu olur.

Bu nitelikli haller, failin mağdur üzerinde kurduğu baskının yoğunluğu ve fiilin toplumsal etkisinin artması nedeniyle daha ağır yaptırıma bağlanmıştır.

Daha Az Cezayı Gerektiren Haller ve İndirim Sebepleri

Haksız tahrik (TCK 29), failin mağdurdan kaynaklanan ağır bir haksız fiil nedeniyle suç işlemesi halinde uygulanabilir. Ayrıca takdiri indirim nedenleri (TCK 62) mahkeme tarafından cezanın bireyselleştirilmesi amacıyla uygulanabilir.

Failin pişmanlık göstermesi veya zararı gidermesi de takdiri indirim sebebi olarak değerlendirilebilir.

Artırım Sebepleri

Suçun silahla işlenmesi, birden fazla kişiyle birlikte gerçekleştirilmesi veya kamu görevinin kötüye kullanılması gibi durumlar cezanın artırılmasına neden olur. Ayrıca mağdurun ekonomik olarak ciddi zarar görmesi de hâkim tarafından ağırlaştırıcı değerlendirme yapılmasına yol açabilir.

Şikâyet – Re’sen Soruşturma Durumu

İş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçu kural olarak şikâyete bağlı değildir. Savcılık tarafından re’sen soruşturulur. Mağdurun şikâyetinden bağımsız olarak kamu düzenini ilgilendiren bir suç olarak değerlendirilir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Bu suç bakımından görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi’dir. Yetkili mahkeme ise suçun işlendiği yer mahkemesidir. Suçun işlendiği yerin belirlenememesi halinde genel yetki kuralları uygulanır.

Yaptırım ve Hukuki Sonuçlar

TCK 117 kapsamında iş ve çalışma hürriyetini ihlal eden fail hakkında hapis cezası öngörülmektedir. Suçun temel ve nitelikli hallerine göre ceza miktarı değişiklik göstermektedir.

Mahkeme somut olayın özelliklerine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme veya adli para cezasına çevirme gibi ceza bireyselleştirme kurumlarını değerlendirebilir.

Sık Sorulan Sorular (SSS)

İş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçu hangi davranışlarla oluşur?

Bu suç, cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranışla kişinin çalışma özgürlüğünün engellenmesiyle oluşur. Örneğin bir kişinin işe gitmesinin zorla engellenmesi veya tehdit edilerek işten ayrılmaya zorlanması bu suça vücut verebilir.

Bu suç sadece işveren tarafından mı işlenir?

Hayır, suç herkes tarafından işlenebilir. İşveren, çalışan, rakip işletme veya üçüncü kişiler bu suçun faili olabilir. Kanun fail bakımından herhangi bir özel sıfat aramamaktadır.

Tehdit olmadan da bu suç oluşabilir mi?

Evet, yalnızca tehdit değil, cebir veya hukuka aykırı başka bir davranışla da suç oluşabilir. Önemli olan, kişinin çalışma özgürlüğünün hukuka aykırı şekilde engellenmesiidir.

Bu suçta ekonomik zarar oluşması gerekir mi?

Hayır, suçun oluşması için somut bir ekonomik zarar şart değildir. Çalışma özgürlüğünün fiilen engellenmesi suçun tamamlanması için yeterlidir.

İş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçu şikâyete bağlı mıdır?

Hayır, bu suç şikâyete bağlı değildir. Savcılık tarafından re’sen soruşturulur ve kamu düzenini ilgilendiren bir suç olarak değerlendirilir.

Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Yargıtay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir.