avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul
Şişman Hukuk Bürosu Emsal Kararlar

İş Yerinde Sataşma ve Haklı Fesih

Çalışma hayatı, sadece profesyonel yetkinliklerin sergilendiği bir alan değil, aynı zamanda karşılıklı saygı ve nezaket kurallarının egemen olması gereken bir sosyal ortamdır. İş sözleşmesi, işçiye iş yapma yükümlülüğü yüklerken, aynı zamanda iş yerindeki huzuru ve çalışma barışını koruma borcu da yükler. Türk İş Hukuku’nda, işçinin çalışma arkadaşlarına yönelik olumsuz davranışları, "ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık" kapsamında değerlendirilmekte ve belirli bir ağırlığa ulaştığında iş akdinin tazminatsız feshi sonucunu doğurmaktadır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatları, iş yerinde kullanılan "hayvan" gibi aşağılayıcı ifadelerin "sataşma" niteliğinde olduğunu ve işverene haklı fesih yetkisi verdiğini tescil etmektedir. Bu makalede, iş yerinde sataşma kavramı, bu eylemin hukuki sonuçları ve Yargıtay’ın fesih konusundaki kriterleri akademik bir yaklaşımla ele alınacaktır.

İş yerinde sataşma, sadece fiziksel şiddeti değil, aynı zamanda sözlü saldırı, hakaret ve küçük düşürücü hitapları da kapsayan geniş bir terimdir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-d maddesi, işçinin işverene, ailesine veya başka bir işçisine sataşmasını, işverene "haklı nedenle derhal fesih" hakkı tanıyan bir durum olarak düzenlemiştir. Bu maddede geçen "sataşma" fiili, iş yerindeki hiyerarşiyi ve çalışma disiplinini bozduğu için hukuk tarafından en ağır yaptırıma tabi tutulur. Yargıtay, tarafların karakolda uzlaşmış olmalarını veya eylemin "anlık bir öfke" ile yapılmış olmasını genellikle feshin haklılığını ortadan kaldıran unsurlar olarak görmemektedir. Önemli olan, iş ilişkisinin devamını imkansız kılan o saygı eşiğinin aşılmış olmasıdır.

İş Yerinde Sataşma Kavramının Analizi

Sataşma, kelime anlamı olarak bir kimseyi rahatsız etmek, ona karşı kaba ve hırçın davranmak, huzurunu kaçırmak demektir. İş hukuku bağlamında sataşma; söz, yazı, jest veya mimiklerle karşı tarafın onurunu zedeleyici eylemlerin bütünüdür. Yargıtay içtihatlarında sataşmanın unsurları; eylemin iş yerinde veya işle ilgili bir yerde yapılmış olması, bir kişiyi hedef alması ve nesnel olarak o kişiyi rahatsız edici/aşağılayıcı nitelikte olmasıdır. Bir işçinin çalışma arkadaşına "hayvan" demesi, sadece kaba bir hitap değil, muhatabın insanlık onuruna yönelik bir saldırı ve tipik bir sataşma örneğidir.

Sataşmanın oluşması için eylemin süreklilik arz etmesi gerekmez; tek bir kez yapılması dahi "haklı fesih" için yeterlidir. İş Kanunu, bu tür davranışları "ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller" başlığı altında toplamıştır. Zira iş yerinde her sabah selamlaştığınız, aynı projede çalıştığınız veya aynı yemekhaneyi paylaştığınız bir kişinin size hakaret etmesi, profesyonel ilişkinin temelini oluşturan "güven" ve "sadakat" bağını koparır. Hukuk, işverenden bu tür huzursuzluk yaratan personeli istihdam etmeye devam etmesini bekleyemez.

İş Kanunu Madde 25/II-d - Haklı Nedenle Fesih "İşçinin, işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması, işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması."

İşçinin İşverene ve Arkadaşlarına Saygısı

İş sözleşmesi, taraflar arasında sadece ekonomik bir bağ değil, aynı zamanda hukuki bir "sadakat borcu" kurar. İşçi, işini yaparken işverenin ve diğer çalışanların şeref ve haysiyetine saygı göstermekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, iş yerindeki sosyal düzenin temelidir. Bir işçinin, merak ettiği bir konuyu sorması üzerine arkadaşından aldığı "sonra anlatırım" cevabına "hayvan" diye bağırarak karşılık vermesi, bu saygı sınırının ihlalidir. Bu tür bir tepki, orantısızdır ve iş disiplinini kökten sarsar.

Saygı borcu, sadece mesai saatleri içindeki resmi yazışmaları değil, sözlü diyalogları da kapsar. İş yerinde kullanılan dilin seviyesi, kurumsal kültürün bir yansımasıdır ancak hiçbir kurumsal kültür hakareti meşrulaştırmaz. Yargıtay, "iş arkadaşına hakaret eden işçinin, artık o iş yerinde verimli ve huzurlu bir şekilde çalışamayacağını" kabul eder. Bu durum, feshin geçerliliğini değil, doğrudan "haklılığını" gündeme getirir. Haklı fesih durumunda ise işçi, kıdem ve ihbar tazminatı haklarını kaybeder; bu da sataşma fiilinin hukuk nezdindeki ciddiyetini gösterir.

Haklı Nedenle Fesih ve Sataşma

Haklı nedenle fesih, iş sözleşmesinin devamını engelleyen ağır kusurlu davranışlar durumunda başvurulan bir yoldur. Sataşma eylemi, kanun koyucu tarafından doğrudan bu kategoride sayılmıştır. 25/II maddesi kapsamında yapılan fesihlerde, işverenin 6 iş günlük hak düşürücü süre içinde bu yetkisini kullanması gerekir. Eğer işçi, arkadaşına "hayvan" diyerek sataşmış ve bu durum tutanakla tespit edilmişse, işveren bu olayı öğrendiği tarihten itibaren 6 iş günü içinde sözleşmeyi feshedebilir.

Burada kritik olan, "sataşma"nın ispatıdır. Tanık beyanları, kamera kayıtları veya (varsa) mesaj içerikleri bu ispatta hayati rol oynar. Yargıtay, tarafların sonradan "barışmış" olmasını veya polisteki şikayetten vazgeçmelerini, iş hukukundaki "haklı fesih" sonucunu değiştiren bir unsur olarak görmez. Ceza hukukundaki uzlaşma, ceza davasını bitirebilir ancak iş hukukundaki "disiplin" ve "huzur" ihlalini ortadan kaldırmaz. İşveren, uzlaşmaya rağmen, iş yerindeki genel disiplini korumak adına fesih yoluna gidebilir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi - 2020/5163 K. "Davacının çalışma arkadaşına hitaben 'hayvan' diye bağırdığı... kullanılan sözde sataşmanın unsurlarının bulunduğu, davalı işverenin fesihte haklı olduğu dosyadaki bilgi ve belgelerde sabittir."

Ahlak ve İyi Niyet Kuralları

İş Kanunu m. 25/II başlığı altındaki tüm eylemler, ahlaka ve dürüstlük kuralına aykırı fiillerdir. Sataşma, bu aykırılığın en somut dışavurumlarından biridir. İyi niyetli bir işçinin, çalışma ortamını provoke etmesi beklenemez. Arkadaşına yönelik aşağılayıcı ifadeler kullanan işçi, "iş akdinin kendisine yüklediği ödevleri yerine getirmeme" kastıyla hareket etmiş sayılır. Ahlaka aykırılık, sadece cinsel taciz veya hırsızlık demek değildir; bir insanın onurunu kırmak da ahlaki bir sapmadır.

Yargıtay, bu tür dosyalarda "eylemin ağırlığı" ile "yaptırımın ölçülülüğü" dengesini gözetir. Ancak söz konusu olan "hakaret ve sataşma" olduğunda, ölçülülük terazisi genellikle işveren lehine döner. Zira hiç kimse, iş yerinde kendisine "hayvan" denilmesine katlanmak zorunda değildir. Bu tür ifadeler, işçiler arasındaki hiyerarşiyi bozar, muhatabın çalışma motivasyonunu yok eder ve iş yerinde bir "mobbing" veya "gerginlik" iklimi yaratır. Dolayısıyla, bu fiilin cezası kanunen "tazminatsız çıkış"tır.

Sövgü ve Küçük Düşürücü Sözler

Hukuk doktrininde sövgü, kişiye somut bir fiil isnat etmeden yapılan soyut aşağılamalardır. "Hayvan" kelimesi, muhatabı insan statüsünden çıkarıp aşağı bir varlık olarak nitelediği için tipik bir sövgüdür. Sövgü içeren her türlü kelime, aynı zamanda bir sataşmadır. Yargıtay, bu kelimelerin "ağır eleştiri" veya "şaka" kapsamında kalıp kalmadığına bakar. Ancak profesyonel bir ortamda, bir tartışma anında sarf edilen bu tür kelimelerin şaka olarak nitelendirilmesi hayatın olağan akışına aykırıdır.

Küçük düşürücü sözler, sadece muhatabı değil, olaya şahit olan diğer işçileri de olumsuz etkiler. İş yerinde "disiplin zafiyeti" oluşmasına neden olur. Diğer işçiler, "bu kelimeyi kullanan ceza almıyorsa ben de kullanabilirim" düşüncesine kapılabilirler. Bu risk, işverenin "yönetim hakkı"nı ve "denetim yükümlülüğü"nü doğrudan etkiler. Bu nedenle, Yargıtay bu tür davalarda "caydırıcılık" unsurunu da gözeterek, sataşmanın varlığı halinde feshin haklılığına karar vermektedir.

İş Disiplini ve Çalışma Barışı

İş disiplini, bir işletmenin verimli çalışabilmesi için gerekli olan kurallar bütünüdür. Çalışma barışı ise işçilerin huzur içinde bir arada bulunmasıdır. Sataşma, her ikisini de aynı anda yok eder. Yargıtay, kararında "durumun karakola intikal etmesi"ne dikkat çeker. Olayın iş yeri sınırlarını aşıp emniyet birimlerine yansıması, olayın vahametini ve iş yerindeki düzenin ne derece bozulduğunu gösteren somut bir kanıttır.

Çalışma barışı bozulduğunda, üretim aksar, hata payı artar ve iş kazası riskleri yükselir. Çünkü birbirine hakaret eden işçilerin koordineli bir şekilde çalışması mümkün değildir. İşveren, barışı tesis etmekle görevlidir. Bu görevini yerine getirirken, barışı bozan unsuru (hakaret eden işçiyi) sistemin dışına çıkarması, hukuken meşru bir savunma mekanizmasıdır. Yargıtay’ın 2020 tarihli bu kararı, iş yerinde nezaket ve saygının bir "opsiyon" değil, "zorunluluk" olduğunu bir kez daha hatırlatmaktadır.

TCK Madde 125 - Hakaret (İş Hukuku ile Bağlantı) "Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi..." (Ceza hukukundaki bu suç, iş hukukunda doğrudan 'sataşma' ve 'haklı fesih' nedenidir.)

Soru Cevap ile Fesih Hukuku

İş arkadaşıma "hayvan" dedim diye tazminatsız kovulabilir miyim?

Evet. Yargıtay kararlarına göre bir iş arkadaşına "hayvan" demek açık bir sataşma fiilidir. Bu durum İş Kanunu m. 25/II-d uyarınca işverene tazminatsız, haklı nedenle derhal fesih hakkı verir. Bu durumda ne kıdem ne de ihbar tazminatı alabilirsiniz.

Karakolda uzlaştık, yine de işten çıkarılabilir miyim?

Evet. Karakoldaki uzlaşma veya şikayetten vazgeçme ceza davasını ilgilendiren bir süreçtir. İş sözleşmesinin feshi ise iş yerindeki disiplin ve saygı kurallarının ihlaliyle ilgilidir. İşveren, karakol sürecinden bağımsız olarak, iş yerindeki huzuru bozduğunuz gerekçesiyle feshin haklılığına dayanabilir.

Sinirle ağzımdan kaçtı, ilk seferde kovulmam haksız değil mi?

Hukuken hayır. Sataşma fiili, ağırlığı gereği "ilk sefer-ikinci sefer" ayrımı yapılmaksızın haklı fesih nedeni sayılan eylemlerdendir. Bir kerelik olması feshin geçerliliğini etkilemez; çünkü güven ve saygı bağı bir kez kopmuş sayılır.

Arkadaşım beni tahrik ettiyse durum değişir mi?

Eğer karşı taraftan ağır bir tahrik gelmişse (size küfür edilmesi veya saldırılması gibi), bu durum mahkemece "haksız tahrik" olarak değerlendirilebilir ve fesih "geçersiz" veya en azından "tazminatlı fesih" (geçerli neden) haline gelebilir. Ancak basit bir tartışmada hakaret etmek tahrik indirimi için yeterli görülmemektedir.

Sonuç

İş yerinde profesyonelliğin korunması, sadece işin teknik kısımlarıyla değil, aynı zamanda beşeri münasebetlerin kalitesiyle de mümkündür. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin kararı, "hayvan" gibi aşağılayıcı bir ifadenin iş yerindeki hiyerarşiyi ve saygı iklimini nasıl dinamitlediğini net bir şekilde ortaya koymuştur. Bu tür bir sataşma, işçinin sadakat ve özen borcuna aykırı olduğu gibi, İş Kanunu'nun emredici hükümleri uyarınca işverene en ağır yaptırım olan tazminatsız fesih hakkını tanımaktadır. Hukuk, iş yerini hakaretlerin savrulduğu bir alan olarak değil, medeni bir iş birliğinin yürütüldüğü bir platform olarak korumaktadır.

Sonuç olarak, işçilerin her ne sebeple olursa olsun çalışma arkadaşlarına yönelik küçük düşürücü ifadelerden kaçınmaları gerekmektedir. Bir anlık öfkenin bedeli, yılların birikimi olan kıdem tazminatının kaybı olabilir. Şişman Hukuk Bürosu olarak, iş yerinde disiplin süreçlerinin yönetilmesi ve haklı fesih prosedürlerinin yasal zemin üzerinde yürütülmesi konusunda müvekkillerimize kapsamlı hukuki danışmanlık sağlamaktayız. Çalışma hayatında nezaket, sadece bir erdem değil, aynı zamanda hukuki bir güvencedir.

Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Yargıtay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir.

YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ İÇTİHAT METNİ
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2016/16382 E.. 2020/5163 Κ. "İçtihat Metni" "Somut olayda, davacı işçinin davalı işyerinde çalışırken iki müşterinin kendi aralarında tartıştıklarını görüp çalışma arkadaşı ...'a müşterilerin neden tartıştıklarını sorduğu, ...'un da daha sonra anlatırım şeklinde cevap vermesi üzerine bu defa ...'a hitaben "hayvan" diye bağırdığı .... un bu söze alınıp tepki vermesi ile durumun hem işverene hem de karakola intikal ettiği, karakolda tarafların uzlaşması ile son bulduğu anlaşılmaktadır. Davalı işverenin davacı işçiyi çalışma arkadaşına karşı kullandığı sataşma niteliğindeki ifade nedeniyle işten çıkarttığı, kullanılan sözde sataşmanın unsurlarının bulunduğu, davalı işverenin fesihte haklı olduğu dosyadaki bilgi ve belgelerde sabittir. Yerel mahkemece kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA..."